TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14627/9
Browse
24 results
Search Results
Article Adölesanlarda Fiziksel Aktivite Düzeyleri Üzerine Bir İzlem Kohort Çalışması(2025) Tımurtas, Eren; Akkurt, Burcu; Durusoy, Ebru; Timurtas, Meral; Çolak, Betül Beyza; Akkurt, Mustafa FeritAmaç: Düzenli fiziksel aktivite (FA), sağlığın korunması ve kronik hastalıkların önlenmesi açısından hayati öneme sahiptir. Ancak, küresel bulgular adölesan dönemde FA’da tutarlı bir azalma olduğunu göstermekte, Türk adölesanların da son on yıllarda giderek artan hareketsizlik düzeyleri yaşadığı bildirilmektedir. Adölesan dönem, FA alışkanlıklarının oluştuğu ve uzun dönem sağlık sonuçlarını etkilediği kritik bir gelişim evresini temsil etmektedir; ancak Türkiye’de bu konuda uzunlamasına kanıtlar sınırlıdır. Bu çalışma, prospektif kohort tasarımı kullanılarak adölesanlar arasında 18 aylık süreçte FA’daki değişimleri incelemeyi amaçlamıştır. Yöntem: Bu çalışma, prospektif kohort çalışması olarak planlanmıştır. Kasım–Aralık 2022 döneminde temel anketi tamamlayan 296 adölesan (5.–8. sınıf, 11–13 yaş), bunlardan rastgele seçilen bir okuldan 192 öğrenci Mayıs–Haziran 2024’te tekrar takip edilmiştir. Her iki zamanda da antropometrik ölçümler ve Fiziksel Aktivite Anketi–Çocuklar için Versiyonunun (PAQ-C) Türkçe geçerlilik çalışması yapılmış formu kullanılarak FA düzeyleri değerlendirilmiştir. Bulgular: Toplam 157 katılımcı (erkek, n=74; kız, n=83) her iki zamanda da değerlendirmeyi tamamlamıştır. Erkeklerde dokuz PAQ-C maddesinin altısında, kızlarda ise iki maddede anlamlı düşüş gözlenmiştir (p<0,05). Okul zamanı FA (maddeler 2–4) belirgin olarak azalmış, boş zaman ve ders dışı FA (maddeler 1 ve 5–9) ise büyük ölçüde değişmemiştir (p>0,05). Cinsiyet farklılıkları, erkeklerde kızlara kıyasla daha büyük azalmalar olduğunu göstermiştir. Sonuç: On sekiz aylık dönemde adölesanlarda FA düzeylerinde düşüş gözlenmiş, en belirgin azalmalar okul zamanı FA’da ve erkeklerde görülmüştür. Bu bulgular, Türkiye’de ergen FA’sının uzunlamasına izlenmesinin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Türkiye’de ergenlerde FA’nın takip edilmesine yönelik çalışmalar halen sınırlıdır.Article Yaşlı Bireylerde Kırılganlık, Başarılı Yaşlanma ve Fiziksel Aktivite Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi(2024) Akkurt, Burcu; Tosun, Anil; Yılmaz, NergisAmaç: Bu çalışmada amaç yaşlı bireylerde kırılganlık, başarılı yaşlanma ve fiziksel aktivite düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Yöntem: Veriler, 65 yaş ve üzeri 99 gönüllü katılımcıdan toplandı. Anket, Google Forms bağlantısı aracılığıyla online olarak iletildi. Çalışmada, katılımcıların kırılganlık seviyelerini değerlendirmek için Tilburg Kırılganlık Ölçeği (TKÖ), başarılı yaşlanma durumlarını belirlemek için Başarılı Yaşlanma Ölçeği (BYÖ) ve fiziksel aktivite düzeylerini ölçmek için Uluslararası Fiziksel Aktivite Ölçeği Kısa Formu (IPAQ-SF) kullanıldı. Bulgular: Çalışmanın sonuçları, TKÖ toplam puanı ile BYÖ toplam puanı arasında anlamlı, orta düzeyde negatif bir korelasyon olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, BYÖ toplam puanı ile IPAQ-SF toplam puanı arasında anlamlı, zayıf düzeyde pozitif bir korelasyon bulunmuştur (s=0,982; p<0,001). TKÖ'nün