Böbrek Nakli Sonrası Hastalarda Özbakım Gücü ile İmmünsüpresif İlaç Uyumu Arasındaki İlişkinin İncelenmesi

relationships.isProjectOf

relationships.isJournalIssueOf

Yükleniyor...

Abstract

Bu araştırma, böbrek nakli yapılan hastalarda özbakım gücü ile immünsüpresif ilaç uyumu arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yürütülmüştür. Nakil sonrası dönemde greft sağkalımı için immünsüpresif tedaviye uyumun kritik önemi, özbakım gücünü bu uyumu etkileyen temel bir belirleyici olarak öne çıkarmaktadır. Bu bağlamda çalışmada, iki değişken arasındaki ilişkinin ortaya koymayı ve ilgili literatüre katkı sağlamayı hedeflemektedir. Tanımlayıcı-ilişkisel tipteki çalışma, 01.11.2024-01.02.2025 tarihleri arasında özel bir hastanenin böbrek nakli polikliniğinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini, dahil edilme kriterlerini karşılayan 148 böbrek nakli hastası oluşturmuştur. Veriler, 'Tanıtıcı Bilgi Formu', 'Özbakım Gücü Ölçeği' ve 'İmmünsüpresif İlaç Uyumu Ölçeği' kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, korelasyon analizi ve çoklu doğrusal regresyon kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, katılımcıların İmmünsüpresif İlaç Uyumu Ölçeği toplam puan ortalaması 49,65±6,05, Özbakım Gücü Ölçeği toplam puan ortalaması ise 82,50±28,31 olarak bulunmuştur. Özbakım gücü ile immünsüpresif ilaç uyumu arasında pozitif yönde ve yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki belirlenmiştir (r=0,662; p<0,001). Regresyon analizi sonucunda özbakım gücünün ilaç uyumunun anlamlı bir yordayıcısı olduğu (B=0,141; p<0,001) ve uyumdaki varyansın %43,4'ünü açıkladığı saptanmıştır. Ayrıca, eğitim düzeyi ile özbakım gücü arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu ve öznel iyilik algısı olumlu olan hastaların özbakım gücünün daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın bulguları, böbrek nakli hastalarında özbakım gücünün immünsüpresif ilaç uyumunun güçlü bir belirleyicisi olduğunu göstermektedir. Nakil sonrası süreçte özbakım davranışlarının desteklenmesi, ilaç uyumunun iyileştirilmesi ve dolayısıyla greft sağkalımının korunması açısından hayati öneme sahiptir. Çalışmanın sonuçları, nakil sonrası bakım süreçlerinin geliştirilmesine yönelik klinik uygulamalara ve gelecekte yapılacak araştırmalara önemli veriler sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Böbrek nakli, hemşirelik bakımı, immünsüpresif ilaç uyumu, kronik böbrek hastalığı, özbakım gücü
This study was conducted to investigate the relationship between self-care agency and immunosuppressive medication adherence in renal transplant recipients. The critical importance of adherence to immunosuppressive therapy for post-transplant graft survival highlights self-care agency as a key determinant influencing this adherence. In this context, the study aims to reveal the relationship between these two variables and contribute to the relevant literature. This descriptive and cross-sectional study was conducted between November 1, 2024, and February 1, 2025, at the renal transplant outpatient clinic of a private hospital. The study sample consisted of 148 renal transplant recipients who met the inclusion criteria. Data were collected using an 'Introductory Information Form', the 'Self-Care Agency Scale', and the 'Immunosuppressive Medication Adherence Scale'. Descriptive statistics, correlation analysis, and multiple linear regression analysis were utilized for data analysis. According to the research findings, the participants' mean total score on the Immunosuppressive Medication Adherence Scale was $49.65 \pm 6.05$, and their mean total score on the Self-Care Agency Scale was $82.50 \pm 28.31$. A positive, high-level, and statistically significant correlation was identified between self-care agency and immunosuppressive medication adherence ($r=0.662$; $p<0.001$). Regression analysis revealed that self-care agency was a significant predictor of medication adherence ($B=0.141$; $p<0.001$), accounting for 43.4% of the variance in adherence. Furthermore, a positive and significant relationship was found between education level and self-care agency, and patients with a positive perception of subjective well-being exhibited higher self-care agency. The findings of this study demonstrate that self-care agency is a strong determinant of immunosuppressive medication adherence in renal transplant patients. Supporting self-care behaviors during the post-transplant period is of vital importance in terms of improving medication adherence and, consequently, preserving graft survival. The results of this study provide crucial data for clinical practices aimed at improving post transplant care processes and for future research. Keywords: Chronic kidney disease, immunosuppressive medication adherence, kidney transplantation, nursing care, self-care agency

Description

Keywords

Hemşirelik, İç Hastalıkları, Nefroloji

Fields of Science

Citation

WoS Q

Scopus Q

Source

Volume

Issue

Start Page

End Page

Yükleniyor...
Yükleniyor...
Yükleniyor...