TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14627/9

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 12
  • Article
    Enflasyonun Türk Bankacılık Sektörünün Reel Özkaynak Karlılığı Üzerindeki Etkisi: ARDL Yaklaşımı
    (2026) Şahin, Sinan
    Bu çalışma, enflasyonun Türk bankacılık sektöründe reel özkaynak kârlılığı (RROE) üzerindeki etkisini incelemekte ve sektörün enflasyonist koşullar altında reel kârlılığını sürdürebilme kapasitesine odaklanmaktadır. 2005–2024 dönemine ait üçer aylık veriler kullanılarak kısa ve uzun dönem ilişkileri ortaya koymak amacıyla Otoregresif Dağıtılmış Gecikmeler (ARDL) modeli, Sınır Testi ve Hata Düzeltme Modeli (ECM) uygulanmıştır. Bulgular, enflasyon ile RROE arasında istatistiksel olarak anlamlı ve negatif bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır; bu durum, artan enflasyonun reel kârlılığı aşındırdığını göstermektedir. Enflasyon ile reel kârlılık arasındaki ters yönlü ilişkinin temel nedeni, sektörün mevduat ve kredi faizlerinde yaşanan nominal artışlara paralel olarak net faiz marjını yeterince artıramamasıdır. Nominal göstergeler yerine reel kârlılığa odaklanan bu çalışma, makroekonomik baskı altında banka performansına dair daha doğru ve politika açısından anlamlı bir bakış açısı sunmaktadır.
  • Article
    Elektrikli Araçların Performanslarının Crıtıc-eatwıos ile Değerlendirilmesi
    (2022) Büyükselçuk, Elif Çaloğlu; Tozan, Hakan
    Küresel ısınma neticesinde tüm uluslar birtakım önlemler almak üzere harekete geçmişlerdir. Bu önlemler çerçevesinde ülkeler elektrikli araçların üretimi ve satışı üzerine yoğunlaşmışlardır. Ülkemizde de son yıllarda bu araçların kullanımı giderek yaygın hale gelmektedir. Bu çalışma, piyasada mevcut araçların performanslarını değerlendirerek alıcılara karar verme süreçlerinde destek olmayı amaçlamaktadır. Literatürde elektrikli sportif çok amaçlı araçların (Electric Sports Utility Vehicles, e-SUV) verimliliğini bütünleşik Kriterler Arası Korelasyon Yoluyla Kriterlerin Önemi (CRiteria Importance Through Intercriteria Correlation-CRITIC) ve Girdi-Çıktıların Tatminine Dayalı Etkinlik Analizi Tekniği (Efficiency Analysis Technique with Input Output Satisficing-EATWIOS) yöntemlerini kullanarak değerlendiren bir araştırmaya rastlanmamıştır. Bu çalışma bu boşluğu doldurarak, e-SUV’ların verimliliklerini değerlendirmektedir. CRITIC yönteminden elde edilen ağırlıklar EATWIOS yönteminde kullanılarak e-SUV’ların verimlilikleri değerlendirilmiştir. Belirlenen yedi tane girdi ve dört tane çıktı faktörüne göre Türkiye’de satılan beş farklı markaya ait e-SUV’lar performans açısından değerlendirilmiştir. e-SUV satın alma sürecinde enerji tüketiminin, fiyatın ve araç ağırlığının önemli faktörler olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak İngilizler tarafından üretilen e-SUV’un en iyisi olduğu sonucuna ulaşılmış ancak verimliliğin çok yüksek olmadığı, verimliliğin arttırılması için çalışmalar yapılması gerektiği vurgulanmıştır.
  • Article
    Döviz Kuru Oynaklığı ve Ekonomik Büyüme İlişkisine Yeniden Bakış
    (2021) Alkan, Buket; Ağaslan, Erkan
    Bu çalışmada literatürde döviz kurundaki belirsizliğin ölçüsü olarak kabul edilen oynaklığın ekonomik\rbüyüme üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler ayrımıyla 28 ülke için 2002\r– 2019 dönemi verileri ile hem zaman serisi analizi hem de panel veri analizi uygulanmıştır. Ülkelerin\roynaklık serileri için GARCH modellemesinden faydalanılmış ve panel veri analizi çalışmalarında\rsıklıkla ortaya çıkan yatay kesit bağlanım sorununu dikkate alan panel düzeltilmiş standart hatalar\r(PCSE) tahmincisi ile analiz gerçekleştirilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular gelişmekte olan\rülkelerde döviz kuru oynaklığının ekonomik büyüme üzerindeki negatif etkisinin gelişmiş ülkelere\rkıyasla çok yüksek olduğunu göstermiştir. Çalışmada eklenen kontrol değişkenlerinden elde edilen\rbulgularla desteklenen bir husus; kurun volatilitesinin kurun seviyesinden daha fazla oranda ekonomik\rbüyüme üzerinde negatif etki yaptığıdır. Ayrıca gelişmekte olan ülkelerde beşerî sermayenin ekonomik\rbüyümeye katkısı negatif iken gelişmiş ülkelerde bu etkinin pozitif olduğu tespit edilmiştir. Bulgulara\rparalel olarak, gelişmekte olan ülkelerde yoğun enerji ve hammadde ithalatına bağlı üretim\rstratejilerinin gözden geçirilerek dışa bağımlılığın azaltılmasına yönelik politikalara önem verilmesi\rgerekliliği değerlendirilmektedir.
