TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14627/9
Browse
10 results
Search Results
Article İş Güvenliği Uzmanlarında Mesleki Karar Pişmanlığının Psikososyal Dinamikleri: Finansal Stres ve İş Yükü(2025) Özkılıçcı, Gökçeİş güvenliği uzmanları, güvenli iş yerleri sağlamada çok önemli bir role sahiptir, ancak refahlarını ve performanslarını etkileyen önemli psikososyal risklerle karşı karşıyadırlar. Bu çalışma, Türkiye'deki iş güvenliği uzmanları arasında iş yükü, finansal stres ve kariyer kararı pişmanlığı arasındaki ilişkileri incelemektedir. Çalışmaya 224 iş güvenliği uzmanı katılmış ve iş yükü, finansal stres ve kariyer kararı pişmanlığı arasında önemli pozitif korelasyonlar bulunmuştur. Özellikle, finansal stres, algılanan iş yükü ile kariyer kararı pişmanlığı arasındaki ilişkiye kısmen aracılık etmektedir. Bir başka deyişle ağır iş yükü, artan finansal stres yoluyla hem doğrudan hem de dolaylı olarak mesleki karar pişmanlığını artırmaktadır. Düşük ücretler veya iş güvencesizliğinden kaynaklanan finansal stres ve yüksek iş yükü, bilişsel performansın düşmesine, hatalara ve daha riskli kararlara yol açabilmektedir. Bu faktörler, uzmanların olumsuz deneyimler nedeniyle kariyer seçimlerini sorgulamalarına neden olan kariyer kararı pişmanlığına önemli ölçüde katkıda bulunmaktadır. Bu bulgular, deneyimli iş güvenliği uzmanlarının bile kariyer seçimlerinden pişmanlık duyabileceğini ve genellikle finansal baskılar nedeniyle bunalmış hissedebileceğini vurgulamaktadır. Kuruluşların etkili liderlik, sürekli eğitim ve destekleyici çalışma ortamları oluşturarak bu psikososyal riskleri ele alması çok önemlidir. Finansal ve iş yüküyle ilgili stresi azaltmak, mesleki pişmanlığı önemli ölçüde azaltabilir ve sonuçta daha iyi iş güvenliği uygulamalarına yol açabilir.Article Sosyal Görünüş Kaygısının İşyeri Yalnızlığına Etkisi: Konya Gençlik Vespor İl Müdürlüğü Örneği(2021) Kocak, Emine; Ersoz, Gozde; Kiratli, Esinİşyeri sağlığı psikolojisi son zamanlarda psikologlar, yönetim bilimcileri ve sosyologlar tarafından sıklıklaaraştırılan konulardan biri haline gelmiştir. İşyerinde bireyin sosyal çevreden kaynaklanan yalnız kalma hali vesosyal etkileşimin kaçınılmaz bir bileşeni olan sosyal görünüş kaygısı işyerindeki psikolojik sağlığı etkileyenfaktörlerden bazılarıdır. Bu çalışmanın amacı, spor teşkilatında çalışan personelin sosyal görünüş kaygılarının işyeri yalnızlığına etkisini belirlemek ve bazı demografik özelliklerin (yaş ve çalışma süresi) söz konusu psikolojikfaktörler ile ilişkisini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın örneklemini Konya Gençlik ve Sporİl Müdürlüğü’nde antrenör, memur ve uzman olarak görev yapan toplam 192 çalışan (nerkek= 127; Xyaş= 37.73±7.74 ve nkadın= 65; Xyaş=36.39±8.17) oluşturmaktadır. Çalışmada \"İşyerinde Yalnızlık Ölçeği\" ve \"SosyalGörünüş Kaygısı Ölçeği\" kişisel bilgi formu ile birlikte örneklem grubuna uygulanmıştır. Verilerin analizindebetimsel istatistik yöntemleri, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi ve Basit Regresyon Analizikullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre Gençlik ve Spor çalışanlarının sosyal görünüş kaygısı düzeylerininİşyerinde Yalnızlık Ölçeği’ nin duygusal yoksunluk ve sosyal arkadaşlık alt boyutlarını pozitif yönde yordadığıgörülmüştür. Ayrıca sosyal görünüş kaygısı ile çalışma süresi arasında pozitif ilişki gözlenmiştir. Bu araştırmadanelde edilen veriler ışığında, gençlik ve spor çalışanlarında sosyal görünüş kaygısı arttıkça işyerinde yalnızlıkdurumunu ortaya koyan iş yerindeki bireylerle ilişkilerin niteliğinin ve niceliğinin olumsuz yönde etkilendiği;çalışma süresi daha fazla olan bireylerin sosyal görünüş algısı yönünde olumsuz duygulara sahip olduğu sonucunavarılmıştır.Article Şanlıurfa’da Yaşayan Suriyeli Mültecilerde Kronik Hastalık Prevalansı ve Sağlık Hizmetinden Yararlanma Durumu(2023) Altıparmak, Yüksel Duygu; Akman, MehmetAmaç: Ani ve hızlı bir çevre değişimi yaratan, böylece sosyal, kültürel ve fiziksel olarak toplumu ve bireyleri etkileyen göç, sağlık ve sağlık değişkenleri üzerinde de çok önemli etkilere sahiptir. Çalışmamızın amacı, Suriyeli sığınmacılarda kronik hastalık prevalansı ve kronik hastalığı olanların mevcut sağlık hizmetlerinden faydalanabilme durumlarını tespit etmektir. Yöntem: Çalışmamız kesitsel bir çalışmadır. Urfa ilinde Suriyeli misafirler koordinasyon merkezinde bulunan kayıtlardan saptanan verilere göre, göçmenlerin en yoğun yaşadığı mahalle olarak belirlenen Kurtuluş mahallesi seçilmiştir. Bu mahalleden randomize olarak 30 sokak seçilmiş ve seçilen her bir sokaktan rasgele belirlenen 7 hanede yaşayan 18 yaş üstü bireyler çalışmanın örneklemini oluşturmuştur. Seçilen her bir haneye ziyaret yapılarak, Arapça ve Kürtçe bilen tercüman eşliğinde tüm hane halkı hakkında kronik hastalıklara yönelik bilgi toplanmıştır. Bulgular: Toplamda 210 hanede yaşayan, 18 yaş üzeri 617 kişiye ulaşılmıştır. 40 yaş üzeri katılımcıların %27,8’inde, 65 yaş üzerinde ise %65,2’sinde en az bir kronik hastalığın var olduğu, saptanmıştır. Bu rakam tüm katılımcılar arasında %15,2’dir. Görüşülen kişilerin %40’ı sağlık hizmeti alabildiğini, %13,8’i gereksinim duyduğunda aile hekimine ulaşabildiğini belirtmiştir. Kronik hastalığı nedeniyle sağlık hizmetine başvuranların %76,5’i devlet hastanesine, %15,3’ü özel sağlık merkezine başvurmuştur. Sonuç: Çalışmamızda kronik hastalık görülme prevalansı literatürde bildirilen oranlardan nispeten düşük saptanmıştır. Suriyeli sığınmacıların kronik hastalıkları nedeniyle neredeyse hiçbir zaman birinci basamak sağlık hizmetlerinden yararlanmadıkları, hizmet ihtiyaçlarını ağırlıklı hastanelerden karşıladıkları görülmektedir. Suriyeli sığınmacıların kronik hastalıklarının yönetiminde birinci basamağının rolünü artıracak ve birinci basamak sağlık hizmetine ulaşımlarını kolaylaştıracak planlamalara ihtiyaç vardır.Article Covıd-19 Döneminde Mültecilere Çevrim İçi Psikolojik Destek Sağlayan Ruh Sağlığı Profesyonellerinin Deneyimleri: Nitel Çalışma(2023) Kurşun, Şeyma Gök; Uygun, Ersin; Dikec, GulBu çalışmanın amacı, COVID-19 döneminde mültecilere yönelik ruh sağlığı desteği sunan profesyonellerin çevrim içi psikolojik destek deneyimlerinin incelenmesidir. Fenomenolojik desende yapılan bu çalışmada pandemi döneminde mültecilere çevrim içi psikolojik destek sağlayan ve Türkiye’de ikamet eden on ruh sağlığı profesyoneli ile derinlemesine çevrim içi görüşmeler yapıldı. Veriler tematik analiz yöntemi ile analiz edildi. Görüşmeden elde edilen veriler, beş ana tema ve on dokuz alt tema altında toplandı. Bu temalarda ruh sağlığı profesyonellerinin çevrim içi psikolojik desteğe yönelik ön yargıları ve bu sürece adaptasyon süreçleri; mültecilerle çalışırken çevrim içi psikolojik desteğin avantajları ve dezavantajları, çevrim içi psikolojik destek sürecinde yaşanan duygular ve bazı zor durumlardaki baş etme yöntemleri ile ilgili bulgular elde edildi. Ruh sağlığı profesyonellerinin bildirdiği zorlukların başında pandemi döneminde mültecilere sınırlı olanaklar dâhilinde çevrim içi psikolojik destek sunmaları ve dışsal sorunların psikolojik sorunların çevrim içi olarak çalışılmasında yarattığı güçlükler yer alırken; en önemli gereksinimleri çevrim içi ruh sağlığı hizmetini sürdürmenin inceliklerini öğrenme olduğu saptandı. Bu nedenle mültecilerle çalışan ruh sağlığı profesyonellerinin özellikle çevrim içi çalışırken daha fazla desteklenmeye ihtiyaçları olduğu ve alanda bu konuda gelecekte daha fazla çalışmanın yapılması gerektiği düşünülmektedir.Article Pandemi Dönemi İş Güvenliği Algısı Ölçeğinin Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması(2022) Başol, Oğuz; Akalp, Hüsre Gizem; Aytaç, Sevinç SerpilTüm ülkelerde çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamak, küresel ölçekte işletmeler için önemli bir sorun alanı olarak tüm varlığını sürdürmektedir. Nitekim 2019 Aralık ayından beri devam eden ve çalışma koşullarının değişmesine yol açan COVID-19 pandemisi de çalışanların sağlık ve güvenliğinin korunmasını önemli hale getirmiştir. Bu çalışmanın amacı, pandemi dönemi iş güvenliği algısı ölçeğinin geçerlik ve güvenirlik çalışmasının yapılmasıdır. Araştırmaya 681 çalışan katılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde SPSS 22 ve LISREL 8.71 programları kullanılmıştır. Yapılan analiz sonucunda, ölçekte bulunan maddelerin faktör yüklerinin 0,778 ile 0,908 arasında değiştiği ve açıklanan toplam varyansın %84,14 olduğu görülmüştür. Yapılan doğrulayıcı faktör analizi sonuçlarına göre ölçek; (Ki-kare/sd: 4,72; RMSEA: 0.074; NFI: 0.99; NNFI: 0.99; CFI: 0.99; GFI: 0.96 ve AGFI: 0.93) 10 madde ve 2 faktörden oluşmaktadır. Ölçeğin içsel tutarlığı 0,956 olarak hesaplanmış ve madde-toplam korelasyonlarının 0,675 ile 0,879 arasında değiştiği tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular, pandemi dönemi iş güvenliği algısı ölçeğinin geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğunu göstermektedir.Article Çocuk ve Ergen Psikiyatrisinde Elektrokonvulsif Tedavi(2022) Dikec, Gul; Özer, DuyguÇocukluk ve ergenlik döneminde görülen ciddi ruhsal bozuklukların tedavisinde kullanılan etkili yöntemlerden biri elektrokonvülsif tedavi (EKT)dir. Çocuk ve ergen psikiyatrisinde EKT uygulamasının etki ve yan etki açısından yetişkinlerden farklı sonuçlar elde edilmemesine rağmen; ruh sağlığı çalışanlarının, EKT ile ilgili sınırlı bilgi düzeyi ve EKT’e yönelik olumsuz tutumlarından dolayı çocuk ve ergenlerde EKT’yi tercih etmekten çekinebilmektedirler. Çocuk ve ergen psikiyatrisinde EKT uygulaması ile ilgili verilerin sıklıkla olgu sunumları ile sınırlı olması, çocuk ve ergenlerde EKT uygulamasının her yönü ile değerlendirildiği bir yazıya ulaşılamaması nedeniyle, bu derleme ile çocuk ve ergenlerde EKT uygulaması, EKT’nin yasal boyutu ve hemşirelik bakımı konusunda güncel literatüre katkı sağlanacağı düşünülmektedir.Article Psikolojik Danışmanların Duygusal Emek Stratejilerinin Tükenmişlik Düzeyleri Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi(2021) Mamacı, Merve; Kalay, ÜmitBu çalışmada, aktif iş yaşamı olan psikolojik danışmanların kullandığı duygusal emek stratejileri ile tükenmişlik ve alt boyutları arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Araştırmaya İstanbul ilinde aktif çalışma yaşamı olan 294 psikolojik danışman katılmıştır. Araştırmanın verileri Demografik Bilgi Formu, Duygusal Emek Ölçeği ve Psikolojik Danışman Tükenmişlik Ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen bulgular; duygusal emek alt boyutu olan yüzeysel rol yapma ile psikolojik danışman tükenmişliği ve alt boyutları arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Diğer bir duygusal emek stratejisi olan doğal duygular ile psikolojik danışman tükenmişliği ve alt boyutları ile arasında anlamlı ve negatif yönde bir ilişki olduğu saptanmıştır. Ayrıca, derin rol yapma ile psikolojik danışman tükenmişliğinin yetersizlik alt boyutu arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki tespit edilmiştir. Buna karşın, derin rol yapma boyutu ile psikolojik danışman tükenmişliği ve diğer alt boyutları arasında anlamlı bir ilişkinin bulunmadığı görülmüştür. Araştırmanın sonuç bölümünde, bulgular alan yazın çerçevesinde incelenerek, gelecek çalışmalar için öneriler sunulmuştur.Article Multipl Skleroz’lu Bireylerin Sosyal Yaşam Kalitelerine Teknolojinin Etkisi(2020) Onay, Taner; Çetin, Belgin; Tosun, Anıl TekeoğluBuçalışmanın amacı Multipl Skleroz’lu bireylerin kişisel bakım vebağımsızlıklarını geliştirmeleri için günümüz teknolojisinin mevcutpotansiyellerini dünyada kullanılmakta olan iyi örnekleri üzerinden açıklamayaçalışmaktır. Multipl Skleroz’lu bireyler denge kontrolü, fonksiyonbozuklukları, bilişsel değişimler, yorgunluk, duyu