TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14627/9

Browse

Search Results

Now showing 1 - 8 of 8
  • Article
    Bir Vakıf Üniversitesindeki Hemşirelik Öğrencilerine Uygulanan Akran Bağımlılık Programının Madde Tüketimine Etkisi: Yarı Deneysel Çalışma
    (2025) Dikec, Gul; Savaş, Metehan Savaş Mete; Kılıç, Sude; Vargel, Çağla; Yazgan, İlknur
    Amaç: Bu çalışmanın amacı, bir vakıf üniversitesinde öğrenim gören ve bağımlılık yapıcı madde kullanan bir grup hemşirelik bölümü öğrencilerine uygulanan Akran Bağımlılık Programının, öğrencilerin madde tüketim oranları üzerinde etkisini belirlemektir. Yöntem: Çalışma tek grup, ön-test, son-test, yarı deneysel çalışma deseninde yapıldı. Veriler İstanbul’daki bir vakıf üniversitesinde, 2023-2024 eğitim ve öğretim yılı bahar yarıyılında araştırmacılar tarafından literatür doğrultusunda hazırlanan Bilgi Formu ile toplandı. Bir afiş hazırlanarak öğrencilere program ve araştırma duyuruldu. Çalışmaya katılmayı kabul eden öğrencilere, Akran Bağımlılık Programı uygulandı. Akran Bağımlılık Programı, bağımlılık ile ilgili bir seminer ve ardından broşür dağıtımı, daha sonra üniversite girişinde açılan akran standı ve akran danışmanlık gruplarından oluşmaktadır. Program araştırmacılar tarafından oluşturuldu. Çalışma, örneklemini madde kullandığını bildiren 27 hemşirelik öğrencisi oluşturdu. Verilerin analizinde ki-kare ve non-parametrik testlerinden Wilcoxon İşaretli Sıra testi kullanıldı. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 20,96 (1,53), %63’ü kadın, %33,3’ü üçüncü sınıf öğrencisi, %70,4’ü ekonomik durumunu orta algılamaktaydı. Akran Bağımlılık Programı öncesi ve sonrası hemşirelik öğrencilerinin madde tüketim oranları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Sonuç: Gelecek çalışmalarda standardize edilmiş araçlar ve ölçümlerle yapılandırılmış akran programlarının ya da daha önce madde kullanan akranların liderliğindeki programların etkinliği incelenmelidir.
  • Article
    Nörolojik, Pediatrik ve Psikiyatrik Rehabilitasyonda Çalışan Ergoterapistlerde Algılanan Stres, İş Tatmini ve Mesleki Yaşam Kalitesinin Karşılaştırılması: Kesitsel Bir Araştırma
    (2025) Doğu, Selma Ercan; Aydöner, Selen
    Amaç: Ergoterapistlerin algılanan stres düzeyleri, iş doyumu ve mesleki yaşam kalitesi çalışma alanlarına göre değişiklik gösterebi lir. Çalışmanın amacı; nörolojik, pediatrik ve psikiyatrik rehabilitasyon alanlarında çalışan ergoterapistlerin algılanan stres düzeyleri, iş do yumu ve mesleki yaşam kalitelerini karşılaştırmaktır. Gereç ve Yön temler: Çalışmaya; nörolojik, pediatrik ve psikiyatrik rehabilitasyon alanlarında çalışan 86 ergoterapist katıldı. Veriler Sosyodemografik Form, Algılanan Stres Ölçeği, Minnesota İş Doyumu Ölçeği ve Mesleki Yaşam Kalitesi Ölçeği ile elde edildi. Bulgular: Pediatrik, psikiyatrik ve nörolojik alanlarda çalışan tüm ergoterapistlerin algılanan stres, iş doyumu ve mesleki yaşam kalitesi puan ortalamaları benzerdi. Ergote rapistlerin çalışma alanlarına göre algılanan stres, iş doyumu ve mes leki yaşam kalitesi puanları açısından bir fark bulunmazken, pediatrik rehabilitasyonda çalışan ergoterapistlerin Mesleki Yaşam Kalitesi Öl çeği’nin Şefkat Memnuniyeti alt ölçeği puan ortalamaları, nörolojik ve psikiyatrik rehabilitasyonda çalışan ergoterapistlerden daha yüksekti. Sonuç: Farklı rehabilitasyon alanlarındaki ergoterapistler benzer algı lanan stres, iş doyumu ve genel mesleki yaşam kalitesi düzeyleri ser gilerken, pediatrik rehabilitasyondakiler istatistiksel olarak daha yüksek şefkat memnuniyetine sahipti. Pediatrik alanda şefkat memnuniyetinin yüksek olmasına katkıda bulunan faktörleri araştırmak ve diğer reha bilitasyon alanlarında bu yönü geliştirmeye yönelik stratejileri göz önünde bulundurmak için daha fazla araştırma yapılması önerilmektedir.
