TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14627/9

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 26
  • Article
    Ebeveynlik Tutumları ile Kişiler Arası Duygu Düzenleme Arasındaki İlişki: Sosyal Öz Yeterliğin Aracılık Rolü
    (2025) Özdemir, Petek Akman
    Bu araştırmada ebeveynlik tutumları, kişiler arası duygu düzenleme ve sosyal öz yeterlik arasındaki ilişkilerin, ayrıca sosyal öz yeterliğin aracılık rolünün incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırma grubu 20- 35 yaşları arasındaki 589 lisans ve yüksek lisans öğrencisinden (Kız = %53.3, Erkek = %46.7) oluşmuştur. Veri; kişisel bilgi formu, Kısaltılmış Algılanan Ebeveyn Tutumları Ölçeği – Çocuk Formu, Kişiler Arası Duygu Düzenleme Ölçeği ve Sosyal Yeterlik Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Aracılık etkisi incelenmesinde PROCESS eklentisi kullanılmıştır. Analizler olumlu ebeveynliğin (duygusal sıcaklığın) kişiler arası duygu düzenlemeyi ve sosyal öz yeterliği pozitif, olumsuz ebeveynliğin (reddediciliğin ve aşırı koruyuculuğun) ise negatif yönde yordadığını göstermiştir. Sosyal öz yeterlik ile kişiler arası duygu düzenleme arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Aracılık modellerinin anlamlı olduğu, sosyal öz yeterliğin kısmi aracılık etkisi olduğu bulunmuştur. Araştırmanın sonuçları, çocukluk dönemindeki ebeveyn tutumlarına ilişkin algıların yetişkinlikteki duygu düzenleme ile doğrudan ya da dolaylı olarak ilişkili olduğunu göstermektedir.
  • Article
    Finansal Stres Ölçeği: Türkçeye Uyarlama, Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması
    (2025) Özkılıçcı, Gökçe; Kılıç, Yeşim
    İnsan yaşamında strese neden olan pek çok etken vardır. Bunlardan biri de maddi ve parasal açıdan yetersiz olma ya da yeterli olup durumu yönetememenin yol açtığı finansal strestir. Son dönemde enflasyonun ve finansal araçların artmasının etkisiyle kaynak yönetiminde zorlanan bireylerin finansal stresinin analiz edilmesi oldukça büyük önem kazanmaya başlamıştır. Bu sebeple, finansal stresin ölçülmesi ve finansal stres ile baş etme yöntemlerinin geliştirilmesi için çok boyutlu bir ölçme aracına ihtiyaç duyulmaktadır. Heo, Cho ve Lee (2020) tarafından, finansal stresi kavramsal sorunları ile ele alarak ölçmeyi amaçlayan bir ölçek geliştirilmiştir. Bu çalışmanın amacı da Türkçe alan yazında bu tür bir ölçeğin yer almaması nedeniyle söz konusu ölçeğin geçerlik ve güvenirlik analizlerini gerçekleştirmektir. Katılımcılar, farklı sektörlerde yer alan 194’ü (%61.2) kadın, 123’ü (%38.8) erkek olmak üzere 317 beyaz yakalı çalışandan oluşmaktadır. Yapı geçerliği için öncelikle AFA yapılmıştır. Ölçek 24 madde ve 3 boyut şeklinde faktörleşmiştir ve ortaya çıkan yapı, birinci ve ikinci düzey DFA ile doğrulanmıştır. Ölçeğin tamamı için Cronbach alfa iç tutarlılık kat sayısı .95 olarak hesaplanmıştır. Alt ve üst %27’lik grupların ölçekten aldıkları puanlar arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır. Ölçeğin ölçüt bağıntılı geçerliğini test etmek amacıyla Genel İyi Oluş Ölçeği Kısa Formu ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği uygulanmıştır. Söz konusu değişkenlerin bir arada incelenmesi ile gerçekleştirilen analizlerde finansal stres ölçeğinin psikometrik özellikleri görgül olarak ortaya konmuş, ölçeğin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu tespit edilmiştir. Ölçeğin finansal stres konusunu çalışacak araştırmacılara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
