TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14627/9
Browse
26 results
Search Results
Article Approaches of National and International Students Studying in the English Nursing Bachelor’s Program Regarding Career Planning and Career Future: A Descriptive and Cross-Sectional Study(2025) Çakar, VildanObjectives: This descriptive and cross-sectional study aimed to investigate career planning and career future approaches of national and international students receiving nursing education in English. Materials and Methods: The study was conducted with nursing undergraduates (n = 148) at a foundation university in Türkiye during the 2023-2024 academic year. Data were collected online through the Participants' Descriptive Characteristics Form and the 28-item Career Future Inventory-Revised (CFI-R). CFI-R consists of five factors, including Career Agency (CA), Negative Career Outlook (NCO), Occupational Awareness (OA), Support (SPT), and Work-Life Balance (WLB). Results: 41.89% of participants were first-year students, and 61.49% were national students. The mean CFI-R score was 3.70 ± 0.47, with factor values of CA = 4.07 ± 0.52, NCO = 2.81 ± 1.08, OA = 3.63 ± 0.59, SPT = 3.99 ± 0.72, and WLB = 3.99 ± 0.64. Desire to work in healthcare (n = 75), advice from family members (n = 32), and broad career opportunities globally (n = 15) were the primary reasons for choosing the English nursing program. The most common career plans were working abroad (n = 33), becoming an academic (n = 29), and achieving excellence in their field (n = 23). Conclusion: This study demonstrates that national and international nursing students have a positive attitude towards their career future and begin to set career goals during their undergraduate years. Career planning aligned with global trends and systems that track pre- and post-graduation career interests may support students. Awareness and skills of nursing students regarding international career orientations can be increased with an intercultural student-centered approach and interdisciplinary models. Multi-centered national and international studies are recommended for further research.Article Uluslararası Düzeyde Hemşirelik Lisans Öğrencilerinin Beceri Eğitiminde Akran Desteği: Bir Öğretme ve Öğrenme Yönteminin Değerlendirilmesi(2026) Çakar, Vildan; Öngider, Berk; Eren, Bedia; Gül, NazlıcanAmaç: Bu çalışma, ulusal ve yabancı öğrencilerden oluşan birinci sınıf öğrencilerine yönelik beceri eğitiminde akran destek yöntemini değerlendirmeyi amaçlamıştır. Gereç ve Yöntem: Bu karma yöntem çalışmasına, İngilizce hemşirelik eğitimi veren Türkiye'deki bir vakıf üniversitesinin hemşirelik lisans programına kayıtlı hemşirelik öğrencileri (n=106) dahil edilmiştir. Çalışma, 2023-2024 akademik yılı Bahar Dönemi’nde girişim ve kontrol gruplu (Standart Grup, n=52; Akran Destek Grubu, n=54) olarak yürütülmüştür. Çalışmada, parenteral ilaç dozu hesaplama ve hesaplanan dozu önceden seyreltilmiş kullanıma hazır bir flakondan çekme (Beceri 1) ve intramüsküler enjeksiyon uygulama (Beceri 2) becerileri ele alınmıştır. Katılımcıların yönteme ilişkin deneyimlerini değerlendirmek üzere girişim grubu katılımcılarıyla (n=10) odak grup görüşmesi yapılmıştır. Bulgular: Çalışmanın katılımcılarının %80,2'si kadın olup %67,0'ını ulusal ve %33,0’ını uluslararası öğrenciler oluşturmuştur. Genel beceri sınavı ve her iki becerinin puanları girişim grubunda daha yüksek olmasına karşın, gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır (Toplam beceri, p=0,382; Beceri 1, p=0,797; Beceri 2, p=0,189). Beceri 1’in ilaç dozunu doğru hesaplama adımı her iki grupta da düşük puan almıştır (p=0,254). Girişim grubu katılımcılarının yönteme ilişkin memnuniyet düzeyi 9,07±1,26'dır. Nitel yanıtlar “Güvenlik ve Konfor”, “Öğretme ve Öğrenme”, “Motivasyon”, “İletişim”, “Bilgi ve Deneyim” ve “Süreç Yönetimi” ana kategorilerinde gruplandırılmıştır. Sonuç: Beceri 1 ve Beceri 2 puanları genel olarak orta düzeyde olarak yorumlanabilir. İstatistiksel olarak anlamlı bir fark olmamasına karşın puanlar girişim grubu lehine yüksektir.Article İnternet Bilgi Kaynaklarının Annelik Özgüveni ve Emzirme Öz-Yeterliği Üzerine Etkisi(2025) Satılmış, İlkay Güngör; Altıntaş, EslemAmaç: Emzirme, doğal ve faydalı bir uygulama olmasına rağmen birçok kadın çeşitli zorluklar yaşamaktadır. Bu zorluklar, annenin kendine güveni gibi faktörlerden etkilenmektedir. Bu çalışmanın amacı, ebeveynlikle ilgili internet bilgi kaynaklarının