TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14627/9
Browse
8 results
Search Results
Article Skolyoz Tedavisinde Schroth Terapi ve Kinezyoteyp Uygulamalarının Etkinliği(2024) Şevgin, Ömer; Akkurt, Mustafa Ferit; Yelbay, İremAmaç: Bu çalışmanın amacı, skolyoz rehabilitasyonunda kullanılan 3 boyutlu egzersiz programı ve kinezyobantlama uygulamasının bireylerdeki kozmetik deformite algısı, gövde rotasyonu ve yaşam kalitesi üzerine olan etkisini değerlendirmektir. Yöntem: Çalışmaya adölesan idiopatik skolyoz teşhisi almış 40 (26 kız, 14 erkek) birey çalışmaya dâhil edildi. Bireylerin çalışma öncesinde demografik bilgileri kaydedildi. Katılımcılar 6 hafta, haftada 2 gün, 50 dakikalık bir egzersiz programına tabii tutuldular. Haftada bir kez ise egzersiz seansı sonunda kinzeyobantlama uygulaması yapıldı. Çalışma öncesi ve sonrası Adam’s öne eğilme testi ve skolyometre ile gövde rotasyonu, Walter Reed Görsel Değerlendirme Skalası (WRGDS) ile kozmetik deformite algısı ve Scoliosis Research Society- 22 (SRS-22) ile yaşam kalitesi değerlendirildi. Bulgular: Çalışma öncesi ve sonrası veriler karşılaştırıldığında WRGDS sonuçlarında anlamlı fark gözlemlendi (p<0,05). Adam’s öne eğilme testi ve skolyometre ile ölçüm yapılan gövde rotasyonu karşılaştırmasında anlamlı bir fark gözlemlenmedi. (p>0,05) Yaşam kalitesi ölçeği olan SRS-22 rehabilitasyon sonrası sonuç veriler karşılaştırıldığında ise anlamlı bir fark bulundu (p<0,05). Sonuç: Çalışma sonucunda yapılan uygulamaların bireylerdeki kozmetik deformite algısı, gövde rotasyonu ve yaşam kalitesi üzerinde olumlu etki yarattığı sonucuna ulaşıldı. Aynı zamanda, çalışmanın bu alanda yapılacak olan tedavi programlarına yön verecektir.Article Determination of Age- and Gender-Specific Reference Values for Different Functional Tests with or without Cognitive Dual-Task in Young Adults: An Observational Study(Turkey Assoc Physiotherapists, 2025) Analay Akbaba, Yildiz; Emirza Cilbir, Cigdem; Poyraz Isleyen, Tugce; Evrendilek, Halenur; Gungor Eroglu, Nazli; Asena Yekdaneh, Aye; Gungor, Feray; Güngör, Nazlı; Emirza, Cigdem; İşleyen, Tuğçe Poyraz; Analay, Yıldız; Yekdaneh, Ayşe AsenaPurpose: To determine the age-and gender-specific reference values for the five functional tests performed with or without cognitive dual-task in young adults. Methods: In this cross-sectional observational study, a total of 107 participants were divided into four subgroups based on gender and age: females 18-25 years (G1), and 26-35 years (G2), and males 18-25 years (G3), and 26-35 years (G4). Participants completed the timed up and go test (TUG), 4 meter gait speed test, 10 meter walk test (10MWT), timed 25-foot walk test, and 1 minute sit-to-stand test (1MSTS) with and without dual-tasks. The mean value of each test was recorded. Results: Significant differences were observed in some functional tests. TUG was longer in G1 compared to G2 (p=0.019), 10MWT dual-task performance differed between G1 and G3 (p=0.041), and 1MSTS and 1MSTSdual scores were higher in G3 compared to G4 (p=0.044 and p=0.035, respectively). All dual-task conditions led to decreased performance compared to single-task conditions (p<0.001) Conclusion: The dual-task added to the performance tests changes the time, speed, and number of repetitions in healthy individuals, and these effects may vary according to age and gender. These reference values can guide clinical assessments of dual-task performance in this population.Article Parkinson Hastalarında Algılanan ve Gerçek-Zamanlı Çiftgörev Performansının Farklı Motor-Kognitif Çift-Görev Eşleşmeleri Altında İncelenmesi(2025) Huseyınsınoglu, Burcu Ersoz; Bilgic, Basar; Hanağası, Haşmet Ayhan; Şanlı, Ali FurkanAmaç: Parkinson hastalarında çift görev koşulları altında ortaya çıkan zorluklar, bireylerin öznel algılarına dayalı ölçekler ile ya da performans testleri aracılığıyla değerlendirilebilmektedir. Ancak bu iki değerlendirme yöntemi arasındaki ilişki henüz yeterince açıklığa kavuşmamıştır. Bu çalışmanın amacı, Parkinson hastalarında algılanan çift görev performansı ile gerçek zamanlı performans testleri arasındaki ilişkiyi incelemek ve farklı çift görev türlerine bağlı olarak gözlemlenen performans farklılıklarını değerlendirmekti. Yöntem: Çalışmaya, İdiyopatik Parkinson hastalığı tanısı almış, Hoehn-Yahr evre 1 ila 3 arasında olan, MiniMental Durum Değerlendirme puanı en az 21 olan ve demans öyküsü bulunmayan toplam 117 birey dahil edilmiştir. Gerçek zamanlı çift görev performansı, Zamanlı Kalk Yürü Testi'ne entegre edilen motor ve bilişsel ikincil görevler ile Altı Nokta Adım Testi kullanılarak değerlendirilmiştir. Algılanan performans düzeyi ise İkili Görev Anketi ile ölçülmüştür. İstatistiksel analizlerde Spearman korelasyon katsayısı ve Friedman testi kullanılmıştır. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 62,44 ± 10,06 yıl, hastalık süresi ortalaması ise 6,34 ± 4,69 yıldır. Algılanan performans ile Zamanlı Kalk Yürü Testi’nin bilişsel görevli versiyonu arasında (r=0,214; p=0,02) ve motor görevli versiyonu arasında (r=0,277; p=0,002) istatistiksel olarak anlamlı fakat zayıf düzeyde ilişkiler saptanmıştır. Altı Nokta Adım Testi ile algılanan performans arasında anlamlı bir ilişki gözlenmemiştir (r=0,165; p=0,075). Ayrıca, Zamanlı Kalk Yürü Testi’ne entegre edilen motor görevli koşulda gözlemlenen çift görev yükü, bilişsel görevli koşula kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur (Z=-4,4; p<0,001). Sonuç: Algılanan ve gerçek-zamanlı çift-görev performansı arasındaki zayıf ilişki değerlendirmede bu iki alanın ayrı ayrı gözden geçirilmesi gerektiğini göstermektedir. Ayrıca, yürüme görevine eşlik eden ikincil görevin türü bireylerin çift görev performansı üzerinde farklı sonuçlara neden olabilir. Parkinson hastalarında bu etkilerin ayrıntılı olarak incelenmesi daha etkin rehabilitasyon planı için yol gösterici olacaktır.Article Nörolojik, Pediatrik ve Psikiyatrik Rehabilitasyonda Çalışan Ergoterapistlerde Algılanan Stres, İş Tatmini ve Mesleki Yaşam Kalitesinin Karşılaştırılması: Kesitsel Bir Araştırma(2025) Doğu, Selma Ercan; Aydöner, SelenAmaç: Ergoterapistlerin algılanan stres düzeyleri, iş doyumu ve mesleki yaşam kalitesi çalışma alanlarına göre değişiklik gösterebi lir. Çalışmanın amacı; nörolojik, pediatrik ve psikiyatrik rehabilitasyon alanlarında çalışan ergoterapistlerin algılanan stres düzeyleri, iş do yumu ve mesleki yaşam kalitelerini karşılaştırmaktır. Gereç ve Yön temler: Çalışmaya; nörolojik, pediatrik ve psikiyatrik rehabilitasyon alanlarında çalışan 86 ergoterapist katıldı. Veriler Sosyodemografik Form, Algılanan Stres Ölçeği, Minnesota İş Doyumu Ölçeği ve Mesleki Yaşam Kalitesi Ölçeği ile elde edildi. Bulgular: Pediatrik, psikiyatrik ve nörolojik alanlarda çalışan tüm ergoterapistlerin algılanan stres, iş doyumu ve mesleki yaşam kalitesi puan ortalamaları benzerdi. Ergote rapistlerin çalışma alanlarına göre algılanan stres, iş doyumu ve mes leki yaşam kalitesi puanları açısından bir fark bulunmazken, pediatrik rehabilitasyonda çalışan ergoterapistlerin Mesleki Yaşam Kalitesi Öl çeği’nin Şefkat Memnuniyeti alt ölçeği puan ortalamaları, nörolojik ve psikiyatrik rehabilitasyonda çalışan ergoterapistlerden daha yüksekti. Sonuç: Farklı rehabilitasyon alanlarındaki ergoterapistler benzer algı lanan stres, iş doyumu ve genel mesleki yaşam kalitesi düzeyleri ser gilerken, pediatrik rehabilitasyondakiler istatistiksel olarak daha yüksek şefkat memnuniyetine sahipti. Pediatrik alanda şefkat memnuniyetinin yüksek olmasına katkıda bulunan faktörleri araştırmak ve diğer reha bilitasyon alanlarında bu yönü geliştirmeye yönelik stratejileri göz önünde bulundurmak için daha fazla araştırma yapılması önerilmektedir.Article