  • Article
    Akademik Dayanıklılık ve Sosyal Destek Arasındaki İlişkide Temel Psikolojik İhtiyaçların Doyumunun Aracı Rolü
    (2025) Özdemir, Petek Akman
    Bu çalışma sosyal desteğin ve üniversite ortamında temel psikolojik ihtiyaçların (yeterlilik, özerklik, ilişkili olma) doyumunun akademik dayanıklılık ile ilişkilerinin belirlenmesini amaçlamaktadır. Çalışmada sosyal destek kaynakları olarak öğretmenlere ve arkadaşlara odaklanılmıştır. Ayrıca temel psikolojik ihtiyaç doyumunun sosyal destek ile akademik dayanıklılık arasındaki ilişkideki aracılık etkisi incelenmiştir. Çalışmaya 18-25 yaşları arasındaki 378 lisans öğrencisi katılmıştır. Katılımcılar kişisel bilgi formunu, Akademik Yılmazlık Ölçeğini, Üniversite Öğrencilerinin Temel İhtiyaçlarının Doyumu Ölçeğini, Algılanan Sosyal Destek Ölçeğinin Öğretmen ve Arkadaş Desteği Alt Ölçeklerini tamamlamışlardır. Araştırma değişkenleri arasındaki ilişkiler Pearson korelasyon analizleri ve yapısal eşitlik modeli analizleri ile incelenmiştir. Analizler öğretmen ve arkadaş desteğinin, yeterlilik, özerklik ve ilişkili olma ihtiyaçlarının, akademik dayanıklılığının bileşenlerinden azim ve adaptif yardım arama ile pozitif, olumsuz duygulanım ile negatif yönde ilişkili olduğunu göstermiştir. Sosyal desteğin temel psikolojik ihtiyaçların doyumunu, ihtiyaç doyumunun da akademik dayanıklılığı pozitif yönde yordadığı belirlenmiştir. Temel psikolojik ihtiyaçların doyumunun, sosyal destek ile akademik dayanıklılık arasındaki ilişkide aracılık rolünün anlamlı olduğu bulunmuştur. Araştırma bulguları alan yazını ile ilişkili olarak tartışılmıştır, eğitsel uygulamalar ve ileride yapılacak araştırmalar için önerilerde bulunulmuştur.
  • Article
    Yetişkinliğe Geçiş ve Yerleşik Yetişkinlik: Psikolojik ve Sosyal Değişimler Üzerine Nitel Bir Araştırma
    (2025) Özdemir, Petek Akman
    Beliren yetişkinlik ve orta yetişkinlikten farklı gelişimsel özellikleri ve yaşam olaylarını içermesi nedeni ile 30 ile 45 yaşları arasındaki gelişim dönemi yerleşik yetişkinlik olarak adlandırılmıştır. Bu araştırmada yetişkinliğe ilişkin algıların, yetişkinliğe geçiş deneyimlerinin, yerleşik yetişkinlikteki psikolojik ve sosyal değişimlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya 30 ile 35 yaşları arasındaki 16 yerleşik yetişkin katılmıştır. Araştırma betimleyici fenomenolojik desende yürütülmüştür ve yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılarak veri toplanmıştır. Yapılan tematik analizde yetişkin algısı, yetişkinliğe geçişte rol oynayan etmenler, benlik, kimlik ve değişim, sosyal ilişkilerdeki değişim ve geleceğe ilişkin beklentiler olmak üzere beş ana tema oluşturulmuştur. Katılımcıların çoğunluğu kendilerini yetişkin olarak algıladıklarını ifade etmiştir. Yetişkinliğe geçişi; sorumluluk alma, özerklik ve ekonomik bağımsızlık kazanmaya dayalı olarak ele almışlardır. Araştırma yerleşik yetişkinlikte kendini anlamanın ve bilgeliğin arttığını, kimlik arayışının azaldığını ya da sonlandığı, önceliklerin, ebeveynler ve arkadaşlar ile ilişkilerin niteliğinin değiştiğini göstermiştir. Bazı katılımcıların yerleşik yetişkinlik döneminde yaşamdaki olasılıklarının azaldığını düşündükleri belirlenmiştir. Çalışma Türkiye’deki yerleşik yetişkinlerin deneyimlerinin daha iyi anlaşılmasına ve yerleşik yetişkinliğin ayırt edici özelliklerinin belirlenmesine katkıda bulunmaktadır.
