TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14627/9

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 34
  • Article
    Uluslararası Düzeyde Hemşirelik Lisans Öğrencilerinin Beceri Eğitiminde Akran Desteği: Bir Öğretme ve Öğrenme Yönteminin Değerlendirilmesi
    (2026) Çakar, Vildan; Öngider, Berk; Eren, Bedia; Gül, Nazlıcan
    Amaç: Bu çalışma, ulusal ve yabancı öğrencilerden oluşan birinci sınıf öğrencilerine yönelik beceri eğitiminde akran destek yöntemini değerlendirmeyi amaçlamıştır. Gereç ve Yöntem: Bu karma yöntem çalışmasına, İngilizce hemşirelik eğitimi veren Türkiye'deki bir vakıf üniversitesinin hemşirelik lisans programına kayıtlı hemşirelik öğrencileri (n=106) dahil edilmiştir. Çalışma, 2023-2024 akademik yılı Bahar Dönemi’nde girişim ve kontrol gruplu (Standart Grup, n=52; Akran Destek Grubu, n=54) olarak yürütülmüştür. Çalışmada, parenteral ilaç dozu hesaplama ve hesaplanan dozu önceden seyreltilmiş kullanıma hazır bir flakondan çekme (Beceri 1) ve intramüsküler enjeksiyon uygulama (Beceri 2) becerileri ele alınmıştır. Katılımcıların yönteme ilişkin deneyimlerini değerlendirmek üzere girişim grubu katılımcılarıyla (n=10) odak grup görüşmesi yapılmıştır. Bulgular: Çalışmanın katılımcılarının %80,2'si kadın olup %67,0'ını ulusal ve %33,0’ını uluslararası öğrenciler oluşturmuştur. Genel beceri sınavı ve her iki becerinin puanları girişim grubunda daha yüksek olmasına karşın, gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır (Toplam beceri, p=0,382; Beceri 1, p=0,797; Beceri 2, p=0,189). Beceri 1’in ilaç dozunu doğru hesaplama adımı her iki grupta da düşük puan almıştır (p=0,254). Girişim grubu katılımcılarının yönteme ilişkin memnuniyet düzeyi 9,07±1,26'dır. Nitel yanıtlar “Güvenlik ve Konfor”, “Öğretme ve Öğrenme”, “Motivasyon”, “İletişim”, “Bilgi ve Deneyim” ve “Süreç Yönetimi” ana kategorilerinde gruplandırılmıştır. Sonuç: Beceri 1 ve Beceri 2 puanları genel olarak orta düzeyde olarak yorumlanabilir. İstatistiksel olarak anlamlı bir fark olmamasına karşın puanlar girişim grubu lehine yüksektir.
  • Article
    İnternet Bilgi Kaynaklarının Annelik Özgüveni ve Emzirme Öz-Yeterliği Üzerine Etkisi
    (2025) Satılmış, İlkay Güngör; Altıntaş, Eslem
    Amaç: Emzirme, doğal ve faydalı bir uygulama olmasına rağmen birçok kadın çeşitli zorluklar yaşamaktadır. Bu zorluklar, annenin kendine güveni gibi faktörlerden etkilenmektedir. Bu çalışmanın amacı, ebeveynlikle ilgili internet bilgi kaynaklarının kullanımı ile annenin kendine güveni ve emzirme öz yeterliliği arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı ve analitik çalışmanın evrenini Eylül 2022 ile Şubat 2023 tarihleri arasında emziren tüm kadınlar oluşturmuştur. Amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmış ve 318 kadın seçilmiştir. Veriler araştırmacılar tarafından Eylül 2022 ve Şubat 2023 tarihleri arasında çevrimiçi bir anket ile toplanmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılan annelerin yaş ortalaması 30.94±4.51'dir. Karitane Ebeveynlik Güven Ölçeği (KEKGÖ) toplam puan ortalaması 35.38±4.06 olarak bulunmuştur (min=21.00, max=42.00). Emzirme Öz-Yeterlilik Ölçeği toplam puan ortalaması ise 58.14±9.46’dır (min=19.00, max=70.00). KEKGÖ ile emzirme öz yeterliliği arasında anlamlı pozitif korelasyon bulundu (r=0.467, p<0.01). Sonuç: Ebeveynlikle ilgili internet bilgi kaynaklarının kullanımının annelerin bebek bakımı konusunda kendilerine olan güvenlerini artırdığı, ancak emzirme öz yeterlilik algısı yüksek olan annelerin emzirme konusunda internet kaynaklarına nadiren başvurdukları belirlenmiştir.