  • Article
    Sporcularda Zihinsel Dayanıklılık ile Algılanan Ebeveyn Tutumları Arasındaki İlişkide Erken Dönem Uyum Bozucu Şemaların Aracı Rolü
    (2025) Karagozoglu, Cengız; Çelik, Elif Nur
    Bu çalışmanın amacı, algılanan ebeveyn tutumları, erken dönem uyum bozucu şemalar ve sporcuların zihinsel dayanıklılığı arasındaki ilişkiyi şema terapi modelinden analiz etmektir. Çalışmanın örneklemini en az 2 yıllık lisanslı spor deneyimi olan, 18–30 yaş aralığında, bireysel veya takım sporlarıyla uğraşan 153’ü kadın ve 172’si erkek olmak üzere toplam 325 sporcu oluşturmaktadır. Verilerin toplanması için demografik bilgi formu, “Young Şema Ölçeği - Kısa Form 3,” “Kısaltılmış Algılanan Ebeveyn Tutumları Ölçeği-Çocuk Formu” ve “Sporda Zihinsel Dayanıklılık Envanteri” nden yararlanılmıştır. Aracılık analizi sonuçları, başarısızlık (R2 = .25, p < .001) ve dayanıksızlık şemalarının (R2=.109, p < .001) algılanan ebeveyn reddi ile zihinsel dayanıklılık arasındaki ilişkiye kısmen aracılık ettiğini göstermiştir. Sobel testi incelendiğinde ise dayanıksızlık şemasının algılanan ebeveyn aşırı korumacılığı ile sporcuların zihinsel dayanıklılığı arasındaki ilişkide tam aracılık etkisi (z=-3.52, p < .001), başarısızlık şemasının ise algılanan ebeveyn duygusal yakınlığı ile zihinsel dayanıklılık arasındaki ilişkide kısmi aracılık etkisi (z=3.84, p < .001) gösterdiği görülmüştür. Bu bağlamda algılanan ebeveyn tutumlarının başarısızlık ve dayanıksızlık şemalarının aracı etkisiyle sporcuların zihinsel dayanıklılığı üzerinde etkili olduğu ifade edilebilir.
  • Article
    Mültecilere Yardım Eden Profesyoneller Arasında İkincil Travmatik Stres ve Başa Çıkma Deneyimleri: Nitel Bir Çalışma
    (2025) Dikec, Gul; Uygun, Ersin; Küçüknane, Ayşegül
    İnsani yardım çalışanları sağladıkları hizmetler gereği yoğun ve uzun süreli travmatik deneyimlere maruz ka- lır. Bu çalışmanın amacı, İstanbul’da bir sivil toplum kuruluşunda mültecilerle çalışan insani yardım çalışanla- rının ikincil travmatik stres deneyimlerini ve başa çıkma yöntemlerini incelemektir. Fenomenolojik desende yapılan bu nitel çalışma verileri, yarı yapılandırılmış bir görüşme formu kullanılarak Temmuz-Ağustos 2020 ta- rihlerinde derinlemesine görüşmeler yoluyla toplandı. Örneklem sosyal hizmet uzmanları, sağlık eğitimcileri, avukatlar, saha çalışanları, vaka yöneticileri ve koruma görevlileri olmak üzere 13 katılımcıdan oluştu. Verilerin analizi Colazzi’nin fenomenolojik yorumlama yöntemi ile yapıldı. Bulgular, beş ana tema (duygular, ruhsal du- rum değişiklikleri, işin tatmin edici yönleri, yorucu yönleri ve başa çıkma) ve 15 alt tema altında sınıflandırıldı. Mültecilere yardım sağlayan insani yardım çalışanlarının sıklıkla üzüntü, öfke ve korku yaşadıkları; hayatların- daki değişiklikleri fark ettikleri, bazen işlerinden yoruldukları bazen de memnun oldukları ve kendilerine yak- laşarak ya da uzaklaşarak başa çıktıkları bulundu. Mevcut bulgular göz önünde bulundurulduğunda, insani yardım çalışanlarına yönelik süpervizyon ve akran desteğinin sağlanması ve sürdürülmesi önerilebilir.
  • Article
    Being Pregnant in the Covid-19 Pandemic: Has the Pandemıc Increased Physical and Mental Symptoms
    (2024) Ozturk, Senay; Sağlam, Rabia
    Aim: This descriptive-cross-sectional study aims to determine whether the Covid-19 pandemic affected pregnant women's physical and mental symptoms. Methods: The study was conducted between December 2020 and December 2021 with 352 pregnant women. The data of the study were collected using the Personal Information Form, Pregnancy Symptom Inventory-PSI, Brief Symptom Inventory-BSI, and Visual Analog Scale-VAS. Results: The participants’ PSI and BSI mean scores were 28.69± 14.46, 0.68 ± 0.47 respectively. It was found that the highest scores were obtained from the anxiety (0.72 ± 0.63) and depression (0.95 ± 0.71) sub-dimensions of the BSI. It was found that women who received support from their husbands and had good relationships with their husbands had statistically significantly lower mental and physical symptoms (p˂0.05). Conclusions: Although it was found that pregnant women experienced mild mental and physical symptoms during the pandemic, anxiety, and depression symptoms were high among mental symptoms. Especially those who received support from their husbands and had good relationships with their husbands had lower mental and physical symptoms. According to our conclusion that spouse support is especially important, spouse support should be taken into consideration when identifying risky groups and making appropriate interventions.
  • Article
    Bir Nefroloji Kliniğinde İstenen Psikiyatri Konsültasyonlarının Değerlendirilmesi
    (2022) Çalışkan, Mahinur Betül; Dikeç, Mehmet; Yılmaz, Mürvet; Ata, Elvan Emıne; Dikec, Gul
    Amaç: Bu çalışma, bir eğitim ve araştırma hastanesinin nefroloji\rkliniğinde yatarak tedavi edilen hastalara istenen psikiyatri\rkonsültasyonlarını incelemek amacıyla yapıldı.\rYöntem: Tanımlayıcı, retrospektif desende yapılan bu çalışmanın\rörneklemini bir eğitim ve araştırma hastanesinin nefroloji kliniğinde\rOcak 2016-Eylül 2019 tarihleri arasında yatarak takip edilen ve\rpsikiyatri konsültasyonu istenen 64 hasta oluşturdu. Hastaların dosya\rkayıtları incelenerek, hastalığa ve psikiyatri konsültasyonlarına\rilişkin özellikler değerlendirildi.\rBulgular: Konsültasyon istenen 64 hastanın %60.9’unun erkek;\rhastaların yaş ortalamasının 54.65±15.63 olduğu saptandı. Hastaların\r%47.7’sinin kronik böbrek ve %46.7’sinin akut böbrek hastalığı\rtanıları ile yatarak takip edildiği, %23.4’ünde retinopati ek tanısının\rbulunduğu belirlendi. Araştırmaya dahil edilen hastaların,\r%40.6’sına ajitasyon ve %28.1’ine depresif belirtiler ön tanısı ile\rkonsültasyon istendiği belirlenirken; hastaların konsültasyon sonrası\r%38.9’una uyum bozukluğu ve %22.2’sine duygudurum bozukluğu\rtanıları konulduğu saptandı. Konsültasyon sonrası hastaların\r%39.1’ine antipsikotik ilaç reçete edildiği saptandı. Hastaların\rpsikiyatri başvuru sayısıyla kreatinin ve potasyum değerleri arasında\rnegatif ve orta dereceli anlamlı bir ilişki bulunurken, konsültasyon\ristem sayısıyla FT4 değeri arasında ise negatif ve zayıf anlamlı ilişki\rsaptandı (p<0.05).\rSonuç: Bu çalışmada taranan hastaların çok küçük bir örneklemine\rpsikiyatri konsültasyonu istendiği belirlendi. Böbrek hastalıkları olan\rbireylerde biyopsikososyal süreçlerde belirgin problemler\ryaşanmasına bağlı olarak hastaların bütüncül değerlendirilmesi ve\rtedavi ekibi ile iş birliği içinde bakımının sağlanması önemlidir.\rHastaların nefroloji kliniğine kabulünden itibaren ruhsal\rdeğerlendirmelerinin yapılmasının yanı sıra gerektiğinde ruh sağlığı\rçalışanlarından konsültasyon istenmesi oldukça önemlidir.
  • Article
    Determination of the Factors Affecting the Health and Social Lives of Individuals With Type I Diabetes During the Covid-19 Pandemic Process: a Qualitative Study
    (2024) Eroğlu, Nermin; Kolac, Nurcan
    Aim: This study was carried out to determine the factors affecting the health and social lives of individuals with Type I diabetes. Materials and Methods: The sample of the study consisted of 14 individuals with Type I diabetes living in Istanbul province. The quantitative data of the study were collected using a personal information form, and the qualitative data were collected through two open-ended questions. Results: Content analysis was used to evaluate qualitative data. The mean age of the individuals with Type I diabetes was 36.1% (n=14) years. As a result of the content analysis, two main themes and eight sub-themes were determined. Accordingly, the themes were negative emotions towards the illness and fear of being unable to maintain health during the pandemic process. Conclusion: In this study, individuals with Type I diabetes were found to have negative thoughts and to experience anxiety and fear about their health due to the COVID-19 pandemic. During the pandemic process, they were particularly affected by the inability to exercise enough and the deprivation of social life. In line with these results, the study revealed that the mental and physical needs of individuals with Type I diabetes, which is a disadvantaged group during the pandemic process. In these cases, it is recommended to develop teams that will provide support for remote chronic disease monitoring of individuals with type 1 diabetes, to train health professionals, to provide multidisciplinary support to individuals by investing in these issues, and to create emergency action plans that include all elements.
  • Article
    Child And Adolescent Mindfulness Measure Turkish Validity And Reliability Study;
    (Galenos Publishing House, 2024) Bilaç, Ö.; Dikeç, G.; Akyol, C.K.; Kale, M.K.; Sapmaz, Ş.Y.; Kandemir, H.; Aydemir, Ö.
    Objectives: The number of studies on mindfulness in children and adolescents has rised in recent years, and it is crucial to evaluate the mindfulness-based interventions applied with standardized measurement tools. This aim of this study was to make the Turkish language validity and reliability of the Child and Adolescent Mindfulness Measure (CAMM), which can be used in children and adolescents about mindfulness, which has been very well-liked in recent years, and which has validity and reliability in many languages, and to bring it into our language for the ages of 9-18. Materials and Methods: The total sample of the current study consisted of 156 children and adolescents, 48 of whom were children and adolescents with any mental disorderdiagnosis according to Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders-5 (DSM-5). One hundred eight of them did not have any mental disorders diagnosis according to DSM-5, who had only periodic problems or were brought for counseling. Results: In the reliability analysis of the scale, the Cronbach’s alpha coefficient was found to be 0.76 for the whole scale. In test-retest reliability two weeks apart, the two measurements have a strong correlation between the measurements (r=0.634 p<0.0001). Conclusion: In conclusion, our findings show that the Turkish version of the CAMM is a valid and reliable measurement tool for the 9-18 age group. © 2024, Galenos Publishing House. All rights reserved.