Measuring Shoulder Abduction Strength Using 2 Different Dynamometers: Comprehensive Intrarater and Interrater Reliability and Validity(Turkish Assoc Orthopaedics Traumatology, 2025) Atli, Ecenur; Topaloglu, Mahir; Hosbay, Zeynep; Ozdincler, Arzu RazakObjective: The purpose of this study is to investigate the intrarater and interrater reliability of handheld dynamometer (HHD) measurements in assessing isometric muscle strength of the shoulder abductors and to compare these results with those obtained using a fixed dynamometer (FD). Methods: The study involved 25 voluntary participants, all over the age of 18, asymptomatic (with no injuries in the upper extremity), and not engaged in overhead sports. The participants were evaluated twice by 2 different testers who were experienced in orthopedic rehabilitation, at 90 degrees of shoulder abduction in the scapular plane. On the first measurement day, Tester 1 performed measurements using both HHD and FD, while on the second measurement day, both testers used only the HHD. A 3-to 7-day interval separated the 2 measurement sessions. Paired-samples t-tests were used to evaluate the systematic bias between the testers. Spearman's rank correlation coefficient, intraclass correlation coefficient, standard error of measurement, and minimal detectable change were calculated. The statistical significance level was accepted as P < .05. Results: Data from 22 participants (15 women, 7 men; mean age: 23.00 +/- 3.19 years) were analyzed, as 3 individuals did not attend the final assessment. A strong correlation (r = 0.772) was found between Tester 1's HHD measurements and FD, while a similarly strong correlation (r = 0.748) was observed for Tester 2's HHD measurements. Excellent intrarater reliability (intraclass correlation coefficient [ICC]= 0.941) was found between Tester 1's measurements, and excellent interrater reliability (ICC= 0.889) was found between testers. Conclusion: Handheld dynamometer has demonstrated excellent interrater and intrarater reliability and high validity for assessing shoulder abductor muscle strength in research and clinical use. Since the muscle strength of testers using the HHD may influence the results, the FD may be a more appropriate option when the study population is stronger than the testers. Studies involving different clinical populations and testers with varying experience levels are needed to improve the relevance of the results. Level of Evidence: Level III, Diagnostic Study.Article Determination of Post-Earthquake Trauma Level and Investigation of the Relationship with Physical Activity Status(Turkish Physiotherapy Association, 2025) Tosun, Anil; Yılmaz, Nergis; Luque, Demet Tekın De Las Penas; Tekin De Las Penas Luque, DemetAmaç: Çalışmanın amacı; 06 Şubat 2023’te meydana gelen Pazarcık-Elbistan merkezli depremler sebebiyle kişilerde oluşan travma düzeyinin, kişinin fiziksel aktivite durumu ile ilişkisini incelemektir. Aynı zamanda, kişilerde deprem sonrası ağrı varlığının sorgulanması ve bu durumun travma düzeyi ile ilişkisini ortaya koymaktır. Yöntem: Veriler çevrimiçi olarak Google formları aracılığıyla toplandı, 18-65 yaş arası 388 gönüllü katılımcı (299 kadın, 89 erkek) çalışmaya dahil edildi. Katılımcıların genel özelliklerini belirlemek için “Sosyodemografik Bilgi Formu”, travma düzeyini değerlendirmek için “Deprem Sonrası Travma Düzeyini Belirleme Ölçeği” (DSTDBÖ) ve fiziksel aktivite durumlarını belirlemek için “Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi Kısa Formu” (IPAQ-KF) kullanıldı. Bulgular: Deprem bölgesinde bulunma durumuna göre DSTDBÖ genel puan ortalamaları arasında anlamlı fark saptandı (p<0,001). Deprem bölgesinde bulunan 126 kişinin DSTDBÖ genel puan ortalaması 57,66±19,87 iken, bölgede bulunmayan 262 kişinin ortalaması 49,00±18,49 olarak bulundu. Spearman korelasyon analiziyle