TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14627/9
Browse
17 results
Search Results
Article Pre-Service Physical Education Teachers' Teacher Identity Scale (PPET-TI): Adaptation Study to Turkish Culture(Hacettepe University, 2026) Sonmez, Huseyin Ozan; Asci, Fevziye Hulya; Mirzeoglu, Ayse Dilsad; Asci, HülyaIn Turkey, the lack of measures for assessing the teacher identity of pre-service physical education teachers remains a significant challenge. Developing quantitative instruments grounded in a robust theoretical framework is crucial, as such tools would not only advance research in this field but also contribute to improving the quality of physical education teacher education. This study aims to test the reliability and validity of the Pre-service Physical Education Teachers' Teacher Identity Scale (PPET-TI) to Turkish pre-service physical education teachers. The PPET-TI is a 7-point Likert-type scale comprising 17 items and three subscales: self-definitions, teaching goals, and professional responsibilities. Two hundred fifty pre-service physical education teachers (96 females and 154 males; (x) over bar (age) = 21.25 +/- 2.36) voluntarily participated in the study. Confirmatory Factor Analysis (CFA) and Exploratory Structural Equation Modeling (ESEM) were conducted to evaluate the construct validity. The results of the CFA indicated that S-B chi(2)/df 1.90, CFI 0.95, TLI 0.94, RMSEA 0.06, and SRMR 0.05. The results of the ESEM indicated that S-B chi(2)/df 2.79, CFI 0.98, TLI 0.97, RMSEA 0.08, and SRMR 0.03. The item factor loadings ranged from 0.58 to 0.97 in the CFA and ranged from 0.45 to 0.82 in the ESEM. The findings indicated that the scale exhibited both discriminant and convergent validity, with CR and Cronbach's alpha being strong. An evaluation of the fit indices, item factor loadings, and inter-item relationships revealed that the CFA results were more consistent with the original structure of the scale. Based on all the findings, it can be concluded that the Turkish version of the scale is suitable for assessing the teacher identities of pre-service physical education teachers.Article Akademik Dayanıklılık ve Sosyal Destek Arasındaki İlişkide Temel Psikolojik İhtiyaçların Doyumunun Aracı Rolü(2025) Özdemir, Petek AkmanBu çalışma sosyal desteğin ve üniversite ortamında temel psikolojik ihtiyaçların (yeterlilik, özerklik, ilişkili olma) doyumunun akademik dayanıklılık ile ilişkilerinin belirlenmesini amaçlamaktadır. Çalışmada sosyal destek kaynakları olarak öğretmenlere ve arkadaşlara odaklanılmıştır. Ayrıca temel psikolojik ihtiyaç doyumunun sosyal destek ile akademik dayanıklılık arasındaki ilişkideki aracılık etkisi incelenmiştir. Çalışmaya 18-25 yaşları arasındaki 378 lisans öğrencisi katılmıştır. Katılımcılar kişisel bilgi formunu, Akademik Yılmazlık Ölçeğini, Üniversite Öğrencilerinin Temel İhtiyaçlarının Doyumu Ölçeğini, Algılanan Sosyal Destek Ölçeğinin Öğretmen ve Arkadaş Desteği Alt Ölçeklerini tamamlamışlardır. Araştırma değişkenleri arasındaki ilişkiler Pearson korelasyon analizleri ve yapısal eşitlik modeli analizleri ile incelenmiştir. Analizler öğretmen ve arkadaş desteğinin, yeterlilik, özerklik ve ilişkili olma ihtiyaçlarının, akademik dayanıklılığının bileşenlerinden azim ve adaptif yardım arama ile pozitif, olumsuz duygulanım ile negatif yönde ilişkili olduğunu göstermiştir. Sosyal desteğin temel psikolojik ihtiyaçların doyumunu, ihtiyaç doyumunun da akademik dayanıklılığı pozitif yönde yordadığı belirlenmiştir. Temel psikolojik ihtiyaçların