kayıpları, ağrı, solunum kaszayıflıkları, ataklar, duygusal bozukluklar, seksüel işlev bozuklukları,konuşma ve yutma bozuklukları, görme alanı darlığı gibi problemler yüzünden işyaşamlarında, ev ortamlarında ve sosyal hayatta erişilebilirlik konusundasorunlar yaşamaktadır. Bu bilgiler ışığında Türkiye’de yaşayan Multipl Skleroz’lubireylerin değişen teknoloji bağlamında erişilebilirlik konusundakifarkındalıklarının gelişmesi hedeflenmiş ve öneriler sunulmuştur.Article Hemşirelerde İşten Ayrılma Niyeti ile Zorunlu Vatandaşlık Davranışı Arasındaki İlişki*(Association of Executive Nurses, 2024) Selçuk, Deniz; Seren, Arzu Kader Harmancı; Harmancı Seren, Arzu KaderAmaç: Bu araştırmada, İstanbul’daki bir eğitim ve araştırma hastanesinde çalışan hemşireler örnekleminde işten ayrılma niyeti ile zorunlu vatandaşlık davranışı arasında ilişki olup olmadığını incelemek amaçlanmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı bu araştırmanın verileri, İstanbul’da bulunan bir eğitim ve araştırma hastanesinde görev yapmakta olan 191 hemşirenin katılımı ile Aralık 2016 – Şubat 2017 tarihleri arasında toplanmıştır. Veri toplamada, kişisel bilgileri öğrenmeyi amaçlayan bir soru formunu, “İşten Ayrılma Niyeti Ölçeği”ni ve “Zorunlu Vatandaşlık Davranışı Ölçeği”ni içeren bir anket kullanılmıştır. Veriler, bilgisayar ortamında analiz edilmiştir. Tanımlayıcı istatistikler, parametrik ve parametrik olmayan karşılaştırma testleri ve Pearson korelasyon analizi yapılmıştır. Bulgular: Hemşirelerin “İşten Ayrılma Niyeti Ölçeği” ile “Zorunlu Vatandaşlık Davranışı Ölçeği” puan ortalamaları sırasıyla 2,90 (SS=1,11) ve 3,42 (SS=0,90) olarak bulunmuştur. İşten ayrılma niyetiyle zorunlu vatandaşlık davranışı arasındaki ilişkinin katsayısının r=0,315 olduğu saptanmıştır (p<0,001). Sonuç: Hemşirelerin orta düzeyin altında işten ayrılma niyetinde oldukları, orta düzeyin üstünde zorunlu vatandaşlık davranışı sergiledikleri, işten ayrılma niyetiyle zorunlu vatandaşlık davranışı arasında da olumlu yönlü, orta güçte ve çok ileri derecede anlamlı doğrusal bir ilişki olduğu belirlenmiştir.Article Citation - WoS: 5Citation - Scopus: 6An Integrated Methodology Proposal for Sustainable Fashion: Understanding and Examining Criteria Affecting the Second-Hand Clothes Shopping(Gazi Univ, Fac Engineering Architecture, 2022) Usta, Saliha Karadayi; Kadaifci, Cigdem; Karadayi-usta, SalihaSustainable fashion is an important movement that offers numerous benefits in the long run by questioning the actual needs of the consumer, selecting the natural fabrics, preferring the brands providing ethical working conditions for the employees, using the acquired clothes as long as possible, repairing when necessary, and recycling into yarn when the lifetime is over, or transforming into a new product by changing the function of the items. In this context, the most active role of consumers is to prefer quality products that can last for many years and to extend the time of the products remaining in use, especially through the purchase and sale of second-hand clothes. While current papers provide roadmaps based on conceptual details, and consumer perception and attitude, there is no comprehensive study in second-hand shopping practices specific to clothing. Hence, the aim of this study is proposing an integrated methodology to understand the criteria that consumers pay attention in second-hand clothes shopping platforms as a tool that makes sustainable fashion possible via literature review, individual interviews and text mining, to determine the weights of these criteria according to their importance via Step-Wise Weight Assessment Ratio Analysis (SWARA) methodology, and to compare the prominent platform alternatives via Weighted Aggregated Sum Product Assessment (WASPAS) technique. The criteria weights vary depending on the sustainability awareness of consumers, and on the generation gap.
