TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14627/9
Browse
16 results
Search Results
Article Global Health Emergencies during the Pandemic and Their Solutions(2021) Sencan, İrfan; Bulut, Dilek; Agalar, CananAbstract: In this review, we evaluated health care problems, which were not common before pandemic outbreak but have been common issues after its appereance and approaches to control pandemic considering its influences on people. We revised current health care developing approaches under the light of experience obtained throughout the pandemic so far. The aim is to be prepared in advance for possible upcoming pandemics. As in Covid 19 pandemics, such long lasting and widely affecting situations, durability is also very important together with flexibility and quickness. To provide durability, we need global policies taking the health to its center as well as health system policies.Key words: Covid-19, health system, emergency, crisis, vulnerability, durabilityArticle Sakarya İlinde İçme ve Kullanma Sularından İzole Edilen Escherichia Coli Suşlarının Antibiyotik Direnç Durumlarının Belirlenmesi(2024) Naşide,; Kılbaş, Elmas Pınar Kahraman; Çıftcı, Ihsan HakkıSu sistemlerinde patojen kontaminasyonu giderek artmakta ve bu durum, özellikle çocuklar arasında gastrointestinal enfeksiyonların artmasına yol açmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Sakarya il sınırlarında içme ve kullanma sularındaki Escherichia coli kontaminasyon riskini belirlemek ve izole edilen suşların antibiyotik direnç durumlarını incelemektir. Sakarya ilçelerinden 2023-2024 yılları arasında toplanan 450 su numunesinden E. coli izolasyonu, membran filtreleme yöntemi ve kromojenik koliform agar (CCA) kullanılarak yapıldı. Bakterilerin antibiyotik dirençleri disk difüzyon yöntemi ile değerlendirildi. Çalışmada 450 su numunesinin %15,6'sında E. coli tespit edildi. Geyve ilçesinden alınan su numunelerinin %72'sinde E. coli bulunmuş olup, bu oran diğer ilçelere göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulundu (p<0.05). İzole edilen suşların %25,71'inin bir veya daha fazla antibiyotiğe dirençli olduğu belirledi. E. coli suşları genel olarak karbapenemler ve 3. kuşak sefalosporinlere duyarlıdır, ancak bazı bakteri izolatlarında penisilin ve sefalosporinlere karşı direnç tespit edildi. Tarım ve hayvancılığın yoğun olduğu bölgelerde içme ve kullanma sularında yüksek E. coli kontaminasyonu ve antibiyotik direnci tespit edilmiştir. Bu durum, yanlış ve aşırı antibiyotik kullanımının bir sonucu olarak görülmektedir. İçme sularındaki bu kontaminasyon, halk sağlığı açısından büyük bir risk oluşturmaktadır. İçme ve kullanma sularındaki E. coli varlığı, suyun dezenfeksiyonunda eksiklikler olduğunu ve fekal kontaminasyon riskini işaret etmektedir. Su arıtma tesislerinin ve dezenfeksiyon yöntemlerinin iyileştirilmesi, antibiyotik direncinin önlenmesi ve halkın bilinçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmanın sonuçları, suyun güvenli ve hijyenik bir şekilde temin edilmesinin gerekliliğini vurgulamaktadır.Article The Importance of Physical Trainig in E-Sports(2022) Akyüz, BeyzaIn this study, it is aimed to reveal the importance of physical training in e-sports. Today, with the development of technology, people have become sedentary and even carried the sports in their lives to the virtual world. E-sports is a good example of this subject. It is necessary to find an answer to the question of how this situation can be made healthier, taking into account the harm that may occur in terms of health, although it is a sport performed in the virtual environment and on the computer. At this point, the subject that should be emphasized is movement education and physical education. Physical and mental training is curicial important for e-sports players to continue their careers without losing their health. In this case, besides the technical training of the athletes, it is necessary to give importance to their mental and physical training and to add educational programs