TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14627/9

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 366
  • Article
    Uyanık Beyin Cerrahisi ve Dil Konusunda Bilgi Kaynağı Olarak YouTube: İçerik Kalitesi, Güvenilirliği ve Profesyonel Katılım
    (2025) Başer, Dilara; Yaşa, İbrahim Can; Kargın, Ömer; Öztürk, Seren Düzenli; Özel, Simay Aybar; Genç, Emre
    Amaç: Dijital platformlar, dünya çapında tıbbi bilginin önemli bir kaynağı haline gelmiştir. Bunlar arasında YouTube, eğitim amaçlı en sık kullanılan platformlar- dan biridir, ancak genellikle resmi içerik düzenlemesi bulunmamaktadır. Bu nedenle, sağlıkla ilgili videoların doğruluğu, güvenilirliği ve eğitim değeri, özellikle dil haritalaması içeren uyanık beyin cerrahisi gibi karmaşık prosedürler için belirsizliğini korumaktadır. Bu çalışma, uyanık beyin cerrahisi ve dil ile ilgili YouTube videolarının kalitesini, güvenilirliğini, şeffaflığını ve popülerliğini değerlendirmeyi amaçlamıştır. Analiz, değerlendirilen dil alanlarına, değerlendirmeye dil ve ko- nuşma terapistlerinin (DKT) katılımına ve değerlendirme parametreleri arasındaki ilişkilere odaklanmıştır. Gereç ve yöntem: Otuz bir İngilizce video, modifiye DISCERN (m-DISCERN), Global Kalite Ölçeği (GQS) ve Amerikan Tıp Derneği Dergisi (JAMA) kriterleri kulla- nılarak analiz edilmiştir. Videoların popülerliği, Video Güç Endeksi (VPI) kullanılarak ölçülmüştür. Videoların süresi, değerlendirilen dil alanlarının sayısı ve DKT katılımı da kaydedilmiştir. Bulgular: m-DISCERN puanı, GQS ve JAMA puanları ile pozitif korelasyon göstermiştir (tümü için; p=0,001). JAMA puanı VPI ile negatif, video süresi ile pozitif ko- relasyon göstermiştir (tümü için; p<0,001). VPI, video süresi ile negatif, beğeni ve yorumlar ile pozitif korelasyon göstermiştir (tümü için; p<0,005). Birden fazla dil alanını değerlendiren videolar daha yüksek m-DISCERN, GQS ve JAMA puanları ve daha uzun süreye sahipken, tek bir alanı değerlendiren videolar daha yüksek VPI değerleri göstermiştir. DKT katılımı sınırlı bulunmuş ve yazma ve konuşma özellikleri gibi alanlara nadiren yer verildiği belirlenmiştir. Sonuç: Bu bulgular, çevrimiçi içerik ile kanıta dayalı klinik uygulamalar arasında bir uyumsuzluk olduğunu ortaya koymakta, daha fazla profesyonel katkıya ve içerik standartlarının iyileştirilmesine ihtiyaç olduğunu göstermektedir.
  • Article
    Türkiye’de Vekâlet Problemlerinin Sınıflandırılması
    (2025) Özalp, Birsen; Oktar, Ömer Faruk
    In the research, it is assumed that context affects both the parties experiencing agency problems and the types of agency problems. The problems are classified into Type 1 agency problems, which occur between shareholders and managers, and Type 2 agency problems, which occur among shareholders. The aim is to identify the issues experienced within both dimensions. Given the need to describe a phenomenon across different contexts, a qualitative research method was employed. Data were obtained from court case texts involving shareholders and board members, accessed through an electronic legal database. A total of 42 distinct case texts were analyzed. Content analysis was conducted using MAXQDA 2020 to interpret the data. The research concluded that agency problems vary depending on the parties involved in the agency relationship. In the context of Turkiye, it was found that agency problems occur more frequently among shareholders. The most common issues observed in shareholder relations include unfair profit-taking, intentional harm to the company, and obstruction of the rights to control, monitor, and access information. The research highlights the need for corporate governance practices that offer positive discrimination to minority shareholders.
  • Article
    The Global Rivalry over Strategic Connectivity and the Emerging World Order: A View from Türkiye
    (2024) Eldem, Tuba
    The 21st century has witnessed the emergence of strategic connectivity as a pivotal domain in global politics, where infrastructure initiatives embody broader geopolitical ambitions. Central to this paradigm shift is China’s Belt and Road Initiative (BRI)—an extensive program encompassing a network of transportation routes, energy pipelines, digital infrastructures, and socio-economic engagements. This ambitious project, aiming to create a multifaceted matrix of global interconnectivity across continents and domains, has catalyzed an array of competitive and complementary initiatives from international actors, giving rise to a new era of “competitive connectivity,”. This paper examines the concept of strategic connectivity, showing how it qualitatively differs from earlier forms of global interdependence. Through a comparative analysis of major connectivity strategies—such as China’s BRI, the EU’s Global Gateway, and the G-7’s Partnership for Global Infrastructure and Investment—the study explores their objectives, scope, and strategic priorities. In doing so, it identifies key areas of convergence, such as the emphasis on infrastructure development and digital connectivity, while highlighting divergences, particularly in governance models and geopolitical objectives. The paper contributes to ongoing discussions about the future of global power dynamics, highlighting a shift from traditional geopolitical competition to a new form of geostrategic rivalry centered around connectivity, where great and aspiring powers use their networks to influence the movement of goods, capital, energy, ideas, and people to their advantage.
  • Article
    The Moonstone Romanında Güvenilmez Anlatıcı, Biliş ve Hakikatin Bağlantı Noktası
    (2025) Çün, Başak
    T.S. Eliot tarafından modern İngiliz dedektif romanlarında liste başı olarak gösterilen Wilkie Collins’in The Moonstone (1868) romanı, bir elmasın kaçırılma hikayesini anlatan sürükleyici bir metindir. Collins, romanın önsözünde, anlatılan olayların, anlatıcıların gerçekte ne olduğunu aktarma güdülerinden doğduğunu duyurur. Ardından ise çoklu anlatıcı stili, anlatıları güvenilmez kılarak temel bir hakikat versiyonuna erişimi engeller, ve romanın epistemolojik temelinde bir sorgulamaya yol açar. Bu çalışma, Collins’in çoklu anlatıcı tekniğinin, dedektif kurgu yazın türüne kattığı yapısal değeri tanımakta, ve romanın problematik epistemolojisini, bilişsel görüş noktasından araştırmaktadır. Güvenilmezlik meselesini, yalnızca romanın yapısında aramak, metne gereken yaklaşımı sunmamaktadır- Collins’in anlatıların hakikati üzerine ifadelerini incelerken, bilişsel anlatıbilimin perspektifini benimsemek, ve metni, okuyucunun kavramsal ön kabullerinin farkındalığıyla okumak, güvenilmez anlatı meselesine “hakiki” bir yaklaşımı mümkün kılar. Okuyucu, bilginin inşası sürecinde merkezi bir pozisyona sahip olmak durumundadır; diğer bir deyişle, okuyucunun bilişsel çerçevesi, esrarın çözülmesi sırasında güvenilmez anlatılarla işbirliği halindedir.
  • Article
    Spor Medyası Çalışanlarında Suskunluk Sarmalı ve Psikolojik Dayanıklılığın İş Tatmini Üzerindeki Etkisi
    (2025) Çetinkaya, Gökhan; Karagozoglu, Cengız
    In this study, it is aimed to determine the effects of spiral of silence, psychological resilience and professional experience levels of sports media employees on their job satisfaction. The population of the study consists of the personnel who are actively working in editorial duties in the sports media. Reached by convenience sampling method, 370 professionals took part in the study on a voluntary basis. In addition to the "Personal Information Form", "Spiral of Silence Scale", "Job Satisfaction Scale" and "Psychological Resilience Scale" were used to collect the data. The collected data were transferred to the SPSS 28 package program. Descriptive statistics, Pearson correlation analysis and hierarchical multiple regression analysis were used to analyse the data. According to the mean scores of the scales applied to the participants, it was determined that the spiral of silence and psychological resilience levels of the sports media employees were at a medium level, while their job satisfaction levels were at a proficient level. Job satisfaction is not affected by the psychological resilience variable. It was found that the opinion expression: engagement sub-dimension of the silence spiral had no effect on job satisfaction. Avoidance of opinion expression was found to be a positive determinant of job satisfaction in sports media employees. Conversely, fear of isolation was found to be a negative determinant of job satisfaction. In addition, it was concluded that professional experience of sports media employees had a positive effect on their job satisfaction.
