TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14627/9

Browse

Search Results

Now showing 1 - 3 of 3
  • Article
    Bir Tiyoeter-triazol Hibriti: Güçlü Metap2 Inhibitörü ve Prostat Kanseri için In Vivo Tümör Baskılayıcı Bileşiğin In Silico Çalışmaları ve In Vitro Mikrozomal Metabolizması
    (2023) Coşkun, Göknil Pelin; Ulgen, Mert; Birgül, Kaan; Evren, Asaf Evrim; Küçükgüzel, Ş.güniz
    Arka plan/amaç: Antikanser bir ilaç adayı bileşik olan ( S)-3-((2,4,6-trimetilfenil)tiyo)-4-(4-florofenil)-5-(1-(6-metoksinaftalen-2-)il) etil)-4H-1,2,4-triazol (SGK636), bileşiğinin in vitro mikrozomal metabolizması çalışılmış ve potansiyel S-oksidasyon ve S-dealkilasyon metabolitlerini belirlemek için NADPH ile güçlendirilmiş domuz mikrozomal preparatları kullanılarak incelenmiştir. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışmada, sülfoksit metaboliti kromatografik ve spektroskopik yöntemlerle sentezlenmiş, saflaştırılmış ve karakterize edilmiştir. SGK636, S-oksidasyon ve S-dealkilasyon metabolitleri daha sonra ters fazlı bir LC-MS, UV spektroskopisi ve bir HP-TLC sistemi ile ayrılmıştır. In vitro mikrozomal metabolik deneylerin sonuçları, SGK636’nın, aynı Rt ve Rfx100 değerleri ve UV/ ile LC-MS, LC-MS/MS ve HP-TLC tarafından gözlemlenen karşılık gelen S-oksidasyon metabolitini (sülfoksit) ürettiğini göstermiştir. Otantik bileşiklerle karşılaştırıldığında MS spektrumlarında, herhangi bir S-dealkilasyon metaboliti tespit edilmemiştir. Bulgular: Mevcut sonuçlar moleküler doking ve moleküler dinamik çalışmalarla kanıtlanmıştır. Sülfoksidasyon işlemi tersine çevrilebilir olduğundan ve deneyimizdeki düşük miktarda sülfoksit metabolitini kısmen açıklayabildiğinden, sülfoksit bileşiği de inkübe edilmiştir. Substrata (SGK636) geri dönüşüm gözlenmemiş olup, karşılık gelen sülfon metabolitinin oluştuğu gözlenmiştir. SGK636’nın otooksidize olup olmadığını belirlemek için substrat ayrıca standart inkübasyon koşulları altında tampon içinde inkübe edilmiştir, ancak karşılık gelen sülfoksitte herhangi bir oto-oksidasyon gözlenmemiştir. Sülfona herhangi bir olası otooksidasyonu veya tekrar SGK636’ya indirgemeyi görmek için tampondaki SGK636-SO (sülfoksit) için bir stabilite çalışması da yapılmıştır. Her iki şekilde de dönüşüm gözlemlenmemiştir. Substrat, farmakolojik aktivitesi açısından bir avantaj olabilecek metabolik reaksiyonlara ve otooksidasyona karşı kararlı görünmektedir. Sonuç: Mevcut metabolik çalışma, SGK 636’nın S-oksidasyonuna uğradığını göstermektedir. Sorumlu oksidatif enzimi belirlemek için moleküler yerleştirme ve moleküler dinamik çalışmalar yapılmıştır. CYP3A4’ün S-oksidasyonundan sorumlu enzim olduğu bulunmuştur.
  • Research Project
    Yeşil Kimya Teknikleri ve Moleküler Docking Yöntemleri ile Yeni Florokinolon Hibrit Moleküllerin Sentezi, Dna Giraz, Topoizomeraz Iv İnhibisyonu ve Antibakteriyel Aktivitelerinin Araştırılması
    (2021) Durukan, İnci; Kulabaş, Necla; Akdemir, Atilla; Faiz, Özlem; Ayvaz, Aslıhan; Kilic, Ali Osman; Demirbaş, Ahmet; Azafad, İmane
    Bu projede öncelikle, literatür verilerinden ve grubumuzun daha önceki çalışmalardan elde ettikleri sonuçlara (yapı-aktivite ilişkileri, SAR) dayanılarak DNA giraz ve topoizomeraz IV inhibisyonu göstermesi öngörülen ve florokinolon-heterohalka hibrit bileşikleri içeren sanal veribankası oluşturulmuştur. Daha sonra bu veribankasından ön çalışmalarımızda geliştirdiğimiz ve valide ettiğimiz sanal tarama yöntemleri ile E. coli veya S. aureas DNA giraz veya DNA topoizomeraz IV enzimlerini inhibe etme potansiyeline sahip olan 75 bileşik sentez için önerilmiştir. Sentezlenen bütün bileşikler enzim inhibisyonu ve antimikrobial aktivite deneylerinde test edilmiştir. Sentezlenen bileşiklerin bazılarının giraz ve topoizomeraz IV inhibisyonu göstermemesine karşılık bilinen antibakteriyel ilaçlar olan norfloksazin, siprofloksazin kadar veya onlara yakın derecede antibakteriyel aktivite göstermesi, bunların florokinolon antibiyotiklerinden farklı bir mekanizma üzerinden etki ettiklerini göstermektedir ki bu durum özellikle ilaç direnci probleminin üstesinden gelme çalışmalarına katkı sağlama potansiyeli göstermektedir. Sentez çalışmalarında geleneksel ısıtma veya karıştırma yöntemlerine ilaveten mikrodalga veya ultrasonik ışınlandırma tekniklerinin de denenmiş ve geleneksel yöntemlere üstünlük sağlayan sonuçların elde edilmiş olması, bu çalışmayı yeşil kimya tekniklerinin geliştirilmesi açısından da değerli kılmaktadır.
  • Article
    Citation - WoS: 2
    Analysis of Selected Steroid Hormones in Sea of Marmara Sediment Samples by Lc-esi/Ms-ms
    (Istanbul Univ, Fac Pharmacy, 2023) Aysel, Esra; Yurdun, Turkan
    Background and Aims: Sediment is the general name given to the muddy structure located at the bottom of aquatic environments such as the sea. In our study, the amounts of steroid hormones were investigated in the sediment samples taken from the Marmara Sea. According to other studies, it has been determined that the excess of the hormone load in the sediments may be an indicator of human/animal sourced pollution, as well as the negative effects of the hormones mixed in the seas with the ecological cycle on the health of humans and animals.Methods: In our study, 31 selected human/animal, plant, natural and synthetic hormone-steroids were studied using Liquid Chromatography Electrospray Ionization Tandem Mass Spectrometry (LC-ESI/MS-MS). Methanol and QuEChERS were used as extraction methods. Sediment samples were taken from a total of 27 points selected for sampling at the Marmara Sea.Results: According to the results we found, the androgens: androsterone (24.50-1718.18 ng g-1), testosterone (86.30-1600.32 ng g-1); the estrogens: mestranol (33.73-228.32 ng g-1), equilin (53.44-1232.53 ng g-1); the progestagens; pregnenolone (37.50374.76 ng g-1), progesterone (39.96-405.60 ng g-1); levonorgestrel (325.25 and 937.93 ng g-1); the fecal sterols: cholestanone (57.57-1726.32 ng g-1), coprostanol + epicoprostanol (51.43-1370.33 ng g-1); and the plant sterol; campesterol (35.30-1859.90 ng g-1) were the compounds detected.Conclusion: Estrogens and progestogens are active components of birth control pills, and cholestanone and coprostanol + epicoprostanol are steroids that are indicative of human/animal pollution. Coprostanol + epicoprostanol and cholestanone, which are indicators of fecal pollution, were detected in all sediment samples. In our study, steroid hormones were detected for the first time in Sea of Marmara sediments and possible environmental risks were evaluated.