on awareness of health and performance. Articles about the requirements of e-sports, physiological and mental reflections of e-sports, negative and positive effects of e-sports on players’ health, physical training, movement education and e-sports have been researched and compiled, and the importance of physical training in terms of e-sports has revealed. E-sports is a virtual competition between people and electronic games. In recent years, as the rapid development of technology and the place of digitalization in human life have increased, electronic games have taken their place in the world of sports and the number of both players and spectators has grown exponentially. This situation has created anxiety in terms of the health of the society, which is becoming more and more inactive with each passing day. In this case, the focus is to answer the question of how it can be made healthier for both the e-sports player and the society. At this point, we meet the concepts of movement training and physical training emerge. The inclusion of physical training in e-sports training and its regular implementation has critical importance.Article Pandeminin Gölgesinde Geçen 2 Yıl: Sorularla Covıd-19(2022) Kilbaş, İmdat; Kılbaş, Elmas Pınar Kahraman; Çıftcı, Ihsan HakkıCOVID-19 salgını ilk olarak 2019 yılında Çin’de başlamıştır. SARS-CoV-2 virüsünün neden olduğu bu hastalık kısa süre içinde bir pandemi haline gelmiştir. COVID-19’un beraberinde getirdiği toplumsal problemler, bu hastalıkla ilgili temel ve kanıta dayalı bilgilere yönelik çok sayıda soru gündeme getirmiştir. COVID-19 ile ilgili aşı ve tedavi çalışmaları artan hızda devam etmektedir. Bu makalede, COVID-19’un virolojisi, immünolojisi, tanısı, komorbiditeleri, epidemiyolojisi, tedavisi ve aşı geliştirme çalışmaları hakkında bazı sorular cevaplanmıştır.Article Farklı Kilo Verme Yöntemlerinin ve Yöntemlere Uyumun Kilo Verme ve Kontrolü ile İlişkisi(2021) Çıtıl, Rıza; Eğri, Mücahit; Gurdal, Osman; Kişioğlu, Ahmet Nesimi; İlhan, İlter; Gültekin, Fatih; Orhan, Hikmet; Doguc, Duygu Kumbul; Kara, Fatih; Garipağaoğlu, Muazzez; Tözün, MustafaAmaç: Obezite, çağımızın en önemli sağlık sorunlarından biridir. Birçok insan kilo vermek veya korumak için çeşitli yöntemler kullanır. Bu çalışmada kilo kontrolü için kullanılan yöntemlerin etkinliğini değerlendirmeyi amaçladık.Yöntem: Toplam 861 katılımcı ile yüz yüze ve elektronik olarak görüşüldü.Bulgular: Çalışmamızda kilo verme yöntemlerindeki çeşitli farklılıkların kilo kontrolü üzerinde önemli bir etkisinin olmadığı; ancak diyetin başlangıcındaki vücut kitle indeksi (VKİ) ve süresi, medeni durum, yaş ve meslek gibi değişkenlerin kilo kontrolü üzerinde farklı etkileri olduğu bulunmuştur. Ek olarak, belirli bir süre boyunca hedeflenen kilo kaybının diyet başarısı üzerinde yeterli olduğu bulunmuştur.Sonuç: Çalışmamız kilo vermek için kullanılan farklı diyet türlerinin hedeflenen ağırlığa ulaşmada veya kilo kontrolünü sürdürmede etkisi olmadığını ortaya koymuştur.Article Meme Kanserli Hastaların Ailesel Öykü Varlığı İle Kanser Tanısı Alma Evresi Arasındaki İlişki(2021) Özkan, İlknur; Eroglu, NermınAmaç: Meme kanserli hastaların ailesel öykü varlığı ile kanser tanısı alma evresi arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla tanımlayıcı olarak planlanmış ve uygulanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, Ekim-Aralık 2019 tarihleri arasında kemoterapi ünitesine başvuran 144 hasta dahil edilmiştir. Çalışma verileri hastalara araştırma hakkında bilgi verilerek, yüz yüze görüşülerek, anket formu kullanılarak toplanmıştır.Bulgular: Hastaların %27.8’inin ailesinde meme kanseri öyküsünün olduğu, meme kanseri tanısını en çok II. Evre (%58.3) ve ailesel meme kanseri öyküsüne göre kanser tanılama evrelerinin dağılımı istatistiksel olarak anlamlı (p=0.000) ve I. evrede ailesel meme kanseri öyküsü olanlar olmayanlara göre yüksek, IV evrede ise düşük olarak belirlenmiştir. Ailesel meme kanseri öyküsü olanların % 28.2’sinin, olmayanların ise %21.0’ının kendi kendine