TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14627/9

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 12
  • Article
    Sexual Problems of Women with Kidney Transplant: A Qualitative Study
    (Galenos Publ House, 2026) Akinci, Naile; Varisoglu, Yeliz Yildirim; Dogan, Bayram
    Objective: This qualitative study aimed to explore the experiences, perspectives, and challenges faced by women who underwent kidney transplantation, particularly regarding the impact of transplantation on their own and their partner's sexual lives. Methods: The study was conducted with 15 women who had received kidney transplants at a private hospital in & Idot;stanbul. Data were gathered using a two-part semi-structured interview form developed by the researcher based on a review of the relevant literature. The data obtained from the interviews were analyzed using content analysis. Data analysis was carried out concurrently with data collection. This study adhered to the consolidated criteria for reporting qualitative research. Results: Based on a thematic analysis of the interviews, four main themes emerged: concerns about reproductive health, including subthemes of fear of infertility and anxiety about pregnancy; disease-associated sexual reluctance, including subthemes of reduced sexual interest, fatigue, weakness, sleep disturbances, and depression; perception of femininity and body image, including subthemes of feelings of incompleteness and inadequacy; concerns about the spouse/partner, including subthemes of fears about being unable to meet the sexual needs of the spouse/partner and feelings of guilt related to their partner's sexual dissatisfaction. Conclusion: In conclusion, sexual dysfunction continues to persist among women even after kidney transplantation due to various physical and psychological factors. To support patients in maintaining a healthy sexual life as part of their overall well-being, sexual health should be routinely assessed by a multidisciplinary team, including transplant surgeons, surgical and obstetric/ gynecology nurses, and psychologists.
  • Article
    The Relation Between Personality Traits and Chemotherapy Symptoms of Cancer Patients
    (Marmara Univ, Inst Health Sciences, 2025) Özkan, İlknur; Taylan, Seçil; Eroglu, Nermın; Kolac, Nurcan
    Objective:This study is important as it is one of the first studies to evaluate the relationship between personality traits and symptoms. Methods:This study was planned as descriptive and cross-sectional. The study was conducted with 468 patients who were voluntary to participate in the study and applied to the chemotherapy unit in a private oncology hospital in Istanbul between January-June 2019. Data were obtained using the Patient Information Form, Chemotherapy Symptom Assessment Scale (C-SAS), and Big Five Inventory. Results:The data were evaluated on computer environment. The mean age of the patients was 59.46±11.78 years, 59.8% are female, 35.7% were secondary school graduate, and 36.5% were housewives.When the mean scores of the big five inventory were examined, it was found that the mean scores were 29.72±3.38 in Extraversion subscale, 28.31±5.62 in Agreeableness subscale, 27.14±4.44 in Conscientiousness subscale, 25.26±3.31 in Neuroticism subscale, and 28.31±5.62 in Openness subscale. One-unit increase in neuroticism was determined to increase post-treatment nausea by 1.14 times, diarrhea by 1.28 times, change in sexual life by 1.14 times, feeling pessimistic and sad by 1.071 times, and feeling anxious and distressed by 1.08 times. Conclusion:It was observed that the personality traits of cancer patients were correlated with the symptoms they experienced related to chemotherapy and the symptoms decreased with the increase of openness, extraversion, agreeableness and conscientiousness characteristics and the symptoms increased with the increase of neuroticism characteristic.These results indicated that healthcare professionals should consider personnel characteristics of cancer patients while evaluating the symptoms they experienced and providing care.