  • Article
    Bir Vakıf Üniversitesindeki Hemşirelik Öğrencilerine Uygulanan Akran Bağımlılık Programının Madde Tüketimine Etkisi: Yarı Deneysel Çalışma
    (2025) Dikec, Gul; Savaş, Metehan Savaş Mete; Kılıç, Sude; Vargel, Çağla; Yazgan, İlknur
    Amaç: Bu çalışmanın amacı, bir vakıf üniversitesinde öğrenim gören ve bağımlılık yapıcı madde kullanan bir grup hemşirelik bölümü öğrencilerine uygulanan Akran Bağımlılık Programının, öğrencilerin madde tüketim oranları üzerinde etkisini belirlemektir. Yöntem: Çalışma tek grup, ön-test, son-test, yarı deneysel çalışma deseninde yapıldı. Veriler İstanbul’daki bir vakıf üniversitesinde, 2023-2024 eğitim ve öğretim yılı bahar yarıyılında araştırmacılar tarafından literatür doğrultusunda hazırlanan Bilgi Formu ile toplandı. Bir afiş hazırlanarak öğrencilere program ve araştırma duyuruldu. Çalışmaya katılmayı kabul eden öğrencilere, Akran Bağımlılık Programı uygulandı. Akran Bağımlılık Programı, bağımlılık ile ilgili bir seminer ve ardından broşür dağıtımı, daha sonra üniversite girişinde açılan akran standı ve akran danışmanlık gruplarından oluşmaktadır. Program araştırmacılar tarafından oluşturuldu. Çalışma, örneklemini madde kullandığını bildiren 27 hemşirelik öğrencisi oluşturdu. Verilerin analizinde ki-kare ve non-parametrik testlerinden Wilcoxon İşaretli Sıra testi kullanıldı. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 20,96 (1,53), %63’ü kadın, %33,3’ü üçüncü sınıf öğrencisi, %70,4’ü ekonomik durumunu orta algılamaktaydı. Akran Bağımlılık Programı öncesi ve sonrası hemşirelik öğrencilerinin madde tüketim oranları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Sonuç: Gelecek çalışmalarda standardize edilmiş araçlar ve ölçümlerle yapılandırılmış akran programlarının ya da daha önce madde kullanan akranların liderliğindeki programların etkinliği incelenmelidir.
  • Article
    Kronik Migren Tanılı Bireylerde Fiziksel Aktivite Düzeyi, Ağrı Özellikleri, Katastrofizasyonu, Santral Sensitizasyon ve Fonksiyonel Durum Parametrelerinin Araştırılması-Kesitsel Çalışma
    (2025) Celenay, Seyda Toprak; Düşgün, Elif Sena; Aydın, Meliha; Baran, Selin
    Amaç: Bu çalışmanın amacı, kronik migren tanılı bireylerde fiziksel aktivite (FA) düzeyi ile ağrı özellikleri ve katastrofizasyonu, santral sensitizasyon ve fonksiyonel durum arasındaki ilişkiyi incelemekti. Yöntem: Çalışmaya kronik migren tanısı alan 116 birey [yaş: 33,00 (19,00-55,00) yıl] dahil edildi. Fiziksel ve sosyodemografik özellikler, migren ile ilgili klinik bilgiler kaydedildi. Ağrı özellikleri kapsamında ağrı şiddeti ve ağrı süresi kaydedildi. FA düzeyi “Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi-Kısa Formu” ile, ağrı katastrofizasyonu “Ağrıyı Felaketleştirme Ölçeği” ile, santral sensitizasyon “Santral Sensitizasyon Ölçeği” ile, ve fonksiyonel durum “Migrene Bağlı Dizabilite Değerlendirme Ölçeği” ile değerlendirildi. Bulgular: Bireylerin %30,20’sinin (n=35) inaktif, %47,40’ının (n=55) minimal aktif ve 22,40’ının (n=26) aktif olduğu görüldü. FA düzeyi ile ağrı şiddeti (r=-0,245, p=0,008), ağrı süresi (r=-0,208, p=0,025) ve ağrı katastrofizasyonu (r=-0,190, p=0,041) arasında negatif yönde zayıf bir ilişki bulunurken, FA düzeyi ile santral sensitizasyon (r=-0,198, p=0,033) arasında çok zayıf bir ilişki bulundu. FA düzeyi ile fonksiyonel durum arasında ilişki olmadığı saptandı (p>0,05). Sonuç: Çalışmanın sonucunda kronik migren tanılı bireylerin FA düzeyi arttıkça ağrı şiddeti, süresi, katastrofizasyonu ve santral sensitizasyonun azaldığı görüldü. Ayrıca FA düzeyi ile fonksiyonel durum arasında ilişki olmadığı bulundu. Düzenli FA’nın faydaları göz önünde bulundurulduğunda kliniklerde bu bireylere özgü FA programlarının oluşturulması teşvik edilmelidir.
  • Article
    Genç Sporcularda Antrenör ve Aile Kaynaklı Özerklik Desteği Ölçeklerinin Psikometrik Özelliklerinin Değerlendirilmesi: Metodolojik Çalışma
    (2025) Karadag, Duygu; Elmas, Aydan Gozmen; Akın, Nurgül Keskın; Asci, Hülya
    Amaç: Çalışmada, “Antrenör Kaynaklı Özerklik Desteği” ile “Aile Kaynaklı Özerklik Desteği” ölçeklerinin Türkçe formlarının psikometrik özelliklerinin Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) ile incelenmesi amaçlan- mıştır. Gereç ve Yöntemler: “Antrenör Kaynaklı Özerklik Desteği” ile “Aile Kaynaklı Özerklik Desteği” ölçekleri 7’li Likert tipinde, 12 madde ve tek boyuttan oluşmaktadır. “Antrenör Kaynaklı Özerklik Desteği Ölçeği”nin psikometrik özellikleri 145 erkek ve 63 kız toplam 208 (Xyaş=14,51±2,83), “Aile Kaynaklı Özerklik Desteği Ölçeği”nin ise 164 erkek ve 70 kız toplam 234 (X yaş=14,87±1,92) sporcu üzerinde test edilmiştir. Ölçeklerin yapı ge- çerlikleri DFA ile sınamıştır. Ölçeklerin yakınsak geçerlikleri Birleşik Gü- venirlik [Composite Reliability (CR)] ve Ortalama Açıklanan Varyans [Average Variance Extracted (AVE)] değerleri hesaplanarak test edilmiş- tir. Cronbach alfa iç tutarlık ve CR katsayısı güvenirliğin test edilmesi için hesaplanmıştır. Bulgular: DFA sonuçları her iki ölçeğin de orijinal yapı- sını desteklemiştir (Antrenör; x2/df=3,67, Standartlaştırılmış Hata Kareleri Ortalamasının Karekökü [Standardized Root Mean Square Residual (SRMR)]=0,04, Normlu Uyum Indeksi [Normed Fit Index (NFI)]=0,90, Fazlalık Uyum İndeksi [Incremental Fit Index (IFI)]=0,91, Karşılaştırmalı Uyum İndeksi [Comparative Fit Index (CFI)]=0,91, Aile; x 2 /df=3,71, SRMR=0,03, NFI=0,91, IFI=0,95, CFI=0,95). AVE ve CR değerleri ölçek- lerin yakınsak geçerliğini destekler niteliktedir. “Antrenör Kaynaklı Özerk- lik Desteği Ölçeği”ne ait Cronbach alfa ve CR değerleri 0,93 olarak bulunmuştur. “Aile Kaynaklı Özerklik Desteği Ölçeğinden elde edilen Cron- bach alfa ve CR değerleri 0,96 olarak bulunmuştur. Sonuç: Elde edilen bul- gular ile 12-18 yaş arası sporcuların antrenör ve aileden algıladığı özerklik desteğinin değerlendirilmesi amacı ile çalışmada psikometrik özellikleri test edilen ölçeklerin güvenilir ve geçerli bir araç olduğu söylenebilir.