  • Article
    Türkiye’de Ücret Eşitsizliği ve İşgücü Piyasası Kutuplaşması
    (2021) Das, Zuhal Ozbay
    Bu çalışma, 2004-2017 yılları arasında Türkiye işgücü piyasasında ücret eşitsizliğinin ve “kutuplaşmanın (polarizasyonun)” gelişimini incelemektedir. Önce OLS (Stacked First Difference) metodu\rkullanılmış, sonrasında ise teknoloji kullanımı ile mesleklerin ücret kategorileri ve artışı arasındaki\retkileşimi anlamak için SYS-GMM tekniği uygulanmıştır. Sonuçlar, Türkiye'de ücret kutuplaşmasına\ryönelik net bir bulguya rastlanılmadığını göstermektedir. Çalışma ayrıca, Türkiye'de teknolojinin\ruyarlanması ile meslek gruplarına göre ücret artışı arasındaki etkileşimi göstermek için yıllık endüstriyel robot tedarikini kullanarak alternatif bir yol önermektedir.\r
  • Article
    Sosyal Pazarlama ve Paylaşım Ekonomisi: Bir Vaka İncelemesi
    (2024) Doğan, Ece
    Bireylerin refah seviyelerinin artırılması, içinde yaşadıkları toplumu pozitif yönde etkilemekle birlikte yüksek bir refah seviyesine ulaşan toplumlar da içinde bulundukları coğrafyaların sınırlarını aşarak söz konusu pozitif etkiyi küresel ölçekli bir hale getirebilmektedir. Günümüzde Birleşmiş Milletler gibi uluslararası otoriteler, bireylerin sosyal refah seviyelerinin artırılması için sürdürülebilir kalkınma hedeflerini planlamakta ve belirli bir süre içerisinde bu hedeflere ulaşmaya çalışmaktadır. Çalışmanın konusunu oluşturan sosyal pazarlama kavramı, BM tarafından belirlenen hedeflere benzer şekilde sosyal sorumluluk bilinciyle tasarlanan uygulamaların pazarlama teknikleriyle daha geniş kitlelere ulaştırılmasını sağlayan bir süreci ifade etmektedir. Sınırlı kaynakların daha geniş kesimler tarafından kullanılmasına yönelik olarak internet tabanlı platformlarla ölçeklenebilir bir sosyoekonomik sistem olan paylaşım ekonomisi, çalışma kapsamında sosyal pazarlama uygulamalarının bir mecrası olarak irdelenmiştir. Çalışmanın araştırma bölümünde, bir örnek olay incelemesi olarak kendisini “sosyal kooperatif” olarak tanımlayan İhtiyaç Haritası platformunun sosyal pazarlama ve paylaşım ekonomisi kavramlarının hangi özelliklerini taşıdığının analiz edilmesi amaçlanmıştır. Araştırma sonucunda İhtiyaç Haritası platformunun sosyal pazarlamanın ve mübadele teorisinin tüm niteliklerini taşıdığı saptanmakla birlikte platformun paylaşım ekonomisinin üçlü iş modeline uygun olduğu, eğitim, doğal afetler, spor, sanat, kültür, sağlık ve sağlık çalışanları, gıda, sivil toplum kuruluşları ve kadınlara yönelik projeler geliştirdiği belirlenmiştir. Ayrıca platformun BM tarafından belirlenen sürdürülebilir kalkınma hedeflerinden toplumsal cinsiyet eşitliği, nitelikli eğitim, eşitsizliklerin azaltılması, açlığa son, yoksulluğa son, sağlık ve kaliteli yaşam, sorumlu üretim ve tüketim, amaçlar için ortaklıklar hedefleri ile uyumlu faaliyetler sürdürdüğü sonucuna ulaşılmıştır.
