TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14627/9
Browse
13 results
Search Results
Article Assessment of Artificial Lighting Conditions in Sunlight-Deprived Classrooms(Gazi Univ, Fac Engineering Architecture, 2025) Duyan, Fazila; Kaplan, ElifNumerous studies on classroom lighting emphasize a close and significant relationship between students' concentration, comprehension of course content, and the efficiency of activities such as drawing, writing, and practices, with the lighting conditions. In this context, it is particularly important to properly design both the physical and psychological effects of artificial lighting, especially in sunlight-deprived classrooms. This study examines the artificial lighting conditions of a classroom located in the basement of a university building, which has no visual connection to the outdoors. The classroom is utilized by students from the departments of Architecture, Interior Architecture, and Industrial Design. The study investigates the effects of current artificial lighting on students, focusing on aspects such as visual perception satisfaction, light colour, illuminance level, glare, and the temporal light modulation effect. To assess students' perception of the existing lighting conditions, an online questionnaire was administered, and a total of 104 students (65 female, 39 male) who had previous experience with the classroom participated in the study. Technical measurements of the existing luminaires were conducted, and the classroom was digitally modelled using the DIALux Evo lighting software. The collected data were analysed using the SPSS statistical analysis program. The findings of the study indicate that students perceived the artificial lighting conditions as inadequate in terms of visual comfort. Moreover, based on technical measurements, simulations, and user evaluations, it was determined that the existing luminaires caused glare and temporal light modulation effects, negatively affecting the classroom environment.Article Hot-Desking Sisteminde Kişisel Alan Arayışı ve Mekan Kurgusu(2025) Deval, ÖzgeGünümüzde birçok insan, zamanının büyük bir kısmını ofis ortamında geçirmektedir ve bu durum ofislerin yalnızca işlevsel değil, aynı zamanda kullanıcıların fiziksel ve psikolojik ihtiyaçlarını karşılayan bir yer olmasını gerektirir. Ofis tasarımında, mekânın kişiselleştirilebilmesi, çalışanların refahını artırmak, işten memnuniyetlerini sağlamak ve bireylerin kimliklerini ifade edebilmesine olanak tanımak açısından kritik bir role sahiptir. Bunun yanı sıra, kişiselleştirme, iş ortamından kaynaklanan stresi azaltmada da etkili bir faktördür. Bu makale, hot-desk sistemi uygulanan ofislerde kişisel alan arayışı bağlamında mevcut durumun mekânsal bağlamda analiz edilmesini hedeflemektedir. Hot-desk yöntemi, ofis kaynaklarını daha verimli kullanarak maliyetleri azaltmayı hedefleyen bir sistemdir. Ancak, bu yöntemin en büyük zorluklarından biri, tahsis edilen çalışma alanlarının kullanıcı ihtiyaçlarına uygunluğudur. Çalışanların kendi mekânlarını tanımlama ve kişiselleştirme ihtiyacı, bu sistemde genellikle göz ardı edilmektedir. Bu çalışmada, hot-desk sistem uygulanan ofislerde kullanıcı deneyimlerine odaklanılarak niteliksel bir içerik analizi yöntemiyle seçilen örnek ofisler incelenmiş, kullanıcı yorumları mekânsal verilerle birlikte değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, kişisel mekânsal aidiyetin sınırlı düzeyde geliştiğine işaret etmektedir. Bu bağlamda, ofis tasarımında kişiselleştirme unsurlarının yalnızca estetik değil, aynı zamanda kullanıcıların sosyal ve psikolojik ihtiyaçlarını destekleyici bir potansiyel taşıdığı değerlendirilmektedir.Article 