doyumunun, sosyal destek ile akademik dayanıklılık arasındaki ilişkide aracılık rolünün anlamlı olduğu bulunmuştur. Araştırma bulguları alan yazını ile ilişkili olarak tartışılmıştır, eğitsel uygulamalar ve ileride yapılacak araştırmalar için önerilerde bulunulmuştur.Article Beden Eğitimi Ders İkliminin Değerlendirilmesi: Ölçek Uyarlama Çalışması(2025) Akın, Nurgül Keskın; Asci, HülyaAmaç: Bu çalışmada, Beden E ğitimi Öğretmeninden Algıla- nan Destekleyici ve K ısıtlayıcı Güdüsel İklim Ölçeği’nin [Teacher- Created Empowering and Disempowering Motivational Climate Questionnaire in Physical Education (EDMCQ-PE)] Türkçe versiyo- nunun psikometrik özelliklerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: 193 k ız (ya ş ort.=12,24±1,11) ve 228 erkek (ya ş ort.=12,25±1,08), toplam 421 ortaokul öğrencisi (6, 7 ve 8. sınıflar; yaş ort.=12,25±1,09) çalışmaya gönüllü kat ılmıştır. Otuzdört maddeden oluşan Beden Eğitimi Öğretmeninden Algılanan Destekleyici ve Kısıt- layıcı Güdüsel İklim Ölçeği’nin yapısı beş alt ve iki üst faktörden oluşan iki düzeyli hiyerar şik model, be ş faktörlü model ve iki faktörlü model olmak üzere üç farklı model ile test edilmiştir. Veriler, Doğrulayıcı Fak- tör Analizi (DFA) ve Açımlayıcı Yapısal Eşitlik Modellemesi (AYEM) yöntemleri kullanılarak analiz edilmi ştir. Bulgular: DFA sonuçlarına göre, test edilen 3 model de yeterli uyum indekslerine ula şamamıştır. Modelden 3 maddenin ç ıkarılması ve yapılan modifikasyonlar sonra- sında 2 faktörlü model için kabul edilebilir uyum de ğerleri elde edil- miştir. İki düzeyli hiyerar şik model ve 5 faktörlü model için DFA sonuçları yeterli uyum göstermemiştir. AYEM sonucunda 2 faktörlü mo- delin ve 5 faktörlü modelin kabul edilebilir ve iyi uyum değerlerine sahip olduğu bulunmuştur. İki faktörlü model için yeterli yakınsak geçerlik ve iyi iç tutarlılık değerlerine ulaşılmıştır. Sonuç: Bu sonuçlar, EDMCQ- PE’nin 2 faktörlü yapısının, Türk öğrencilerin beden eğitimi derslerinde öğretmenden algılanan güdüsel iklimin destekleyici ve k ısıtlayıcı yön- lerini değerlendirmek için uygun bir araç olduğunu göstermektedir.Article Mekân ve Eğitim İlişkisi: Okul Öncesi Eğitimde Yaratıcılığı Destekleyen Fiziksel Ortamların Rolü(2025) Koyuncu, Bengisu; Deval, Özge; Aytekin, Emel BasarikYaratıcı potansiyelleri destekleyen okul öncesi eğitim ortamları, çocukların sosyal, duygusal, bilişsel ve fiziksel gelişimlerine katkı sağlar. Bu çalışmada, okul öncesi eğitim mekânlarının yaratıcı potansiyeli destekleme açısından ortak özellikleri analiz edilerek yeni bir mekânsal organizasyon modeli oluşturulmuştur. Betimsel araştırma kapsamında nitel yöntemlerden 'durum çalışması' benimsenmiş, bütüncül tekli durum deseni seçilmiştir. Araştırma, İstanbul Kadıköy’de bir anaokulunda yürütülmüş, amaçlı örnekleme yöntemiyle 10 çocuk ve 3 öğretmenle çalışılmıştır. Veri toplama sürecinde “Yaratıcı Öğrenme Ortamlarının Değerlendirilmesi Ölçeği” ve açık uçlu görüşme formları kullanılmıştır. Sonuçlar, geniş ve esnek mekânların yaratıcı gelişimi desteklediğini göstermiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, çocukların yaratıcılığını artıracak bir mekân tasarım modeli geliştirilmiş ve standartların iyileştirilmesi gerekliliği vurgulanmıştır.Article The Importance of Physical Trainig in E-Sports(2022) Akyüz, BeyzaIn this study, it is aimed to reveal the importance of physical training in e-sports. Today, with the development of technology, people have become sedentary and even carried the sports in their lives to the virtual world. E-sports is