TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14627/9

Browse

Search Results

Now showing 1 - 4 of 4
  • Article
    Enerji Politikalarında Denge Arayışı, Abd - Rusya ve Avrupa Birliği Üçgeni: Türkakım Projesinin Belirleyici Faktörleri
    (2019) Sıvış, Efe
    Akamete uğrayan Güney Akım projesi sonrasında, Rusya ve Türkiye tarafından desteklenen TürkAkım Projesi, Avrupa’nın doğal gaz tedarik hacmini güney rotası üzerinden iki katına çıkarmayı hedeflemektedir. ABD’nin, Kremlin’in politikalarının Avrupa Birliği’nin Rusya doğalgazına olan bağımlılığını artırmayı hedeflediğini savunmasına rağmen Avrupa Birliği’ne üye bazı ülkeler TürkAkım’ı kendileri açısından olumlu görmektedirler. Bu makalede TürkAkım projesinin temel belirleyicileri ortaya konulacak ve projenin ABD, Rusya ve Avrupa Birliği nezdindeki dış politika yansımaları Uluslararası İlişkiler literatüründe bulunan güvenlikleştirme teorisi çerçevesinde analiz edilecektir.
  • Article
    Abd'nin Avrupa Enerji Pazarına Yönelik İzlediği Dış Politika: Kaya Gazı Devrimi ve Avrupa Pazarında Rus Hâkimiyetine Karşı Lng Hamlesi
    (2019) Sıvış, Efe
    Bu makale, Avrupa gaz pazarının kapasitesini ve Rusya'nın ana gaz tedarikçisiolduğunu göz önünde bulundurmak suretiyle, Avrupa gaz pazarının halen gelişmesürecinde olan Kuzey Amerika gazı için henüz yararlanılmamış bir kaynak olduğunuortaya koymaktadır. Çalışma, ABD ve Rusya’nın enerji sektörü özelinde ilişkilerinejeopolitik çerçevede geniş ve kapsamlı genel bir bakış sunmakta, diğer yandan hemABD hem de Rusya’nın enerji politikası için Avrupa enerji piyasasının öneminivurgulamaktadır. Makalede, güvenlikleştirme teorisi ve enerji güvenliği kavramlarıçerçevesinde ABD’nin dış politikasının analiz edilmesi amaçlanmaktadır. Çalışmadayöntem olarak ABD’nin bölgeye ilişkin enerji politikaları bölgeselcilik kavramıçerçevesinde analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucu, ABD’nin Avrupa doğal gazpiyasalarındaki çıkarının, yalnızca Avrupa’nın Rus doğal gazına olan bağımlılığınıazaltma konusunda ‘yardım etmenin’ ötesinde olduğunu, ABD’nin nihai dış politikahedefinin Avrupa’nın önde gelen bir doğal gaz tedarikçisi olarak tebarüz etmekolduğunu öngörmektedir.
  • Article
    Donald John Trump Örneklemi Üzerinden Siyasette Kadına Yönelik Ayrımcı Söylem Örnekleri
    (2018) Alp, Hakan
    Makalemiz kapsamında 20 Ocak 2017 tarihinde Amerika Birleşik DevletleriBaşkanlığına seçilen Donald John Trump’ın 1980’lerde başlayan iş hayatından AmerikanBaşkanı olması süreci dâhil yaptığı konuşmalarından hareketle, özellikle kadınlara yönelikkullandığı nefret söyleminin özelliklerini analiz etmek amacıyla söylem analizi yapılmıştır.Söz konusu analiz kapsamında Trump’ın değişik zamanlardaki konuşma metinleri;doğal dil kullanımı, retorik unsurları ve ele aldığı gündem konuları açısından incelenmiştir.Ulaştığımız veriler sistematik bir biçimde düzenlenmiş ve karşılaştırma yapılarakdeğerlendirilmeye tabi tutulmuştur.Siyasal iletişim çerçevesinde özellikle kamuoyu önderlerinin ve siyasal liderlerinkullandığı dil etki alanı açısından çok önemlidir. Dünya siyasetinde, siyasal yelpazenin tümtarafındaki parti ve ideolojiler açısından siyasal liderler partileriyle özdeşleşmişlerdir. Dolayısıylasiyasal liderin söylemi, partinin hedef kitlesi seçmeleri için çok önem taşımaktadır. Ayrıca sözkonusu lider karakteristik açıdan popüler ve karizmatik özellikler taşıyorsa hedef kitle üzerindekietkisi de ona paralel olarak artmaktadır.Dünyanın farklı bölgelerinde, siyasetçilerin nefret söylemi pratiklerindeki hedefleri, otoplumda hangi grup ve kişilerin ayrımcılığa maruz kalmalarına bağlı olarak değişmektedir.Ancak zihniyet yapıları, tutum ve davranışları, motivasyonları, ideolojilerini besleyen ve meşrukılan ortam değişmemektedir.Amerika’nın dünya siyasetine ve ekonomisine yön verme, gündem belirleme gücüdikkate alındığında, Donald Trump’ın makalemizde örneğine sıklıkla rastlayacağımız kadınayönelik ayrımcı, ötekileştirici ve aşağılayıcı söyleminin yaratabileceği tahribatın boyutunun çokönemli olduğu ortadadır.
  • Article
    Bölgeselcilik Kavramı Işığında Karadeniz Bölgesi: Soğuk Savaş Sonrası Dış Politika Dinamikleri
    (2019) Sıvış, Efe
    Genişletilmiş Karadeniz Bölgesi Avrupa, Orta Asya ve Orta Doğu yollarının kesiştiği önemli bir noktadır. ÜçNATO üyesi devlet ve partner ülkesine ev sahipliği yapan Karadeniz; Rusya, ABD, Türkiye ve AB içinbölgesel egemenlik için bir mücadele alanı olarak tebarüz etmiştir. 2014’te Kırım’ın ilhakıyla beraberbölgenin daha çok dikkat çekmesi Rusya’nın Karadeniz’deki askeri mevcudiyetini artırmasına yol açmış vebu durum NATO üyeleri nezdinde doğrudan bir tehdit algılamasına neden olmuştur. Bu çalışma özelliklebölgesel işbirliğinin güvenlik yönüne odaklanarak, bölgeselcilik çerçevesinde bölgenin karmaşık yapısınıhem AB hem de ABD’nin bakış açısından incelemeyi hedeflemektedir. Çalışmada ABD’nin GenişletilmişKaradeniz Bölgesi, AB’nin Karadeniz Stratejisi ve NATO’nun bölgeye yönelik politikaları bölgeselcilikkavramı çerçevesinde ele alınmaktadır.