  • Article
    Bir Vakıf Üniversitesindeki Hemşirelik Öğrencilerine Uygulanan Akran Bağımlılık Programının Madde Tüketimine Etkisi: Yarı Deneysel Çalışma
    (2025) Dikec, Gul; Savaş, Metehan Savaş Mete; Kılıç, Sude; Vargel, Çağla; Yazgan, İlknur
    Amaç: Bu çalışmanın amacı, bir vakıf üniversitesinde öğrenim gören ve bağımlılık yapıcı madde kullanan bir grup hemşirelik bölümü öğrencilerine uygulanan Akran Bağımlılık Programının, öğrencilerin madde tüketim oranları üzerinde etkisini belirlemektir. Yöntem: Çalışma tek grup, ön-test, son-test, yarı deneysel çalışma deseninde yapıldı. Veriler İstanbul’daki bir vakıf üniversitesinde, 2023-2024 eğitim ve öğretim yılı bahar yarıyılında araştırmacılar tarafından literatür doğrultusunda hazırlanan Bilgi Formu ile toplandı. Bir afiş hazırlanarak öğrencilere program ve araştırma duyuruldu. Çalışmaya katılmayı kabul eden öğrencilere, Akran Bağımlılık Programı uygulandı. Akran Bağımlılık Programı, bağımlılık ile ilgili bir seminer ve ardından broşür dağıtımı, daha sonra üniversite girişinde açılan akran standı ve akran danışmanlık gruplarından oluşmaktadır. Program araştırmacılar tarafından oluşturuldu. Çalışma, örneklemini madde kullandığını bildiren 27 hemşirelik öğrencisi oluşturdu. Verilerin analizinde ki-kare ve non-parametrik testlerinden Wilcoxon İşaretli Sıra testi kullanıldı. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 20,96 (1,53), %63’ü kadın, %33,3’ü üçüncü sınıf öğrencisi, %70,4’ü ekonomik durumunu orta algılamaktaydı. Akran Bağımlılık Programı öncesi ve sonrası hemşirelik öğrencilerinin madde tüketim oranları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Sonuç: Gelecek çalışmalarda standardize edilmiş araçlar ve ölçümlerle yapılandırılmış akran programlarının ya da daha önce madde kullanan akranların liderliğindeki programların etkinliği incelenmelidir.
  • Article
    Nörolojik, Pediatrik ve Psikiyatrik Rehabilitasyonda Çalışan Ergoterapistlerde Algılanan Stres, İş Tatmini ve Mesleki Yaşam Kalitesinin Karşılaştırılması: Kesitsel Bir Araştırma
    (2025) Doğu, Selma Ercan; Aydöner, Selen
    Amaç: Ergoterapistlerin algılanan stres düzeyleri, iş doyumu ve mesleki yaşam kalitesi çalışma alanlarına göre değişiklik gösterebi lir. Çalışmanın amacı; nörolojik, pediatrik ve psikiyatrik rehabilitasyon alanlarında çalışan ergoterapistlerin algılanan stres düzeyleri, iş do yumu ve mesleki yaşam kalitelerini karşılaştırmaktır. Gereç ve Yön temler: Çalışmaya; nörolojik, pediatrik ve psikiyatrik rehabilitasyon alanlarında çalışan 86 ergoterapist katıldı. Veriler Sosyodemografik Form, Algılanan Stres Ölçeği, Minnesota İş Doyumu Ölçeği ve Mesleki Yaşam Kalitesi Ölçeği ile elde edildi. Bulgular: Pediatrik, psikiyatrik ve nörolojik alanlarda çalışan tüm ergoterapistlerin algılanan stres, iş doyumu ve mesleki yaşam kalitesi puan ortalamaları benzerdi. Ergote rapistlerin çalışma alanlarına göre algılanan stres, iş doyumu ve mes leki yaşam kalitesi puanları açısından bir fark bulunmazken, pediatrik rehabilitasyonda çalışan ergoterapistlerin Mesleki Yaşam Kalitesi Öl çeği’nin Şefkat Memnuniyeti alt ölçeği puan ortalamaları, nörolojik ve psikiyatrik rehabilitasyonda çalışan ergoterapistlerden daha yüksekti. Sonuç: Farklı rehabilitasyon alanlarındaki ergoterapistler benzer algı lanan stres, iş doyumu ve genel mesleki yaşam kalitesi düzeyleri ser gilerken, pediatrik rehabilitasyondakiler istatistiksel olarak daha yüksek şefkat memnuniyetine sahipti. Pediatrik alanda şefkat memnuniyetinin yüksek olmasına katkıda bulunan faktörleri araştırmak ve diğer reha bilitasyon alanlarında bu yönü geliştirmeye yönelik stratejileri göz önünde bulundurmak için daha fazla araştırma yapılması önerilmektedir.
  • Article
    Sporcularda Zihinsel Dayanıklılık ile Algılanan Ebeveyn Tutumları Arasındaki İlişkide Erken Dönem Uyum Bozucu Şemaların Aracı Rolü
    (2025) Karagozoglu, Cengız; Çelik, Elif Nur
    Bu çalışmanın amacı, algılanan ebeveyn tutumları, erken dönem uyum bozucu şemalar ve sporcuların zihinsel dayanıklılığı arasındaki ilişkiyi şema terapi modelinden analiz etmektir. Çalışmanın örneklemini en az 2 yıllık lisanslı spor deneyimi olan, 18–30 yaş aralığında, bireysel veya takım sporlarıyla uğraşan 153’ü kadın ve 172’si erkek olmak üzere toplam 325 sporcu oluşturmaktadır. Verilerin toplanması için demografik bilgi formu, “Young Şema Ölçeği - Kısa Form 3,” “Kısaltılmış Algılanan Ebeveyn Tutumları Ölçeği-Çocuk Formu” ve “Sporda Zihinsel Dayanıklılık Envanteri” nden yararlanılmıştır. Aracılık analizi sonuçları, başarısızlık (R2 = .25, p < .001) ve dayanıksızlık şemalarının (R2=.109, p < .001) algılanan ebeveyn reddi ile zihinsel dayanıklılık arasındaki ilişkiye kısmen aracılık ettiğini göstermiştir. Sobel testi incelendiğinde ise dayanıksızlık şemasının algılanan ebeveyn aşırı korumacılığı ile sporcuların zihinsel dayanıklılığı arasındaki ilişkide tam aracılık etkisi (z=-3.52, p < .001), başarısızlık şemasının ise algılanan ebeveyn duygusal yakınlığı ile zihinsel dayanıklılık arasındaki ilişkide kısmi aracılık etkisi (z=3.84, p < .001) gösterdiği görülmüştür. Bu bağlamda algılanan ebeveyn tutumlarının başarısızlık ve dayanıksızlık şemalarının aracı etkisiyle sporcuların zihinsel dayanıklılığı üzerinde etkili olduğu ifade edilebilir.
  • Article
    Relationship Between Resilience, Secondary Traumatic Stress and Work-Related Factors Among Mental Health Professionals
    (Kare Publ, 2025) Dikec, Gul; Tokatlıoglu, Tugba Sahın; Çetinkaya, Saadet; Yasar, Saadet
    Objectives: Resilience is the ability to maintain or rapidly recover mental health under stress. Mental health profes- sionals are often exposed to workplace stress through violence, emotional labor, restrictions, and traumatic stories. Secondary traumatic stress results from being affected by others’ traumatic experiences. Examining the relationship between resilience and secondary traumatic stress among mental health professionals is therefore essential. Methods: This descriptive study was conducted between February and April 2022. Data were collected using the Per- sonal Information Form, the Resilience Scale for Adults, and the Secondary Traumatic Stress Scale. Participants included 212 psychiatric and mental health nurses, 28 psychiatrists, 14 psychologists, and six social workers. Results: A significant positive relationship was found between resilience and secondary traumatic stress. The regres- sion model, including secondary traumatic stress, gender, educational status, willingness to work in mental health, job satisfaction, and unit of work, significantly predicted resilience. Conclusion: Secondary traumatic stress and work-related factors, such as willingness and satisfaction with working in mental health and the unit of work, were found to play an essential role in resilience. Institutional support and supervision may strengthen resilience, while reducing secondary traumatic stress can enhance motivation and well- being. Institutions are recommended to implement strategies that address these factors to improve both resilience and professional effectiveness.
  • Article
    Evaluation of Dietary Habits and Related Parameters in a Group of Inpatients With Mental Disorders
    (Kare Publ, 2025) Dikec, Gul; Ata, Elvan Emıne; Özer, Duygu; Çalışkan, Mahinur Betül; Taliskan, Mahinur Betul
    Objectives: This study aimed to examine the dietary habits and related parameters of individuals with mental disorders. Methods: This study was descriptive and cross-sectional. The sample consisted of 94 individuals hospitalized in the psychiatric clinic of a hospital between June and December 2021. Data were collected using an information form cre- ated by the researchers. Results: Of the participants, 83% were male, and 25.5% had a chronic physical illness. The patients had a diagnosis of mental disorder for an average of 6.07 years. The most common side effect was an increase in appetite (36.4%). Additionally, 76.6% ate within 15 minutes, 93.6% consumed fish once a week or never, and 56.4% never exercised. In- dividuals who consumed home-cooked meals had lower BMI averages than those who consumed fast food. A weakly significant positive correlation was found between BMI and waist circumference averages and the duration of medica- tion use. Individuals with anxiety disorders had lower waist circumference, glucose, and LDL values compared to those with mood disorders. In contrast, individuals with psychotic disorders had significantly lower LDL levels than those diagnosed with mood disorders. Conclusion: Individuals with mental disorders were found to have inadequate and unbalanced nutrition, consuming diets rich in carbohydrates and low in protein, which negatively affected their parameters. Psychiatric nurses should evaluate the dietary habits of patients and provide counseling about healthy nutrition.
  • Article
    Mültecilere Yardım Eden Profesyoneller Arasında İkincil Travmatik Stres ve Başa Çıkma Deneyimleri: Nitel Bir Çalışma
    (2025) Dikec, Gul; Uygun, Ersin; Küçüknane, Ayşegül
    İnsani yardım çalışanları sağladıkları hizmetler gereği yoğun ve uzun süreli travmatik deneyimlere maruz ka- lır. Bu çalışmanın amacı, İstanbul’da bir sivil toplum kuruluşunda mültecilerle çalışan insani yardım çalışanla- rının ikincil travmatik stres deneyimlerini ve başa çıkma yöntemlerini incelemektir. Fenomenolojik desende yapılan bu nitel çalışma verileri, yarı yapılandırılmış bir görüşme formu kullanılarak Temmuz-Ağustos 2020 ta- rihlerinde derinlemesine görüşmeler yoluyla toplandı. Örneklem sosyal hizmet uzmanları, sağlık eğitimcileri, avukatlar, saha çalışanları, vaka yöneticileri ve koruma görevlileri olmak üzere 13 katılımcıdan oluştu. Verilerin analizi Colazzi’nin fenomenolojik yorumlama yöntemi ile yapıldı. Bulgular, beş ana tema (duygular, ruhsal du- rum değişiklikleri, işin tatmin edici yönleri, yorucu yönleri ve başa çıkma) ve 15 alt tema altında sınıflandırıldı. Mültecilere yardım sağlayan insani yardım çalışanlarının sıklıkla üzüntü, öfke ve korku yaşadıkları; hayatların- daki değişiklikleri fark ettikleri, bazen işlerinden yoruldukları bazen de memnun oldukları ve kendilerine yak- laşarak ya da uzaklaşarak başa çıktıkları bulundu. Mevcut bulgular göz önünde bulundurulduğunda, insani yardım çalışanlarına yönelik süpervizyon ve akran desteğinin sağlanması ve sürdürülmesi önerilebilir.