a good example of this subject. It is necessary to find an answer to the question of how this situation can be made healthier, taking into account the harm that may occur in terms of health, although it is a sport performed in the virtual environment and on the computer. At this point, the subject that should be emphasized is movement education and physical education. Physical and mental training is curicial important for e-sports players to continue their careers without losing their health. In this case, besides the technical training of the athletes, it is necessary to give importance to their mental and physical training and to add educational programs on awareness of health and performance. Articles about the requirements of e-sports, physiological and mental reflections of e-sports, negative and positive effects of e-sports on players’ health, physical training, movement education and e-sports have been researched and compiled, and the importance of physical training in terms of e-sports has revealed. E-sports is a virtual competition between people and electronic games. In recent years, as the rapid development of technology and the place of digitalization in human life have increased, electronic games have taken their place in the world of sports and the number of both players and spectators has grown exponentially. This situation has created anxiety in terms of the health of the society, which is becoming more and more inactive with each passing day. In this case, the focus is to answer the question of how it can be made healthier for both the e-sports player and the society. At this point, we meet the concepts of movement training and physical training emerge. The inclusion of physical training in e-sports training and its regular implementation has critical importance.Article Üniversite Öğrencilerinde Toplum Yanlısı ve Saldırgan Davranışlar ile İlişkili Bireysel ve Sosyal Etmenler(2023) Özdemir, Petek AkmanBu çalışmada, üniversite öğrencilerinin toplum yanlısı ve saldırgan davranışları ile ilişkili bireysel ve sosyal etmenlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya 429 üniversite öğrencisi katılım sağlamıştır. Olumlu Sosyal Davranışlar ve Saldırganlık Ölçeği ile katılımcıların toplum yanlısı ve saldırgan davranışları gösterme düzeyleri belirlenmiştir. Yetişkinler İçin Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği bireysel ve sosyal etmenlerin düzeylerini belirlemek için kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiler t-testi, korelasyon analizi ve çoklu regresyon analizi yapılarak incelenmiştir. Kız öğrencilerin erkek öğrencilere göre daha fazla toplum yanlısı davranışta ve daha az saldırgan davranışta bulundukları belirlenmiştir. Regresyon analizleri benlik algısının, sosyal yeterliliğin, aile ve arkadaşlar ile ilişkilerin niteliğinin toplum yanlısı davranışların pozitif yordayıcıları olduklarını göstermiştir. Benliğe ve geleceğe ilişkin algıların, aile uyumunun, aile ve arkadaş ilişkilerinin saldırgan davranışları negatif yönde yordadıkları bulunmuştur. Araştırma bulguları genç yetişkinlik döneminin sosyal ve duygusal özellikleri ile ilişkili olarak değerlendirilmiştir. İleride yapılacak araştırmalar ve üniversite öğrencilerine yönelik eğitsel çalışmalar için öneriler sunulmuştur.Article Akademik Güdülenme İle Üniversiteye Aidiyet Duygusu Arasındaki İlişki(2023) Özdemir, Petek AkmanAkademik güdülenme ve üniversiteye aidiyet, öğrencilerin eğitim yaşamını etkileyen, olumlu sosyal ve akademik sonuçları olan önemli etmenler olarak değerlendirilmektedir. Bu çalışmada, üniversiteye aidiyet duygusu bileşenlerinin (aidiyet, diğer öğrenciler ve öğretim üyeleri tarafından kabul edilme) farklı akademik güdülenme türleri (içsel güdülenme, dışsal güdülenme ve güdülenmenin olmaması) ile ilişkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya 18 ile 22 yaşları arasındaki 390 üniversite öğrencisi katılmıştır. Öğrencilere Akademik Motivasyon Ölçeği ve Üniversiteye Aidiyet Ölçeği uygulanmıştır. Hiyerarşik regresyon analizleri, kız öğrencilerin akademik güdülenmelerinin erkek öğrencilere göre daha yüksek olduğunu ve yaş arttıkça dışsal güdülenmenin azaldığını göstermiştir. Aidiyetin akademik içsel ve dışsal güdülenmeyi pozitif, güdülenmenin olmamasını ise negatif yönde yordadığı bulunmuştur. Öğretim üyelerinin kendilerine ilgi ve saygı gösterdiğini hisseden öğrencilerin akademik dışsal güdülenme puanlarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Güdülenmenin olmaması modeline öğrenciler tarafından kabul edilme negatif yönde katkıda bulunmuştur. Öz-Belirleme Kuramı çerçevesinde değerlendirilen araştırma sonuçları, destekleyici sosyal ve akademik ortamın üniversite eğitiminde önemli rol oynadığını göstermiştir.Article “Bu Hesapta Çocuk Var!” Türk Televizyon Dizilerindeki Çocuk Oyuncuların Instagram Hesaplarının Kıdfluencer Kavramı Bağlamında İncelenmesi(2023) Ünlü, Türkay Türkan; Keskin, Elif KarakoçBu çalışma, Türkiye’de 2020-2023 yılları arasında geleneksel televizyonda yayınlanan dizilerde yer alan çocuk oyuncuların ikincil ekran olarak sosyal medya kullanımlarını kidfluencer pratikleri bağlamında analiz etmeyi amaçlamaktadır. Çocuk oyuncuların kidfluencer kimlikleri kapsamında incelenmesi, bu çalışmanın özgünlüğünü oluşturmaktadır. Ayrıca çalışma, çocuk oyuncuların geleneksel medyadaki rolleri ile sosyal medya üzerindeki kidfluencer kimlikleri arasındaki ilişkiye çocuk hakları, mahremiyet ve medya sektörü kapsamında odaklanması açısından önem taşımaktadır. Çalışma kapsamında belirtilen tarih aralığında yayınlanan ve oyuncu kadrosunda çocuk oyuncu bulunduran diziler, IMDB puanına göre sıralanmış, sıralamada yer alan dramaların çocuk oyuncuları içinde en fazla sosyal medya takipçisine sahip olan ilk iki hesap araştırmaya alınmıştır. Dizilerin seçilmesinde bir diğer etkeni ise çocuk oyuncuların aktif sosyal medya kullanıcısı olması oluşturmaktadır. İkincil ekran bağlamında çocukların en fazla takipçiye sahip oldukları sosyal medya platformu olmasından hareketle Instagram hesapları örneklem olarak seçilmiştir. Sosyal medya analizleri, çocuk oyuncuların diziye dahil oldukları dönemi içermesi sebebiyle Ocak 2021-Kasım 2021 tarih aralığını kapsamaktadır. Araştırmada çocuk oyuncuların Instagram hesaplarını analiz etmek ve araştırma sorularını yanıtlamak amacıyla nitel içerik analizi uygulanmıştır. Çalışma sonunda, çocuk oyuncuların ikincil ekranda kidfluencer konumunda yer aldıkları ve oyuncu kimliklerinin geri planda kaldığı tespit edilmiştir. Ayrıca araştırma bulguları doğrultusunda, kidfluencer konumundaki oyuncuların, ebeveynleri tarafından yetişkin dünyasına dahil edilerek minyatür yetişkin formunu almaları, çocuk olma haklarını aşan mahremiyet ihlalleri ve maddi kazanç unsuruna dönüşen kidfluencer çocukların, yasal düzenlemelere karşı konumları tartışılmıştır.Article Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinde Kahoot Sınav Yönteminin Sınav Kaygısı Üzerindeki Etkisinin Değerlendirilmesi(2023) Tekın, Demet; Eroglu, Nermın; Yorulmaz, Hatice; Tosun, AnilSınava giren öğrencilerin başarılarını etkileyen durumlardan