  • Article
    Sağlık Bilimleri Öğrencilerinde Menstrüasyon Semptomları ve Anksiyete Üzerine Kesitsel bir Çalışma: Ders ve Sınav Süreçlerinin Perspektifi
    (2024) Sağlam, Öznur Kaya; Çağlar, Engin; Özdemir, Ayşem Ecem; Ulusoy, İrem Kurt
    Amaç: Öğrencilerin akademik performansı, menstrüasyon semptomları nedeniyle düşmektedir. Anksiyete, menstrüasyon semptomlarını etkileyen önemli bir faktör olarak öne çıkmaktadır. Bu nedenle, çalışmanın amacı, öğrencilerin ders ve sınav dönemlerindeki anksiyete seviyeleri ve dismenore değişkenlerini incelemektir. Yöntem: Menstrüasyon semptomları ve anksiyete seviyeleri, kadın öğrencilerde (yaş: 21,09±1,70 yıl) Menstrüasyon Semptomları Ölçeği ve Durumluk-Sürekli Anksiyete Envanteri kullanılarak ölçülmüştür. Akademik dönemler arasındaki farklar ile anksiyete ve menstrüasyon semptomları arasındaki ilişki analiz edilmiştir. Bulgular: Sınav döneminde, ders dönemiyle karşılaştırıldığında anksiyete ve menstrüasyon semptomlarının arttığı bulunmuştur (p<0,05). Menstrüasyon semptomları ile anksiyete arasında sınav döneminde bir ilişki olduğu saptanmıştır (p<0,05). Sonuç: Sınav dönemlerinde, öğrencilerin normal dönemlere göre daha şiddetli menstrüasyon semptomları ve anksiyete yaşadıkları bildirilmiştir. Gelecekteki müdahaleler, sınavla ilgili anksiyetenin menstrüasyon semptomları üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmayı hedeflemelidir. Kadın öğrenciler için akademik ortamlardaki bu engelleri ele almak amacıyla daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.
  • Publication
    Sabit ve Değişken Şiddet Dağilimli Yüksek Şiddetli İnterval Antrenman Yaklaşimlari: Hangisi Maksimal Oksijen Tüketim Düzeyinde Geçirilen Zamani Artirmada Daha Etkilidir? Anlatımsal bir Derleme
    (2025) Alp, Egemen; Çabuk, Refık
    The total time spent at high percentages of maximal oxygen uptake (V̇O2max) during a high-intensity interval training (HIIT) session is considered one of the key acute responses for inducing long-term improvements in V̇O2max. Therefore, over the past 15 years, many studies have focused on maximizing the time spent near V̇O2max in constant-intensity HIIT protocols by manipulating variables such as work duration, number of repetitions, recovery duration, and recovery intensity. More recently, however, a limited number of studies have employed strategies that modify the intensity distribution within work bouts in order to increase this time. This narrative review aimed to examine the potential of HIIT strategies with variable intensity distributions to maximize the time spent near V̇O2max compared with constant-intensity HIIT protocols. Accordingly, fast-start, varied-intensity, linearly varying, and stepwise decreasing-intensity protocols were addressed. The findings indicate that, when sufficiently long work bouts are applied to allow V̇O2 to reach maximal levels, variable intensity-distribution HIIT approaches can increase the time spent at V̇O2max compared with traditional constant-intensity protocols. Furthermore, these strategies were found to elicit greater total V̇O2 consumption despite producing similar blood lactate responses and ratings of perceived exertion. These results suggest that HIIT approaches incorporating variable intensity distributions may impose higher aerobic demands.
  • Publication
    Mekanik Boyun Ağrılı Bireylerde Alt Ekstremite Posterior Plan Kaslarına Foam Roller ile Uygulanan Miyofasyal Gevşetme Tekniğinin Akut Etkisi
    (2021) Güler, Dilara; Alkan, Mirsad; Besen, Kardelen; Coşkunsu, Dilber Karagözoğlu
    Amaç: Myers tarafından tanımlanan fasyal zincirlerden biri olan Süperfisyal arka zincir (SAZ) ayak parmaklarından başlayıp supraorbital çıkıntıya kadar uzanan fasyal bir banttır. SAZ öne eğilme (fleksiyon) hareketini limitleyen ya da işlev bozukluğunda aşırı arkaya eğilme hareketine (ekstansiyon) sebep olan, primer olarak sagital planda postürü ve hareketi sağlayan başlıca zincirdir. Sağ ve sol tarafta olmak üzere iki SAZ vardır ve iki taraf arasında etkileşim olduğundan dolayı dengesizliklerin gözlemlenip düzeltilmesi gerekir. Bu çalışmada aktif komponentler arası etkileşimi değerlendirmek için; Mekanik Boyun Ağrılı bireylerde Hamstring ve Gastroknemius kaslarına uygulayarak Foam Roller (FR) Self Miyofasyal Gevşetme (SMG) tekniğinin servikal bölge Eklem Hareket Açıklığı’na (EHA), ağrıya ve kas kuvvetine olan akut etkisi araştırılmıştır.
  • Article
    Kırsal Toplu Konutlarda Kullanıcı Kaynaklı Müdahaleler: Günyurdu Köyü’nde Tipolojik Bir Araştırma
    (2025) Ergül, Didem Baran; Guray, Tayıbe Seyman
    Kırsal bağlamda, afetler ya da baraj yapımı gibi altyapı projeleri sonucunda gerçekleşen zorunlu yeniden yerleşimler, çoğu zaman toplu konut projelerinin uygulanmasını gerekli kılmaktadır. Ancak, standartlaştırılmış ya da tipleştirilmiş konut tasarımları, kırsal yaşamın özgün sosyo-kültürel ve mekânsal dinamiklerine yeterince karşılık verememektedir. Bu çalışma, Türkiye’de Bilecik ili Pazaryeri ilçesine bağlı Günyurdu Köyü’nde 2006 yılında inşa edilen TOKİ toplu konut projesinin güncel halini inceleyerek, kullanıcı kaynaklı fiziksel müdahaleleri analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırma yerinde gözlem ve görsel analiz temelli karma yöntemli bir yaklaşımla yürütülmüştür. Bulgular, incelenen 45 konuttan 42’sinde kullanıcılar tarafından toplam 204 farklı müdahalenin yapıldığını ortaya koymaktadır. Bu fiziksel müdahaleler; cephe değişiklikleri, yapısal eklemeler, dış mekân düzenlemeleri, çatıya yönelik müdahaleler ve mekânsal işlev değişiklikleri olmak üzere beş ana kategori altında sınıflandırılmıştır. Bulgular, zamanla kullanıcıların konutlara ihtiyaçlarına göre nasıl değişiklikler yaptığını ortaya koymakta ve kırsal alanlarda konut üretimi için kullanıcı merkezli tasarım anlayışının önemine dikkat çekmektedir.
  • Article
    İşletmelerin Kurumsal Yönetim Uygulamalarının Finansal Performans Açısından İncelenmesi: Borsa İstanbul Kurumsal Yönetim Endeksi Şirketleri Üzerine Bir Uygulama
    (2025) Koy, Ayben; Güngör, Mehmet Yusuf
    This study examines the impact of corporate governance on financial performance in firms listed on the BIST Corporate Governance Index (BIST XKURY) over the 2010–2022 period using panel data analysis. The significance of the research lies not only in investigating this relationship but also in analyzing the role of female representation on board of directors. Corporate governance is evaluated across four dimensions: shareholders, transparency, stakeholders, and the board of directors. Financial performance is measured through ROA, ROE, and EPS, with firm size and leverage included as control variables. The sample is divided by a 25% threshold of female board members. The findings indicate that in firms with ≥25% female representation, the link between board effectiveness and profitability is stronger, highlighting the performance-enhancing role of gender diversity.