TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14627/9

Browse

Search Results

Now showing 1 - 9 of 9
  • Article
    Yılmaz Güney’in Yaşam Öyküsü ve Sinema Sanatına Genel Bir Bakış
    (2019) Hayır, Celal
    Yılmaz Güney, Türkiye sanat tarihine çok yönlü bir sanatçı (sinemacı) olarak damgasını vurmuş bir kişidir. Aktör, senarist, yönetmen ve yapımcı kişiliğinin yanı sıra, roman, öykü yazarı olarak da çok başarılara imza atmıştır. Çok yönlü aydın bir sanatçı kişiliği ve sorumluluğu ile sosyal-siyasal çalkantılar, bölünmüşlükler, toplumsal huzursuzluk ve ekonomik sıkıntıların hüküm sürdüğü bir Türkiye’de, gerek sanatsal eserleri ile gerekse sinemasal yapıtlarında sorunlara karşı duyarlı bir yaklaşım sergilemiştir. Türkiye toplumunun feodal çelişkilerini, ağı koşullar altında yaşayışını abartıya ve slogancılığa kaçmadan sinemasal toplumsal gerçekçi bir dille aktarma uğraşısına girmiştir. 1960’larda, Yeşilçam’ın yıldız oyuncu sistemi kastını kırarak kendi bireysel çabasıyla tırmanışa geçen Yılmaz Güney, Türkiye halkının gönlünde “Çirkin Kral”lık mertebesine kadar yükselerek efsaneleşmeyi başarmış ve oyunculukla ilgili alışılmış kalıpları yıkarak alternatif kimliğiyle kendisinden sonra bir çok oyuncuyu da etkilemiştir. Özellikle 1970’lerde hem yönetmen hem senaryocu ve hem de yapımcı olarak gerçekleştirdiği eserlerle Yeşilçam’a yön verdiği gibi, Yeşilçam sineması içinde alternatif- muhalif- yeni bir sinemanın oluşmasına önayak olmuştur. Yılmaz Güney sinemasını anlamak ve hakkında doğru tespitler yapabilmek için onun sinema serüvenini yasam öyküsüyle birlikte ele almakta fayda var.
  • Article
    Değişen Habercilik Anlayışı Kapsamında İzleyici Mesajlarının Habere Yansıması-örnek Çalışma: Fox Tv ve A Haber Örneği
    (2018) Alp, Hakan; Turan, Erkan
    Makalemiz kapsamında sosyal medya mesajlarının televizyonhaberlerini nasıl etkilediğini, değişen habercilikte içerik sağlamadansunumlarda ortaya çıkan yeni medya anlayışına vurgu yapılmakistenmiştir. Ortaya çıkan bu yeni medya anlayışı bağlamında televizyonhaberlerinde izleyici mesajlarının okunmasının, interaktif habercilikkavramına yeni bir boyut getirip getirmediği sorusuna da yanıtaranmıştır.Sosyal medya platformları sosyal medya haberciliğikavramının doğmasına neden olmuş, zamanla geleneksel medyayı daiçine alan yepyeni bir habercilik anlayışı sektöre hâkim olmuştur.Özellikle bu yeni anlayış çerçevesinde hazırlanan haberlere, sunumsürecinde izleyici etkisi söz konusu olabilmektedir. İzleyici anchormantarafından sunulan haberlerle ilgili görüş belirtebilmekte, sunucudanbunun yanıtını alabilmekte ve sunucunun izin verdiği olanaklardoğrultusunda içerik gönderebilmektedir. Medyaya hâkim olan bu yenianlayış haberciliğin geleceğini daha iyi anlayabilmek açısındanönemlidir. İşte bu çalışma, televizyon haberlerinin bir iletiden çok,izleyicinin de içinde yer aldığı yeni bir tarzla sunulmaya başlandığınıgöstermeyi amaçlamaktadır. Doğrusal olmayan, çoklu sayısal iletişimteknolojilerinin sağladığı yeni olanaklar medya üretim ve yaymaaraçlarına ulaşılabilirliğiyle kitle ve gazeteciler arasındaki ilişki de farklıbir boyut kazandı. Günümüzde online sosyal ağlarla interaktifgazeteciliğin ulaştığı boyutlar örnek olarak seçilen televizyon kanallarınınhaberleri incelenerek gösterilmek istenmiştir. İnternetin ulaştığı boyutlaberaber sosyal mecralar sanal ortam kullanıcıları tarafından vazgeçilmezbir alışkanlık haline gelerek, her yaştan, kültürden ve her kesimden geniş kitlelerin isteklerine yanıt verirken aynı zamanda bu ortamda fikirlerinipaylaşanların, eleştiri yapanların da buluşma adresi olmuştur.
  • Article
    Yeniden Çevrilmiş ve Orijinal Filmleriyle Güney Kore Film Endüstrisinin (Hallyuwood) Türkiye’deki Konumunun İncelenmesi
    (2023) Ünlü, Türkay Türkan
    Türkiye, 2019 yılında gerçekleşen 93. Akademi Ödülleri’ne “En İyi Uluslararası Film” ödülü kategorisinde kendisini temsil etmesi için 7. Koğuştaki Mucize’yi aday adayı göstermiştir. Söz konusu filmin, Lee Hwan-Kyung yönetmenliğinde çekilen 2013 yapımı 7 Beon-bangui Seon-mul isimli Güney Kore filminden yeniden çevrim olması çıkan tartışmaların odak noktası olmuştur. Türkiye’nin uluslararası alanda bilinirliği olan bir festivale Güney Kore’den yeniden çevrilen bir filmi göndermesi Güney Kore film endüstrisinin (Hallyuwood) Türkiye’deki durumunun sorgulanmasını sağlamıştır. Dolayısıyla “Hallyuwood’un Türkiye’deki konumu nedir?” sorusu, bu çalışmanın ana problemini oluşturmaktadır. Çalışma, yerli alanyazında Hallyuwood kavramını ilk kez detaylı kullanan araştırma olması ve Güney Kore sinemasının etkenliğini çok yönlü ortaya çıkarması açısından önem taşımaktadır. Çalışmada, Hallyuwood’un Türk sinemasındaki konumu iki boyutta incelenmiştir. İlki; Güney Kore’den yeniden çevrilen filmler ve ikincisi Güney Kore menşeili ithal filmlerdir. Bu çerçevede çalışmanın evrenini, Güney Kore yeniden çevrim filmleri ve yayınlanan orijinal Güney Kore filmleri; örneklemiyse Türkiye’de 2005-2022 yılları aralığında gösterilen filmler oluşturmuştur. Çalışma kapsamında filmler betimsel içerik analiziyle incelenmiştir. Ulaşılan bulgular neticesinde, Hallyuwood’un Türkiye’de etkenliğinin özellikle dijital platformlar aracılığıyla genişlediği; filmlerin kurmaca, canlandırma ve belgesel sinema alanında çeşitli türleri barındırdığı, dram ve gerilim türünde yapımların film konularında ağırlıklı olarak ithal edildiği, yeniden çevrim filmlerin Güney Kore menşeili filmlere oranla arz-talep kapsamında daha fazla tercih edildiği görülmüştür.
  • Article
    “Barış Akarsu Merhaba” Filminin İzlerkitle Üzerindeki Etkisinin Duygu Analizi Yöntemiyle Değerlendirilmesi
    (2023) Arkan, Nil
    Sosyal medya, bireylere, fikirlerini ifade edebilmeleri, belirli konularda bilgi ve fikir alışverişi yapabilmeleri imkanı sağlamaktadır. Günümüzde sosyal medya forum sayfalarının, tartışma sitelerinin artmasıyla birlikte, sosyal medyanın iki yönlü bir iletişim şekli oluşunun sonucu olarak kamuoyunun belirli konulardaki duygu ve düşünceleri çeşitli yöntemlerle saptanabilmektedir. Sinema da bu konulardan biridir ve vizyondaki veya dijital video platformlarındaki filmler hakkında insanların ne düşündüğü tespit edilip değerlendirilebilmektedir. Bu çalışmada, 2022 yılında vizyona giren “Barış Akarsu Merhaba” filminin, duygu analizi yöntemi kullanılarak izleyicinin film hakkındaki duygu ve düşüncelerinin değerlendirmesi yapılacaktır. Duygu analizi yöntemi kullanılarak yapılacak olan araştırmada değerlendirme sınırlılıkları kapsamında platform olarak Ekşi Sözlük seçilmiştir. Araştırmanın Ekşi Sözlük ile sınırlandırılmasının nedeni Türkiye’de sözlük tabanlı platformlar arasından en çok bilinen ve en sık ziyaret edilen platform olmasıdır (SimilarWeb, 2022). Aynı zamanda, içeriklerin kısa ve yazı formatında olması nedeniyle bu platform tercih edilmiştir. Araştırmada, izleyicilerin film hakkında olumlu, olumsuz ve nötr görüşleri ile bu görüşlerin alt başlıkları nedenleri ile analiz edilecektir. Analiz sonucunda, kullanıcıların büyük çoğunluğunun film hakkında olumsuz değerlendirmede bulunduğu, bu olumsuz değerlendirmelerden en yüksek oranın ‘yapım’ alt başlığına ait olduğu gözlemlenmiştir. Aynı zamanda, özellikle Türkiye’de çok fazla biyografi türünde film yapıldığı ve kişilerin artık izlememeyi tercih ettikleri görülmüştür. Ayrıca, oyunculuğun çok beğenilmesine rağmen filme konu olan gerçek kişinin, filminin yapılmasının gereksiz olduğu ve bunun maddi çıkar kaygısı taşıdığı sonucuna varılmıştır.
  • Article
    Yabancılaştırma Efektlerinin Sinemasal Dile Etkileri: Woody Allen ve “Annie Hall” Üzerine Bir İnceleme
    (2023) Tınaz, Pınar
    Klasik Anlatı yapısı, Aristoteles’den günümüze geçerliliğini korumakta, popüler sinema çerçevesinde değerlendirilen eserlerde başat olarak kullanılmaktadır. Temeli özdeşleşmeye dayanan, olayların neden – sonuç ilişkileri ile ilerlediği geçişli bir anlatı yapısını benimseyen ve seyirciyi anlatı karşısında pasif kılan bu yapı, Alman oyun yazarı Bertolt Brecht tarafından eleştirilmiştir. Brecht’in Epik Tiyatro Kuramı, seyircinin anlatıya dışarıdan bakabildiği, dolayısıyla eleştirel düşünebildiği yeni bir anlayış yaratmıştır. Brecht kuramında, yabancılaştırma efektleri, epizotik anlatım, sosyal gestuslar, göstermeci oyunculuk ve anlatımcı yapıya yaslanarak seyircinin aktifleştirilebileceğini savunur. Brecht’in görüşleri, öncelikle Fransız Yeni Dalga Sineması içinde karşılık bulmuş; J.L Godard, F. Truffaut, A. Varda gibi yönetmenlerin filmlerinde etkisi açıkça gözlenmiştir. Sinema anlatısında dördüncü duvarın yıkılmasını ve seyircinin aktifleştirilmesini sağlayan yabancılaştırma efektleri, sıklıkla oyuncuların direkt seyirciye hitap ederek konuşması, diyalogların asenkron kaydedilmesi, çekim ekipmanının kadraj içinde bırakılması, filmsel mekan algısını bozacak kurgusal hataların özellikle planlanması, müzikte ve dekorda anlama zıt öğelerin kullanılması gibi yöntemler ile kendisini göstermekte, seyircinin özdeşleşme eğilimini sekteye uğratarak anlatının dışında kalmasını sağlamaktadır. Yabancılaştırma efektlerinin kullanımı, Avrupa sanat sineması ile sınırlı kalmamış, 1970’li yıllarda yükselişe geçen, New York merkezli Yeni Hollywood Sinemasında da anlatının eleştirel yapısını destekleyecek bir unsur olarak öne çıkmıştır. Klasik Hollywood sinemasının aksine, içinde yaşadıkları dünyaya eleştirel bir gözle bakan, biçimsel denemelere girişmekten çekinmeyen ve sinemayı sanatsal bir yaratıcılık alanı olarak benimseyen bu hareket içinde Dennis Hooper, John Cassavettes, Robert Altman, Mike Nichols gibi yönetmenler öne çıkmaktadır. Bu çalışmada, Yeni Hollywood Sineması içinde değerlendirilen Woody Allen’ın 1977’de çekmiş olduğu, New Yorklu genç bir kadının özgürleşme öyküsünü anlatan Annie Hall filmi, yabancılaştırma efektlerinin anlatıya etkileri çerçevesinde, dramatik çözümleme yöntemiyle incelenmektedir.
  • Article
    Türkiye’de Cumhuriyetin Getirdiği Değişimlerin Müzikal Anlatısı: Ateş Üstünde Yürümek (1991) Filmi Örneği
    (2023) Arkan, Nil
    Sanatta ve sinemada tür kavramı yıllardır bilinen ve tanınan bir olgudur. Kapitalizm ve tecimsel yaklaşımın hakim olduğu Hollywood’un oluşumuyla birlikte, film türleri oluşmuş ve dünyaya yayılmıştır. Türk sinemasında da tarihinden itibaren tür denemeleri yapılmıştır. Bu türlerden biri de müzikal film türüdür. Müzikal film türü her zaman için popülerliğini koruyan ve izleyici bulan, eğlenceli, müzikli, danslı bir tür olarak bilinmektedir. Türk sinema tarihinde “Tiyatrocular Dönemi” olarak geçen ve Muhsin Ertuğrul’un tek adam olduğu dönemde denenen türlerden biri de müzikal film türüdür. Bu çalışmada, Kurtuluş Savaşı’nın kazanılması ve Cumhuriyet’in ilan edilmesiyle başlayan yılların konu edildiği, bir müzikal film olan “Ateş Üstünde Yürümek” filmi nitel araştırma yöntemi kullanılarak incelenecektir. Desen olarak, betimsel veri analizi, veri toplama araçları olarak, alan yazın ve doküman (film) kullanılmıştır. Araştırmada birincil kaynaklar ve bunlardan yola çıkılarak yayınlanan çalışmaların incelemesi ve görsel doküman incelemesi yoluyla filmdeki görsel ve anlamsal verilerin toplanması gerçekleştirilmiştir. Elde edilen dokümanlara göre tekli durum çalışması yönteminden yararlanılmıştır.
  • Article
    Kadın Hareketinde Direniş Temsili Olarak ‘Damızlık Kızın Öyküsü’
    (2022) Eyrek, Aysun
    Bu çalışmanın amacı, Margaret Atwood’un romanından uyarlanan Damızlık Kızın Öyküsü televizyon dizisi karakterlerinin, kadın hareketinde nasıl toplumsal direnişin temsiline dönüştüğünü ve neyi sembolize ettiğini açıklamaktadır. Romanda, totaliter rejimin uygulandığı Gilead hükümetinde, doğurganlığı bulunan kadınlar, damızlık kız olarak üst düzey ailelere hizmet etmeleri için verilmektedir. Damızlık kızlar, kırmızı pelerin, çevrelerini görmelerini engelleyen kanatlı beyaz şapka takmak zorundadır. Bu çalışmada, ABD, Arjantin ve Türkiye kadın hareketinde, aktivistlerin protestolar sırasında dizi kostümlerini giydiklerini gösteren haber fotoğrafları Roland Barthes’in göstergebilimsel çözümlemesine dayandırılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, her üç ülkede de dizi kostümünün, kadın hakları konusunda bir sembole dönüştüğü, bu sembolün baskıcı ve kadın haklarını kısıtlayan politikalara karşı kadınların “güçlü ve direnişçi” olduklarını sembolize ettiği tespit edilmiştir.
  • Article
    Metaverse Kapsamında Oyun-içi Reklam Uygulamaları: Sandbox Alpha 2 Örneği
    (2022) Güdüm, Sinem; Doğan, Ece
    Günümüzde üretüketici (prosumer), yeni dijital gelir modelleri ile çevrimiçi kazanç sağlamak için fırsatlar yaratmada katılımcı bir rol üstlenmekte ve ‘Metaverse’ aracılığıyla sanal dünyadaki daldırmalı (immersive) deneyimlere kucak açmaktadır. Bu gelişmelerin yanı sıra Metaverse, üretüketici (prosumer) için çeşitli riskler de barındırmaktadır. Çalışmada, söz konusu risklerin yanı sıra sanal topluluk temelli tüketici davranışları ve Metaverse kapsamında blok zincir teknolojisine dayalı reklam olanakları incelenmiştir. Bu bağlamda, Metaverse üzerinde devam eden SandBox Alpha Test 2, sınırlı bir vaka çalışması olarak ele alınmış ve test yayının ilk gününden son gününe kadar toplanan veriler analiz edilmiştir. Test aşamasındaki oyunda çalışmayan ya da hatalı link gibi teknik sorunlarla karşılaşılması ve sanal platformun çok geniş olması çalışmanın kısıtları olarak verilebilmektedir. Bunları en aza indirmek için, iki araştırmacı çalışmayı hem gündüz hem de gece olmak üzere daha uzun bir süre zarfı boyunca yürütmüştür. Araştırmanın sonucunda SandBox platformunun; NFT pazarlama, Direct 2 Avatar uygulamaları, “oynayarak kazan / earn to play” özelliği ve SandCoin kullanımı çerçevesinde; kullanıcılara güvenilir oyun-içi alışveriş imkanı sağlarken, aynı zamanda da kazanç elde etmelerine imkan verdiği saptanmıştır.
  • Article
    Bollywood Sinemasını Kamu Diplomasisi Bağlamında Yeniden İzlemek: Bajrangi Bhaijaan Üzerine Bir İnceleme
    (2021) Çakıcı, Zindan; Meriç, Emre
    Bollywood sineması, Hindistan’ın kendi kültürünü, sanatını ve dinsel öğelerini tanıttığı önemli kamu diplomasisi araçlarından biridir. Hindistan, Bollywood sineması üzerinden hem kendi ülkesini tanıtmakta hem de kültürel ürünlerini bu sinema endüstrisi aracılığıyla diğer ülkelere pazarlamaktadır. Bu araştırma, Bajrangi Bhaijaan filminin göstergebilimsel analizi ile Bollywood’un Hindistan’a dair birçok yumuşak güç unsurunu tanıtırken; Pakistanlıları nasıl temsil ettiğini analiz etmiştir. İnceleme sonucunda, filmde Hindistan’ın kültürü, sanatı ve dinsel öğeleri olumlu imgeler ile sunulurken, Pakistanlıların ve bununla birlikte Müslümanların, “ataerkil”, “öfkeli” ve “tutucu” olarak temsil edildiği görülmüştür.