TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14627/9

Browse

Search Results

Now showing 1 - 6 of 6
  • Other
    Blokzincir Teknolojisi Bilgiye Erişimde Nasıl Kullanılır? Mevcut Durum ve Potansiyeller
    (2020) Çetin, Belgin
    Finans sektörünün gereksinimi olarak gündeme gelen blokzincir teknolojisi hakkında sonzamanlarda başta sağlık olmak üzere eğitim, hukuk, yayıncılık sektörü, bilimsel bilişim ve bilgiyönetimi gibi alanlarda da bahsedilmeye başlanmıştır.Makale, teknolojinin özellikle bilgi yönetimi üzerine etkilerinin yanı sıra bilimsel bilişim, açık verive açık bilim konuları üzerindeki etkilerini açıklamaya çalışmaktadır.
  • Article
    Yalan Haber, “Post-Truth” Kavramı ve Medya Üçlemesi: Geçmişten Günümüze Gündem Belirleyen Örnekler
    (2020) Sarıoğlu, Elif Başak
    Bu makale, “post truth” kavramının 2016 yılı sonrası çok daha ön planaçıkmasına karşın; geçmişte de medyadaki örnekleri ile hayatımızdaolduğunun altını çizmektedir. Bununla birlikte, özellikle son yıllardayaşamımıza entegrasyonundaki artışa vurgu yapılmaktadır. Ağırlıklı olaraksiyaset ve siyasi propaganda ile ilişkili olarak ilerlese de ekonomik çıkarveya farklı sebeplerle de post truth yaklaşımların sergilenebildiğine şahitolunmaktadır. Bu çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizikullanılması suretiyle gelenekselden dijitale uzanan habercilik yolculuğundageçmişten ve günümüzden “ön plana çıkan”, “gündem yaratan” yalan haberörneklerinin incelenerek post truth kavramının hayatımızdaki yeriaraştırılmıştır. Bu doğrultuda, internetin her geçen gün artan hızı, erişimalanının genişliği gerek kullanıcı gerek içerik üretici olarak dijital alandakikullanıcı sayısındaki artış gibi etkenlerin yeni medya üzerinden post truthkavramı beslediği anlaşılmıştır. Post truth olarak nitelendirilen içindebulunduğumuz çağda toplumun gerçeklik kavramı ile bağını koparmasındaetken olan faktörlerin irdelenmesi, çalışma için alt yapı oluşturmaktadır.ÖzetAntik Yunan’da Platon, bilginin yanılmaz olduğu, yanlışa düşmediğini öteyandan, inancın yanılabilir olduğu ve yanlışlar yapabilmesi bakımındanbirbirinden ayrıldığını savunmuştur. Yani bilginin karşısında kimseduramaz ama inançlar ikna ile yönlendirilebilmektedir (Cross, Woozley,1999: 53-54). Orta çağ da gerçeği arayış insanları farklı inançlarasürüklemiştir. Mucizelere, mitlere inanılan bir döneme girilmiş ve birtakıminançlar uğruna insanların birbirine işkence yapması ve bunun bir topluluktarafından izlenmesi dahil olmak üzere insanlık dışı olayların yaşanmasınormal olarak karşılanan süreçler olarak algılanmıştır. Modern Çağ’da iseiçsel kanaatler gerçeklik haline gelmiştir. Medyanın gerçekliği inşa sürecibaşlamıştır. Bilgi toplumu olarak adlandırılan günümüzde ise bilgiye ulaşımhem kolaylaşmış hem de ucuzlamıştır. Ama burada bilginin kalitesi, bilginindoğruluğu gibi kavramlar da ön plana çıkmıştır. Enformasyondönüşümünün bu kadar arttığı bilgi çağı olarak adlandırılan bir dönemdeaynı zamanda post truth kavramının da bu denli yükselmesi de derin birçelişki olarak görülmektedir. Bilgi ve iletişim çağında yaşamamıza karşıniletişim konusunda geçmişte olmadığı kadar çalışma yapılması, iletişimselsıkıntı ve engellerin araştırılması dikkat çekicidir. Bir yandan teknolojininitici gücü ile çeşitlenen iletişim kanallarının avantajları yaşanırken diğertaraftan “birbirini gittikçe daha az anlayabilen” toplumlar oluşmuştur.Günümüzde, bireyler hoşlarına gitmeyen fikirleri savunanlardan kendilerinisoyutlayacak daha çok alan bulmaktadırlar. Diğer yandan, tam tersi de söz konusu olmaktadır. Kişiler için kendi inanç ve düşüncelerinipekiştirebilecekleri, onay alabilecekleri, kendileri gibi düşünenlerden oluşangrupların içerisinde kendilerini konumlandırmaları da kolaylaşmıştır.Carnegie Mellon Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmanınsonuçlarına göre insanlar kendi gerçekliklerini seçmeye meyillidavranmaktadırlar. Araştırma sonuçlarının da desteklediği üzere, bilgiyeulaşma yolunda objektiflikten uzak olduğumuz ortaya çıkmıştır. Din, eğitimve çevre gibi pek çok faktörün etkisiyle şekillenen inançlarımızdoğrultusunda bilgiyi edinmede seçici davranmaktayız. İnançlarımıza tersdüşen görüşlerin çoğunu yalan kabul etmekteyiz. (Golman, Hagmann,Loewenstein, 2017: 96-135). İşte tam bu noktada post truth kavramı ortayaçıkmaktadır. Sözlük anlamı olarak Post Truth; “duyguların ve kişiselkanaatlerin belirli bir konu üzerinde kamuoyunu belirlemede rasyonelgerçeklerden daha fazla etkili olması durumudur” (Oxford Dictionary,2017). Bir diğer deyişle, rasyonel bilginin yanında duygusal tepkilerimizinağır basması durumu olarak da değerlendirilebilir. Kavramın göreceli olarakyeni olduğunu ama uygulamanın öncesinde de varolduğunu ve bizler içintanıdık olduğunu söylemek mümkündür. Medyadan farklı dönemlerdenseçilen örneklerin de desteklediği üzere, “Post Truth” kavramı son yıllardadaha sıklıkla duyulmakta olsa da aslında geçmişte de örneklerinigördüğümüz bir olgudur.Çalışmada, son yıllarda hızla gelenekselden dijitale dönüşen habercilikalanında gündem belirleyen yalan haberlerden belirli örnekler incelenerek,post truth kavramının yeni bir olgu olup olmadığı irdelenmiştir. Araştırmada ayrıca “geleneksel ve yeni medya arasında gerçekliğin yitirilmesinoktasında farklar var mıdır?” sorusuna cevap aranmaktadır. Yeni medyakanallarının yaygınlaşması sonrası post truth kavramın yükselişi mercekaltına alınmıştır. Toplumun gerçeklikten kopması noktasına varanhaberlerin gelecekte yaygınlaşmasının önüne geçilmesi için alınabilecekönlemler tartışılmıştır. İleriki aşamalarda, gerçekliğin yitirilişinin toplumsaldönüşümdeki etkileri, toplum üzerinde hâkim olan ahlaki temelleringüçlendirilmesi konusundaki etkenler, yeni medyada sunulan bilgi kavramıve deneti sorunları konularında daha detaylı çalışmalar yapılmasıönerilmektedir. Araştırmada, post truth yaklaşımının yeni bir olguolmadığının vurgulanması amacıyla, geçmişte ve günümüzde dünyadan veTürkiye’den post truth yaklaşım ile ön plana çıkan haberler ele alınarakiçerik analizi yapılmıştır. Post truth kavramını ön plana çıkaran siyasihaberlere ek olarak farklı konulardaki haberlerin de olduğu görülmüştür.Çalışmada ayrıca gerçekliğin yitirilmesi noktasında, geleneksel ve yenimedya arasında farklılık yaratan etkenlere değinilmiştir. Post truthyaklaşımın, iletişim teknolojisindeki ve bununla bağlantılı olarak medyaalanındaki yenilikler sonrası daha hızlı bir ivme ile yaygınlaşmaya başladığıanlaşılmıştır. Post-Truth haberlerin yaratılması ve yayılması konusunda ilkakla gelen kesim gazeteciler ve medya çalışanlarıdır. Kurt Lewin’in eşikbekçileri modeline göre haberin kaynağı ile hedef kitlesi arasında yer alaneşik bekçileri hangi haberin ne şekilde aktarılacağını belirleyen kesimdir. Bukesim genellikle medya editörlerinden oluşmaktadır. Maxwell Mc Combs
  • Article
    Toplumsal Hareketler Bağlamında Sosyal Medya Arşivlerinin Toplumsal Belleğin İnşasındaki Rolü
    (2021) Çetin, Belgin; Eyrek, Aysun
    İnternet ve sosyal medya, bireylerin bilgi edinmek, etkileşimde bulunmak ve toplumsal olaylar karşısında tepkilerini dile getirmek için kullandıkları bir alan haline gelmiştir. Her gün, sosyal medya hesapları, web siteleri gibi dijital medya platformlarından sayısız bilgi üretilmekte ve paylaşılmaktadır. Bu bilgilerden bazıları teknik ve ekonomik sorunlar nedeniyle silinmekte ve bilgilere erişilememektedir. Erişilmeyen bilgiler arasında bugünün tarihini gelecekte aydınlatacak bilgilerin de olabileceğini, bu nedenle bu bilgilerin korunması ve uzun süre saklanması gerektiğini savunan dijital arşiv aktivistleri, geliştirdikleri uygulamalarla sosyal medya ve internet arşiv çalışmaların toplumsal bellek açısından önemini tartışmaya açmışlardır. Bu çalışmanın amacı da dijital bellek kavramından hareketle, sosyal medya arşivlerinin toplumsal belleğin inşasındaki rolünü ortaya koymaktır. Çalışmada dijital aktivist oluşumu Documenting the Now (DocNow) detaylı incelenmiş, arşiv çalışmaları toplumsal bellek açısından analiz edilmiştir. Dijital etnografi yönteminin kullanıldığı çalışmada, sosyal medya arşivlerinin, toplumsal belleğin inşasında önemli bir parçası olduğu, bugünün toplumunu gelecekte anlaşılmasında potansiyel taşıdığı ortaya konulmuştur.
  • Article
    Gelenekselden Dijitale Medyanın Dönüşümü Çerçevesinde Cnntürk ve Ntv İnternet Sitelerinin Karşılaştırmalı Analizi
    (2018) Alp, Hakan; Turan, Erkan
    Geleneksel medyanın günümüzde geldiği nokta ve geleceğine ilişkinsorunsalda karşımıza çıkan en önemli husus hız faktörünün egemen biretmene dönüşmesidir. Yeni medya yapısı gereği kitleye ilettiği sonteknolojik hizmetlerle beraber zamanla yarışmaktadır. Sosyal medya;interaktifliği, hızı, mevcut duruma anında yanıt verebilme gibi özellikleriyanında teknolojik olanakların getirdiği araç çeşitliliği sayesindekitlelerin sürece doğrudan katılımını sağlamaktadır.Gelenekselgazetecilikte, yalnızca haberin sunumunda değil, habere ulaşma, haberidüzenleme ve sunma tarzlarında temelden değişiklikler olmuştur.Günümüz teknolojisinin hızlı gelişimiyle beraber, yeni medyaortamlarında da her şeyi sayısal kodlara dönüştürmüştür. Bir yandan,hem üretici hem de son kullanıcı okur için hız artmakta, öte yandanüretici ve kullanıcı arasındaki kesin ayrım ortadan kalkmaktadır. Yenimedyayı geleneksel medyadan ayıran en önemli özellikler, dijitallik,yayılım hızı ve biçimi etkileşimselliği, sanallığı ve hipermetinsel oluşudur.Makalemiz kapsamında, Türkiye’de en fazla izlenen 5 haberkanalından, kuruluş itibariyle en eski iki büyük TV Haber Kanalları olanCNNTÜRK ve NTV’nin İnternet siteleri karşılaştırmalı bir şekildeincelemeye tabi tutulacaktır. Çalışmada, nicel araştırma yöntemlerindenbiri olan içerik çözümlemesi tekniği kullanılmıştır. Çalışmamızda yeniiletişim teknolojilerinde yaşanan gelişim ve değişiminin, gelenekselmedyanın sınırlarını (hız, etkileşim, ulaşılan insan sayısı) hanginoktalarda aştığının belirlenmesi amaçlanmıştır.
  • Article
    Citation - WoS: 4
    Citation - Scopus: 5
    Qualitative and Artificial Intelligence-Based Sentiment Analysis of Turkish Tweets Related To Schizophrenia
    (Turkiye Sinir ve Ruh Sagligi dernegi, 2023) Dikec, Gul; Oban, Volkan; Usta, Mirac Baris
    Objective: The aim of this study was to qualitatively examine Turkish tweets about schizophrenia in respect of stigmatization and discrimination within a one-month period and to conduct emotional analysis using artificial intelligence applications. Method: Using the keyword 'schizophrenia,' Turkish tweets were gathered from the Python Tweepy application between December 19, 2020 and January 18, 2021. Features were extracted using the Bidirectional Encoder Representations from Transformers (BERT) method and artificial neural networks and tweets were classified as positive, neutral, or negative. Approximately 5% of the tweets were qualitatively analyzed, constituting those most frequently liked and retweeted. Results: The study found that, of the total of 3406 schizophrenia-related messages shared in Turkey over a period of one-month, 2996 were original, and were then retweeted a total of 1823 times, and liked by 25,413 people. It was determined that 63.4% of the tweets shared about schizophrenia contained negative emotions, 28.7% were neutral, and 7.71% expressed positive emotions. Within the scope of the qualitative analysis, 145 tweets were examined and classified under four main themes and two sub-themes; namely, news about violent patients, insult (insulting people in interpersonal relationships, insulting people in the news), mockery, and information. Conclusion: The results of this study showed that the Turkish tweets about schizophrenia, which were emotionally analyzed using artificial intelligence were found often to contain negative emotions. It was also seen that Twitter users used the term schizophrenia, not in a medical sense but to insult and make fun of individuals, frequently shared the news that patients were victims or perpetrators of violence, and the messages shared by professional branch organizations or mental health professionals were primarily for conveying information to the public.
  • Article
    Digital Travel Memories: a Comparison of Physical and Online Travel Experiences in the Terms of Recollection
    (Marmara Univ, Fac Communication, 2022) Eyrek, Aysun
    The study aims to undertake a comparison of physical and online travel experiences in terms of their recollection and the differences between each experience. Digitalization of travel is explained as visiting a place virtually by means of digital devices instead of visiting it physically. In the first part of the research, in which both qualitative and quantitative research methods were used, the viewer comments written under two most-viewed walking tour videos on YouTube were examined by using sentiment and text analysis which are among the social network analysis methods. In the second of the research, focus groups study are conducted with qualitative and experimental design. The focus groups consist of participants who visited the two cities (selected as sample) either physically (control groups) or online (experimental group). In the sentiment analysis, it was concluded that the positive and neutral sentiment expressions were higher than negative expressions, and in the text analysis individuals approached the online walking tours as a travel experience., In the focus groups research, it was observed that the use of natural sounds, the high visual quality in the videos are effective on individual's recollection of their travel in the online travel experiences. The content of the memories of physical travel experiences is usually about human interactivity and social life. In both travel experiences, it was determined that the information obtained by the individuals about the place through the media strengthens the recall of the images of their travel experiences.