kullanımı ile annenin kendine güveni ve emzirme öz yeterliliği arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı ve analitik çalışmanın evrenini Eylül 2022 ile Şubat 2023 tarihleri arasında emziren tüm kadınlar oluşturmuştur. Amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmış ve 318 kadın seçilmiştir. Veriler araştırmacılar tarafından Eylül 2022 ve Şubat 2023 tarihleri arasında çevrimiçi bir anket ile toplanmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılan annelerin yaş ortalaması 30.94±4.51'dir. Karitane Ebeveynlik Güven Ölçeği (KEKGÖ) toplam puan ortalaması 35.38±4.06 olarak bulunmuştur (min=21.00, max=42.00). Emzirme Öz-Yeterlilik Ölçeği toplam puan ortalaması ise 58.14±9.46’dır (min=19.00, max=70.00). KEKGÖ ile emzirme öz yeterliliği arasında anlamlı pozitif korelasyon bulundu (r=0.467, p<0.01). Sonuç: Ebeveynlikle ilgili internet bilgi kaynaklarının kullanımının annelerin bebek bakımı konusunda kendilerine olan güvenlerini artırdığı, ancak emzirme öz yeterlilik algısı yüksek olan annelerin emzirme konusunda internet kaynaklarına nadiren başvurdukları belirlenmiştir.Article Multipl Skleroz Öz Yönetim Ölçeğinin Türk Toplumuna Uyarlanması: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması(Dokuz Eylul University, 2025) Tosun, Anil; Eroglu, NermınGiriş: Multipl Skleroz (MS), fiziksel ve psikolojik hasara neden olan ve oldukça değişken prognoza sahip kronik, otoimmün bir hastalıktır. Bireylerin fiziksel olarak bağımlı hale gelmesine neden olan semptom tedavisi dışında öz bakım becerilerinin geliştirilmesi oldukça önemlidir. Amaç: Araştırma Multipl Skleroz Öz Yönetim Ölçeği (MS-ÖYÖ) Türk toplumuna uyarlanması amacıyla metodolojik olarak planlandı ve uygulandı. Yöntemler: Araştırma, Temmuz 2019-Mayıs 2020 tarihleri arasında bir üniversite hastanesinin nöroloji kliniğine başvuran multipl sklerozlu bireylerle gerçekleştirilmiştir. MSSM-R’nin geçerlik ve güvenirliği 169 katılımcı ile test edilmiştir. Yapı geçerliliği doğrulayıcı faktör analizi (AMOS) ile incelenmiş, test–tekrar test güvenilirliği eşleştirilmiş örneklem t-testleri ve Pearson korelasyon analizi ile değerlendirilmiş ve iç tutarlılık Cronbach’s alpha ile belirlenmiştir. Ayrıca madde analizleri de yapılmıştır. Bulgular: MS-ÖYÖ geçerliği dil geçerliği, yapı geçerliği (DFA) ve kapsam geçerliği ile değerlendirilmiştir. Güvenirliğinde iç tutarlılık analizi (Cronbach’s Alpha) .88 oldukça yüksek bulunmuştur, madde toplam korelasyonu incelenmiş ve herhangi bir maddenin ölçekten çıkarılmamasına karar verilmiştir ve zamana karşı değişmezliğin değerlendirilmesi için test tekrar test güvenilirliği için 30 hastaya iki hafta ara ile ölçek tekrar uygulanmıştır. Sonuç: Multipl Sklerozlu bireylerin öz yönetimlerinin değerlendirmesi amacıyla Türk toplumuna uyarlanan MS-ÖYÖ geçerli ve güvenilir bir araçtır.”Türkçeye uyarlanan MSSM-R, geçerli ve güvenilir bir araç olup, multipl sklerozlu bireylerin öz-yönetim müdahalelerini desteklemek için hem klinik uygulamada hem de araştırmalarda kullanılabilir.Article Evaluation of Dietary Habits and Related Parameters in a Group of Inpatients With Mental Disorders(Kare Publ, 2025) Dikec, Gul; Ata, Elvan Emıne; Özer, Duygu; Çalışkan, Mahinur Betül; Taliskan, Mahinur BetulObjectives: This study aimed to examine the dietary habits and related parameters of individuals with mental disorders. Methods: This study was descriptive and cross-sectional. The sample consisted of 94 individuals hospitalized in the psychiatric clinic of a hospital between June and December 2021. Data were collected using an information form cre- ated by the researchers. Results: Of the participants, 83% were male, and 25.5% had a chronic physical illness. The patients had a diagnosis of mental disorder for an average of 6.07 years. The most common side effect was an increase in appetite (36.4%). Additionally, 76.6% ate within 15 minutes, 93.6% consumed fish once a week or never, and 56.4% never exercised. In- dividuals who consumed home-cooked meals had lower BMI averages than those who consumed fast food. A weakly significant positive correlation was found between BMI and waist circumference averages and the duration of medica- tion use. Individuals with anxiety disorders had lower waist circumference, glucose, and LDL values compared to those with mood disorders. In contrast, individuals with psychotic disorders had significantly lower LDL levels than those diagnosed with mood disorders. Conclusion: Individuals