  • Article
    Sosyal Görünüş Kaygısının İşyeri Yalnızlığına Etkisi: Konya Gençlik Vespor İl Müdürlüğü Örneği
    (2021) Kocak, Emine; Ersoz, Gozde; Kiratli, Esin
    İşyeri sağlığı psikolojisi son zamanlarda psikologlar, yönetim bilimcileri ve sosyologlar tarafından sıklıklaaraştırılan konulardan biri haline gelmiştir. İşyerinde bireyin sosyal çevreden kaynaklanan yalnız kalma hali vesosyal etkileşimin kaçınılmaz bir bileşeni olan sosyal görünüş kaygısı işyerindeki psikolojik sağlığı etkileyenfaktörlerden bazılarıdır. Bu çalışmanın amacı, spor teşkilatında çalışan personelin sosyal görünüş kaygılarının işyeri yalnızlığına etkisini belirlemek ve bazı demografik özelliklerin (yaş ve çalışma süresi) söz konusu psikolojikfaktörler ile ilişkisini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın örneklemini Konya Gençlik ve Sporİl Müdürlüğü’nde antrenör, memur ve uzman olarak görev yapan toplam 192 çalışan (nerkek= 127; Xyaş= 37.73±7.74 ve nkadın= 65; Xyaş=36.39±8.17) oluşturmaktadır. Çalışmada \"İşyerinde Yalnızlık Ölçeği\" ve \"SosyalGörünüş Kaygısı Ölçeği\" kişisel bilgi formu ile birlikte örneklem grubuna uygulanmıştır. Verilerin analizindebetimsel istatistik yöntemleri, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi ve Basit Regresyon Analizikullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre Gençlik ve Spor çalışanlarının sosyal görünüş kaygısı düzeylerininİşyerinde Yalnızlık Ölçeği’ nin duygusal yoksunluk ve sosyal arkadaşlık alt boyutlarını pozitif yönde yordadığıgörülmüştür. Ayrıca sosyal görünüş kaygısı ile çalışma süresi arasında pozitif ilişki gözlenmiştir. Bu araştırmadanelde edilen veriler ışığında, gençlik ve spor çalışanlarında sosyal görünüş kaygısı arttıkça işyerinde yalnızlıkdurumunu ortaya koyan iş yerindeki bireylerle ilişkilerin niteliğinin ve niceliğinin olumsuz yönde etkilendiği;çalışma süresi daha fazla olan bireylerin sosyal görünüş algısı yönünde olumsuz duygulara sahip olduğu sonucunavarılmıştır.
  • Article
    Üniversite Öğrencilerinde Toplum Yanlısı ve Saldırgan Davranışlar ile İlişkili Bireysel ve Sosyal Etmenler
    (2023) Özdemir, Petek Akman
    Bu çalışmada, üniversite öğrencilerinin toplum yanlısı ve saldırgan davranışları ile ilişkili bireysel ve sosyal etmenlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya 429 üniversite öğrencisi katılım sağlamıştır. Olumlu Sosyal Davranışlar ve Saldırganlık Ölçeği ile katılımcıların toplum yanlısı ve saldırgan davranışları gösterme düzeyleri belirlenmiştir. Yetişkinler İçin Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği bireysel ve sosyal etmenlerin düzeylerini belirlemek için kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiler t-testi, korelasyon analizi ve çoklu regresyon analizi yapılarak incelenmiştir. Kız öğrencilerin erkek öğrencilere göre daha fazla toplum yanlısı davranışta ve daha az saldırgan davranışta bulundukları belirlenmiştir. Regresyon analizleri benlik algısının, sosyal yeterliliğin, aile ve arkadaşlar ile ilişkilerin niteliğinin toplum yanlısı davranışların pozitif yordayıcıları olduklarını göstermiştir. Benliğe ve geleceğe ilişkin algıların, aile uyumunun, aile ve arkadaş ilişkilerinin saldırgan davranışları negatif yönde yordadıkları bulunmuştur. Araştırma bulguları genç yetişkinlik döneminin sosyal ve duygusal özellikleri ile ilişkili olarak değerlendirilmiştir. İleride yapılacak araştırmalar ve üniversite öğrencilerine yönelik eğitsel çalışmalar için öneriler sunulmuştur.
  • Article
    Aylak Adam Romanı: Varoluşçu Bir Bakış
    (2023) Özkılıçcı, Gökçe
    “Varoluş özden önce gelir” sözüyle özetlenebilecek varoluşçuluk 19. yüzyılın sonlarında edebiyat, tiyatro ve psikoloji başta olmak üzere pek çok alana etki etmiştir. Bu çalışmanın amacı, Türk edebiyatının önemli isimlerinden biri olan Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam romanını varoluşçu felsefenin ve psikolojinin temel kavramlarını göz önünde bulundurarak incelemektir. Bu kapsamda öncelikle eserin yazarı olan Yusuf Atılgan hakkında kısa bir bilgilendirme yapılacaktır. İzleyen bölümlerde adı geçen eserde yaşanan olaylar ve ana karakter (C.) varoluşçu felsefenin önde gelen isimlerinin üzerine düşündükleri bazı kavramlar çerçevesinde yorumlanacaktır. Bu çalışma, soyut bir kavram olan varoluşçuluğun ve onun ortaya attığı meselelerin Türkçe kaleme alınmış Aylak Adam romanında nasıl kurgulandığını ve şekillendiğini göstermenin bir aracı olmayı hedeflemektedir.