Scopus İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14627/7
Browse
16 results
Search Results
Article Assessment of Artificial Lighting Conditions in Sunlight-Deprived Classrooms(Gazi Univ, Fac Engineering Architecture, 2025) Duyan, Fazila; Kaplan, ElifNumerous studies on classroom lighting emphasize a close and significant relationship between students' concentration, comprehension of course content, and the efficiency of activities such as drawing, writing, and practices, with the lighting conditions. In this context, it is particularly important to properly design both the physical and psychological effects of artificial lighting, especially in sunlight-deprived classrooms. This study examines the artificial lighting conditions of a classroom located in the basement of a university building, which has no visual connection to the outdoors. The classroom is utilized by students from the departments of Architecture, Interior Architecture, and Industrial Design. The study investigates the effects of current artificial lighting on students, focusing on aspects such as visual perception satisfaction, light colour, illuminance level, glare, and the temporal light modulation effect. To assess students' perception of the existing lighting conditions, an online questionnaire was administered, and a total of 104 students (65 female, 39 male) who had previous experience with the classroom participated in the study. Technical measurements of the existing luminaires were conducted, and the classroom was digitally modelled using the DIALux Evo lighting software. The collected data were analysed using the SPSS statistical analysis program. The findings of the study indicate that students perceived the artificial lighting conditions as inadequate in terms of visual comfort. Moreover, based on technical measurements, simulations, and user evaluations, it was determined that the existing luminaires caused glare and temporal light modulation effects, negatively affecting the classroom environment.Other Akupunkturun İnfertilite Tedavisinde Canlı Doğum ve Gebelik Sonuçlarına Etkisi: Sistematik Derleme(Dokuz Eylul University, 2025) Satılmış, İlkay Güngör; Bursa, Ayşe GülGiriş: İnfertilite tedavisi teknolojinin gelişmesiyle önemli sonuçlar elde etmiş olsa da, başarı sonucunu arttırmak adına infertilite tedavisi ile birlikte kullanılan tamamlayıcı/alternatif tedavilere yönelim artmaktadır. Amaç: Bu sistematik derlemede infertilite tedavisinde akupunktur uygulamasının, gebelik ve canlı doğum sonuçları üzerine etkisini inceleyen araştırma sonuçlarını sistematik olarak değerlendirmek amaçlanmıştır. Yöntem: Bu sistematik derleme başlangıç yıl sınırı yapılmadan Ağustos 2023- Ekim 2023 tarihleri arasında Cochrane, Science Direct ve Pubmed veri tabanları tarandı. Yayınlanan 847 çalışmadan 15 çalışma inceleme kapsamına alındı. Bulgular: Sistematik derlemeye dahil edilen 15 çalışmadan; 6 çalışmada akupunkturun canlı doğum sonucunu olumlu etkilediği 8 çalışmada ise etkilemediği belirlenmiştir. 1 çalışmada örneklem grubundaki kadınların canlı gebelik oranı etkilenmese de 35 yaş üstü kadınlarda akupunkturun etkili olduğu sonucu elde edilmiştir. Çalışmalarda akupunkturun farklı zamanlarda, farklı bölgelere uygulanması, kontrol gruplarında hiç akupunktur uygulanmayan veya plasebo akupunktur uygulanan (sahte iğne ile gerçek akupunktur grubu ile aynı bölgeye uygulananlar veya akupunktur bölgesi olmayan yerlere uygulananlar) grupların oluşturulması gibi heterojeniteler bulunmaktadır. Sonuç: 15 çalışmanın incelendiği sistematik derlemede; akupunkturun gebelik ve canlı doğum oranlarını arttırdığını belirten ve etkilemediği sonucuna ulaşan çalışma sayıları birbirine çok yakındır. Akupunktur uygulanmasının infertilite tedavisinde yer alması, tartışmalı bir konu olarak devamlılığını korumakta ve konu ile ilgili kanıt düzeyi yüksek randomize kontrollü çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.Article 19. Yüzyıl İstanbul Endüstri Mirasına Palimpsest Kavramı Üzerinden Ontolojik Değerlendirme(Atatürk Üniversitesi, 2025) Ural, Ayşe GülçinEski yazılı parşömen kağıtlarının silinip üzerine yeniden yazılar yazılması, ancak eski yazı izlerinin hala görünüyor olması hali palimpsest olarak tariflenmektedir. Mekân üzerinden bu kavramı incelemek gerekirse; yeniden işlevlendirilen yapılar içinden eski işlevin ve yapım biçiminin izlerini hala görebilmek şeklinde yorumlanabilmektedir. İstanbul gibi büyük tarihe sahip bir kentte, yeniden işlevlendirilmeye ihtiyaç duyan pek çok tarihi yapı bulunmaktadır. Bu yapılar içinde palimpsest kavramının daha net bir şekilde algılanabileceği yapı tipinin endüstri yapıları olduğu düşünülmüştür. Bu nedenle çalışma İstanbul, Avrupa ve Anadolu yakasında bulunan 19. yy. endüstri yapıları ile sınırlandırılmıştır. Çalışmanın amacı ise İstanbul’da bulunan 19. yy. endüstri yapılarının 2024 yılındaki durumlarına göre palimpsest kavramı üzerinden değerlendirme ve sorgulama yapmaktır. Çalışmada veri toplama yöntemi olarak nitel araştırma yöntemlerinden genel tarama modeli, belgesel tarama modeli ve tarihsel tarama modelinden faydalanılmıştır. Kavramsal zemini oluşturmak için genel tarama modeli ile palimpsest kavramına ve mekân ontolojisine dair inceleme yapılmıştır. Belgesel tarama yoluyla, tespit edilen yapıların çeşitli özelliklerine dair veri toplanmıştır. Tarihsel tarama ile ise yapıların yapım yılından itibaren geçirdiği süreç ve 2024 aralık ayında ne durumda olduğuna dair tespit yapmak istenmiştir. Toplanan teknik veriler ve görseller hermenötik yöntem ile değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda İstanbul’da bulunan 19. yy. endüstri yapıları içinde 11 adet Avrupa yakasında, 4 adet Anadolu yakasında palimpsest olarak değerlendirilebilecek yapı tespit edilmiştir. Araştırma; İstanbul’da bulunan 19. yy. endüstri yapılarının 2024 yılındaki durumlarını listelemek açısından ve bu yapıları mekânın ontolojisi üzerinden değerlendirilerek palimpsest kavramı ile yorumlamak açısından gerekli görülmüştür.Conference Object Sts: AI-Driven Smart Test Scenario Generation Tool(IEEE, 2025) Baglum, Cem; Yayan, UgurOne of the most critical steps in the software testing lifecycle, test scenario generation, reduces process efficiency due to its high time and resource requirements. As an innovative solution to this issue, the Smart Test Scenario Tool (STS) has been developed. Smart Test Scenario Tool (STS) enhances contextual accuracy and automation in test scenario generation by analyzing documents in xlsx, py, cpp, txt, and docx formats using large language models. This approach minimizes time loss, and the risk of errors encountered in traditional manual testing processes while transforming test procedures into a context-driven and systematic framework, offering an innovative contribution to the literature. Strengthened with a Streamlit interface, MongoDB-supported database management, and Ollama integration, the system enables the test scenario generation process, a critical component of the software testing cycle, to be conducted more efficiently and reliably. The validity of the study was confirmed through two distinct projects, the first implemented in Python and the second in C++.Article Determination of Post-Earthquake Trauma Level and Investigation of the Relationship with Physical Activity Status(Turkish Physiotherapy Association, 2025) Tosun, Anil; Yılmaz, Nergis; Luque, Demet Tekın De Las Penas; Tekin De Las Penas Luque, DemetAmaç: Çalışmanın amacı; 06 Şubat 2023’te meydana gelen Pazarcık-Elbistan merkezli depremler sebebiyle kişilerde oluşan travma düzeyinin, kişinin fiziksel aktivite durumu ile ilişkisini incelemektir. Aynı zamanda, kişilerde deprem sonrası ağrı varlığının sorgulanması ve bu durumun travma düzeyi ile ilişkisini ortaya koymaktır. Yöntem: Veriler çevrimiçi olarak Google formları aracılığıyla toplandı, 18-65 yaş arası 388 gönüllü katılımcı (299 kadın, 89 erkek) çalışmaya dahil edildi. Katılımcıların genel özelliklerini belirlemek için “Sosyodemografik Bilgi Formu”, travma düzeyini değerlendirmek için “Deprem Sonrası Travma Düzeyini Belirleme Ölçeği” (DSTDBÖ) ve fiziksel aktivite durumlarını belirlemek için “Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi Kısa Formu” (IPAQ-KF) kullanıldı. Bulgular: Deprem bölgesinde bulunma durumuna göre DSTDBÖ genel puan ortalamaları arasında anlamlı fark saptandı (p<0,001). Deprem bölgesinde bulunan 126 kişinin DSTDBÖ genel puan ortalaması 57,66±19,87 iken, bölgede bulunmayan 262 kişinin ortalaması 49,00±18,49 olarak bulundu. Spearman korelasyon analiziyle deprem bölgesinde olan ve olmayan bireylerin IPAQ-KF toplam puanları, DSTDBÖ alt faktör ve toplam puanları arasındaki ilişki incelenmiş olup sadece “Bilişsel Yapılandırma” alt faktörü ile IPAQ-KF toplam puanları arasında anlamlı bir ilişkiyi yansıtmayan negatif zayıf ilişki bulundu (deprem bölgesinde olanlar için Spearman korelasyon katsayı değeri =-0,18, p=0,042). Ve deprem sonrası ağrı yaşayan bireylerin DSTDBÖ puanları, ağrı yaşamayanlardan daha yüksek olarak saptandı (p=0,000). Sonuç: Bu çalışma ile deprem sonrası travma düzeyinin, fiziksel aktivite ile negatif ilişki gösterdiği belirlendi. İnaktif bireyler daha yüksek travma düzeylerine sahipken, minimal aktif bireylerde travma düzeyleri daha düşük bulundu. Bu bulgular, deprem sonrası fiziksel aktivitenin artırılmasının travma düzeylerini azaltmada etkili bir strateji olabileceğini göstermektedir. Bu alanda daha fazla araştırma, eğitim ve proje çalışmalarının yapılması gerekmektedir.Article Seçici Enternasyonalizmden Askeri İzolasyona ABD Dış Politikasında Türkiye (1918-1923)(Istanbul University, 2025) Papuççular, HazalBu makale Millî Mücadele döneminde Amerika Birleşik Devletleri’nin Türkiye’ye yaklaşımını ve bu yaklaşımın zaman içindeki değişimini incelemektedir. Çalışma, Amerika’nın Millî Mücadele ile olan ilişkisine dair dört bulgu ortaya koymak- tadır. Birincisi, 1918 sonrasında Başkan Wilson’ın bölgeye bakışının çoğunlukla Ermenistan mandası üzerinden şekillenip sekteryan bir tercihi yansıttığıdır. Bu durum, başkanın enternasyonalist düşüncelerinde seçici olduğunu göstermektedir. İkincisi, Anadolu’daki gayrimüslimlerin durumunun Wilson’ın başkanlığından sonra da ABD’nin bölgeye bakışındaki önemli unsurlardan biri olmaya devam ettiğidir. Ancak Wilson döneminin aksine, ABD bu meseleleri takiple yetinmiş ve çoğu zaman konuya müdahil olmamıştır. Bu durum, ABD dış politikasında yaşanan askeri-siyasi izolasyon süreci ve bu zaman zarfında dış ilişkilerde ticari çıkarların ön planda olmasıyla yakından ilişkilidir. Üçüncüsü, Türklerin Millî Mücadele’de zamanla artan başarısının da ABD’yi iktisadi ve ticari çıkarları sebebiyle Ankara’ya karşı daha farklı bir politika izlemeye itmesidir. Sonuncusu ise hem gayrimüslimler hem de iktisadi çıkarlar çerçevesinde, yardım misyonları, iş çevreleri, lobi grupları gibi birbiriyle çatışan hedefleri olan çeşitli aktörlerin bu süreçte Amerikan siyasetini etkilemek için yoğun çaba sarf ettiğidir. Makale, Ankara’nın ABD’ye temel bakışının ise İngiltere ve Fransa’ya karşı bir denge oluşturma politikası olarak analiz etmektedir. Bu bağlamda, Türkiye’nin ABD ile olan ilişkileri kuruluş dönemi diplomasisini de iyi bir biçimde yansıtmaktadır.Article Citation - Scopus: 1Using Media by Nurses: a Case of Novel Coronavirus Disease(Association of Executive Nurses, 2021) Kaya, A.; Seren, A.K.H.The term “media” used to explain the mass media provides the transmission of messages and information regarding the society. According to the researches, media has an important power in influencing the masses in terms of public interests and policies. By addressing the media as a priority, through individual or professional organizations, nurses can be effective in exposing the profession’s image in the media and policy issues affecting the profession. A more consistent approach to presenting nursing research to the public and using the media for this purpose will enable the public to perceive nursing as it is and support the use of research. In this review, basic knowledge tried to be provided by the nurses about what to do through the media and, the actions taken in the media related to the novel coronavirus disease which emerged first at the end of 2019 in Wuhan Province of China and in March 2020 in Turkey, were examined. © 2021 SHYD.Article Citation - Scopus: 1Management of Diversities in the Context of Healthcare Professionals’ Attitudes Towards Diversities(Association of Executive Nurses, 2021) Çakır, H.; Harmancı Seren, A.K.; Seren, Arzu Kader HarmancıPeople belonging to different cultures, ethnic origins, geographic regions, speak different languages and live together more and more in the world. This change has also found its counterpart in management practices, and diversity management approaches have begun to be included in the literature. In the light of the existing national and international literature, the study aimed to examine health professionals’ attitudes towards diversities and the factors affecting their attitudes. Considering the lack of literature in this field, the data compiled in this study are aimed to be useful in practices related to the management of diversities in the field of nursing. The study aims to provide a professional perspective on diversity and awareness of changing management paradigms for the manager nurses. © 2021 SHYD.Article Citation - Scopus: 1The Relationship Between Turnover Intention And Compulsory Citizenship Behaviour Of Nurses(Association of Executive Nurses, 2024) Selçuk, D.; Harmancı Seren, A.K.Aim: This study aimed to examine whether there is a relationship between turnover intention and compulsory citizenship behavior among nurses working in a training and research hospital in Istanbul. Method: The data of this descriptive and relationship-seeking study were collected with the participation of 191 nurses working in a training and research hospital in İstanbul between December 2016 and February 2017. Research data was collected through a questionnaire aimed at learning participants' personal information, Turnover Intention Scale and Compulsory Citizenship Behavior Scale. Data was analyzed on a computer. Descriptive statistics, parametric and non-parametric comparison analyze and Pearson correlation analyzes were performed. Results: Point averages of the nurses between “Turnover Intention Scale” and “Compulsory Citizenship Behavior Scale” were 2.90 (SD=1.11) and 3.42 (SD=0.90) respectively. The correlation coefficient for the relationship between the intention to quit the job and compulsory citizenship behavior was found to be r=0.315 (p<0.001). Conclusion: It has been determined that nurses have the intention to leave the job below the medium level, they exhibit compulsory citizenship behavior at the above medium level, and there is a positive, medium strength and very significant linear relationship between the intention to leave the job and the compulsory citizenship behaviour. © 2024 The Authors.Review Citation - Scopus: 2Nurse Employment In Some Countries In The World And In Turkey(Association of Executive Nurses, 2023) Soydaş, K.; Harmancı Seren, A.K.; Seren, Arzu Kader HarmancıFor a well-functioning health system, employing a sufficient number of appropriately qualified nurses is essential. The quantity and quality of nursing care are affected by the physical conditions of the workplace, support services, information systems, administrative practices, training and experience of nurses, care delivery models, and the number of nurses in the unit. Many criteria have been developed considering these different variables. These criteria are used in line with the health policies of each country. The aim of this review is to offer a framework for the employment policies of nurses in the world and Turkey. © 2023 The Authors.
