TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14627/9
Browse
6 results
Search Results
Article The Global Rivalry over Strategic Connectivity and the Emerging World Order: A View from Türkiye(2024) Eldem, TubaThe 21st century has witnessed the emergence of strategic connectivity as a pivotal domain in global politics, where infrastructure initiatives embody broader geopolitical ambitions. Central to this paradigm shift is China’s Belt and Road Initiative (BRI)—an extensive program encompassing a network of transportation routes, energy pipelines, digital infrastructures, and socio-economic engagements. This ambitious project, aiming to create a multifaceted matrix of global interconnectivity across continents and domains, has catalyzed an array of competitive and complementary initiatives from international actors, giving rise to a new era of “competitive connectivity,”. This paper examines the concept of strategic connectivity, showing how it qualitatively differs from earlier forms of global interdependence. Through a comparative analysis of major connectivity strategies—such as China’s BRI, the EU’s Global Gateway, and the G-7’s Partnership for Global Infrastructure and Investment—the study explores their objectives, scope, and strategic priorities. In doing so, it identifies key areas of convergence, such as the emphasis on infrastructure development and digital connectivity, while highlighting divergences, particularly in governance models and geopolitical objectives. The paper contributes to ongoing discussions about the future of global power dynamics, highlighting a shift from traditional geopolitical competition to a new form of geostrategic rivalry centered around connectivity, where great and aspiring powers use their networks to influence the movement of goods, capital, energy, ideas, and people to their advantage.Article Ukrayna’nın Turuncu Devrimi ve Amerikan Dış Politikası(2020) Sıvış, Efe2004 yılında Ukrayna’da gerçekleşen başkanlık seçimlerinin ardından geniş halk kitlelerinin sokaklara çıktığı Turuncu Devrim olarak bilinen süreç yaşanmıştır. Söz konusu sokak gösterilerinin şiddet içermediği, adil seçimler talep ettiği ve iktidarın Leodind Kuchma’dan Viktor Yushchenko’ya devredilmesine yönelik gerçekleştiği görülmektedir. Turuncu Devrim’in öncesinde yer alan gelişmeler ve gösteriler, uluslararası ilginin odağı haline gelmiş ve demokrasi yönünde eğilim gösteren bir milletin tezahürü olmuştur. Bu çalışma Turuncu Devrimi ele almakta ve konuya ilişkin ABD’nin politikalarını değerlendirmektedir.Article Nato’nun Sırbistan’a Yönelik Operasyonunun Ardından Bölgede Konuşlanan Unmık ve Kfor’un Mevcudiyeti ve Faaliyetleri(2020) Sıvış, Efeİkinci Dünya Savaşı’nın ardından Kosova, Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’nin içinde Sırbistan’ın özerk bir eyaleti konumuna gelmiştir. 1980’li yıllarda, bölgede Kosova’nın tam bağımsız bir cumhuriyet olması yönünde isyanların gerçekleştiği görülmektedir. Sürecin 1999 yılında Başkan Milosevic’in Kosova üzerinde Belgrad’ın doğrudan kontrolüne yönelik adımları sonucunda daha da alevlendiği ve durumun NATO’nun sivillere yönelik katliamlara karşı Belgrad üzerinde gerçekleştiği hava saldırılarını gevşetmeye zorladığı görülmektedir. 78 gün süren bombalamanın ardından BMGK’nın 1244 numaralı kararı ile Başkan Milosevic’in Kosova üzerindeki yönetim hakimiyeti askıya alınmış ve yetkilendirilmiş bir NATO barışgücü (KFOR) ile Birleşmiş Milletler Kosova Geçici Yönetim Misyonu(UNMIK) oluşturulmuştur. 1999 yılında, savaşın ardından UNMIK’ın kurulmasının bölgede oluşan ihtiyaca karşılık gerçekleştiği ve UNMIK’ın Kosova’daki kurumların oluşturulmasına, gelecek hükümetler için gerekli atmosferin sağlanmasına destek verdiği görülmektedir. Kosova’nın seçim süreçleri ve adli sistem konularında kayda değer bir başarı göstermesine rağmen hem UNMIK’in hem de KFOR’un bir çok açıdan eleştirildiği görülmektedir. Uluslararası toplumdan gelen eleştirilere rağmen, UNMIK ve KFOR halen Kosovo topraklarında faaliyet göstermektedir ve diğer uluslararası örgütler ve Avrupa Birliği misyonu (EULEX) ile işbirliğini sürdürmektedir. Bu çalışmada güvenlik kavramı çerçevesinde, yaklaşık yirmi yıldır süren UNMIK ve KFOR’un bölgedeki mevcudiyeti incelenmiş ve söz konusu girişimlerin bölgedeki barış ve güvenliğe yaptıkları katkı analiz edilmiştir.Article Ukrayna Savaşı’nda Büyük ve Bölgesel Güçlerin Mücadelesi: Rusya’nin Perspektifi(2024) Uyar, Can; Uyar, Merve Hazer YiğitBu çalışma Şubat 2022’de başlayan Ukrayna-Rusya Savaşı’nı Rusya perspektifinden değerlendirmektedir. Çalışmada Rusya’nın neden Ukrayna’ya savaş ilan ettiği Rusya’nın politikaları, resmî belgeleri ve resmi düzeyde söylemleri ele alınarak incelenmiştir. Soğuk Savaş’ın bitmesine rağmen askerî bir yapı olan NATO’nun ve ekonomik-siyasi yapı olarak AB’nin Doğu Avrupa genişlemesi Rusya’da Yeltsin döneminden beri yakından izlenmektedir. Putin döneminde ise bunun bir tehdit olduğu resmî belgelere yansımıştır. Bu noktada bu savaşın sadece Rusya’nın değil Batı’nın politikaları etkisiyle de ortaya çıktığı çıkarımı yapılmıştır. Ukrayna – Rusya Savaşı’nın küresel çapta etkileri mevcuttur, bu nedenle de Ukrayna’nın büyük ve bölgesel güçlerin bir mücadele alanı hâline geldiği kanısına varılmıştır. Ukrayna’nın büyük güçler arası bir mücadelenin yansıması olan bir savaşa konu olduğu da araştırmanın bir diğer bulgusudur. Araştırma sonucunda Rusya’nın özellikle NATO’nun genişlemesiyle Batı’dan gelen bir tehdit algısı, ABD ile olan mücadelesi, eski Sovyet bölgesindeki nüfuzu koruma çabası nedenleriyle Ukrayna’ya savaş ilan ettiği görülmüştür.Article Citation - WoS: 4Citation - Scopus: 3Multidrug Resistance in Pathogens of Community-Acquired Urinary Tract Infections in Turkey: a Multicentre Prospective Observational Study(Tubitak Scientific & Technological Research Council Turkey, 2023) Sencan, Irfan; Karabay, Oguz; Altay, Fatma Aybala; Suzuk Yildiz, Serap; Simsek, Husniye; Gozukara, Melih Gaffar; Surme, Serkan; Engin, Derya Öztürk; Cag, Yasemin; Kul, Gülnur; Habip, Zafer; Kaya, Safak; Tasbakan, MeltemBackground/aim: To have country-wide information about multidrug resistance (MDR) in isolates from community-acquired urinary tract infections (CAUTI) of Turkey, in terms of resistance rates and useful options.Materials and methods: We used a geocode standard, nomenclature of territorial units for statistics (NUTS), and a total of 1588 community-acquired isolates of 20 centres from 12 different NUTS regions between March 2019 and March 2020 were analysed. Results: Of the 1588 culture growths, 1269 (79. 9%) were Escherichia coli and 152 (9.6%) were Klebsiella spp. Male sex, advanced age, and having two or more risk factors showed a statistically significant relation with MDR existence (p < 0.001, p: 0.014, p < 0.001, respectively) that increasing number of risk factors or degree of advancing in age directly affects the number of antibiotic groups detected to have resistance by pathogens. In total, MDR isolates corresponded to 36.1% of our CAUTI samples; MDR existence was 35.7% in E. coli isolates and 57.2% in Klebsiella spp. isolates. Our results did not show an association between resistance or MDR occurrence rates and NUTS regions.Conclusion: The necessity of urine culture in outpatient clinics should be taken into consideration, at least after evaluating risk factors for antibacterial resistance individually. Community-acquired UTIs should be followed up time-and region-dependently. Antibiotic stewardship programmes should be more widely and effectively administrated.Article Citation - WoS: 11Citation - Scopus: 9Antibiotic Use and Influencing Factors Among Hospitalized Patients With Covid-19: a Multicenter Point-Prevalence Study From Turkey(Galenos Publ House, 2022) Sencan, Irfan; Cag, Yasemin; Karabay, Oguz; Kurtaran, Behice; Guclu, Ertugrul; Ogutlu, Aziz; Agalar, Canan; Ergen, Pınar; Kul, Gülnur; Uzar, Hanife; Yiğit, Özge; Tasbakan, MeltemBackground: Broad-spectrum empirical antimicrobials arc frequently prescribed for patients with coronavirus disease 2019 (COVID-19) despite the lack of evidence for bacterial coinfection. Aims: We aimed to cross-sectionally determine the frequency of antibiotics use, type of antibiotics prescribed, and the factors influencing antibiotics use in hospitalized patients with COVID-19 confirmed by polymerase chain reaction. Study Design: The study was a national, multicenter, retrospective. and single-day point prevalence study. Methods: This was a national, multicenter, retrospective, and single-day point-prevalence study, conducted in the 24-h period between 00:00 and 24:00 on November 18, 2020, during the start of the second COVID-19 peak in Turkey. Results: A total of 1500 patients hospitalized with a diagnosis of COVID-19 were included in the study. The mean age +/- standard deviation of the patients was 65.0 +/- 15.5, and 56.2% (n = 843) of these patients were men. Of these hospitalized patients, 11.9% (n = 178) were undergoing invasive mechanical ventilation or ECMO. It was observed that 1118 (74.5%) patients were receiving antibiotics, of which 416 (372%) were prescribed a combination of antibiotics. In total, 71.2% of the patients had neither a clinical diagnosis nor microbiological evidence for prescribing antibiotics. In the multivariate logistic regression analysis, hospitalization in a state hospital (p < 0.001), requiring any supplemental oxygen (p = 0.005). presence of moderate/diffuse lung involvement (p < 0.001), C-reactive protein >10 ULT coefficient (p < 0.001), lymphocyte count < 800 (p = 0.007), and clinical diagnosis and/or confirmation by culture (p <0.001) were found to be independent factors associated with increased antibiotic use. Conclusion: The necessity of empirical antibiotics use in patients with COVID-19 should be reconsidered according to their clinical, imaging, and laboratory findings.