19. Yüzyıl İstanbul Endüstri Mirasına Palimpsest Kavramı Üzerinden Ontolojik Değerlendirme(Atatürk Üniversitesi, 2025) Ural, Ayşe GülçinEski yazılı parşömen kağıtlarının silinip üzerine yeniden yazılar yazılması, ancak eski yazı izlerinin hala görünüyor olması hali palimpsest olarak tariflenmektedir. Mekân üzerinden bu kavramı incelemek gerekirse; yeniden işlevlendirilen yapılar içinden eski işlevin ve yapım biçiminin izlerini hala görebilmek şeklinde yorumlanabilmektedir. İstanbul gibi büyük tarihe sahip bir kentte, yeniden işlevlendirilmeye ihtiyaç duyan pek çok tarihi yapı bulunmaktadır. Bu yapılar içinde palimpsest kavramının daha net bir şekilde algılanabileceği yapı tipinin endüstri yapıları olduğu düşünülmüştür. Bu nedenle çalışma İstanbul, Avrupa ve Anadolu yakasında bulunan 19. yy. endüstri yapıları ile sınırlandırılmıştır. Çalışmanın amacı ise İstanbul’da bulunan 19. yy. endüstri yapılarının 2024 yılındaki durumlarına göre palimpsest kavramı üzerinden değerlendirme ve sorgulama yapmaktır. Çalışmada veri toplama yöntemi olarak nitel araştırma yöntemlerinden genel tarama modeli, belgesel tarama modeli ve tarihsel tarama modelinden faydalanılmıştır. Kavramsal zemini oluşturmak için genel tarama modeli ile palimpsest kavramına ve mekân ontolojisine dair inceleme yapılmıştır. Belgesel tarama yoluyla, tespit edilen yapıların çeşitli özelliklerine dair veri toplanmıştır. Tarihsel tarama ile ise yapıların yapım yılından itibaren geçirdiği süreç ve 2024 aralık ayında ne durumda olduğuna dair tespit yapmak istenmiştir. Toplanan teknik veriler ve görseller hermenötik yöntem ile değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda İstanbul’da bulunan 19. yy. endüstri yapıları içinde 11 adet Avrupa yakasında, 4 adet Anadolu yakasında palimpsest olarak değerlendirilebilecek yapı tespit edilmiştir. Araştırma; İstanbul’da bulunan 19. yy. endüstri yapılarının 2024 yılındaki durumlarını listelemek açısından ve bu yapıları mekânın ontolojisi üzerinden değerlendirilerek palimpsest kavramı ile yorumlamak açısından gerekli görülmüştür.Article İstanbul’da Bulunan Ahşap Evlerin Kullanıcı Memnuniyeti Açısından Değerlendirilmesi(2025) Kaplan, Elif ErkoçAhşap evler, geleneksel Türk mimarisinde önemli yere sahip yapılardır. Geçmiş dönemde Anadolu’da yapılan evlerin çoğunluğunun ahşap olduğu görülmektedir. Ahşap doğal, sıcak, geri dönüştürebilir, tasarım esnekliği olan ve ülkemizde kaynağı kolay bulunabilen bir malzemedir. Bir yüzyıl öncesine kadar Anadolu’da yaygın olarak kullanılan ahşap yapıların kullanımı günümüze ulaşan süreç içerisinde oldukça azalmıştır. Türkiye’nin deprem bölgesi üzerinde yer alması ve ülkemizde son yıllarda yaşanan depremler nedeniyle ahşap evlere olan ilgi artmış, ahşap evlerde yaşamak isteyen kullanıcı sayısı çoğalmıştır. Özellikle 1999 Marmara depreminden sonra oluşan bu ilgi artışı dikkat çekicidir. Ancak günümüze ulaşan süreçte bu ilginin süreklilik göstermediği düşünülmektedir. Türk yapı sektöründe ahşap yapım sistemleri betonarme sistemler kadar yaygın kullanılmamaktadır. Deprem bölgesi olan ülkemizde betonarme sistemle oluşturulan yapılar yerine ahşap ve çelik sistemler gibi depreme karşı daha güçlü dayanım gösterebilen sistemlerin kullanımının artırılmasının gerekliliği açıktır. Ahşap yapılara, ahşap malzemenin getirdiği birtakım olumsuzluklar nedeniyle kullanıcı açısından ön yargı ile yaklaşıldığı düşünülmektedir. Bu çalışma kapsamında İstanbul’da 1999 Marmara depremi sonrasında inşa edilen ahşap yapılarda ikamet eden kullanıcıların, olumlu ve olumsuz yargılarının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın yazarı tarafından özgün olarak hazırlanan bir anket formu, ahşap ev kullanıcılarına yüz yüze