biri sınav kaygısıdır. Bu sorunu ortadan kaldırmak amacıyla birçok çalışma yapılmış; özellikle de son dönemlerde teknolojinin etkisi araştırılmıştır. Ancak net bir sonuca ulaşılamamıştır. Bu nedenle araştırmada, teknoloji içerikli Kahoot ve klasik sınav yöntemlerinin, sınav kaygısı üzerinde herhangi bir farklılık oluşturup oluşturmadığını ortaya koymak amaçlanmıştır. Çalışma karşılaştırmalı, deneysel bir çalışma olup ön-son test yöntemi uygulanmıştır. Araştırmanın örneklemini, Fenerbahçe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde ortak ders alan 1. sınıfta eğitim gören 78 öğrenci oluşturmuştur. Yaş ortalamaları 20,12 ± 1.62 olan 18-31 yaş arasındaki öğrenciler rastgele sayılar tablosu kullanılarak iki gruba (Kahoot Grubu - KG; n: 38 / Klasik Sınav Grubu - KSG; n: 40) ayrılmıştır. Her iki gruba da 20 sorudan oluşan 30 dakikalık bir sınav uygulanmıştır. Sınav öncesi verilerin elde edilmesinde öğrenci bilgi formu ve sınav kaygısı ölçeği kullanılmıştır. Ön-son test yönteminin kullanıldığı çalışmada, sınav sonrası ölçekler yinelenmiştir ve sınavın öğrenciler üzerinde yarattığı kaygı düzeyleri belirlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre, her iki grup arasında da hem akademik başarı hem de sınav kaygısı açısından anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. İki grup arasında bir farklılık olmamasına karşın; kullanımı kolay, eğlenceli ve motive edici özelliğinden dolayı Kahoot uygulaması öğrencilerin eğitim ve değerlendirme sürecinde önerilebilir. Ayrıca sınav sonuçlarının kısa sürede raporlanmasının akademisyenler için önemli bir avantaj sağlayacağına inanıyoruz.Article Altı-12 Aylık Bebeklerin Anne Sütü ile Beslenme Durumlarının ve Tamamlayıcı Beslenme Uygulamalarının Değerlendirilmesi(2023) Ilktac, Havvanur Yoldas; Güldemir, Hilal Hizli; Garipağaoğlu, MuazzezGiriş: Yaşamın ilk yılı büyümenin en hızlı gerçekleştiği dönemdir. Anne sütü ile beslenme süresi ve tamamlayıcı beslenme uygulamaları, annelerin özelliklerine, ülkelere ve bölgelere göre farklılık gösterebilmektedir. Popülasyona özgü stratejiler geliştirmek için toplumun taranması ve değerlendirilmesi önemlidir. Amaç: Bu araştırma, 6-12 aylık bebeklerin anne sütü ile beslenme durumlarının ve tamamlayıcı beslenme uygulamalarının değerlendirilmesi amacıyla yapıldı. Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel olarak planlanan bu araştırma, araştırmayı katılmayı kabul eden 536 anne-bebek çifti ile gerçekleştirildi. Verilerin toplanmasında anne ve bebeğe ait bilgilerin yer aldığı Kişisel Bilgi Formu kullanıldı. Bulgular: Tek başına anne sütü ile beslenme süresi 4,26 ± 1,97 ay olduğu saptandı. Tamamlayıcı beslenmeye ise 22,62 ± 2,79 haftada başlandığı bulundu. Lise ve lisans-lisansüstü mezunu annelerin ilkokul mezunu annelere kıyasla istatistiksel olarak daha uzun süre tek başına anne sütü verdikleri belirlendi (p < 0,05). Annelerin %86,5’inin bebeklerine ilk tamamlayıcı besin olarak yoğurt verdikleri, ilk bir yaş içerisinde bebeklerin %42,9’unun tuz, %20 ,8’inin şeker ve %14,7’sinin ise bal tükettikleri saptandı. Sonuç: Tamamlayıcı beslenmeye 6 aydan önce başlandığı, annelerin eğitim düzeyi arttıkça sadece anne sütü verme süresinin arttığı belirlendi. Annelerin bebek beslenmesindeki eksikliklerinin önlenmesinde, anne sütü ve tamamlayıcı beslenme konusundaki eğitimlerin arttırılmasının önemli olduğu düşünüldü. Annelere verilen eğitimlerin, annenin eğitim düzeyi göz önüne alınarak bireysel, uygulamalı ve annelerin soru ve sorunlarına çözüm getirecek nitelikte yapılması önerilmektedir.
