TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14627/9
Browse
10 results
Search Results
Article İnternet Bilgi Kaynaklarının Annelik Özgüveni ve Emzirme Öz-Yeterliği Üzerine Etkisi(2025) Satılmış, İlkay Güngör; Altıntaş, EslemAmaç: Emzirme, doğal ve faydalı bir uygulama olmasına rağmen birçok kadın çeşitli zorluklar yaşamaktadır. Bu zorluklar, annenin kendine güveni gibi faktörlerden etkilenmektedir. Bu çalışmanın amacı, ebeveynlikle ilgili internet bilgi kaynaklarının kullanımı ile annenin kendine güveni ve emzirme öz yeterliliği arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı ve analitik çalışmanın evrenini Eylül 2022 ile Şubat 2023 tarihleri arasında emziren tüm kadınlar oluşturmuştur. Amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmış ve 318 kadın seçilmiştir. Veriler araştırmacılar tarafından Eylül 2022 ve Şubat 2023 tarihleri arasında çevrimiçi bir anket ile toplanmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılan annelerin yaş ortalaması 30.94±4.51'dir. Karitane Ebeveynlik Güven Ölçeği (KEKGÖ) toplam puan ortalaması 35.38±4.06 olarak bulunmuştur (min=21.00, max=42.00). Emzirme Öz-Yeterlilik Ölçeği toplam puan ortalaması ise 58.14±9.46’dır (min=19.00, max=70.00). KEKGÖ ile emzirme öz yeterliliği arasında anlamlı pozitif korelasyon bulundu (r=0.467, p<0.01). Sonuç: Ebeveynlikle ilgili internet bilgi kaynaklarının kullanımının annelerin bebek bakımı konusunda kendilerine olan güvenlerini artırdığı, ancak emzirme öz yeterlilik algısı yüksek olan annelerin emzirme konusunda internet kaynaklarına nadiren başvurdukları belirlenmiştir.Article Being Pregnant in the Covid-19 Pandemic: Has the Pandemıc Increased Physical and Mental Symptoms(2024) Ozturk, Senay; Sağlam, RabiaAim: This descriptive-cross-sectional study aims to determine whether the Covid-19 pandemic affected pregnant women's physical and mental symptoms. Methods: The study was conducted between December 2020 and December 2021 with 352 pregnant women. The data of the study were collected using the Personal Information Form, Pregnancy Symptom Inventory-PSI, Brief Symptom Inventory-BSI, and Visual Analog Scale-VAS. Results: The participants’ PSI and BSI mean scores were 28.69± 14.46, 0.68 ± 0.47 respectively. It was found that the highest scores were obtained from the anxiety (0.72 ± 0.63) and depression (0.95 ± 0.71) sub-dimensions of the BSI. It was found that women who received support from their husbands and had good relationships with their husbands had statistically significantly lower mental and physical symptoms (p˂0.05). Conclusions: Although it was found that pregnant women experienced mild mental and physical symptoms during the pandemic, anxiety, and depression symptoms were high among mental symptoms. Especially those who received support from their husbands and had good relationships with their husbands had lower mental and physical symptoms. According to our conclusion that spouse support is especially important, spouse support should be taken into consideration when identifying risky groups and making appropriate interventions.Article Kolostrum ve Olgun Anne Sütünün Makro Besin Ögesi Bileşimini Etkileyen Maternal Faktörler(2023) Aktaç, Şule; Güldemir, Hilal Hizli; Ilktac, Havvanur Yoldas; Semerci, Seda Yilmaz; Batirel, Saime; Garipağaoğlu, MuazzezAmaç: Bu çalışmada, kolostrum ve olgun süt bileşimindeki farklılıkların belirlenmesi ve maternal