fiziksel bileşen alt parametresi ile IPAQ-SF toplam puanı arasında zayıf düzeyde negatif bir korelasyon olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, TKÖ toplam puanı ile BYÖ'nün sağlıklı yaşam biçimi alt parametresi arasında anlamlı, yüksek düzeyde negatif bir korelasyon bulunmuştur (s=-,0634; p<0,001). Sonuç: Daha aktif yaşlı bireylerin, hem sağlıklı yaşam tarzına sahip olduğu hem de daha düşük kırılganlık seviyeleri sergilediği belirlenmiştir. Kadınların, erkeklere göre istatistiksel olarak daha kırılgan ve daha inaktif olduğu tespit edilmiştir. Yaş ilerledikçe kırılganlık düzeyinin arttığı gözlemlenmiştir.Article Genç Elit Yelkencilerde Gövde Kas Enduransı, Kuvvet, Güç, Denge ve Esnekliğin Karşılaştırılması(2024) Aklar, Ayça; Öztürk, Başar; Öztürk, Beyza BaşerAmaç: Çalışma, genç elit yelkencilerde core dayanıklılık seviyeleri, denge performansı, kas kuvveti ve esneklik arasındaki ilişkiyi değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Sporcular Galatasaray yelken kulübünden rastgele seçilmiş ve windsurfing (n=14), optimist (n=13) ve lazer (n=13) yelken sınıfları olmak üzere göre üç gruba ayrılmıştır. Yelkencilerin demografik özellikleri, vücut kitle indeksleri ve dominant tarafları kaydedilmiştir. Üst ekstremite kuvveti, el dinamometresi kullanılarak değerlendirildi, alt ekstremite gücü ise dikey sıçrama, uzun atlama ve tek ayakla sıçrama testleriyle değerlendirildi. Core dayanıklılık değerlendirmesi için mekik, plank ve rotary stabilite testleri uygulanmıştır. Denge ve esneklik değerlendirmesi için Y denge, düz bacak kaldırma, omuz esneklik, otur- uzan, omuz elevasyon ve tüm vücut rotasyon testleri uygulanmıştır. Üç gruptan elde edilen veriler Kruskal-Wallis H testi kullanılarak analiz edildi ve gruplar arası karşılaştırmalar Mann-Whitney U testi ile yapıldı. Bulgular: Yelken sınıfları gruplar arası karşılaştırıldığında hem sağ hem de sol elin ortalama değerleri açısından el kavrama testi sonuçlarında anlamlı bir fark vardır ve en yüksek ortalama değer laser grubundadır (p<0,001). Durarak uzun atlama testi sonuçlarında gruplar arasında anlamlı fark olduğu görülmüştür ve en yüksek ortalama değer laser grubundadır (p<0,001). Tek bacak zıplama testi sonuçlarına göre anlamlı fark vardır ve en yüksek ortalama değer rüzgar sörfü grubundadır (p<0,05). Y dengesi testi sonuçlarına göre hem sağ hem de sol tarafta gruplar arasında anlamlı bir fark vardır ve en yüksek ortalama değer optimist grubundadır (p<0,05). Sonuç: Bu sonuçlar özellikle kuvvet ve denge parametrelerinde, her yelken sınıfının farklı fiziksel özelliklere sahip olduğunu ve spesifik performans parametrelerine ihtiyacı olduğunu göstermektedir.Article Pre-Service Physical Education Teachers' Teacher Identity Scale (PPET-TI): Adaptation Study to Turkish Culture(Hacettepe University, 2026) Sonmez, Huseyin Ozan; Asci, Fevziye Hulya; Mirzeoglu, Ayse Dilsad; Asci, HülyaIn Turkey, the lack of measures for assessing the teacher identity of pre-service physical education teachers remains a significant challenge. Developing quantitative instruments grounded in a robust theoretical framework is crucial, as such tools would not only advance research in this field but also contribute to improving the quality of physical