olarak uygulanmıştır. Çalışmaya 62 ahşap ev kullanıcısı katılmıştır. Çalışma sonucunda ahşap ev kullanıcılarının ahşap evlerde yaşamaktan mutlu oldukları ve bu evlerde yaşamaya devam etmeyi düşündükleri görülmüştür. Depreme dayanım açısından güçlü olan ve zayıf zeminler üzerine kolaylıkla inşa edilebilen ahşap yapım sistemlerinin yaygınlaştırılması ve kullanım alanının artırılmasına yönelik dikkat çekilmesi, çalışmanın ülkemiz yapı sektörüne vereceği katkı olarak düşünülmektedir.Article Dogville Filminin Deşifre Edici Yönünün Heterotopya Kavramı Üzerinden İncelenmesi Dogville Filmine Heterotopik Bir Bakış Açısı(2025) Ural, Ayse GulcinMekânın fiziksel ve geometrik tanımlarının ötesinde Kavramsal boyutunu sorgulamayı ve mekân felsefesi açısından değerlendirmeye almayı amaçlayan bu araştırma Foucault’un heterotopya kavramı bağlamında sinema ve mekân ilişkisini incelemektedir. Heterotopyalar; olağandışı bir ikilik yaratarak öznenin mekânda ayna etkisi yaşamasına ve tekil bir mekânsal algı yerine ikili bir mekânsal algı yaşamasına sebep eolmaktadır. İdealize edilmiş mekânın kullanıcı algısı üzerindeki homojen etkisi, heterotopyalar ile kırılmakta ve heterojen bir kullanıcı algısı oluşmaktadır. Michel Foucault ‘Öteki Mekânlara Dair’ isimli çalışmasında heterotopyaları altı ilke ile örneklendirmektedir. Bu çalışmada da sinema anlatılarının fiziksel deneyime çok yakın bir tecrübe yarattığı ön bilgisi ile örneklem filmi heterotopyaların altı ilkesinden biri ile açıklamak amaçlanmıştır. Mekânsal heterotopyaların bir film mekânında aranması ve yansımalarının değerlendirilmesi yönü ile farklı bir bakış açısı gelişebileceği düşünülmektedir. Örneklem film olarak, farklı bir mekânsal deneyim yaratması ve kullanıcı bilincine yönelik mekânsal bir yıkım gerçekleştirmesi sebepleriyle Dogville filmi seçilmiştir. Mimarlık ve sinema disiplinlerinin ortak noktalarının sağlayabileceği imkanlar dahilinde; sinematografik mekânsal alışverişi heterotopyalar bağlamında değerlendirebilmek için nitel araştırma yöntemlerinden genel tarama modeli kullanılmıştır. Bu yöntemle; heterotopya kavramı, sinema ve mekân ortaklıkları incelenmiştir. Edinilen bulgular hermenötik yöntem ile değerlendirilerek sonuç bölümüne ulaşılmıştır. Mekân kavramının tekil olarak ele alınmasından öte diğer disiplinlerle olan alışverişinin pekiştirilmesi ve kavramsal yönünün farklı bir bakış açısı ile sorgulanması açısından çalışma gerekli görülmüştür.Article Türkiye’de Tasarım Yarışmalarının İç Mimarlık Alanındaki Yerine ve Durumuna Dair Bir Değerlendirme(2021) Eriş, Evin; Ağan, MeltemBu çalışmanın amacı, geçmişten günümüze düzenlenmiş tasarım yarışmalarının iç mimarlık mesleğindeki yerini sorgulayarak yarışma kültürü ve disiplin arasındaki bağlantıyı incelemektir. Çalışmanın iç mimarlık alanına odaklanmasının nedeni, geçmişte ve halihazırda süregelen mimarlık-iç mimarlık ikiliğinin varlığında iç mimarlığın günümüzde değişen rolüne dikkat çekmek ve ‘demokratik’ bir söz söyleme, üretim alanı olan yarışmaların bu alandaki durumuna bakmaktır. Diğer bir deyişle çalışma, içinde bulunduğumuz koşullarda mesleki sınırların ve rollerin muğlaklaştığı, dolayısıyla genel algının da bu değişim ile yeniden üretildiği düzende tekrar düşünülmesi gerektiği mekanizmalara dikkat çeker. İki aşamalı olarak kurgulanan çalışmanın ilk bölümünde yarışmaların tarihsel süreçte gelişimi ve eğitimdeki yeri hakkında literatür çalışmasına yer verilmesi, ikinci bölümde ise Türkiye’de iç mimarlık alanının katılım koşulunu sağladığı yarışmaların dökümünün yapılarak niceliksel verilerinin ortaya konması ve bu yarışmaların amaçlarına göre sınıflandırması niteliksel yöntemler ile yapılarak mekan, mobilya, konsept, ürün, poster