  • Article
    Being Pregnant in the Covid-19 Pandemic: Has the Pandemıc Increased Physical and Mental Symptoms
    (2024) Ozturk, Senay; Sağlam, Rabia
    Aim: This descriptive-cross-sectional study aims to determine whether the Covid-19 pandemic affected pregnant women's physical and mental symptoms. Methods: The study was conducted between December 2020 and December 2021 with 352 pregnant women. The data of the study were collected using the Personal Information Form, Pregnancy Symptom Inventory-PSI, Brief Symptom Inventory-BSI, and Visual Analog Scale-VAS. Results: The participants’ PSI and BSI mean scores were 28.69± 14.46, 0.68 ± 0.47 respectively. It was found that the highest scores were obtained from the anxiety (0.72 ± 0.63) and depression (0.95 ± 0.71) sub-dimensions of the BSI. It was found that women who received support from their husbands and had good relationships with their husbands had statistically significantly lower mental and physical symptoms (p˂0.05). Conclusions: Although it was found that pregnant women experienced mild mental and physical symptoms during the pandemic, anxiety, and depression symptoms were high among mental symptoms. Especially those who received support from their husbands and had good relationships with their husbands had lower mental and physical symptoms. According to our conclusion that spouse support is especially important, spouse support should be taken into consideration when identifying risky groups and making appropriate interventions.
  • Article
    Bir Nefroloji Kliniğinde İstenen Psikiyatri Konsültasyonlarının Değerlendirilmesi
    (2022) Çalışkan, Mahinur Betül; Dikeç, Mehmet; Yılmaz, Mürvet; Ata, Elvan Emıne; Dikec, Gul
    Amaç: Bu çalışma, bir eğitim ve araştırma hastanesinin nefroloji\rkliniğinde yatarak tedavi edilen hastalara istenen psikiyatri\rkonsültasyonlarını incelemek amacıyla yapıldı.\rYöntem: Tanımlayıcı, retrospektif desende yapılan bu çalışmanın\rörneklemini bir eğitim ve araştırma hastanesinin nefroloji kliniğinde\rOcak 2016-Eylül 2019 tarihleri arasında yatarak takip edilen ve\rpsikiyatri konsültasyonu istenen 64 hasta oluşturdu. Hastaların dosya\rkayıtları incelenerek, hastalığa ve psikiyatri konsültasyonlarına\rilişkin özellikler değerlendirildi.\rBulgular: Konsültasyon istenen 64 hastanın %60.9’unun erkek;\rhastaların yaş ortalamasının 54.65±15.63 olduğu saptandı. Hastaların\r%47.7’sinin kronik böbrek ve %46.7’sinin akut böbrek hastalığı\rtanıları ile yatarak takip edildiği, %23.4’ünde retinopati ek tanısının\rbulunduğu belirlendi. Araştırmaya dahil edilen hastaların,\r%40.6’sına ajitasyon ve %28.1’ine depresif belirtiler ön tanısı ile\rkonsültasyon istendiği belirlenirken; hastaların konsültasyon sonrası\r%38.9’una uyum bozukluğu ve %22.2’sine duygudurum bozukluğu\rtanıları konulduğu saptandı. Konsültasyon sonrası hastaların\r%39.1’ine antipsikotik ilaç reçete edildiği saptandı. Hastaların\rpsikiyatri başvuru sayısıyla kreatinin ve potasyum değerleri arasında\rnegatif ve orta dereceli anlamlı bir ilişki bulunurken, konsültasyon\ristem sayısıyla FT4 değeri arasında ise negatif ve zayıf anlamlı ilişki\rsaptandı (p<0.05).\rSonuç: Bu çalışmada taranan hastaların çok küçük bir örneklemine\rpsikiyatri konsültasyonu istendiği belirlendi. Böbrek hastalıkları olan\rbireylerde biyopsikososyal süreçlerde belirgin problemler\ryaşanmasına bağlı olarak hastaların bütüncül değerlendirilmesi ve\rtedavi ekibi ile iş birliği içinde bakımının sağlanması önemlidir.\rHastaların nefroloji kliniğine kabulünden itibaren ruhsal\rdeğerlendirmelerinin yapılmasının yanı sıra gerektiğinde ruh sağlığı\rçalışanlarından konsültasyon istenmesi oldukça önemlidir.