education teacher education. This study aims to test the reliability and validity of the Pre-service Physical Education Teachers' Teacher Identity Scale (PPET-TI) to Turkish pre-service physical education teachers. The PPET-TI is a 7-point Likert-type scale comprising 17 items and three subscales: self-definitions, teaching goals, and professional responsibilities. Two hundred fifty pre-service physical education teachers (96 females and 154 males; (x) over bar (age) = 21.25 +/- 2.36) voluntarily participated in the study. Confirmatory Factor Analysis (CFA) and Exploratory Structural Equation Modeling (ESEM) were conducted to evaluate the construct validity. The results of the CFA indicated that S-B chi(2)/df 1.90, CFI 0.95, TLI 0.94, RMSEA 0.06, and SRMR 0.05. The results of the ESEM indicated that S-B chi(2)/df 2.79, CFI 0.98, TLI 0.97, RMSEA 0.08, and SRMR 0.03. The item factor loadings ranged from 0.58 to 0.97 in the CFA and ranged from 0.45 to 0.82 in the ESEM. The findings indicated that the scale exhibited both discriminant and convergent validity, with CR and Cronbach's alpha being strong. An evaluation of the fit indices, item factor loadings, and inter-item relationships revealed that the CFA results were more consistent with the original structure of the scale. Based on all the findings, it can be concluded that the Turkish version of the scale is suitable for assessing the teacher identities of pre-service physical education teachers.Article Genç Erişkinlerde Kor Endurans, El Kavrama Kuvveti ve Reaksiyon Süresi Arasındaki İlişki(2025) Tekın, Demet; Tosun, Anil; Gül, Ezgi; Işıklar, ÇağdaşAmaç: Çalışmanın amacı, genç erişkinlerde kor endurans, el kavrama kuvveti ve reaksiyon süresi arasındaki ilişkiyi incelemektir. Yöntem: Bu kesitsel ve gözlemsel çalışmaya yaş ortalaması 21,07 (1,46) olan 52 lisans öğrencisi dahil edilmiştir. Kor enduransı (McGill'in Kor Endurans Testleri), el kavrama kuvveti (Jamar Hidrolik El Dinamometresi) ve alt ekstremite reaksiyon süresi (OptoGait cihazı) değerlendirilmiştir. Bulgular: Sol-sağ gövde lateral kor enduransı testi ile sağ (sırasıyla; r=0,51; r=0,47; p<0,001) ve sol el kavrama kuvveti (sırasıyla; r=0,52; r=0,51; p<0,001) arasında orta düzeyde, pozitif bir korelasyon bulundu. Sol-sağ gövde lateral kor enduransı testi ile sağ alt ekstremite reaksiyon süresi (sırasıyla; r=-0,38; p=0,005; r=-0,39; p=0,004) arasında zayıf, negatif bir korelasyon bulundu. Sol ve sağ el kavrama kuvveti ile sağ alt ekstremite reaksiyon süresi arasında da zayıf, negatif bir korelasyon vardı (sırasıyla; r=-0,32; p=0,02; r=-0,37; p=0,006). Ayrıca, sağ dominant bacağa sahip katılımcılarda, sağ alt ekstremite reaksiyon süresi ile sağ el kavrama kuvveti arasında orta düzeyde, negatif bir korelasyon (r=-0,40; p=0,01) ve sol ve sağ gövde lateral kor enduransı testi ile zayıf, negatif bir korelasyon (sırasıyla; r=-0,35; p=0,03; r=-0,33; p=0,04) bulundu. Sonuç: Bu çalışmanın bulguları, kor enduransı, el kavrama kuvveti ve reaksiyon süresi arasında bir ilişki olduğunu göstermektedir ve bu alanda çalışan profesyoneller için değerli bir kaynak sağlayabilir. Bu parametreler arasındaki ilişki, yaralanma, rehabilitasyon süreci ve sporda performans artışı gibi konularda gerekli egzersizlerin