with mental disorders were found to have inadequate and unbalanced nutrition, consuming diets rich in carbohydrates and low in protein, which negatively affected their parameters. Psychiatric nurses should evaluate the dietary habits of patients and provide counseling about healthy nutrition.Article Investigating Nurses and Nurse Managers Experiences During the COVID-19 Pandemic: A Phenomenological Study(Dokuz Eylul University, 2024) Bacaksız, Feride Eşkin; Seren, Arzu Kader Harmancı; Güngör, Serkan; Bilgin, Osman; Baykal, Ülkü; Alan, HandanGiriş: Türkiye, ‹1.000 kişiye düşen hemşire sayısı› açısından OECD ülkeleri arasında sonuncuya yakın sırada yer almaktadır. Hemşireler ve hemşire yöneticiler zaten pandemi öncesi normal dönemlerde zor şartlar altında özveriyle hizmet veriyorlardı ve bu pandemi döneminde daha da zorlaştı. Bu nedenle hemşirelerin ve hemşire yöneticilerin pandemi sürecindeki deneyimlerinin araştırılması gelecekteki olası pandemilere karşı hemşirelik bakımında iyileştirme yapılması açısından önemlidir. Amaç: Bu çalışma, hemşirelerin ve hemşire yöneticilerin COVID-19 pandemisi sırasındaki deneyimlerini araştırmayı amaçlamıştır. Yöntem: Araştırmada fenomenolojik nitel yaklaşım kullanılmıştır. Örneklemi, COVID-19 pandemisi sırasında çalışan 14 yönetici hemşire ve 14 hemşire oluşturmuştur. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak sesli ve görüntülü görüşme yapılarak çevrimiçi olarak toplanmıştır. Bulgular, nitel araştırmaları raporlamak için birleştirilmiş kriterlere dayalı olarak rapor edilmiştir. Bulgular: Verilerin analizinin ardından, Türkiye’deki hemşire yönetici ve hemşirelerin COVID-19 zorluklarına ve deneyimlerine yönelik tutumları üç temaya ayrılmıştır: “İletişim ve İş birliği”, “Eğitim/Gelişim” ve “Çalışma Koşulları/Çevre”. Sonuç: Araştırma, hemşire yöneticilerin iletişimi kolaylaştırmak, hemşirelerin eğitim ve gelişim ihtiyaçlarını karşılamak ve personel hemşirelerin çalışma koşullarını iyileştirmek için büyük çaba sarf ettiği sonucuna varmıştır. Araştırma ayrıca, hemşire yöneticilerin hassas ve samimi yaklaşımlarının hemşirelerin dayanıklılığını artırdığını buldu. Hemşire yöneticilerin yönetim becerileri ve hemşirelerin pandemi sürecindeki deneyimleri, gelecekte ortaya çıkabilecek pandemi ve benzeri afetler in etkili bir şekilde yönetilmesi için değerli bilgiler ve kanıtlar sunmaktadır.Article Life and Stigma Experiences of Individuals with Substance Use Disorder: A Qualitative Study(Turkish Green Crescent Soc, 2025) Dikec, Gul; Umut, Gokhan; Albal, EsraThis study aimed to determine the life and stigma experiences of individuals with substance use disorder who received inpatient treatment in an adult detoxification center. Data for this qualitative phenomenological study were collected in Istanbul between April and December 2023. The data were analyzed using Colazzi steps. A total of 26 individuals with substance use disorder were interviewed. The content analysis identified three main themes. The initial topic discussed was the effect of substance use on individuals’ lives. The sec- ond theme discussed was stigmatization. The final theme addressed coping with stigmatization. The study revealed that participants experienced negative emotions, including regret, guilt, and shame, due to stigma- tization, exclusion, and discrimination. Substance use treatment should not only focus on pharmacotherapy but also the psychological and social needs of the individual. Furthermore, to address negative attitudes in society, mental health professionals could inform families and disseminate anti-stigma programs.Article Kalp Cerrahisi Semptom Envanterinin Türk Dilinde Geçerlik ve Güvenirliği(2023) Altınok, Dilara; Sağlam, RabiaBu araştırma, Kalp Cerrahisi Semptom Envanterinin (KCSE) geçerlik ve güvenirliğini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Metodolojik türdeki bu araştırma Aralık 2017-Eylül 2018 tarihleri arasında bir devlet ve bir vakıf üniversitesi hastanesinde KABG ameliyatı olan 312 hasta ile yürütülmüştür. Veriler, Hasta Bilgi Formu ve KCSE kullanılarak toplanmıştır. KCSE’nin dil geçerliği, çeviri-geri çeviri yöntemi ile analiz edilmiştir. Kapsam geçerliğinde ise Davis tekniği kullanılmıştır. Envanterin güvenirliği için Cronbach α katsayısı ve madde toplam korelasyonları incelenmiştir. Örneklem yeterliliği ve verilerin faktör analizine uygunluğunu değerlendirmek için Kaiser-Mayer-Olkin (KMO) ve Bartlett testleri uygulanmıştır. Envanterin