TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14627/9

Browse

Search Results

Now showing 1 - 7 of 7
  • Article
    Devletçi Kökler, Neoliberal Hedefler: Hükümetin İstanbul 2000 Olimpiyat Adaylığının Tarihsel Analizi
    (2025) Erturan-Ogut, Esin Esra
    İstanbul’un 2000 Olimpiyat Oyunları adaylığıyla resmiyet kazanan uzun vadeli olimpiyat ev sahipliği hedefi, 20. yüzyılın sonlarında Türkiye’de spor, siyaset ve ekonomi politikalarının kesişim noktasını yansıtmaktadır. Erken Cumhuriyet dönemine dayanan bu hedef, 1980’ler ve 1990’lardaki neoliberal ekonomik reformlar ve Türkiye’nin küresel ekonomiye entegrasyon çabalarıyla kurumsal bir ivme kazanmıştır. TMOK, yerel yönetimler ve ulusal siyasetçiler tarafından kamuya açık şekilde desteklenen 2000 adaylığı, hem Türkiye’nin ekonomik ve örgütsel kapasitesini gösterme stratejisinin hem de ulusal prestiji yükseltmeye yönelik popülist bir söylemin simgesine dönüşmüştür. Bu çalışma, 1986–1994 yılları arasında yayımlanan TMOK dergileri ve gazete arşivlerini inceleyen hermenötik ve eleştirel bir tarihsel yaklaşım kullanmaktadır. Bulgular, bu adaylığın tepeden inme, neo-popülist bir karar örneği olduğunu ve merkezi, devletçi spor sisteminde yapısal yönetişim sorunlarını görünür kıldığını göstermektedir.
  • Article
    Michael Hardt Ve Antonio Negri’nin Siyasal Ontolojisi
    (2023) Uyurkulak, Serhat
    Siyaset kuramcıları Michael Hardt ve Antonio Negri’nin birlikte kaleme aldıkları İmparatorluk ve Çokluk başlığını taşıyan eserler insan ve toplum bilimleri alanlarında hatırı sayılır bir etki yaratmıştır. Yazarlar bu çalışmalarında modernlikten postmodernliğe, sanayi üretiminden sanayi sonrası maddi olmayan üretime, modern egemenlik anlayışından İmparatorluk adını verdikleri küresel rejime geçişin temel özelliklerini ele almaktadır. Bunun yanında, modernlikte etkin olan siyasal faillerin postmodern durumda “çokluk” adını verdikleri yeni bir siyasal öznellik bağlamında tekrar değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir. Bu makale Hardt ve Negri’nin siyaset kuramının sadece ampirik bir yaklaşımla kavranamayacağını, aynı zamanda siyaset ontolojisinin bakış açısıyla okunması gerektiğini öne sürmektedir. Bu iddianın temelinde Hardt ve Negri’nin modernliğe ait hâkim siyaset kuramlarından ve eleştiri yöntemlerinden ayrılarak Gilles Deleuze ve Félix Guattari’nin kullandığı Spinozacı ontolojiyi kendi çözümlemelerinin merkezine almaları yatmaktadır. Buna göre bu makalede Hardt ve Negri’nin ortaya attıkları İmparatorluk, çokluk, arzu ve maddi olmayan emek gibi kavramların başta Deleuze ve Guattari felsefesi olmak üzere hangi kaynaklardan beslendiği tartışılmakta, yazarların eserlerinin çerçevesini oluşturan siyasal ontoloji incelenmektedir.
  • Article
    Ukrayna’nın Turuncu Devrimi ve Amerikan Dış Politikası
    (2020) Sıvış, Efe
    2004 yılında Ukrayna’da gerçekleşen başkanlık seçimlerinin ardından geniş halk kitlelerinin sokaklara çıktığı Turuncu Devrim olarak bilinen süreç yaşanmıştır. Söz konusu sokak gösterilerinin şiddet içermediği, adil seçimler talep ettiği ve iktidarın Leodind Kuchma’dan Viktor Yushchenko’ya devredilmesine yönelik gerçekleştiği görülmektedir. Turuncu Devrim’in öncesinde yer alan gelişmeler ve gösteriler, uluslararası ilginin odağı haline gelmiş ve demokrasi yönünde eğilim gösteren bir milletin tezahürü olmuştur. Bu çalışma Turuncu Devrimi ele almakta ve konuya ilişkin ABD’nin politikalarını değerlendirmektedir.
  • Article
    Nato’nun Sırbistan’a Yönelik Operasyonunun Ardından Bölgede Konuşlanan Unmık ve Kfor’un Mevcudiyeti ve Faaliyetleri
    (2020) Sıvış, Efe
    İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Kosova, Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’nin içinde Sırbistan’ın özerk bir eyaleti konumuna gelmiştir. 1980’li yıllarda, bölgede Kosova’nın tam bağımsız bir cumhuriyet olması yönünde isyanların gerçekleştiği görülmektedir. Sürecin 1999 yılında Başkan Milosevic’in Kosova üzerinde Belgrad’ın doğrudan kontrolüne yönelik adımları sonucunda daha da alevlendiği ve durumun NATO’nun sivillere yönelik katliamlara karşı Belgrad üzerinde gerçekleştiği hava saldırılarını gevşetmeye zorladığı görülmektedir. 78 gün süren bombalamanın ardından BMGK’nın 1244 numaralı kararı ile Başkan Milosevic’in Kosova üzerindeki yönetim hakimiyeti askıya alınmış ve yetkilendirilmiş bir NATO barışgücü (KFOR) ile Birleşmiş Milletler Kosova Geçici Yönetim Misyonu(UNMIK) oluşturulmuştur. 1999 yılında, savaşın ardından UNMIK’ın kurulmasının bölgede oluşan ihtiyaca karşılık gerçekleştiği ve UNMIK’ın Kosova’daki kurumların oluşturulmasına, gelecek hükümetler için gerekli atmosferin sağlanmasına destek verdiği görülmektedir. Kosova’nın seçim süreçleri ve adli sistem konularında kayda değer bir başarı göstermesine rağmen hem UNMIK’in hem de KFOR’un bir çok açıdan eleştirildiği görülmektedir. Uluslararası toplumdan gelen eleştirilere rağmen, UNMIK ve KFOR halen Kosovo topraklarında faaliyet göstermektedir ve diğer uluslararası örgütler ve Avrupa Birliği misyonu (EULEX) ile işbirliğini sürdürmektedir. Bu çalışmada güvenlik kavramı çerçevesinde, yaklaşık yirmi yıldır süren UNMIK ve KFOR’un bölgedeki mevcudiyeti incelenmiş ve söz konusu girişimlerin bölgedeki barış ve güvenliğe yaptıkları katkı analiz edilmiştir.
  • Article
    Ukrayna Savaşı’nda Büyük ve Bölgesel Güçlerin Mücadelesi: Rusya’nin Perspektifi
    (2024) Uyar, Can; Uyar, Merve Hazer Yiğit
    Bu çalışma Şubat 2022’de başlayan Ukrayna-Rusya Savaşı’nı Rusya perspektifinden değerlendirmektedir. Çalışmada Rusya’nın neden Ukrayna’ya savaş ilan ettiği Rusya’nın politikaları, resmî belgeleri ve resmi düzeyde söylemleri ele alınarak incelenmiştir. Soğuk Savaş’ın bitmesine rağmen askerî bir yapı olan NATO’nun ve ekonomik-siyasi yapı olarak AB’nin Doğu Avrupa genişlemesi Rusya’da Yeltsin döneminden beri yakından izlenmektedir. Putin döneminde ise bunun bir tehdit olduğu resmî belgelere yansımıştır. Bu noktada bu savaşın sadece Rusya’nın değil Batı’nın politikaları etkisiyle de ortaya çıktığı çıkarımı yapılmıştır. Ukrayna – Rusya Savaşı’nın küresel çapta etkileri mevcuttur, bu nedenle de Ukrayna’nın büyük ve bölgesel güçlerin bir mücadele alanı hâline geldiği kanısına varılmıştır. Ukrayna’nın büyük güçler arası bir mücadelenin yansıması olan bir savaşa konu olduğu da araştırmanın bir diğer bulgusudur. Araştırma sonucunda Rusya’nın özellikle NATO’nun genişlemesiyle Batı’dan gelen bir tehdit algısı, ABD ile olan mücadelesi, eski Sovyet bölgesindeki nüfuzu koruma çabası nedenleriyle Ukrayna’ya savaş ilan ettiği görülmüştür.
  • Article
    Citation - WoS: 4
    Citation - Scopus: 3
    Multidrug Resistance in Pathogens of Community-Acquired Urinary Tract Infections in Turkey: a Multicentre Prospective Observational Study
    (Tubitak Scientific & Technological Research Council Turkey, 2023) Sencan, Irfan; Karabay, Oguz; Altay, Fatma Aybala; Suzuk Yildiz, Serap; Simsek, Husniye; Gozukara, Melih Gaffar; Surme, Serkan; Engin, Derya Öztürk; Cag, Yasemin; Kul, Gülnur; Habip, Zafer; Kaya, Safak; Tasbakan, Meltem
    Background/aim: To have country-wide information about multidrug resistance (MDR) in isolates from community-acquired urinary tract infections (CAUTI) of Turkey, in terms of resistance rates and useful options.Materials and methods: We used a geocode standard, nomenclature of territorial units for statistics (NUTS), and a total of 1588 community-acquired isolates of 20 centres from 12 different NUTS regions between March 2019 and March 2020 were analysed. Results: Of the 1588 culture growths, 1269 (79. 9%) were Escherichia coli and 152 (9.6%) were Klebsiella spp. Male sex, advanced age, and having two or more risk factors showed a statistically significant relation with MDR existence (p < 0.001, p: 0.014, p < 0.001, respectively) that increasing number of risk factors or degree of advancing in age directly affects the number of antibiotic groups detected to have resistance by pathogens. In total, MDR isolates corresponded to 36.1% of our CAUTI samples; MDR existence was 35.7% in E. coli isolates and 57.2% in Klebsiella spp. isolates. Our results did not show an association between resistance or MDR occurrence rates and NUTS regions.Conclusion: The necessity of urine culture in outpatient clinics should be taken into consideration, at least after evaluating risk factors for antibacterial resistance individually. Community-acquired UTIs should be followed up time-and region-dependently. Antibiotic stewardship programmes should be more widely and effectively administrated.
  • Article
    Citation - WoS: 1
    International Cybersecurity Norms and Responsible Cyber Sovereignty
    (Istanbul Univ, Fac Law, 2021) Eldem, Tuba
    Initially envisioned as a free and open communication space between people, free from state regulation and intervention, cyberspace has become a fundamental subject of national and global politics over the last decade. Allegedly state-sponsored cyber operations against Estonia in 2007, Georgia in 2008 and Iran in 2010 played an important role in turning cybersecurity into a national and international security issue. Although the development of cyber diplomacy and international cybersecurity law were left behind the militarization of cyberspace, nevertheless, there have been many international initiatives to adopt international cybersecurity norms in the past decade. Within the framework of the life cycle model of the norms developed by Martha Finnemore and Kathryn Sikkink (1998), this article aims to shed light on the emergence of international cybersecurity norms by focusing on the negotiations held at the First Committee of the United Nations for more than twenty years. The article argues that those negotiations held under the First Committee dealing with disarmament and international security issues indicate the first stage of the formation of international rules related to cyberspace, and the negotiations to be completed under the UN Open-Ended Working Group in 2021 is critical for the transition of international cybersecurity norms from the first to the second stage.