deprem bölgesinde olan ve olmayan bireylerin IPAQ-KF toplam puanları, DSTDBÖ alt faktör ve toplam puanları arasındaki ilişki incelenmiş olup sadece “Bilişsel Yapılandırma” alt faktörü ile IPAQ-KF toplam puanları arasında anlamlı bir ilişkiyi yansıtmayan negatif zayıf ilişki bulundu (deprem bölgesinde olanlar için Spearman korelasyon katsayı değeri =-0,18, p=0,042). Ve deprem sonrası ağrı yaşayan bireylerin DSTDBÖ puanları, ağrı yaşamayanlardan daha yüksek olarak saptandı (p=0,000). Sonuç: Bu çalışma ile deprem sonrası travma düzeyinin, fiziksel aktivite ile negatif ilişki gösterdiği belirlendi. İnaktif bireyler daha yüksek travma düzeylerine sahipken, minimal aktif bireylerde travma düzeyleri daha düşük bulundu. Bu bulgular, deprem sonrası fiziksel aktivitenin artırılmasının travma düzeylerini azaltmada etkili bir strateji olabileceğini göstermektedir. Bu alanda daha fazla araştırma, eğitim ve proje çalışmalarının yapılması gerekmektedir.Article Multipl Skleroz’lu Bireylerin Sosyal Yaşam Kalitelerine Teknolojinin Etkisi(2020) Onay, Taner; Çetin, Belgin; Tosun, Anıl TekeoğluBuçalışmanın amacı Multipl Skleroz’lu bireylerin kişisel bakım vebağımsızlıklarını geliştirmeleri için günümüz teknolojisinin mevcutpotansiyellerini dünyada kullanılmakta olan iyi örnekleri üzerinden açıklamayaçalışmaktır. Multipl Skleroz’lu bireyler denge kontrolü, fonksiyonbozuklukları, bilişsel değişimler, yorgunluk, duyu kayıpları, ağrı, solunum kaszayıflıkları, ataklar, duygusal bozukluklar, seksüel işlev bozuklukları,konuşma ve yutma bozuklukları, görme alanı darlığı gibi problemler yüzünden işyaşamlarında, ev ortamlarında ve sosyal hayatta erişilebilirlik konusundasorunlar yaşamaktadır. Bu bilgiler ışığında Türkiye’de yaşayan Multipl Skleroz’lubireylerin değişen teknoloji bağlamında erişilebilirlik konusundakifarkındalıklarının gelişmesi hedeflenmiş ve öneriler sunulmuştur.Article Üriner İnkontinans Semptomlarının Multipl Sklerozlu Bireylerde Günlük Yaşam Aktiviteleri ile İlişkisinin Araştırılması(2024) Tosun, Anıl Tekeoğlu; Eryıldız, Ezgi; Eryıldız, Ezgi; Aklar, Ayça; Coşkunsu, Dilber Karagözoğlu; Yılmaz, Nergis; Yılmaz, Nergis; Gül, EzgiAmaç: Üriner inkontinans (Üİ), Multipl Skleroz (MS) hastalarında yaygın görülen ve günlük aktiviteleri olumsuz etkileyen bir semptomdur. Bu çalışmada MS tanılı bireylerde Üİ şikayetleri ile günlük yaşam aktivitelerini gerçekleştirme becerisi arasındaki ilişkinin araştırılması amaçlanmıştır. Araçlar ve Yöntem: Çalışmaya MS tanılı ve Üİ’ye sahip, yaş ortalaması 42.06±1.42 olan 45 katılımcı dahil edildi. Katılımcı verileri çevrimiçi bir platform olan Google Forms aracılığıyla toplandı. Uluslararası İdrar Kaçırma Konsültasyon Sorgulaması-Kısa Form (ICIQ-SF) Üİ şikayetlerini, İnkontinans Etki Sorgulaması (IIQ-7) anketi ise günlük yaşam aktiviteleri üzerindeki etkiyi değerlendirmek için kullanıldı. ICIQ-SF ile IIQ-7 fiziksel aktivite, sosyal aktivite, sosyal ilişkiler ve duygusal sağlık alt skorları ve total skoru arasındaki ilişkiyi değerlendirmek için Spearman korelasyon analizi yapıldı. Bulgular: Katılımcıların %26.7'si günde 8 kereden fazla idrara çıkmaktaydı. Mesane günlüğü hakkında bilgi sahibi olmayan bireylerin oranı %75.6 ve işemeye başlamakta zorluk çekenlerin oranı ise %44.4'tü. ICIQ-SF ile IIQ-7 fiziksel aktivite ve sosyal aktivite alt boyutları ile total skoru arasında güçlü ilişki bulurken (sırasıyla rho=0.64, p<0.001; rho=0.53, p<0.001; rho=0.56, p<0.001), sosyal ilişkiler ve duygusal sağlık alt boyutları arasında orta derecede ilişki bulundu (sırasıyla rho=0.45, p=0.002; rho=0.38, p=0.009). Sonuç: Üİ semptomlarının MS'li bireylerin günlük aktiviteleri üzerindeki olumsuz etkileri göz önüne alındığında, Üİ için kapsamlı bir değerlendirme yapılarak MS’lilerin, Üİ’nin şiddetine, tipine ve sıklığına göre uyarlanmış bir rehabilitasyon programına dahil edilmesi önemlidir.