olmak üzere beş kategoride incelenmesi hedeflenmiştir. Çalışmada yer alan yarışma verileri, tasarım yarışmalarının ilan edildiği “Arkitera, Mimarist, Issue, Mimarizm, Yarismo, Tasarım Yarismalari” web sitelerinden elde edilerek hem niceliksel hem de niteliksel araştırma yöntemleri kullanılarak tasnif edilmiş, analiz ve değerlendirmelere tabi tutulmuştur. Gerçekleştirilen incelemeler neticesinde; (i) İç mimarlık alanı özelinde Türkiye iç mekan tasarımı yarışmalar tarihine bakıldığında, her ne kadar Cumhuriyet sonrası dönemde yarışma yoluyla üretim yapılmaya başlansa da, yarışma mekanizmasının alanda geleneksel hale gel(e)mediği ve sayıların milenyal döneme kadar oldukça az olduğu iddia edilebilir. (ii) İç mimarlık, mimarlık, endüstriyel tasarım ve ilgili tasarım disiplinleri çerçevesinden değerlendirildiğinde ise yarışmaların çoğunlukla mekan, sırası ile ürün, mobilya, konsept ve poster temalı yarışmaların takip ettiği gözlemlenmiştir. (iii)Yarışmaların çoğunlukla firmalar tarafından açıldığı, üniversiteler tarafından ve/veya üniversite işbirliğiyle açılan yarışmaların azınlıkta kaldığı görülmüştür. (iv) İç mimarlık bölümleri katılımına açık yarışmaların katılımcı profili incelendiğinde, öğrenci katılımının profesyonel katılımcılara kıyasla fazla olduğu görülmüştür. Tasarım eğitiminde etkin rol oynayan yarışmaların iç mimarlık disiplini özelinde yerleşmediği, tasarım disiplinlerinde yarışmaların yaygınlaşmanın ve çeşitlenmesinin gerekliliği, ağırlıklı olarak ticari kurumlar tarafından açıldığı tespit edilen yarışmaların üniversite-firma iş birliklerinin arttırılarak eğitimdeki teşvik edici rolünün arttırılmasına ihtiyaç olduğu görülmüştür. Çalışma bir durum değerlendirmesi niteliğinde olup, elde edilen bulguların 2021 yılı ve sonrası açılacak yarışma kurgularına, eğitim ve yarışma literatürüne katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Article Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin Tasarımda Biçimlenişi : Akıllı Binalar(2022) Çakır, Hülya SoydaşBilgi ve iletişim teknolojilerinin ilerleyişi kullanıcı konforunu, sağlığını ve güvenliğini ön plana alan sistemlerin yaygınlaşmasına imkan sağlamaktadır. Günümüzde sürdürülebilir bir yaşam için akıllı binalar şehirlerde önemli örnekler teşkil etmeye başlamıştır. İnternetin ve bilgisayar teknolojilerinin gelişimi mimari tasarımda ve yapı sektöründe yeni sistemlerin kullanılmasına, akıllı binaların inşa edilebilmesine olanak sunmuştur. Dünya genelinde kaynakların verimli kullanımına, yaşam ve kullanım maliyetlerinin azaltılmasına, sağlıklı, güvenilir ve çevre dostu yapılara duyulan artan ihtiyaçlar bu gelişmeleri hızlandırmıştır. Bu çalışmada akıllı binaların gelişimine kadar olan süreçte toplumsal ve ekonomik unsurlar özetlenmektedir. Akıllı binaların tasarımında bilgi ve iletişim teknolojilerinin önemi ve desteği teknik olarak vurgulanmaktadır. Akıllı binaların değerlendirilmesinde başlıca kriterler ana başlıklar altında aktarılmaktadır. Araştırmada 2000 yılından sonra kullanıma açılan dünyanın farklı lokasyanlarından başarılı uygulama örnekleri olarak 5 farklı bina seçilerek incelenmektedir. Bu akıllı binaların, bilgi ve iletişim teknolojilerinden faydalanarak ortaya çıkan ortak özellikleri, tasarım kriterleri, sürdürülebilirlik uygulamaları ve yaşam kalitesini artırmaya yönelik katkıları belirlenerek çalışmada değerlendirilmektedir.Article Sivas İlinde Doğal Olarak Yetişen Bazı Geofitlerin Peyzaj Mimarlığında Kullanım Olanaklarının İncelenmesi(2021) Bozkurt, Selvinaz GülçinBu çalışmada Sivas ilinde doğal olarak yetişen geofitlerin peyzaj mimarlığında kullanım olanaklarının belirlenmesiamaçlanmıştır. Bu kapsamda Sivas’da yapılmış olan floristik çalışmaların