TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14627/9
Browse
3 results
Search Results
Article Yaşlı Bireylerde Kırılganlık, Başarılı Yaşlanma ve Fiziksel Aktivite Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi(2024) Akkurt, Burcu; Tosun, Anil; Yılmaz, NergisAmaç: Bu çalışmada amaç yaşlı bireylerde kırılganlık, başarılı yaşlanma ve fiziksel aktivite düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Yöntem: Veriler, 65 yaş ve üzeri 99 gönüllü katılımcıdan toplandı. Anket, Google Forms bağlantısı aracılığıyla online olarak iletildi. Çalışmada, katılımcıların kırılganlık seviyelerini değerlendirmek için Tilburg Kırılganlık Ölçeği (TKÖ), başarılı yaşlanma durumlarını belirlemek için Başarılı Yaşlanma Ölçeği (BYÖ) ve fiziksel aktivite düzeylerini ölçmek için Uluslararası Fiziksel Aktivite Ölçeği Kısa Formu (IPAQ-SF) kullanıldı. Bulgular: Çalışmanın sonuçları, TKÖ toplam puanı ile BYÖ toplam puanı arasında anlamlı, orta düzeyde negatif bir korelasyon olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, BYÖ toplam puanı ile IPAQ-SF toplam puanı arasında anlamlı, zayıf düzeyde pozitif bir korelasyon bulunmuştur (s=0,982; p<0,001). TKÖ'nün fiziksel bileşen alt parametresi ile IPAQ-SF toplam puanı arasında zayıf düzeyde negatif bir korelasyon olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, TKÖ toplam puanı ile BYÖ'nün sağlıklı yaşam biçimi alt parametresi arasında anlamlı, yüksek düzeyde negatif bir korelasyon bulunmuştur (s=-,0634; p<0,001). Sonuç: Daha aktif yaşlı bireylerin, hem sağlıklı yaşam tarzına sahip olduğu hem de daha düşük kırılganlık seviyeleri sergilediği belirlenmiştir. Kadınların, erkeklere göre istatistiksel olarak daha kırılgan ve daha inaktif olduğu tespit edilmiştir. Yaş ilerledikçe kırılganlık düzeyinin arttığı gözlemlenmiştir.Article Determination of Post-Earthquake Trauma Level and Investigation of the Relationship with Physical Activity Status(Turkish Physiotherapy Association, 2025) Tosun, Anil; Yılmaz, Nergis; Luque, Demet Tekın De Las Penas; Tekin De Las Penas Luque, DemetAmaç: Çalışmanın amacı; 06 Şubat 2023’te meydana gelen Pazarcık-Elbistan merkezli depremler sebebiyle kişilerde oluşan travma düzeyinin, kişinin fiziksel aktivite durumu ile ilişkisini incelemektir. Aynı zamanda, kişilerde deprem sonrası ağrı varlığının sorgulanması ve bu durumun travma düzeyi ile ilişkisini ortaya koymaktır. Yöntem: Veriler çevrimiçi olarak Google formları aracılığıyla toplandı, 18-65 yaş arası 388 gönüllü katılımcı (299 kadın, 89 erkek) çalışmaya dahil edildi. Katılımcıların genel özelliklerini belirlemek için “Sosyodemografik Bilgi Formu”, travma düzeyini değerlendirmek için “Deprem Sonrası Travma Düzeyini Belirleme Ölçeği” (DSTDBÖ) ve fiziksel aktivite durumlarını belirlemek için “Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi Kısa Formu” (IPAQ-KF) kullanıldı. Bulgular: Deprem bölgesinde bulunma durumuna göre DSTDBÖ genel puan ortalamaları arasında anlamlı fark saptandı (p<0,001). Deprem bölgesinde bulunan 126 kişinin DSTDBÖ genel puan ortalaması 57,66±19,87 iken, bölgede bulunmayan 262 kişinin ortalaması 49,00±18,49 olarak bulundu. Spearman korelasyon analiziyle deprem bölgesinde olan ve olmayan bireylerin IPAQ-KF toplam puanları, DSTDBÖ alt faktör ve toplam puanları arasındaki ilişki incelenmiş olup sadece “Bilişsel Yapılandırma” alt faktörü ile IPAQ-KF toplam puanları arasında anlamlı bir ilişkiyi yansıtmayan negatif zayıf ilişki bulundu (deprem bölgesinde olanlar için Spearman korelasyon katsayı değeri =-0,18, p=0,042). Ve deprem sonrası ağrı yaşayan bireylerin DSTDBÖ puanları, ağrı yaşamayanlardan daha yüksek olarak saptandı (p=0,000). Sonuç: Bu çalışma ile deprem sonrası travma düzeyinin, fiziksel aktivite ile negatif ilişki gösterdiği belirlendi. İnaktif bireyler daha yüksek travma düzeylerine sahipken, minimal aktif bireylerde travma düzeyleri daha düşük bulundu. Bu bulgular, deprem sonrası fiziksel aktivitenin artırılmasının travma düzeylerini azaltmada etkili bir strateji olabileceğini göstermektedir. Bu alanda daha fazla araştırma, eğitim ve proje çalışmalarının yapılması gerekmektedir.Article Üriner İnkontinans Semptomlarının Multipl Sklerozlu Bireylerde Günlük Yaşam Aktiviteleri ile İlişkisinin Araştırılması(2024) Tosun, Anıl Tekeoğlu; Eryıldız, Ezgi; Eryıldız, Ezgi; Aklar, Ayça; Coşkunsu, Dilber Karagözoğlu; Yılmaz, Nergis; Yılmaz, Nergis; Gül, EzgiAmaç: Üriner inkontinans (Üİ), Multipl Skleroz (MS) hastalarında yaygın görülen ve günlük aktiviteleri olumsuz etkileyen bir semptomdur. Bu çalışmada MS tanılı bireylerde Üİ şikayetleri ile günlük yaşam aktivitelerini gerçekleştirme becerisi arasındaki ilişkinin araştırılması amaçlanmıştır. Araçlar ve Yöntem: Çalışmaya MS tanılı ve Üİ’ye sahip, yaş ortalaması 42.06±1.42 olan 45 katılımcı dahil edildi. Katılımcı verileri çevrimiçi bir platform olan Google Forms aracılığıyla toplandı. Uluslararası İdrar Kaçırma Konsültasyon Sorgulaması-Kısa Form (ICIQ-SF) Üİ şikayetlerini, İnkontinans Etki Sorgulaması (IIQ-7) anketi ise günlük yaşam aktiviteleri üzerindeki etkiyi değerlendirmek için kullanıldı. ICIQ-SF ile IIQ-7 fiziksel aktivite, sosyal aktivite, sosyal ilişkiler ve duygusal sağlık alt skorları ve total skoru arasındaki ilişkiyi değerlendirmek için Spearman korelasyon analizi yapıldı. Bulgular: Katılımcıların %26.7'si günde 8 kereden fazla idrara çıkmaktaydı. Mesane günlüğü hakkında bilgi sahibi olmayan bireylerin oranı %75.6 ve işemeye başlamakta zorluk çekenlerin oranı ise %44.4'tü. ICIQ-SF ile IIQ-7 fiziksel aktivite ve sosyal aktivite alt boyutları ile total skoru arasında güçlü ilişki bulurken (sırasıyla rho=0.64, p<0.001; rho=0.53, p<0.001; rho=0.56, p<0.001), sosyal ilişkiler ve duygusal sağlık alt boyutları arasında orta derecede ilişki bulundu (sırasıyla rho=0.45, p=0.002; rho=0.38, p=0.009). Sonuç: Üİ semptomlarının MS'li bireylerin günlük aktiviteleri üzerindeki olumsuz etkileri göz önüne alındığında, Üİ için kapsamlı bir değerlendirme yapılarak MS’lilerin, Üİ’nin şiddetine, tipine ve sıklığına göre uyarlanmış bir rehabilitasyon programına dahil edilmesi önemlidir.