meme muayenesinde ilk kez kitleyi fark ettiği ve bu farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır (p=0.000, p=0.014).Sonuç : Hastaların ailesel meme kanseri öyküsünün olması, meme kanseri tanılama evrelerini, memedeki kitleyi ilk fark etme şekillerini etkilediğini, hastaların ailesel meme kanseri öyküsünü risk faktörü olarak algılamalarının erken dönemde tanılamada etkili bir faktör olduğunu düşündürmektedir.Article Covi̇d-19, Hasta Bi̇na Sendromu Ve Stres(2021) Akalp, Hüsre Gizem; Aytaç, Sevinç Serpil; Başol, OğuzBir binada yaşayanların ya da çalışanların beklenenden daha sık karşılaştığı, bina ile ilişkili olarak görülen solunum sistemi şikayetleri, halsizlik, baş ağrısı ve konsantrasyon bozukluğu, cilt hastalığı gibi kişide rahatsızlık veren bir dizi ortak belirti olarak ifade edilen hasta bina sendromu, günümüzde hemen her kapalı alanda kendini göstermektedir. Hasta bina sendromu semptomlarının ortaya çıkması, ergonomik risk faktörlerinin yanı sıra, anksiyete ve stres gibi psiko-sosyal risk faktörlerine de neden olmaktadır. Bu çalışmanın amacı, hasta bina sendromu semptomları ile stres ilişkisini ortaya koymak ve COVİD-19 pandemisi nedeniyle uzun süre kapalı alanlarda kalanlarda görülebilecek semptomlara dikkat çekmektir. Bu çalışmada, COVİD-19 pandemisi nedeniyle Dünya Sağlık Örgütünün “evde kal” sloganıyla başlattığı genel karantina ilanı ile kapalı alanlarda uzun süre yaşayanlarda ortaya çıkabilecek bu semptomların, tüm bireyleri etkileyen küresel korku ve endişenin yanı sıra stresi daha da arttıracağının önemi de vurgulanmaya çalışılmıştır. 259 AVM mağaza çalışanı ile gerçekleştirilen araştırma sonuçları; çalışanlarda boğaz kuruluğu, burun akıntısı, nefes darlığı ve genel kas-eklem ağrısı semptomlarının görüldüğü, bunun da Covid-19 belirtilerine benzer göstergeler olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca alışveriş merkezlerinde görülen hasta bina sendromu belirtilerinin çalışanların stres seviyelerini yükselttiği tespit edilmiştir (F: 55.769, p: 0.00).Article Covıd-19 ile İlgili Haberlerde Bilginin Yeniden Üretilmesi Sürecinin İnfodemik Açıdananalizi(2020) Sarıoğlu, Elif Başak; Turan, ErkanCovid 19 adı verilen salgın hastalığın tetiklediği kamusal panik, medyada daha önce görülmemiş orandabir bilgi paylaşım artışına ve beraberinde bilgi kirliliğine yol açmıştır. Özellikle sosyal medya kullanıcılarınınpaylaşımlarındaki yoğunluk, bu alanda eşi benzeri görülmemiş bir iletişimsel etkileşime yol açmıştır. Kaynağıçoğunlukla anonim olan dinamik uzamsam yayılım olarak ilerleyen söz konusu haberlerin, kolektif bir bilgikirliliğine yol açtığı anlaşılmıştır. Özellikle salgının başlangıç ve hızlı yayılma dönemlerinde, hastalık ile ilgiligeniş kitleleri etkileyebilecek gerçek dışı haberlerin paylaşım oranındaki artış endişe verici boyutlaraulaşmıştır. Bunun bir neticesi olarak, Covid-19 konusunda en yetkili kurumlardan biri olan Dünya SağlıkÖrgütü, sosyal medyada sözü edilen virüs ile bağlantılı üretilen paylaşımların artışının da dikkat çekiciolduğunu belirtmiş ve bu durumu “İnfodemi” olarak adlandırmıştır. Bir yandan hastalık ile mücadelede,virüsün öldürücü etkileri ve yayılım şekilleri gibi tıbbi sorunlar ile savaş sürerken diğer yandan küresel olarakkarşı karşıya olduğumuz bilgi artışı ve beraberinde bilgi kirliliği bütün dünyada hızla yayılmaktadır.Çalışmamızda, infodemi kavramı çerçevesinde, sosyal medya üzerinden paylaşılan ve bir anda gündemoluşturan, kaynağı çoğu zaman belirsiz olan ve bilimsel verilere dayanmayan bilgi akışının bir analizigerçekleştirilmiştir. Araştırma için Fenerbahçe Üniversitesi Akademik Araştırma ve Yayın Eğiti Kurulu’ndan2020/016 karar sayısı ile yazılı etik kurul izni alınmıştır. Çalışma 366 kişi üzerinde uygulanan anketyöntemiyle, katılımcıların infodemi kavramı konusundaki farkındalığı, Covid 19 döneminde infodemik bilgiakışının katılımcılar üzerindeki etkisi ve infodemik bilginin yayılımında haber paylaşım alışkanlıklarının rolüirdelenmiştir. Çalışmada infodemi kavramının bilinirliğinin sınırlı düzeyde kaldığı görülmüştür. Yalanhaberlerin sosyal medya yardımıyla yayılım hızının arttığı ve normleştirildiği gözlemlenmiştir.Article Kurumda ve Kendi Evinde Yaşayan Bir Grup Yaşlı Bireyin Beslenme Durumlarının Değerlendirilmesi(2020) Garipağaoğlu, Muazzez; Metin, Duygu; Arıkan, Ayse; Çimen, ŞeymaYaşlı nüfusun birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de hızla arttığı bilinmektedir. Yaşlılık döneminde, sağlığın iyileştirilmesi ve geliştirilmesinde, yaşam süresinin ve kalitesinin artırılmasında yeterli ve dengeli beslenme ayrı bir öneme sahiptir. Bu çalışma, İstanbul İli’nde kurumda ve kendi evinde yaşayan 65 yaş ve üzeri bireylerin beslenme durumlarının değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. 1 Ağustos-30 Ekim 2019 tarihleri arasında gerçekleştirilen çalışmaya, kendi evinde yaşayan 100 (55 kadın, 45 erkek) ve farklı özel kurumlarda yaşayan 95 (48 kadın, 47 erkek) olmak üzere toplam 195 birey dahil edilmiştir. Bireylerin demografik özellikleri, beslenme durumları, antropometrik ölçümleri, 24 saatlik geriye dönük besin tüketimleri kaydedilmiş, malnütrisyon durumlarını belirlemek için Mini Nütrisyonel Değerlendirme (MNA) testi uygulanmıştır. Verilerin istatistiksel olarak değerlendirilmesinde SPSS 18.0 programı kullanılmıştır. Evde ve kurumda yaşayan bireylerin yaş ortalamaları sırasıyla: 71,8 ± 5,8 yıl ve 73,8 ± 6,2 yıl olarak bulunmuştur. BKİ ortalaması evde yaşayanlarda 27,1 ± 4,2 kg/m2 ve kurumda yaşayanlarda 25,1 ±3,6 kg/m2 olarak saptanmış, evde yaşayan bireylerin %68’inin, kurumda yaşayanların %46,4’ünün kilolu veya obez oldukları belirlenmiştir (p<0,05). Bireylerin ortalama enerji alımları, evde ve kurumda yaşayanlarda sırasıyla: 1641,7 ± 282,4 ve 1491,1 ± 235,6 kalori olarak bulunmuştur (p˂0,05). MNA sonuçlarına göre evde yaşayan bireylerin %25’inde, kurumda yaşayanların %52,6’sında malnütrisyon riski ve/veya malnütrisyon görülmüştür. Sonuç olarak, evde yaşayan yaşlı bireylerin beslenme durumlarının kurumda yaşayan bireylerden daha iyi olduğu saptanmıştır. Yaşam kalitelerinin iyileştirilmesi, sağlık harcamalarının azaltılması için yaşlı bireylerin düzenli aralıklarla takiplerinin yapılması, beslenme durumlarının değerlendirilmesi önemlidir.Article Determination of the Factors Affecting the Health and Social Lives of Individuals With Type I Diabetes During the Covid-19 Pandemic Process: a Qualitative Study(2024) Eroğlu, Nermin; Kolac, NurcanAim: This study was carried out to determine the factors affecting the health and social lives of individuals with Type I diabetes. Materials and Methods: The sample of the study consisted of 14 individuals with Type I diabetes living in Istanbul province. The quantitative data of the study were collected using a personal information form, and the qualitative data were collected through two open-ended questions. Results: Content analysis was used to evaluate qualitative data. The mean age of the individuals with Type I diabetes was 36.1% (n=14) years. As a result of the content analysis, two main themes and eight sub-themes were determined. Accordingly, the themes were negative emotions towards the illness and fear of being unable to maintain health during the pandemic process. Conclusion: In this study, individuals with Type I diabetes were found to have negative thoughts and to experience anxiety and fear about their health due to the COVID-19 pandemic. During the pandemic process, they were particularly affected by the inability to exercise enough and the deprivation of social life. In line with these results, the study revealed that the mental and physical needs of individuals with Type I diabetes, which is a disadvantaged group during the pandemic process. In these cases, it is recommended to develop teams that will provide support for remote chronic disease monitoring of individuals with type 1 diabetes, to train health professionals, to provide multidisciplinary support to individuals by investing in these issues, and to create emergency action plans that include all elements.