  • Article
    Multipl Skleroz Öz Yönetim Ölçeğinin Türk Toplumuna Uyarlanması: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması
    (Dokuz Eylul University, 2025) Tosun, Anil; Eroglu, Nermın
    Giriş: Multipl Skleroz (MS), fiziksel ve psikolojik hasara neden olan ve oldukça değişken prognoza sahip kronik, otoimmün bir hastalıktır. Bireylerin fiziksel olarak bağımlı hale gelmesine neden olan semptom tedavisi dışında öz bakım becerilerinin geliştirilmesi oldukça önemlidir. Amaç: Araştırma Multipl Skleroz Öz Yönetim Ölçeği (MS-ÖYÖ) Türk toplumuna uyarlanması amacıyla metodolojik olarak planlandı ve uygulandı. Yöntemler: Araştırma, Temmuz 2019-Mayıs 2020 tarihleri arasında bir üniversite hastanesinin nöroloji kliniğine başvuran multipl sklerozlu bireylerle gerçekleştirilmiştir. MSSM-R’nin geçerlik ve güvenirliği 169 katılımcı ile test edilmiştir. Yapı geçerliliği doğrulayıcı faktör analizi (AMOS) ile incelenmiş, test–tekrar test güvenilirliği eşleştirilmiş örneklem t-testleri ve Pearson korelasyon analizi ile değerlendirilmiş ve iç tutarlılık Cronbach’s alpha ile belirlenmiştir. Ayrıca madde analizleri de yapılmıştır. Bulgular: MS-ÖYÖ geçerliği dil geçerliği, yapı geçerliği (DFA) ve kapsam geçerliği ile değerlendirilmiştir. Güvenirliğinde iç tutarlılık analizi (Cronbach’s Alpha) .88 oldukça yüksek bulunmuştur, madde toplam korelasyonu incelenmiş ve herhangi bir maddenin ölçekten çıkarılmamasına karar verilmiştir ve zamana karşı değişmezliğin değerlendirilmesi için test tekrar test güvenilirliği için 30 hastaya iki hafta ara ile ölçek tekrar uygulanmıştır. Sonuç: Multipl Sklerozlu bireylerin öz yönetimlerinin değerlendirmesi amacıyla Türk toplumuna uyarlanan MS-ÖYÖ geçerli ve güvenilir bir araçtır.”Türkçeye uyarlanan MSSM-R, geçerli ve güvenilir bir araç olup, multipl sklerozlu bireylerin öz-yönetim müdahalelerini desteklemek için hem klinik uygulamada hem de araştırmalarda kullanılabilir.
  • Article
    Bir Vakıf Üniversitesindeki Hemşirelik Öğrencilerine Uygulanan Akran Bağımlılık Programının Madde Tüketimine Etkisi: Yarı Deneysel Çalışma
    (2025) Dikec, Gul; Savaş, Metehan Savaş Mete; Kılıç, Sude; Vargel, Çağla; Yazgan, İlknur
    Amaç: Bu çalışmanın amacı, bir vakıf üniversitesinde öğrenim gören ve bağımlılık yapıcı madde kullanan bir grup hemşirelik bölümü öğrencilerine uygulanan Akran Bağımlılık Programının, öğrencilerin madde tüketim oranları üzerinde etkisini belirlemektir. Yöntem: Çalışma tek grup, ön-test, son-test, yarı deneysel çalışma deseninde yapıldı. Veriler İstanbul’daki bir vakıf üniversitesinde, 2023-2024 eğitim ve öğretim yılı bahar yarıyılında araştırmacılar tarafından literatür doğrultusunda hazırlanan Bilgi Formu ile toplandı. Bir afiş hazırlanarak öğrencilere program ve araştırma duyuruldu. Çalışmaya katılmayı kabul eden öğrencilere, Akran Bağımlılık Programı uygulandı. Akran Bağımlılık Programı, bağımlılık ile ilgili bir seminer ve ardından broşür dağıtımı, daha sonra üniversite girişinde açılan akran standı ve akran danışmanlık gruplarından oluşmaktadır. Program araştırmacılar tarafından oluşturuldu. Çalışma, örneklemini madde kullandığını bildiren 27 hemşirelik öğrencisi oluşturdu. Verilerin analizinde ki-kare ve non-parametrik testlerinden Wilcoxon İşaretli Sıra testi kullanıldı. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 20,96 (1,53), %63’ü kadın, %33,3’ü üçüncü sınıf öğrencisi, %70,4’ü ekonomik durumunu orta algılamaktaydı. Akran Bağımlılık Programı öncesi ve sonrası hemşirelik öğrencilerinin madde tüketim oranları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Sonuç: Gelecek çalışmalarda standardize edilmiş araçlar ve ölçümlerle yapılandırılmış akran programlarının ya da daha önce madde kullanan akranların liderliğindeki programların etkinliği incelenmelidir.