faktörlerin anne sütü makro besin ögeleri ile ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bireyler ve Yöntem: Kesitsel ve tanımlayıcı tipteki bu çalışmaya, postpartum birinci günde bebeklerini beslemeye başlamış 50 gönüllü kadın katılmıştır. Demografik özellikler, doğum şekli, gebelik başlangıcındaki vücut ağırlığı ve gebelik dönemindeki vücut ağırlık kazanımına ilişkin bilgiler anket formu ile yüz yüze elde edilmiştir. Annelerden doğum sonrası hastanede kaldıkları ilk 72 saatlik süre içerisinde kolostrum, yenidoğanın birinci ay ilk sağlık kontrolü için hastaneye geldiklerinde olgun süt örnekleri alınmıştır. Anne sütü makro besin ögesi içeriği, bir orta kızılötesi transmisyon spektrometresi ile ölçülmüştür. Bulgular: Yaş ortalamaları 28.21±5.61 yıl olan kadınların %32.0’si çalışmaktadır. Kolostrum ve olgun sütün enerji, karbonhidrat ve protein değerlerinin benzer (p>0.05), kolostrumun yağ içeriğinin, olgun süte kıyasla yüksek olduğu belirlenmiştir (p=0.045). Kolostrumun protein değeri ile gebelik sonrası beden kütle indeksi (BKİ) değeri arasında pozitif yönde ilişki (OR=1.619, p=0.039) bulunurken, maternal faktörlerin olgun sütün makro besin ögelerine etkisi bulunmamıştır (p>0.05). Sonuç: Kolostrum ile olgun sütün yağ miktarının farklı olduğu, maternal faktörlerden sadece BKİ’nin kolostrumun bileşimini etkilediği belirlenmiştir.Article Altı-12 Aylık Bebeklerin Anne Sütü ile Beslenme Durumlarının ve Tamamlayıcı Beslenme Uygulamalarının Değerlendirilmesi(2023) Ilktac, Havvanur Yoldas; Güldemir, Hilal Hizli; Garipağaoğlu, MuazzezGiriş: Yaşamın ilk yılı büyümenin en hızlı gerçekleştiği dönemdir. Anne sütü ile beslenme süresi ve tamamlayıcı beslenme uygulamaları, annelerin özelliklerine, ülkelere ve bölgelere göre farklılık gösterebilmektedir. Popülasyona özgü stratejiler geliştirmek için toplumun taranması ve değerlendirilmesi önemlidir. Amaç: Bu araştırma, 6-12 aylık bebeklerin anne sütü ile beslenme durumlarının ve tamamlayıcı beslenme uygulamalarının değerlendirilmesi amacıyla yapıldı. Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel olarak planlanan bu araştırma, araştırmayı katılmayı kabul eden 536 anne-bebek çifti ile gerçekleştirildi. Verilerin toplanmasında anne ve bebeğe ait bilgilerin yer aldığı Kişisel Bilgi Formu kullanıldı. Bulgular: Tek başına anne sütü ile beslenme süresi 4,26 ± 1,97 ay olduğu saptandı. Tamamlayıcı beslenmeye ise 22,62 ± 2,79 haftada başlandığı bulundu. Lise ve lisans-lisansüstü mezunu annelerin ilkokul mezunu annelere kıyasla istatistiksel olarak daha uzun süre tek başına anne sütü verdikleri belirlendi (p < 0,05). Annelerin %86,5’inin bebeklerine ilk tamamlayıcı besin olarak yoğurt verdikleri, ilk bir yaş içerisinde bebeklerin %42,9’unun tuz, %20 ,8’inin şeker ve %14,7’sinin ise bal tükettikleri saptandı. Sonuç: Tamamlayıcı beslenmeye 6 aydan önce başlandığı, annelerin eğitim düzeyi arttıkça sadece anne sütü verme süresinin arttığı belirlendi. Annelerin bebek beslenmesindeki eksikliklerinin önlenmesinde, anne sütü ve tamamlayıcı beslenme konusundaki eğitimlerin arttırılmasının önemli olduğu düşünüldü. Annelere verilen eğitimlerin, annenin eğitim düzeyi göz önüne alınarak bireysel, uygulamalı ve annelerin soru ve sorunlarına çözüm getirecek nitelikte yapılması önerilmektedir.Article Bir- İki Yaş Dönemindeki Çocukların Beslenme Durumu ve Besin Çeşitliliğinin Değerlendirilmesi(2022) Güldemir, Hilal