  • Article
    Cumhuriyet’in 100. Yılında Enerji Sektörünün Durumu: Ab Türkiye Raporları İncelemesi
    (2023) Yalkı, İrem; Köseoğlu, Nihan
    Enerji, bütün ekonomik faaliyetlerin girdisi olmasının yanı sıra, özellikle son yıllarda güvenlik ve çevresel sorunlar nedeniyle de ülkelerin öncelikli konusu haline gelmiştir. Ayrıca, doğrusal ekonomiden yeşil ve döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde enerji sektörü en önemli sektör olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle, bu çalışmada Türkiye’deki enerji sektörünün Cumhuriyet’in 100. yılındaki durumu incelenmektedir. Bu amaçla çalışmada öncelikle, Türkiye Cumhuriyeti’nin enerji sektörünün gelişimi ve projeksiyonları incelenmiş ve Avrupa Birliği verileri ile birlikte değerlendirilmiştir. Bu amaçla çalışmada betimsel yöntem kullanılmış ve veriler raporlarla desteklendiği için, çalışma hem nicel hem de nitel yöntemleri bir arada kullanmıştır. Çalışmanın sonuçları incelendiğinde, Türkiye’nin enerji ithalat bağımlılığının %70 seviyelerinde olması, Türkiye’nin hızla artan enerji talebini karşılayamadığını ortaya koymaktadır. Bu durumun yanı sıra sanayi sektörü, en fazla enerji tüketimi olan sektördür ve Türkiye’nin enerji projeksiyonları da bu artışın devam edeceğini göstermektedir. Çalışmada, dikkat çeken ayrı bir unsur ise, %98’i petrole bağımlı olan ulaştırma sektöründe yıllar itibariyle hızlı bir artış görülmesidir. Çalışmada bu veriler AB verileri ile de karşılaştırılmıştır. Ayrıca, AB’nin Türkiye için her yıl hazırladığı ilerleme/ülke raporlarındaki enerji faslı incelenerek, Türkiye’nin enerji sektöründeki AB gerekliliklerine ne kadar uyum sağladığı ortaya konmuştur. Sonuç olarak, Türkiye’nin en büyük ihracat ülke grubu olan AB’nin uygulamaya koyacağı Avrupa Yeşil Mutabakatı’ndaki gereklilikler nedeniyle de Türkiye’nin enerji sektöründe yapısal ve acil dönüşüm gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
  • Article
    Türkiye’de Ekc Hipotezinin Varlığına Dair Araştırma: Çoklu Doğrusal Bağıntı Durumunda Esneklikleri Kullanan Bir Yaklaşım
    (2022) Bulut, Necıp; Alkan, Buket
    This paper searches for the validity of the Environmental Kuznets Curve (EKC) hypothesis for Turkey in the period of 1990–2015. The multicollinearity problem arising from the inclusion of both the GDP itself and its quadratic form together in the model presented by the Kuznets Curve is taken into account in this research. In order to overcome the multicollinearity problem, the validity of the EKC hypothesis has been decided through the interpretation of the long-and short-term elasticity coefficients of the Autoregressive Distributive Lag (ARDL) model. Economic Complexity Index (ECI) and Environmental Policy Stringency (EPS) index, which are rarely used in the literature, have been added to the EKC model as control variables. The validity of the EKC hypothesis for Turkey is not supported by the results of the empirical analysis since the long–term GDP elasticity is not found negative and also greater than the short–term coefficient. On the other hand, while increasing economic complexity has been found to reduce environmental degradation in the long run, sufficient evidence has not been provided for the importance of the Environmental Policy Stringency (EPS) index in the sample period for Turkey.