  • Article
    Çocukluk Dönemine Hizmet Veren Öğretmenlerin İlk Yardım Öz Yeterliklerinin Değerlendirilmesi
    (2024) Sancı, Yagmur; Kablan, Duygu; Caner, Melisa; Citil, Dilek
    Amaç: Bu çalışmada çocukluk dönemine hizmet veren öğretmenlerin ilk yardım öz yeterlik düzeyleri ve bunu etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı tipteki araştırma verileri 139 öğretmenden Tanıtıcı Bilgi Formu ve İlk Yardım Öz Yeterlik Ölçeği aracılığı ile toplandı. Bulgular: Öğretmenlerin ölçek toplam puan ortalaması 128.338 ± 43.870 olarak belirlendi. Erkeklerin temel ilk yardım özyeterliği puanları (x=50.947), kadınların temel ilk yardım özyeterliği puanlarından (x=44.564) yüksek bulundu (t=2.488; p=0.014<0.05; d=0.474; η2=0.043). Öğretmenlerin ilk yardım eğitimi almış olması, ilk yardım öz yeterlik düzeyini arttırmaktaydı (ß=0.265). Öğretmenlerin ilk yardımcı kimliğine sahip olması, ilk yardım öz yeterlik düzeyini arttırmaktaydı (ß=0.214). Öğretmenlerin ilk yardım bilgisi konusunda kendini yeterli görmesi, ilk yardım öz yeterlik düzeyini arttırmaktaydı (ß=0.165). Sonuç: Öğretmen yetiştirme programlarında teorik ve uygulamalı ilk yardım eğitimlerinin birlikte verilmesi, eğitimin uygulama basamağında kadın öğretmenlerin cesaretlendirilmesi, eğitimlerin sağlık bakanlığı tarafından onaylı güvenilir eğitmenler tarafından verilmesi, çocuklara hizmet verecek öğretmen adaylarına, sağlık bakanlığı onaylı ilk yardımcı kimliği alabileceği eğitim imkanlarının sağlanabilmesi, bu eğitimler sırasında ilk yardım bilgisine ek olarak, ilk yardım öz yeterlik düzeylerinin de geçerliği yapılmış ölçüm araçlarıyla değerlendirilmesi önerilmektedir.
  • Article
    Investigating Nurses and Nurse Managers Experiences During the COVID-19 Pandemic: A Phenomenological Study
    (Dokuz Eylul University, 2024) Bacaksız, Feride Eşkin; Seren, Arzu Kader Harmancı; Güngör, Serkan; Bilgin, Osman; Baykal, Ülkü; Alan, Handan
    Giriş: Türkiye, ‹1.000 kişiye düşen hemşire sayısı› açısından OECD ülkeleri arasında sonuncuya yakın sırada yer almaktadır. Hemşireler ve hemşire yöneticiler zaten pandemi öncesi normal dönemlerde zor şartlar altında özveriyle hizmet veriyorlardı ve bu pandemi döneminde daha da zorlaştı. Bu nedenle hemşirelerin ve hemşire yöneticilerin pandemi sürecindeki deneyimlerinin araştırılması gelecekteki olası pandemilere karşı hemşirelik bakımında iyileştirme yapılması açısından önemlidir. Amaç: Bu çalışma, hemşirelerin ve hemşire yöneticilerin COVID-19 pandemisi sırasındaki deneyimlerini araştırmayı amaçlamıştır. Yöntem: Araştırmada fenomenolojik nitel yaklaşım kullanılmıştır. Örneklemi, COVID-19 pandemisi sırasında çalışan 14 yönetici hemşire ve 14 hemşire oluşturmuştur. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak sesli ve görüntülü görüşme yapılarak çevrimiçi olarak toplanmıştır. Bulgular, nitel araştırmaları raporlamak için birleştirilmiş kriterlere dayalı olarak rapor edilmiştir. Bulgular: Verilerin analizinin ardından, Türkiye’deki hemşire yönetici ve hemşirelerin COVID-19 zorluklarına ve deneyimlerine yönelik tutumları üç temaya ayrılmıştır: “İletişim ve İş birliği”, “Eğitim/Gelişim” ve “Çalışma Koşulları/Çevre”. Sonuç: Araştırma, hemşire yöneticilerin iletişimi kolaylaştırmak, hemşirelerin eğitim ve gelişim ihtiyaçlarını karşılamak ve personel hemşirelerin çalışma koşullarını iyileştirmek için büyük çaba sarf ettiği sonucuna varmıştır. Araştırma ayrıca, hemşire yöneticilerin hassas ve samimi yaklaşımlarının hemşirelerin dayanıklılığını artırdığını buldu. Hemşire yöneticilerin yönetim becerileri ve hemşirelerin pandemi sürecindeki deneyimleri, gelecekte ortaya çıkabilecek pandemi ve benzeri afetler in etkili bir şekilde yönetilmesi için değerli bilgiler ve kanıtlar sunmaktadır.