Hizli; Şimşek, Tuğçe; Garipağaoğlu, MuazzezBu çalışma bir-iki yaş dönemindeki çocukların beslenme durumları ile besin çeşitliliklerini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. İstanbul ilinde 302 çocuk ile yapılan çalışmada, çocuklar ve ailelere ilişkin bilgiler yüz yüze uygulanan bir anket formu ile elde edilmiştir. Çocukların ağırlık ve boy uzunlukları ölçülmüş ve bir günlük besin tüketimleri kaydedilmiştir. Günlük alınan enerji ve besin ögeleri, besin analiz programı (BeBiS) ile belirlenmiş, elde edilen değerler Diyet Referans Alım (DRI) önerileriyle karşılaştırılmıştır. Çocukların ortalama yaşları 18.6±3.2 ay, vücut ağırlık ve boy uzunlukları sırasıyla 11.4±1.6 kg, 80.6±6.5 cm olarak saptanmıştır. Günlük enerji alımları 1000.0±304.1 kkal olan çocukların, protein, A, E, C, B2, B6 vitaminleri ile magnezyum, çinko, fosfor ve sodyumu önerilerin üstünde aldıkları görülmüştür. Günde ortalama 120ml anne sütü, 65ml formüla alan çocukların, besin gruplarından süt grubu ile ekmek-tahıl grubunun yeterli, sebze ve meyve grubunu sınırda, et grubundan kırmızı eti yetersiz tükettikleri belirlenmiştir. Besin ve besin grupları arasında günlük enerjiye en düşük katkıyı (% 4.5) sebze meyve grubunun, en yüksek katkıyı (% 39.4) süt grubunun yaptığı gözlenmiştir. Bir-iki yaş grubundaki çocukların sınırda tükettikleri sebze-meyve ile yetersiz tükettikleri kırmızı et dışında genel olarak yeterli beslendikleri ve beslenme örüntüsünde karbonhidrat oranının düşük, yağ oranının yüksek olduğu, pek çok besin ögesini de önerilerin üstünde aldıkları bulunmuştur.Article Altı-12 Aylık Bebeklerin Beslenme ve Büyüme-gelişme Durumlarının Değerlendirilmesi(2020) Güldemir, Hilal Hizli; Garipağaoğlu, Muazzez; Altınbaş, ZeynepAmaç: Çalışma 6-12 aylık bebeklerin beslenme ve büyüme durumunudeğerlendirmek amacıyla yapılmıştır.Gereç ve Yöntem: Çalışmaya İstanbul ili, Çekmeköy ilçesinde Haziran-Eylül2014 tarihleri arasında izlenen 300 anne-bebek çifti alınmıştır. Demografikveriler bir anket formu ile alınmış, bebeklerin bir günlük besin tüketimlerikaydedilmiş, ağırlık ve boy uzunlukları hemşireler tarafından ölçülmüştür.Bebeklerin ağırlık ve boy uzunlukları ise ülkemiz için geliştirilmiş büyümeeğrileri ve Z skoru ile, günlük enerji ve besin ögeleri alımları TÜBER’e göredeğerlendirilmiştir.Bulgular: Bebeklerin yüzde 45,3’ü kız ve yaş ortalaması 10,1±1,9 ay idi.Bebeklerin doğum ağırlık ve boyları ise sırasıyla 3,2±0,4 kg ve 49,8±2,4 cmiken, vücut ağırlığı, boy uzunluğu ve BKİ’leri sırasıyla: 9,3±1,5 kg, 72,4±5,9cm, 0,73±2,24 olarak saptanmıştır. Doğum ağırlığı, boy uzunluğu ve BKİ Zskoru -1, +1 SD olan bebeklerin oranları sırasıyla: %69,0, %47,4 ve %52,9iken, mevcut durumda %59,1, %44,9, %42,4 olarak bulunmuştur. Bebeklerindoğumdan sonraki süreçte vücut ağırlığı ve BKİ’lerindeki artışın istatistikselolarak anlamlı olduğu bulunmuştur (p>0,05). Tüm grupta bebeklerin%76,3’ünün anne sütüne devam ettiği belirlenmiştir. Annelerin ilk tamamlayıcı besin olarak yoğurdu (%33,1) tercih ettikleri, bunu muhallebi (%15,7)ve meyve püresinin (%13,4) izlediği gözlenmiştir. Yoğurt, sebze-meyve,yumurta, et ve tavuğun başlama zamanının sırasıyla: 24,7±4,6, 24,9±5,3,26,6±6,1, 29,6±8,3 hafta olduğu saptanmıştır. Bebeklerin günlük beslenmeleriyle enerjiyi 971±274 kcal, proteini 27,8±12,0 g, demir dışındaki tümenerji ve besin ögelerini yeterli hatta fazla aldıkları görülmüştür.Tartışma: 6-12 ay dönemindeki bebeklerin enerji dahil, pek çok besin ögesini fazla tükettikleri, doğumla karşılaştırıldığında BKİ’lerinin yüksek olduğugözlenmiştir.Sonuç: Annelerin tamamlayıcı beslenme ve büyüme gelişme konusundabilinçlendirilmesinin yararlı olacağı düşünülmüştür.Article Gebelikte Beslenmenin Kordon Kanı Yağ Asidi Düzeylerine Etkisi(2019) Garipağaoğlu, Muazzez; Büyükuşlu, Nihal; Bilgi, Zeynep Zehra; İlktaç, Havvanur YoldaşAmaç: Bu çalışmada gebelikte beslenmenin kordon kanı yağ asidi düzeylerine etkisini incelemekamaçlanmıştır.Gereç ve Yöntemler: Son trimesterin başındaki toplam 33 gebenin antropometrik ve demografik verileri, ölçümler ve önceden hazırlanmış bir anket formu yoluyla toplanmıştır. Gebelerin 24saatlik besin tüketimleri kaydedilmiştir. Kordon kanlarının yağ asidi içeriği, gaz kromatografisiyöntemiyle tespit edilmiştir. Günlük beslenme ile alınan toplam yağ ve yağ asitleri, BEBİS programıyla belirlenmiş, kordon kanı yağ asidi yüzdeleriyle karşılaştırılmıştır.Bulgular: Ortalama katılımcı yaşı 32,82±3,9 yıldı. Ortalama beden kitle indeksi gebelik başındave sonunda sırasıyla 23,1±2,7 kg/m2, 28,5±3,7 kg/m2 idi. Gebelik boyunca kazanılan ortalamaağırlık 14,9±6,8 kg olarak belirlendi. Günlük enerji alımı ortalaması 1894,3±590,6 kkal olup bununkarbonhidrat, protein ve yağdan sağlanma oranları sırasıyla %40,7, %15,5 ve %43,8 idi. Günlükbeslenmedeki ve kordon kanındaki doymuş, tekli doymamış ve çoklu doymamış yağ asitlerininoranları sırasıyla %39,7–47,5, %38,6–20,8 ve %21,7–32 olarak saptandı. Kadınların doymuş yağasitlerini önerilerin üstünde, tekli ve çoklu doymamış yağ asitlerini ise önerilen miktarda aldıklarıgözlendi.Tartışma ve Sonuç: Beslenmeyle alınan protein miktarının, kordon kanı doymuş yağ asitleriyleilişkili olduğu görülmüştür. Doymuş yağ ve protein içeriği yüksek beslenme alışkanlıklarının, kordon kanı doymuş yağ asidi düzeylerini artırdığı gözlemlenmiştir. Gebelikte anne sağlığı ve normal fetal gelişim için yeterli ve dengeli beslenmenin şart olduğu ve bu konuda ileri çalışmalaraihtiyaç olduğu sonucuna varılmıştır.Article Determination of the Factors Affecting the Health and Social Lives of Individuals With Type I Diabetes During the Covid-19 Pandemic Process: a Qualitative Study(2024) Eroğlu, Nermin; Kolac, NurcanAim: This study was carried out to determine the factors affecting the health and social lives of individuals with Type I diabetes. Materials and Methods: The sample of the study consisted of 14 individuals with Type I diabetes living in Istanbul province. The quantitative data of the study were collected using a personal information form, and the qualitative data were collected through two open-ended questions. Results: Content analysis was used to evaluate qualitative data. The mean age of the individuals with Type I diabetes was 36.1% (n=14) years. As a result of the content analysis, two main themes and eight sub-themes were determined. Accordingly, the themes were negative emotions towards the illness and fear of being unable to maintain health during the pandemic process. Conclusion: In this study, individuals with Type I diabetes were found to have negative thoughts and to experience anxiety and fear about their health due to the COVID-19 pandemic. During the pandemic process, they were particularly affected by the inability to exercise enough and the deprivation of social life. In line with these results, the study revealed that the