  • Article
    Büyük Veri Şirketleri ve Açık Kaynak Hareketi Öz
    (2021) Gürsakal, Necmi; Çelik, Sadullah; Gürsakal, Sevda
    Bu çalışmanın amacı, açık kaynak kodlu yazılımların büyük veri şirketleri tarafından amaçları dışında kötüye kullanılabileceğini tartışmaktır. Son yıllarda bilişim ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler Büyük Veri ve açık kaynak kodlu yazılımların kullanımını artırmıştır. R, Python, Hadoop, Spark, MapReduce gibi açık kaynak kodlu yazılımlar çok sayıda kişi tarafından geliştirilmekte ve bunlar Büyük Veri, Veri Bilimi, Yapay Zeka, Nesnelerin İnterneti ve Blok Zincir gibi birçok teknolojide kullanılmaktadır. Makine öğrenmesi ve derin öğrenme gibi Büyük Veri’ye değer katan yaklaşımlar açısından da, açık kaynak kodlu yazılımların önemi büyüktür. Bu yazılımların kaynak kodları herkese açıktır ve bunlara herkes katkıda bulunup istediği amaç doğrultusunda ücretsiz kullanabilir. Bugün Apple, Amazon, Google, Facebook, Microsoft, Samsung, Yahoo ve Qualcomm gibi birçok büyük veri şirketi, makine öğrenmesini hızlandırmak ve yazılıma uygun donanım geliştirmek için yoğun çalışmalar yapmaktadır. Ayrıca büyük veri şirketleri, TODO Group’u kurarak açık kaynak kodlu yazılım bilgilerini birbirleriyle paylaşmaya başlamışlardır. Ne yazık
  • Article
    2000’lı Yıllarda Türkiye Ekonomisi: İmalat Sanayinde Verimlilik Değişimleri
    (2021) Özşahin, Gülşah; Das, Zuhal Ozbay
    Bu çalışmanın amacı, 2000’li yıllarda Türkiye'nin imalat ve hizmet sektörlerinin verimlilik performanslarını tartışmaktır. 2000'li yıllarda Türkiye imalatının yapısal değişiminin yönü konusunda fikir edinmek için bir ayrıştırma analizi uygulanmıştır. Sonuçlar, 2003–2007 döneminde tüm imalat kategorilerinde, emek verimliliğinin düştüğünü, buna karşın 2010–2015 döneminde tüm imalat kategorilerinde emek verimliliğinin arttığını göstermektedir. 2016-2018 döneminde tüm gruplarda emek verimliliği daha da artmıştır, ancak, orta-düşük-teknoloji kategorisinde artış hızı daha yavaş, yüksek-teknoloji endüstrileri durağan bir görünüm sergilemiştir. Hizmet sektöründe emek verimliliği, dönemler itibarıyla imalatta görülenden biraz farklı bir yapı sergilemektedir. Özellikle yüksek teknolojili hizmet grubunda neredeyse tüm dönemlerde nispeten düşük verimli sektörlere doğru bir statik kayma gözlenmiştir. Daha az bilgi yoğun hizmetlerde, emek verimliliği ilk dönemde azalmış, ancak 2010-2015 döneminde belirgin biçimde artmıştır. Sonuçlar, özellikle 2010 sonrası dönemde sanayi politikalarının rolünü tartışmanın anlamlı olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, 2016 sonrasında siyasi ve ekonomik ortamdaki değişiklikler imalat sektöründeki verimlilik değişimlerinin anlaşılmasında ipuçları vermektedir.
  • Article
    Edas ve Codas Yöntemiyle İstanbul İlinin Dış Ticaret Kapasitesinin İncelenmesi
    (2020) Alioğulları, Ecenur; Tüysüz, Fatih
    Bu çalışmada 2013-2018 yılları arasında İstanbul’daki dış ticaret faliyetleri incelenmiştir. Bununla beraber 2013-2018 arasındaki yıllara bağlı olarak, İstanbul’daki dış ticaretin ithalat ve ihracat tutarları ve dış ticarette aktif olduğu sektörler ele alınmıştır. Sektörler açısından ithalat ve ihracat faliyetleri beraber değerlendirilerek dış ticarette (açık/fazlalık) hangi sektörün daha iyi olduğu çok kriterli karar verme tekniklerinden Entropi tabanlı EDAS ve CODAS yöntemleriyle ele alınarak her iki yöntem kıyaslanmıştır. Çok kriterli karar verme yöntemleri, birden çok amacı içinde barındıran, karar vericiye bilgi veren ve matematik programlama modelleri ile analiz edilen karar verme tekniğidir. Aynı zamanda gerçek hayat uygulamasında çok sık karşılaşılan problemler hakkında kullanıcıya bilgi vermektedir. Ortalama çözüm uzaklığına dayalı değerlendirme olan EDAS yöntemi ile birleştirilebilir uzaklık tabanlı değerlendirmeye dayanan CODAS yöntemleri beraber ele alınıp İstanbul’daki dış ticaret performansı ele alınmıştır. Entropi tabanlı EDAS ve CODAS yöntemleriyle yapılan analiz sonuçlarına göre; İstanbul ili için 2013-2018 yılları arasında dış ticaret hacminde en fazla kâr elde edilen sektörün gayrimenkul, kiralama ve iş faliyetleri (A1) sektörü olduğu görülmüştür. Çalışmanın bulguları kısmında ele alınan EDAS ve CODAS yöntemleri dış ticaret açığı/fazlalığı açısından İstanbul ilinin ithalat ve ihracat performansı hakkında bilgi vermektedir. Bu bilgiler ışığında hem ithalat hem de ihracatı düşündüğümüzde dış ticaret açısından hangi sektörün gelişmekte olduğu ve hangi sektörün gelişmemiş olduğunu analiz edebilmekteyiz. Seçim kriterleri değerlendirildiğinde her iki yöntem de çok kriterli karar verme yöntemlerinden olan EDAS ve CODAS yönteminin başarı ile uyguladığını ve bu iki yöntemin performansının da iyi düzeyde olduğu görülmüştür.