değerlendirilmesi sonucunda alanda 87 geofittaksonunun bulunduğu saptanmıştır. Bu bitkiler, peyzaj mimarlığında kullanım olanaklarına göre toplam 10 parametre (Gösterişliçiçek, güzel koku, çiçeklenme süresinin uzunluğu, gösterişli yaprak, çiçek parterlerinde kullanım, refüj ve yol kenarlarındakullanım, doğal ve yapay su ortamlarında kullanım, sergi ve gösteriş amaçlı kullanım, kaya bahçelerinde kullanım, saksı bitkisiolarak kullanım) üzerinden değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeler sonucunda 5 ve üzeri özelliğe sahip olan 11’i endemik 55geofit taksonu saptanmıştır. Bu bitkilere ait bir çiçeklenme takvimi oluşturularak, alanda peyzaj tasarım uygulamalarında yılboyunca çiçekli kalabilen geofit taksonları tespit edilmiştir. Ayrıca bu taksonların habitatlarının korunması ve yetiştiriciliğininyapılması konusunda öneriler de sunulmuştur.Article Mekân Üzerine Sorunsallar ve Kavrayışlar: Fenomenoloji Kuramının Yirminci Yüzyılın Mekân Anlayışına Etkileri(2020) Önal, Feride; Ulubay, SerhatYirminci yüzyıl, mekân üzerine kavramsallaşmaların yoğunlaştığı bir zaman dilimi olmuştur. Kartezyen felsefenin rasyonelleştirici ve matematiksel kabullerle netliğe dayalı, mekânı kavrama biçimi sarsılmış, duyuların, algıların, bilincin öne alındığı, mekânın çok anlamlılığının önemsendiği kavrayış biçimi öne çıkmıştır. Bu durum, farklı bakış açıları ve sorgulama yöntemleriyle mekânın kavramsallaştırılmasının yolunu açmış, anlamını zenginleştirmiştir. Kuşkusuz, buradaki önemli rol, fenomenolojik düşünce biçiminin getirdiği, kökene dair sorular sorma ve benliğimize ait edimleri önemseme etkinliğine aittir. Fenomenolojik düşünce biçiminin, yirminci yüzyıl mekân kavrayışına ilişkin çok yönlü sorgusu, mekânın toplumsal, kültürel, psikolojik vb. yönelimle anlam sahasını genişletmiş, rasyonel ölçütler aracılığıyla algılama aralığına sıkışmış mekân düşüncesinin sınırlılığını ortadan kaldırmıştır. Bu çalışmada, yirminci yüzyılın mekân kavramsallaştırmasında önemli katkıları olan kuramcıların söylem ve düşünceleri üzerinden, mekân algısının değişimi, değişen kavrama biçimiyle beraber, kartezyen felsefeye yönelik eleştiriler ve fenomenolojik yaklaşımla mekânı okuma yöntemleri analiz edilmiş ve karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir.Article Gürün (Sivas)-Tohma Çayı Vadisinde Yetişen Bazı Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin Peyzaj Mimarlığında Kullanım Olanaklarının Belirlenmesi(2019) Bozkurt, Selvinaz GülçinTürkiye tıbbi ve aromatik bitkiler açısından zengin bir ülkedir. Bu zenginliğin nedeni; üç fitocoğrafik bölgenin kesiştiği bir bölgede bulunması, pek çok cins ve seksiyonun orijin merkezinde bulunmasından kaynaklanmaktadır. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de doğal florada bulunan bitkilerden halk arasında tedavi amaçlı, gıda, çay, baharat, boya ve kozmetik sanayi gibi birçok alanda faydalanılmaktadır. Ancak bu bitkilerin birçoğu halen çok fazla bilinmemekte ve kullanılmamaktadır. Bu nedenle çalışmada, Sivas’ın Gürün ilçesinde yetişen ve birçoğu henüz bilinmeyen bazı tıbbi ve aromatik bitkilerin tespit edilmesi ve peyzaj mimarlığında kullanım şekillerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmada toplam 134 tıbbi bitki, peyzaj mimarlığında kullanım özelliklerine göre dokuz nitelik (ilaç ve kozmetik, gösterişli çiçek, gösterişli yaprak, gösterişli meyve, güzel koku, soliter kullanım, çiçek parterinde kullanım, canlı çit, budanma özelliğine sahip olma) üzerinden değerlendirilmiştir. Sonuç olarak bitkilendirme tasarımında kullanılabilecek altı ve üzeri özelliğe sahip 22 bitki olduğu belirlenmiştir ve bu bitkilerin peyzaj mimarlığında kullanımları ile ilgili öneriler geliştirilmiştir.