mental and physical needs of individuals with Type I diabetes, which is a disadvantaged group during the pandemic process. In these cases, it is recommended to develop teams that will provide support for remote chronic disease monitoring of individuals with type 1 diabetes, to train health professionals, to provide multidisciplinary support to individuals by investing in these issues, and to create emergency action plans that include all elements.Article Determining the Effects of Nasopharyngeal Suction With Negative and Positive Pressure: Randomised Controlled Trial(Marmara Univ, inst Health Sciences, 2024) Kokkiz, Rukiye; Okuroglu, Guelten Karahan; Ustun, NuranObjective: The study aims to determine the effects of nasopharyngeal suction with negative and positive pressure on pain level, respiratory parameters, and mucosal irritation in infants. Methods: This study was conducted as a posttest randomized controlled experimental research. The data was collected at G & ouml;ztepe Training and Research Hospital between January and November 2020. While the positive pressure suction method was applied to the experimental group, the negative pressure suction method was applied to the control group. Results: It is determined that the pain level mean scores at the 1 st and 5 th minutes after the suction procedure are lower in the experimental group than in the control group (p=0.01). p =0.01). SpO2 values at the 1st, st , 5th, th , and 15th th minutes after the procedure are significantly higher in the experimental group than in the control group (p=0.01). p =0.01). There is no statistically significant difference in the respiratory rate values between experimental and control groups (p>0.05). p >0.05). Conclusion: It is determined that the post-procedure pain level is lower and the SpO2 value is higher in the experimental group (positive pressure suction) compared to the control group (negative pressure suction). Both methods do not cause mucosal irritation, as well.Article Evaluation of Growth in Children Aged One- Two Years: a Cross- Sectional Study(Istanbul Univ, 2022) Guldemir, Hilal Hizli; Simsek, Tugce; Garipagaoglu, MuazzezObjective: The study was conducted to evaluate growth in children aged 1-2 years. Methods: In this study conducted with 302 children and their mothers, data on children and their families were obtained using a questionnaire. Z-scores were determined by measuring the weight and height of the children, and these were compared with percentile curves developed for Turkish children. Energy and macronutrient consumption were determined by taking a daily food consumption record for each child. Results: The average age, birth weight and height of children were 18.6 +/- 3.2 months, 3.2 +/- 0.5 kg and 50.0 +/- 2.3 cm, respectively. Their current weight and height were determined as 11.4 +/- 1.6 kg and 80.6 +/- 6.5 cm. It was observed that 85.6% of the children had normal body weight, 69.5% normal BMI and 56.2% normal height z score. It has been determined that body weight and height z-scores are higher in girls compared to boys (22.1%, 32.6% and 24.7% respectively in + 2SD). Body weights of children with high monthly income were also found to be significantly higher (15.6% in + 2SD, p=0.038). Conclusions: It has been concluded that the standards, gender and the economic status of the family in this age period are effective on childrens' growth.