planlanmasında faydalı olabilir.Article 5–18 Yaş Türk Erkek Çocuklarında Beden Kitle İndeksi Referans Değerlerinin Modellenmesi(2024) Özer, Mustafa Kamil; Özcan, Gülsüm Hatipoğlu; Özcan, SancarBu çalışmanın amacı, 5–18 yaş arasındaki Türk erkek çocuklarının Beden Kitle İndeksi (BKİ) için büyüme eğrilerinin modellenmesidir. Ayrıca; 5–18 yaş grubu çocuk- lar için bu çalışmayla oluşturduğumuz büyüme eğrilerinin, ülkemizde yaygın olarak kullanılan ve referans kabul edilen Neyzi ve arkadaşları tarafından oluşturulan büyüme eğrilerinin yanı sıra Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) referans büyüme eğrileriyle de karşılaştırılması amaçlanmıştır. Araştırma grubunu; İstanbul ilinin 26 ilçesinde spor okulları bünyesinde spor eğitimlerine katılan ve yaşları 5–18 arasında değişen toplam 5870 gönüllü erkek çocuk oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama sürecinde katılımcılardan elde edilen boy ve ağırlık ölçümlerine ait veriler, Microsoft Excel programında yaş gruplarına göre sınıflandırılarak, BKİ puanları hesaplanmıştır. Bu çalışmada büyüme (persentil) eğrilerinin ve tablolarının oluşturulmasında; 1988 yılında Cole tarafından geliştirilmiş olan ve DSÖ, ile Neyzi ve arkadaşlarının kullandığı “LMS Yöntemi” kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; BKİ ortanca değerlerinin, yaşla beraber doğrusal bir artış gösterdiği ve bu çalışmada elde edilen persentil değerleri (p5< için %3,9, p5>–p95< için %90,4, p95> için %5,7) ile DSÖ (p5< için %5,5, p5>–p95< için %78,5, p95> için %16) ve Neyzi’nin (p5< için %3,5, p5>–p95< için %88,2, p95> için %8,3) persentil değerleri arasında fark olduğu bulunmuştur.Article Sporcularda Zihinsel Dayanıklılık ile Algılanan Ebeveyn Tutumları Arasındaki İlişkide Erken Dönem Uyum Bozucu Şemaların Aracı Rolü(2025) Karagozoglu, Cengız; Çelik, Elif NurBu çalışmanın amacı, algılanan ebeveyn tutumları, erken dönem uyum bozucu şemalar ve sporcuların zihinsel dayanıklılığı arasındaki ilişkiyi şema terapi modelinden analiz etmektir. Çalışmanın örneklemini en az 2 yıllık lisanslı spor deneyimi olan, 18–30 yaş aralığında, bireysel veya takım sporlarıyla uğraşan 153’ü kadın ve 172’si erkek olmak üzere toplam 325 sporcu oluşturmaktadır. Verilerin toplanması için demografik bilgi formu, “Young Şema Ölçeği - Kısa Form 3,” “Kısaltılmış Algılanan Ebeveyn Tutumları Ölçeği-Çocuk Formu” ve “Sporda Zihinsel Dayanıklılık Envanteri” nden yararlanılmıştır. Aracılık analizi sonuçları, başarısızlık (R2 = .25, p < .001) ve dayanıksızlık şemalarının (R2=.109, p < .001) algılanan ebeveyn reddi ile zihinsel dayanıklılık arasındaki ilişkiye kısmen aracılık ettiğini göstermiştir. Sobel testi incelendiğinde ise dayanıksızlık şemasının algılanan ebeveyn aşırı korumacılığı ile sporcuların zihinsel dayanıklılığı arasındaki ilişkide tam aracılık etkisi (z=-3.52, p < .001), başarısızlık şemasının ise algılanan ebeveyn duygusal yakınlığı ile zihinsel dayanıklılık arasındaki ilişkide kısmi aracılık etkisi (z=3.84, p < .001) gösterdiği görülmüştür. Bu bağlamda algılanan ebeveyn tutumlarının başarısızlık ve dayanıksızlık şemalarının aracı etkisiyle sporcuların zihinsel dayanıklılığı üzerinde etkili olduğu ifade edilebilir.Article Beden Eğitimi Ders İkliminin Değerlendirilmesi: Ölçek Uyarlama Çalışması(2025) Akın, Nurgül Keskın; Asci, HülyaAmaç: Bu çalışmada, Beden E ğitimi Öğretmeninden Algıla- nan Destekleyici ve K ısıtlayıcı Güdüsel İklim Ölçeği’nin [Teacher- Created Empowering and Disempowering Motivational Climate Questionnaire in Physical Education (EDMCQ-PE)] Türkçe versiyo- nunun psikometrik özelliklerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: 193 k ız (ya ş ort.