  • Article
    Sosyal Görünüş Kaygısının İşyeri Yalnızlığına Etkisi: Konya Gençlik Vespor İl Müdürlüğü Örneği
    (2021) Kocak, Emine; Ersoz, Gozde; Kiratli, Esin
    İşyeri sağlığı psikolojisi son zamanlarda psikologlar, yönetim bilimcileri ve sosyologlar tarafından sıklıklaaraştırılan konulardan biri haline gelmiştir. İşyerinde bireyin sosyal çevreden kaynaklanan yalnız kalma hali vesosyal etkileşimin kaçınılmaz bir bileşeni olan sosyal görünüş kaygısı işyerindeki psikolojik sağlığı etkileyenfaktörlerden bazılarıdır. Bu çalışmanın amacı, spor teşkilatında çalışan personelin sosyal görünüş kaygılarının işyeri yalnızlığına etkisini belirlemek ve bazı demografik özelliklerin (yaş ve çalışma süresi) söz konusu psikolojikfaktörler ile ilişkisini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın örneklemini Konya Gençlik ve Sporİl Müdürlüğü’nde antrenör, memur ve uzman olarak görev yapan toplam 192 çalışan (nerkek= 127; Xyaş= 37.73±7.74 ve nkadın= 65; Xyaş=36.39±8.17) oluşturmaktadır. Çalışmada \"İşyerinde Yalnızlık Ölçeği\" ve \"SosyalGörünüş Kaygısı Ölçeği\" kişisel bilgi formu ile birlikte örneklem grubuna uygulanmıştır. Verilerin analizindebetimsel istatistik yöntemleri, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi ve Basit Regresyon Analizikullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre Gençlik ve Spor çalışanlarının sosyal görünüş kaygısı düzeylerininİşyerinde Yalnızlık Ölçeği’ nin duygusal yoksunluk ve sosyal arkadaşlık alt boyutlarını pozitif yönde yordadığıgörülmüştür. Ayrıca sosyal görünüş kaygısı ile çalışma süresi arasında pozitif ilişki gözlenmiştir. Bu araştırmadanelde edilen veriler ışığında, gençlik ve spor çalışanlarında sosyal görünüş kaygısı arttıkça işyerinde yalnızlıkdurumunu ortaya koyan iş yerindeki bireylerle ilişkilerin niteliğinin ve niceliğinin olumsuz yönde etkilendiği;çalışma süresi daha fazla olan bireylerin sosyal görünüş algısı yönünde olumsuz duygulara sahip olduğu sonucunavarılmıştır.
  • Article
    Sağlık Profesyonellerinin Pelvik Taban Hakkında Bilgi ve Farkındalık Düzeylerinin Değerlendirilmesi
    (2021) Güngör, Melike; Çolakoğlu, Maviye Nur; Çelenay, Şeyda Toprak; Düşgün, Elif Sena; Okumuş, Büşra
    Amaç: Sağlık profesyonellerinin pelvik taban hakkındaki bilgi ve farkındalığının incelenmesiydi. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 96 hekim, 225 fizyoterapist, 186 hemşire ve 106 ebe olmak üzere toplam 613 sağlık profesyoneli dahil edildi. Pelvik taban bilgi ve farkındalığı araştırmacılar tarafından hazırlanan bir anket ile hem yüz yüze görüşme ile hem de çevrimiçi platform üzerinden toplandı. Bulgular: Pelvik tabanı içeren yapılara doğru yanıt verenlerin yüzdesi hekimlerde (%78.1) ve fizyoterapistlerde (%77.8) en yüksekti. Pelvik taban kaslarının bütün meslek gruplarında en iyi bilinen fonksiyonları üriner kontinansı sağlamak ve pelvik organlara destek olmak iken; en az bilinen fonksiyonları lumbopelvik stabilitede önemli olduğu ve solunum sistemi ile ilişkili olduğu idi. Hastalara pelvik taban kas egzersizi öğreten sağlık profesyoneli oranı fizyoterapist (%68.9) ve ebelerde (%62.3) en yüksekti. Bütün meslek gruplarında pelvik taban kas eğitiminin en çok bilinen faydası üriner/anal kontinansın sağlanmasında önemli olduğu iken; en az bilinen faydası bel ağrısında önemli olduğu idi. Sonuç: Sağlık profesyonellerinin, pelvik tabanı oluşturan yapıları, vücuttaki yeri, pelvik taban kaslarının fonksiyonu ve pelvik taban kas egzersizleri ile ilgili bilgi ve farkındalık düzeylerin de yeterli düzeyde olmadığı görüldü. Ayrıca, fizyoterapistlerin diğer meslek gruplarına göre pelvik taban ile ilgili daha fazla bilgiye sahip olduğu bulundu. Bu alanda çalışan sağlık profesyonellerinde pelvik taban ve pelvik taban egzersizleri konusundaki eğitimlerinin artırılması gerekmektedir.
