TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14627/9

Browse

Search Results

Now showing 1 - 2 of 2
  • Article
    Shirley Jackson’ın “The Lottery” Öyküsünde Kötülüğün Sıradanlığı ve Araçsal Akıl
    (2025) Uyurkulak, Serhat
    Bu makale, Hannah Arendt ve Max Horkheimer’ın kuramsal çerçevelerini kullanarak Shirley Jackson’ın “The Lottery” başlıklı kısa öyküsünün ayrıntılı bir yorumunu sunmaktadır. Öykünün okuyucuda yarattığı dehşeti insan doğasındaki zalimliğe ya da kör gelenekçiliğe bağlayan nispeten basitleştirici açıklamaların aksine bu çalışma, öyküdeki toplu öldürme ritüelinin bürokratik ve gayrişahsi şekilde gerçekleştirilmesiyle ortaya çıkan kötülüğün sıradanlığı ve araçsal akıl kavramları üzerinden bir metin çözümlemesi sunmaktadır. Bu incelemede, “The Lottery” öyküsündeki köylülerin eylemlerinin içsel bir kötülükten değil aklın araçsallaştırılmasından ve siyasal gücün bürokratikleşmesinden kaynaklandığı savunulmaktadır. Bu durum, Arendt’in tezine uygun olarak, sıradan bireylerin eleştirel bir akıl yürütmeksiniz tamamen “düşüncesiz” bir şekilde hareket ettiklerinde vahşet dolu eylemleri hayata geçirebildiklerini göstermektedir. Ayrıca, köylülerin geleneğe bağlılığı geçmişe yönelik aşırı bir saygıdan değil onu yönetici bir otorite olarak kabul etmelerinden ileri gelmektedir. Bu durumda asıl fetişleştirilen, Horkheimer’ın araçsal akıl kavramını örnekleyen bir biçimde insanların geleneğe sadakatle uymalarını sağlayan verimlilik veya etkililik prosedürü olmaktadır. Bu açıdan Jackson’ın kısa öyküsü, özellikle II. Dünya Savaşı sonrası bağlamda, herhangi bir şekilde sınırlandırılmamış araçsal aklın modern toplumda taşıdığı tehlikeler hakkında çarpıcı bir uyarı niteliği taşımaktadır.
  • Article
    Allegory of Risk Society in John Cheever’s “The Swimmer”
    (2025) Uyurkulak, Serhat
    Bu makale, Ulrich Beck’in “risk toplumu” kavramının, özellikle belirsizlik, felaket ve risk gibi temaları ele alan edebi metinleri yorumlamak için yeni bir çerçeve sunduğunu öne sürmektedir. Beck’in teorisi, geleneksel toplumlardan modern ve sanayi sonrası toplumlara geçişi, risk, tehlike ve felaket algıları temelinde ele alır. Bu çalışma, endüstriyel toplumdan geç modern topluma geçişin izlerini kaydeden bir eser olarak John Cheever’ın 1964 tarihli çığır açıcı kısa öyküsü “The Swimmer”ı incelemektedir. Beck’in çalışmaları sosyolojide önemli etkiler bırakmış ancak sınırlı sayıdaki iklim değişikliği, çevresel yıkım ve nükleer felaket anlatısı dışında edebiyat incelemelerinde yeterince kullanılmamıştır. Cheever’ın anlatısı, bu makalede, ana karakteri Neddy Merrill’in gerçeküstü ve okurda yön kaybı deneyimi oluşturan yolculuğu üzerinden 1960’larda Amerika Birleşik Devletleri’nde risk toplumunun yükselişini gösteren bir alegori olarak değerlendirilmektedir. “The Swimmer” Amerikan rüyasının ve müreffeh banliyö yaşamının varoluşsal çöküntüsünün bir eleştirisi olarak analiz edilmekte, ana karakterin banliyö havuzlarında yaptığı sıra dışı yolculuk ise endüstriyel modernitenin nispeten öngörülebilir, düzenli dünyasından sanayi sonrası toplumun karmaşık ve istikrarsız koşullarına geçişin bir simgesi olarak okunmaktadır. Bu makale, bahsi geçen kısa öyküsünde Cheever’ın bir dönemin güvensizliğe, yabancılaşmaya ve riske dair artan toplumsal bilincini başarıyla yansıttığını iddia etmektedir. Bu yönüyle mevcut çalışma, Cheever’ın öyküsü üzerine yapılan sınırlı akademik tartışmalara bir katkıda bulunmakta, edebiyat ile sosyolojik teori arasındaki kesişime dair yeni bir bakış açısı sunmaktadır.