=12,24±1,11) ve 228 erkek (ya ş ort.=12,25±1,08), toplam 421 ortaokul öğrencisi (6, 7 ve 8. sınıflar; yaş ort.=12,25±1,09) çalışmaya gönüllü kat ılmıştır. Otuzdört maddeden oluşan Beden Eğitimi Öğretmeninden Algılanan Destekleyici ve Kısıt- layıcı Güdüsel İklim Ölçeği’nin yapısı beş alt ve iki üst faktörden oluşan iki düzeyli hiyerar şik model, be ş faktörlü model ve iki faktörlü model olmak üzere üç farklı model ile test edilmiştir. Veriler, Doğrulayıcı Fak- tör Analizi (DFA) ve Açımlayıcı Yapısal Eşitlik Modellemesi (AYEM) yöntemleri kullanılarak analiz edilmi ştir. Bulgular: DFA sonuçlarına göre, test edilen 3 model de yeterli uyum indekslerine ula şamamıştır. Modelden 3 maddenin ç ıkarılması ve yapılan modifikasyonlar sonra- sında 2 faktörlü model için kabul edilebilir uyum de ğerleri elde edil- miştir. İki düzeyli hiyerar şik model ve 5 faktörlü model için DFA sonuçları yeterli uyum göstermemiştir. AYEM sonucunda 2 faktörlü mo- delin ve 5 faktörlü modelin kabul edilebilir ve iyi uyum değerlerine sahip olduğu bulunmuştur. İki faktörlü model için yeterli yakınsak geçerlik ve iyi iç tutarlılık değerlerine ulaşılmıştır. Sonuç: Bu sonuçlar, EDMCQ- PE’nin 2 faktörlü yapısının, Türk öğrencilerin beden eğitimi derslerinde öğretmenden algılanan güdüsel iklimin destekleyici ve k ısıtlayıcı yön- lerini değerlendirmek için uygun bir araç olduğunu göstermektedir.Article Ebeveynler için Sportif Yetenek Geliştirme Ortamı Ölçeği’nin Türkçe Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması: Metodolojik Çalışma(2024) Karadag, Duygu; Öztürk, Gülden Malkoç; Aşçı, Fevziye HülyaAmaç: Çalışmada, Ebeveynler İçin Sportif Yetenek Geliştirme Or- tamı Ölçeğinin Türkçe formunun geçerlik ve güvenirli ğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Ölçek 7’li Likert tipinde, 28 madde beş alt boyuttan (uzun vadede gelişim, bütünsel kaliteli hazırlık, destekleyici çevre, iletişim ve beklentilerin planlanması) oluşmaktadır. Araştırmanın ev- renini Marmara Bölgesi’nde altyap ı liglerinde aktif spor yapan 12-18 ya ş aralığındaki çocuklar ın ebeveynleri olu şturmuştur. Çal ışmaya 139 anne (Xyaş=41,26±4,23) ve 84 baba (Xyaş=42,65±5,08) olmak üzere 223 ebeveyn (Xyaş=42,78±4,61) gönüllü olarak katılmıştır. Ölçeğin faktör yapısı için doğ- rulayıcı faktör analizi ile yapılmıştır. Ölçeğin yakınsak ve ıraksak geçerliği için ise ortalama açıklanan varyans [average variance extracted (AVE)], bi- leşik güvenirlik [composite reliability (CR)], maksimum payla şılan var- yansın karesi [maximum shared squared variance (MSV)] ve payla şılan varyansın karesinin ortalaması [average shared square variance (ASV)] de- ğerleri hesaplanmıştır. Ölçeğin güvenirliğini sınamak için Cronbach alfa iç tutarlık ve CR katsayıları hesaplanmıştır. Bulgular: Doğrulayıcı faktör ana- lizi üç modifikasyonla birlikte ölçe ğin yapı geçerliğine ait uyum değerle- rinin kabul edilebilir oldu ğunu göstermiştir (x 2/df=1,83; karşılaştırmalı uyum indeksi=0,90; artan uyum indeksi=0,90; yakla şık ortalama karekök hatası=0,06; standartlaştırılmış hata kareleri ortalamasının karekökü=0,07). Hesaplanan MSV, ASV ve AVE değerleri ölçeğin yakınsak ve ıraksak ge- çerliğini destekler niteliktedir. Güvenirlik analiz sonuçlarına göre Cronbach alfa iç tutarlık katsayısı 0,72 (bütünsel kaliteli hazırlık) ile 0,85 (uzun vadede gelişim) arasında değişmektedir. Ölçekte yer alan maddelere ait CR değer- leri ise 0,75 (bütünsel kaliteli haz ırlık) ile 0,86 (uzun vadede geli şim) ara- sındadır. Sonuç: Elde edilen bulgular, Ebeveynler İçin Sportif Yetenek Geliştirme Ortamı Ölçeğinin ebeveyn perspektifinden, sporcuların yetenek geliştirme ortamlarının kalitesinin değerlendirilmesi için geçerlik ve güve- nirlik koşullarını sağladığını ortaya koymaktadıArticle Determination of Post-Earthquake Trauma Level and Investigation of the Relationship with Physical Activity Status(Turkish Physiotherapy Association, 2025) Tosun, Anil; Yılmaz, Nergis; Luque, Demet Tekın De Las Penas; Tekin De Las Penas Luque, DemetAmaç: Çalışmanın amacı; 06 Şubat 2023’te meydana gelen Pazarcık-Elbistan merkezli depremler sebebiyle kişilerde oluşan travma düzeyinin, kişinin fiziksel aktivite durumu ile ilişkisini incelemektir. Aynı zamanda, kişilerde deprem sonrası ağrı varlığının sorgulanması ve bu durumun travma düzeyi ile ilişkisini ortaya koymaktır. Yöntem: Veriler çevrimiçi olarak Google formları aracılığıyla toplandı, 18-65 yaş arası 388 gönüllü katılımcı (299 kadın, 89 erkek) çalışmaya dahil edildi. Katılımcıların genel özelliklerini belirlemek için “Sosyodemografik Bilgi Formu”, travma düzeyini değerlendirmek için “Deprem Sonrası Travma Düzeyini Belirleme Ölçeği” (DSTDBÖ) ve fiziksel aktivite durumlarını belirlemek için “Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi Kısa Formu” (IPAQ-KF) kullanıldı. Bulgular: Deprem bölgesinde bulunma durumuna göre DSTDBÖ genel puan ortalamaları arasında anlamlı fark saptandı (p<0,001). Deprem bölgesinde bulunan 126 kişinin DSTDBÖ genel puan ortalaması 57,66±19,87 iken, bölgede bulunmayan 262 kişinin ortalaması 49,00±18,49 olarak bulundu. Spearman korelasyon analiziyle deprem bölgesinde olan ve olmayan bireylerin IPAQ-KF toplam puanları, DSTDBÖ alt faktör ve toplam puanları arasındaki ilişki incelenmiş olup sadece “Bilişsel Yapılandırma” alt faktörü ile IPAQ-KF toplam puanları arasında anlamlı bir ilişkiyi yansıtmayan negatif zayıf ilişki bulundu (deprem bölgesinde olanlar için Spearman korelasyon katsayı değeri =-0,18, p=0,042). Ve deprem sonrası ağrı yaşayan bireylerin DSTDBÖ puanları, ağrı yaşamayanlardan daha yüksek olarak saptandı (p=0,000). Sonuç: Bu çalışma ile deprem sonrası travma düzeyinin, fiziksel aktivite ile negatif ilişki gösterdiği belirlendi. İnaktif bireyler daha yüksek travma düzeylerine sahipken, minimal aktif bireylerde travma düzeyleri daha düşük bulundu. Bu bulgular, deprem sonrası fiziksel aktivitenin artırılmasının travma düzeylerini azaltmada etkili bir strateji olabileceğini göstermektedir. Bu alanda daha fazla araştırma, eğitim ve proje çalışmalarının yapılması gerekmektedir.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »
