TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14627/9

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 16
  • Article
    Üniversite Öğrencilerinin Human Papilloma Virüsü Bilgi Düzeylerinin Eğitim Verilerek Değerlendirilmesi
    (2025) Sarıtaş, Büşra Merve; Tunç, Ayşe Karacalı; Marzi, Mahdi
    Amaç: Human Papilloma Virüsü (HPV) çeşitli kanserlere neden olduğu bilinmektedir. Bu nedenle çalışmamızın amacı HPV farkındalık eğitiminin üniversite öğrencilerinin HPV hakkındaki bilgi düzeyleri üzerindeki etkisini araştırmaktır. Yöntem: Çalışma tek gruplu yarı deneysel desende tasarlandı. Çalışmada HPV bilgi ölçeği kullanıldı. Bu kapsamda 66 öğrenciye HPV bilgi düzeyleri ve eğitim aldıktan sonra farkındalıklarının sürdürülebilirliğini değerlendirmek amacıyla ön test ve son test uygulandı. HPV farkındalığı adı altında öğrencilere dört haftalık bir sürede eğitim verildi. Aynı test öğrencinin öğrenmesinin kalıcılığını test etmek amacıyla iki hafta sonra tekrar uygulandı. Çalışmada verilerin analizi için tekrarlı ölçümlerde ANOVA analiz kullanıldı. Bulgular: “HPV Bilgisi” ölçeği toplam puanında; “Genel HPV Bilgisi” alt boyutunda, cinsel yolla bulaşan hastalıklara ilişkin bilgi ve serviks kanserine ilişkin bilgi değişkenlerine göre gruplar arasında anlamlı fark bulunmuştur (p<0.05). “Genel HPV Bilgisi” (t=-6.715), “HPV Tarama Testi Bilgisi” (t=5.183), “Genel HPV Aşısı Bilgisi” (t=-5.489) alt boyutunda, sontest puan ortalaması lehine istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0.05). Ayrıca, “Mevcut HPV Aşılama Programı Hakkında Bilgi” alt boyutunda (t=-5.212) ve ölçeğin toplam puanında (t=-8.229) anlamlı fark bulunmuştur (p<0.05). Sonuçlar: Bu sonuçlar doğrultusunda HPV hakkında verilen eğitimin etkili olduğu ve öğrencilerin HPV hakkındaki bilgi düzeyini artırdığı söylenebilir.
  • Article
    Çocukluk Dönemine Hizmet Veren Öğretmenlerin İlk Yardım Öz Yeterliklerinin Değerlendirilmesi
    (2024) Sancı, Yagmur; Kablan, Duygu; Caner, Melisa; Citil, Dilek
    Amaç: Bu çalışmada çocukluk dönemine hizmet veren öğretmenlerin ilk yardım öz yeterlik düzeyleri ve bunu etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı tipteki araştırma verileri 139 öğretmenden Tanıtıcı Bilgi Formu ve İlk Yardım Öz Yeterlik Ölçeği aracılığı ile toplandı. Bulgular: Öğretmenlerin ölçek toplam puan ortalaması 128.338 ± 43.870 olarak belirlendi. Erkeklerin temel ilk yardım özyeterliği puanları (x=50.947), kadınların temel ilk yardım özyeterliği puanlarından (x=44.564) yüksek bulundu (t=2.488; p=0.014<0.05; d=0.474; η2=0.043). Öğretmenlerin ilk yardım eğitimi almış olması, ilk yardım öz yeterlik düzeyini arttırmaktaydı (ß=0.265). Öğretmenlerin ilk yardımcı kimliğine sahip olması, ilk yardım öz yeterlik düzeyini arttırmaktaydı (ß=0.214). Öğretmenlerin ilk yardım bilgisi konusunda kendini yeterli görmesi, ilk yardım öz yeterlik düzeyini arttırmaktaydı (ß=0.165). Sonuç: Öğretmen yetiştirme programlarında teorik ve uygulamalı ilk yardım eğitimlerinin birlikte verilmesi, eğitimin uygulama basamağında kadın öğretmenlerin cesaretlendirilmesi, eğitimlerin sağlık bakanlığı tarafından onaylı güvenilir eğitmenler tarafından verilmesi, çocuklara hizmet verecek öğretmen adaylarına, sağlık bakanlığı onaylı ilk yardımcı kimliği alabileceği eğitim imkanlarının sağlanabilmesi, bu eğitimler sırasında ilk yardım bilgisine ek olarak, ilk yardım öz yeterlik düzeylerinin de geçerliği yapılmış ölçüm araçlarıyla değerlendirilmesi önerilmektedir.
  • Article
    Fitness Tesis Standartları: Güvenli Egzersiz ve Yaralanma Önleme
    (2021) Ersoz, Yasin; Ersoz, Gozde
    Fitness tesisleri insanlara farklı şekillerde birçok hizmet sunmaktadır. Bu hizmetler, genel olarak sağlıklıolmakve zinde kalmak için oluşturulmuş hizmetleri kapsar.Fitness merkezlerinin yönetiminde üyelerin herhangi bir sağlık riski yaşamaması ve güvenlibir ortamda hizmet alması içinfitness tesislerinin uyması gereken bazıstandartlar ve yönergeler bulunmaktadır. Büyük ve küçük fitness tesislerinin ortak noktalarından bazıları, fitness endüstrisindeki güvenli hizmet sunulması ileilgili bilgi ve uygulama eksikliğidir. Bu çalışmanın amacı,fitness merkezlerinde yaralanma veya ölüm vakalarını azaltmak için güvenli egzersizprosedürlerini incelemek, endüstri standartlarını ve yönergelerini ortaya koymaktır.1966'dan 2021'in başına kadar yayınlanan makaleler için Fitness Tesisi, Güvenli Egzersiz ve Yaralanma Önleme anahtar kelimeleri üzerinden elektronik dergi veritabanı EBSCO, Elsevier ve PubMed'i kullanarak sistematik bir elektronik tarama gerçekleştirdik.Sonuç olarakbir fitness tesisindeyaralanma ve ölüm risklerinin önlenmesi, güvenli egzersiz ortamı sağlaması için Oryantasyon ve Sağlık Taraması, Profesyonel Eğitmenler, Ekipman, Tesislerdeki Uyarı Levhaları ve İşaretlerigibi başlılar altındanbazı standartlara sahip olması gerektiği ve yakın süreçte Covid-19 pandemisi içinde ek standartların gerekliliği ortaya çıkmıştır.
  • Article
    The Relationship Between Critical Thinking Skills and Caregiving Roles of Nurses
    (2023) Karaca, Anita; Kaya, Gizem; Kaya, Leyla
    Background: Critical thinking is a skill highly needed by nurses to solve problems effectively and make the best decisions in clinical environments. Aim: The purpose of this study was to evaluate the relationship between critical thinking skills and the caregiving roles of nurses. Methods: This descriptive study included 220 nurses working in a training and research hos- pital. The data were collected between February and March 2021 using an online question- naire containing the “Nurse Information Form,” “Nursing Critical Thinking in Clinical Practice Questionnaire,” and “Attitude Scale for Nurses in Caregiving Roles (ASNCR).” The data were analyzed using percentages, means, standard deviation, Shapiro–Wilk, and Spearman’s cor- relation tests. Results: The nurses’ mean age was 30.35 ± 7.25 years and they were mostly female (98.2%) and had bachelor’s degree (69.1%), single (51.4%), and worked as nurses for 7.71 ± 7.54 mean years. The lowest mean score received by nurses from the Nursing Critical Thinking in Clinical Practice Questionnaire was (Mean = 19.54, SD = 4.02) in the technical dimension, and their lowest mean score was from the ASNCR was from the attitude towards nurses’ roles in treatment process dimension (Mean = 4.26, SD = 0.76). A moderate, positive, and statisti- cally significant (P < 0.001) correlation was found between the total scores and dimension scores of both scales. Conclusions: This study found that caregiving roles and critical thinking levels of nurses were above the mean score. It is important to increase the awareness of nurses about criti- cal thinking and decision-making skills in the professional education process. Nurse manag- ers may take an active role in nurturing critical thinking skills for effective outcomes.
  • Article
    Hemşirelerin Multipl Skleroz ve Bakımına Yönelik Bilgi Düzeylerinin Değerlendirilmesi
    (2022) Temiz, Gamze; Eroglu, Nermın
    Amaç: Bu çalışma hemşirelerin Multipl Sklerozlu bireylerin bakımına ilişkin bilgi düzeylerini değerlendirmek amacıyla tanımlayıcı olarak uygulandı. Yöntem: Araştırma, Türkiye genelinde hemşire olarak çalışan, e-posta ve telefon bilgilerine ulaşılan kişilerle çok merkezli olarak gerçekleştirildi. Örneklemi araştırmaya katılmaya gönüllü olan 379 hemşire oluşturdu. Veriler, \"Katılımcı Bilgi Formu\" ve \"Multipl Skleroz ve Bakım Bilgi Düzeyi Değerlendirme Formu\" ile toplandı. Bulgular: Katılımcıların bilgi puanları yaş değişkenine ve eğitim düzeyine göre anlamlı düzeyde farklılık göstermektedir. Daha önce MS'li bireylere bakım verenlerin bilgi puanları, MS ile ilgili özel eğitim alanların bilgi puanları, MS ile ilgili makale okuyanların bilgi puanları daha yüksekti. Sonuç: Bu çalışmada hemşirelerin Multipl Skleroz ve bakımı ile ilgili bilgi düzeylerinin orta seviyenin üzerinde olduğu saptandı. Bilgi düzeylerinin deneyimden kaynaklandığı düşünülmektedir. Sonuçlar, hemşirelerin konuyla ilgili eğitimlerinin artırılmasına ihtiyaç olduğunu göstermektedir.
  • Article
    Hemşirelerin Verimlilik Tutumlarının Farklı Vardiyalar İle Bireysel ve Mesleki Özelliklerine Göre Karşılaştırılması
    (2022) Seren, Arzu Kader Harmancı; Durmaz, Saide
    Amaç: Bu çalışmanın amacı farklı vardiyalarda çalışmakta olan hemşirelerin verimlilik tutumlarının farklı vardiyalarda çalışma durumlarına ve diğer bağımsız değişkenlere göre değişip değişmediğini araştırmaktır. Yöntem: Tanımlayıcı tipteki bu çalışmaya ABC Üniversitesi Hastanesinde çalışan toplam 176 hemşire dâhil edilmiştir. Tanımlayıcı bilgi formu ile Verimliliğe İlişkin Tutum Ölçeğini içeren veri toplama aracı gerekli izinler alındıktan sonra gece ve gündüz vardiyalarında çalışan hemşirelere ulaştırılmış ve çalışmaya katılmaya gönüllü olan hemşireler tarafından doldurulmuştur. Doldurulan anketler bilgisayar ortamına aktarıldıktan sonra tanımlayıcı istatistikler (yüzde, ortalama, standart sapma) ile parametrik (bağımsız gruplarda t-testi ve tek yönlü varyans analizi) ve parametrik olmayan (Mann Whitney U Analizi ve Kruskall Wallis) karşılaştırma analizleri kullanılmıştır. Bulgular: Sabit ve vardiyalı çalışma durumlarına göre Verimliliğe İlişkin Tutum Ölçeği’nin Mesleğe Bağlılık ve Ödüllendirme alt boyutlarında gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu saptanmıştır (p<0,05). Karşılaştırmalı analizlerde, gelir durumu, kurumdan memnuniyet, birimden memnuniyet, kurumda çalışma süresi, birimde çalışma süresi, ücret gibi diğer bağımsız değişkenlere göre de alt grupların verimlilik düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar saptanmıştır (p<0,05). Özgünlük: Hemşirelerin verimlilik tutumları çalıştıkları vardiyaya ve bazı kişisel ve mesleki özelliklerine göre değişkenlik göstermektedir.
  • Article
    Pandeminin Gölgesinde Geçen 2 Yıl: Sorularla Covıd-19
    (2022) Kilbaş, İmdat; Kılbaş, Elmas Pınar Kahraman; Çıftcı, Ihsan Hakkı
    COVID-19 salgını ilk olarak 2019 yılında Çin’de başlamıştır. SARS-CoV-2 virüsünün neden olduğu bu hastalık kısa süre içinde bir pandemi haline gelmiştir. COVID-19’un beraberinde getirdiği toplumsal problemler, bu hastalıkla ilgili temel ve kanıta dayalı bilgilere yönelik çok sayıda soru gündeme getirmiştir. COVID-19 ile ilgili aşı ve tedavi çalışmaları artan hızda devam etmektedir. Bu makalede, COVID-19’un virolojisi, immünolojisi, tanısı, komorbiditeleri, epidemiyolojisi, tedavisi ve aşı geliştirme çalışmaları hakkında bazı sorular cevaplanmıştır.
  • Article
    Pandemi Dönemi İş Güvenliği Algısı Ölçeğinin Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması
    (2022) Başol, Oğuz; Akalp, Hüsre Gizem; Aytaç, Sevinç Serpil
    Tüm ülkelerde çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamak, küresel ölçekte işletmeler için önemli bir sorun alanı olarak tüm varlığını sürdürmektedir. Nitekim 2019 Aralık ayından beri devam eden ve çalışma koşullarının değişmesine yol açan COVID-19 pandemisi de çalışanların sağlık ve güvenliğinin korunmasını önemli hale getirmiştir. Bu çalışmanın amacı, pandemi dönemi iş güvenliği algısı ölçeğinin geçerlik ve güvenirlik çalışmasının yapılmasıdır. Araştırmaya 681 çalışan katılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde SPSS 22 ve LISREL 8.71 programları kullanılmıştır. Yapılan analiz sonucunda, ölçekte bulunan maddelerin faktör yüklerinin 0,778 ile 0,908 arasında değiştiği ve açıklanan toplam varyansın %84,14 olduğu görülmüştür. Yapılan doğrulayıcı faktör analizi sonuçlarına göre ölçek; (Ki-kare/sd: 4,72; RMSEA: 0.074; NFI: 0.99; NNFI: 0.99; CFI: 0.99; GFI: 0.96 ve AGFI: 0.93) 10 madde ve 2 faktörden oluşmaktadır. Ölçeğin içsel tutarlığı 0,956 olarak hesaplanmış ve madde-toplam korelasyonlarının 0,675 ile 0,879 arasında değiştiği tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular, pandemi dönemi iş güvenliği algısı ölçeğinin geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğunu göstermektedir.
  • Article
    İşe İlişkin Duygular, İş Stresi ve Tükenmişliğin İşten Ayrılma Niyeti Üzerindeki Etkisi: Hemşireler Üzerinde Bir Araştırma
    (2021) Şanlı, Yasemin; Aydın, Gülşen Çetin; Aytaç, Sevinç Serpil
    Günümüz iş yaşamında, çalışanların yaptıkları işlerine ilişkin pozitif ya da negatif duygularının kişilerin iş hayatı, hatta özel yaşamları üzerindeki etkisi giderek önem kazanmaya başlamıştır. Bu çalışmada amaç; son günlerde tüm dünyayı etkileyen Covid-19 salgınında önemi daha da ön plana çıkan meslek elemanlarından olan ve birçok risk ile karşı karşıya kalarak yoğun iş yükü altında görev yapan sağlık görevlilerinden hemşirelerin, yaptıkları işe ilişkin duygular, iş stresi ve tükenmişliklerinin, işten ayrılma niyetleri üzerindeki etkisini incelemektir. Bir modele dayalı olarak geliştirilen hipotezler çerçevesinde, Karaman Devlet Hastanesi’nde görev yapan hemşirelerden 263 kişilik bir örneklemden elde edilen verilerin regresyon analizi ile değerlendirilmesi sonucunda işten ayrılma niyetini, stres, tükenmişlik ve işe ilişkin duyguların anlamı bir şekilde yordadığı (R2=0,18), ve tüm değişkenler bir arada %26 sını açıkladığı (R2=O,26) görülmüştür. İşe ilişkin negatif duygusal iyilik halinin, stres (r= 0,523, p <0,01), işten ayrılma niyeti (r= 0,404, p < 0,01) ve tükenmişlik (r= 0,604, p < 0.01) değişkenleri ile pozitif yönde ve anlamlı ilişkiler sergilediği belirlenmiştir. Benzer şekilde işe ilişkin pozitif duyguların ise, işten ayrılma niyeti (r= -0,332, p <0,01), stres (r= -0,270, p < 0,01) ve tükenmişlik değişkenleri ile (r= -0,197, p < 0,01) negatif ilişki içinde olduğu görülmüştür.
  • Article
    Covi̇d-19, Hasta Bi̇na Sendromu Ve Stres
    (2021) Akalp, Hüsre Gizem; Aytaç, Sevinç Serpil; Başol, Oğuz
    Bir binada yaşayanların ya da çalışanların beklenenden daha sık karşılaştığı, bina ile ilişkili olarak görülen solunum sistemi şikayetleri, halsizlik, baş ağrısı ve konsantrasyon bozukluğu, cilt hastalığı gibi kişide rahatsızlık veren bir dizi ortak belirti olarak ifade edilen hasta bina sendromu, günümüzde hemen her kapalı alanda kendini göstermektedir. Hasta bina sendromu semptomlarının ortaya çıkması, ergonomik risk faktörlerinin yanı sıra, anksiyete ve stres gibi psiko-sosyal risk faktörlerine de neden olmaktadır. Bu çalışmanın amacı, hasta bina sendromu semptomları ile stres ilişkisini ortaya koymak ve COVİD-19 pandemisi nedeniyle uzun süre kapalı alanlarda kalanlarda görülebilecek semptomlara dikkat çekmektir. Bu çalışmada, COVİD-19 pandemisi nedeniyle Dünya Sağlık Örgütünün “evde kal” sloganıyla başlattığı genel karantina ilanı ile kapalı alanlarda uzun süre yaşayanlarda ortaya çıkabilecek bu semptomların, tüm bireyleri etkileyen küresel korku ve endişenin yanı sıra stresi daha da arttıracağının önemi de vurgulanmaya çalışılmıştır. 259 AVM mağaza çalışanı ile gerçekleştirilen araştırma sonuçları; çalışanlarda boğaz kuruluğu, burun akıntısı, nefes darlığı ve genel kas-eklem ağrısı semptomlarının görüldüğü, bunun da Covid-19 belirtilerine benzer göstergeler olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca alışveriş merkezlerinde görülen hasta bina sendromu belirtilerinin çalışanların stres seviyelerini yükselttiği tespit edilmiştir (F: 55.769, p: 0.00).