  • Article
    Hemşirelik Bakımında Teknolojinin Yeri ve İnovasyon
    (2020) Çetin, Belgin; Eroglu, Nermın
    Günümüzde teknolojinin sağlık sektöründe yarattığı dönüştürücü etkiler dikkat çekmektedir. Eğitim ve hemşirelik bakımı gibi dinamik sağlık sistemlerinde teknolojinin önemi giderek artmaktadır. Hemşirelerin, teknolojinin giderek artan hızıyla bütünleşmesi ve ilgili programlara duyulan ihtiyacın önemi vurgulanmaktadır. Kanıta dayalı bakımda yenilikçi yaklaşımlar ancak yeni teknolojilerin entegrasyonu ile gerçekleşebilmektedir. Hemşirelik bakımında bilişim ve yenilikçi teknolojiler teması üzerine son üç senede yayımlanmış akademik çalışmalar incelenmiş ve önemli kamu veya sivil organizasyonların konuya katkıları belirtilmiştir. Bu derleme, sağlık sektörünün önemli elemanları olan hemşirelerin en temel görevleri olan bakımda; yenilikçi teknolojilerin yarattığı yenilikler ve hemşireliğin değerleri ile örtüşen bakım hizmetlerini inovasyon kavramı üzerinden tanımlamaya çalışır.
  • Article
    Kalp Cerrahisi Semptom Envanterinin Türk Dilinde Geçerlik ve Güvenirliği
    (2023) Altınok, Dilara; Sağlam, Rabia
    Bu araştırma, Kalp Cerrahisi Semptom Envanterinin (KCSE) geçerlik ve güvenirliğini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Metodolojik türdeki bu araştırma Aralık 2017-Eylül 2018 tarihleri arasında bir devlet ve bir vakıf üniversitesi hastanesinde KABG ameliyatı olan 312 hasta ile yürütülmüştür. Veriler, Hasta Bilgi Formu ve KCSE kullanılarak toplanmıştır. KCSE’nin dil geçerliği, çeviri-geri çeviri yöntemi ile analiz edilmiştir. Kapsam geçerliğinde ise Davis tekniği kullanılmıştır. Envanterin güvenirliği için Cronbach α katsayısı ve madde toplam korelasyonları incelenmiştir. Örneklem yeterliliği ve verilerin faktör analizine uygunluğunu değerlendirmek için Kaiser-Mayer-Olkin (KMO) ve Bartlett testleri uygulanmıştır. Envanterin KMO değeri 0,867 olarak bulunmuştur ve bu değer temel bileşenler analizi için uygunluğu göstermektedir. Benzer şekilde Bartlett testi sonuçları da $(x^2=22733,809; p=0,000)$ verinin birbiri ile ilişki gösterdiğini ve faktör analizi için uygun olduğunu göstermektedir. Envanterin Kapsam Geçerlilik İndeksi (KGİ) 0,84 olarak bulunmuştur. Tek alt boyut olarak incelenen 35 maddelik KCSE’nin faktör yükleri 333 ile 858 arasında değişmektedir ve açıklanan varyans %44,922’dir. Envanterin toplam Cronbach α katsayısı 0,961 olup, tüm maddeler için toplam madde korelasyonları pozitiftir. Sonuç olarak, tek alt boyutlu ve 35 maddeli KCSE’nin Türk dilinde geçerli ve güvenilir bir envanter olduğu ve kalp cerrahisi sonrası hastaların semptomlarını değerlendirmede kullanılabileceği bulunmuştur.