KMO değeri 0,867 olarak bulunmuştur ve bu değer temel bileşenler analizi için uygunluğu göstermektedir. Benzer şekilde Bartlett testi sonuçları da $(x^2=22733,809; p=0,000)$ verinin birbiri ile ilişki gösterdiğini ve faktör analizi için uygun olduğunu göstermektedir. Envanterin Kapsam Geçerlilik İndeksi (KGİ) 0,84 olarak bulunmuştur. Tek alt boyut olarak incelenen 35 maddelik KCSE’nin faktör yükleri 333 ile 858 arasında değişmektedir ve açıklanan varyans %44,922’dir. Envanterin toplam Cronbach α katsayısı 0,961 olup, tüm maddeler için toplam madde korelasyonları pozitiftir. Sonuç olarak, tek alt boyutlu ve 35 maddeli KCSE’nin Türk dilinde geçerli ve güvenilir bir envanter olduğu ve kalp cerrahisi sonrası hastaların semptomlarını değerlendirmede kullanılabileceği bulunmuştur.Article The Relationship Between Critical Thinking Skills and Caregiving Roles of Nurses(2023) Karaca, Anita; Kaya, Gizem; Kaya, LeylaBackground: Critical thinking is a skill highly needed by nurses to solve problems effectively and make the best decisions in clinical environments. Aim: The purpose of this study was to evaluate the relationship between critical thinking skills and the caregiving roles of nurses. Methods: This descriptive study included 220 nurses working in a training and research hos- pital. The data were collected between February and March 2021 using an online question- naire containing the “Nurse Information Form,” “Nursing Critical Thinking in Clinical Practice Questionnaire,” and “Attitude Scale for Nurses in Caregiving Roles (ASNCR).” The data were analyzed using percentages, means, standard deviation, Shapiro–Wilk, and Spearman’s cor- relation tests. Results: The nurses’ mean age was 30.35 ± 7.25 years and they were mostly female (98.2%) and had bachelor’s degree (69.1%), single (51.4%), and worked as nurses for 7.71 ± 7.54 mean years. The lowest mean score received by nurses from the Nursing Critical Thinking in Clinical Practice Questionnaire was (Mean = 19.54, SD = 4.02) in the technical dimension, and their lowest mean score was from the ASNCR was from the attitude towards nurses’ roles in treatment process dimension (Mean = 4.26, SD = 0.76). A moderate, positive, and statisti- cally significant (P < 0.001) correlation was found between the total scores and dimension scores of both scales. Conclusions: This study found that caregiving roles and critical thinking levels of nurses were above the mean score. It is important to increase the awareness of nurses about criti- cal thinking and decision-making skills in the professional education process. Nurse manag- ers may take an active role in nurturing critical thinking skills for effective outcomes.Article Case Report of Rare Tissue Injury and Left Arm Dislocation After Incorrect Blood Pressure Measurement During Clinical Practice(2023) Karaman, Özen Esra; Altıparmak, Yüksel DuyguIn midwifery education based on theoretical and practical foundations, students encounter midwifery profession education which based on for the first time in the Basic Clinical Skills in Midwifery Course. The aim of the Basic Clinical Skills in Midwifery Course is to help students understand the basic philosophy of midwifery and the role of the midwife in the health system, and to provide the student with knowledge, skills and attitudes about the basic concepts, principles and methods in midwifery care. In the Basic Clinical Skills in Midwifery Course, students are offered learning methods that will enable them to develop behaviors in the cognitive, affective and psychomotor domains. In this context, the course is carried out in skill development laboratories and clinical environments, after the lecturer in the classroom explains the basic concepts, the health system and midwifery, the protection and development of health, the fulfillment of physiological care needs, and the demonstration of the skills related to the psychomotor domain. Clinical practices are an indispensable element of midwifery education. The Midwifery Basic Clinical Skills Course has a very important place in clinical skills training, as students experience the hospital environment for the first time in their education life and experience midwifery practices for the first time on real patients. The aim here is to discuss a case that can be experienced after the correct application of vital sign measurement techniques and erroneous measurement.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »
