Altıntaş, Eslem

Loading...
Name Variants
Altıntaş, Eslem
Job Title
Araştırma Görevlisi
Email Address
eslem.kurul@fbu.edu.tr
Main Affiliation
Ebelik Bölümü
Status
Former Staff
Website
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Research Topics

Health SciencesSocial Sciences
MedicineSocial SciencesPsychology
Public Health, Environmental and Occupational HealthEndocrinology, Diabetes and MetabolismGender StudiesClinical Psychology
Reproductive Health and Contraception
Menopause: Health Impacts and Treatments
Gender Roles and Identity Studies
Menstrual Health and Disorders
Eating Disorders and Behaviors

Sustainable Development Goals

SDG data is not available

Publication Collaboration

Affiliation Name Count
Fenerbahçe University 4
Nightingale Hospital 3
Academy of Nutrition and Dietetics 1
Istanbul Florence Nightingale Hospital 1
Istanbul Kent University 1
1 / 2
Data obtained from OpenAlex
Scholarly Output

4

Articles

4

WoS Citation Count

0

Scopus Citation Count

0

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 4 of 4
  • Article
    Associations of Nutrition Knowledge with Dietary Preferences, Symptom Burden, and Quality of Life in Women with Polycystic Ovary Syndrome
    (Frontiers Media SA, 2026) Yalcin Celiktas, Bahar; Çelikayar, Melike Nur; Dinmez, Sinem; Çeliktaş, Bahar Yalçın; Altıntaş, Eslem
    Polycystic ovary syndrome (PCOS) is a complex endocrine disorder in which lifestyle-related factors are closely linked to symptom burden and quality of life. Although nutrition knowledge is frequently emphasized in PCOS management, its association with symptom severity and quality of life remains unclear. This web-based analytical cross-sectional study examined associations between nutrition knowledge, diet-related preferences, lifestyle behaviors, symptom burden, and quality of life among 330 Turkish women aged 18-45 years with a self-reported physician diagnosis of PCOS. Nutrition knowledge and diet-related preferences were assessed using validated instruments, quality of life was assessed using the SF-12, and symptom burden was summarized using an index derived from a PCOS-related symptom checklist. Higher body mass index was associated with greater symptom burden and poorer physical health, whereas regular physical activity was associated with better physical functioning. Nutrition knowledge was positively associated with healthier diet-related preferences but was not associated with symptom burden or quality of life. In multivariable analyses, body mass index remained the strongest predictor of symptom burden, while nutrition knowledge and diet-related preferences were not significant contributors. These findings indicate a knowledge-outcome disconnect in PCOS, suggesting that higher nutrition knowledge may align with healthier preferences without corresponding improvements in health outcomes. Because dietary intake and eating behaviors were not directly measured, conclusions regarding behavior should be interpreted cautiously. Public health and women's health interventions may benefit from integrating nutrition education with behavior change support, weight management, and physical activity promotion.
  • Article
    İnternet Bilgi Kaynaklarının Annelik Özgüveni ve Emzirme Öz-Yeterliği Üzerine Etkisi
    (2025) Satılmış, İlkay Güngör; Altıntaş, Eslem
    Amaç: Emzirme, doğal ve faydalı bir uygulama olmasına rağmen birçok kadın çeşitli zorluklar yaşamaktadır. Bu zorluklar, annenin kendine güveni gibi faktörlerden etkilenmektedir. Bu çalışmanın amacı, ebeveynlikle ilgili internet bilgi kaynaklarının kullanımı ile annenin kendine güveni ve emzirme öz yeterliliği arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı ve analitik çalışmanın evrenini Eylül 2022 ile Şubat 2023 tarihleri arasında emziren tüm kadınlar oluşturmuştur. Amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmış ve 318 kadın seçilmiştir. Veriler araştırmacılar tarafından Eylül 2022 ve Şubat 2023 tarihleri arasında çevrimiçi bir anket ile toplanmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılan annelerin yaş ortalaması 30.94±4.51'dir. Karitane Ebeveynlik Güven Ölçeği (KEKGÖ) toplam puan ortalaması 35.38±4.06 olarak bulunmuştur (min=21.00, max=42.00). Emzirme Öz-Yeterlilik Ölçeği toplam puan ortalaması ise 58.14±9.46’dır (min=19.00, max=70.00). KEKGÖ ile emzirme öz yeterliliği arasında anlamlı pozitif korelasyon bulundu (r=0.467, p<0.01). Sonuç: Ebeveynlikle ilgili internet bilgi kaynaklarının kullanımının annelerin bebek bakımı konusunda kendilerine olan güvenlerini artırdığı, ancak emzirme öz yeterlilik algısı yüksek olan annelerin emzirme konusunda internet kaynaklarına nadiren başvurdukları belirlenmiştir.
  • Article
    Genç Yetişkin Kadınlarda Genital Hijyen Davranışlarının Menstrual Tutum Üzerindeki Etkisinin Yapısal Eşitlik Modellemesi ile İncelenmesi
    (2024) Dağlar, Özge Şiir; Altıntaş, Eslem; Kaydırak, Meltem Mecdi
    Giriş: Kadınların menstrüasyona yönelik algıları genital hijyen uygulamalarını etkileyebilmektedir. Amaç: Bu çalışmada, genç yetişkin kadınlarda genital hijyen davranışlarının menstrual tutum üzerindeki etkisinin yapısal eşitlik modellemesi ile incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Kesitsel tipte yapılan araştırma Google form aracılığı ile Mayıs - Temmuz 2022 tarihleri arasında 322 kadın ile yürütülmüştür. Verilerin toplanmasında Tanıtıcı Bilgi Formu, Genital Hijyen Davranışları Ölçeği ve Menstrüasyon Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, Independent Sample t testi, One-Way ANOVA testi, Pearson korelasyon ve lineer regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan genç kadınların yaş ortalaması 21,82 ± 1,81’dir. Katılımcıların %59’u öğrencidir. Çalışmaya katılan kadınların Genital Hijyen Davranışları Ölçeği puan ortalamaları 71,07 ± 10,48, Menstrüasyon Tutum Ölçeği puan ortalamaları 107,83 ± 10,3 olarak bulunmuştur. Çalışmada genel hijyen alışkanlıkları, menstrual hijyen alışkanlıkları ve genital hijyen davranışları ile olumlu menstrüasyon tutum arasında orta de- recede güçlü ve pozitif yönlü ilişki olduğu belirlenmiştir (p < 0,05). Regresyon analizi sonucunda genital hijyen davranışlarının menstrüasyon tutumu üzerinde pozitif yönlü 0,260 birimlik bir etkiye sahip olduğu saptanmıştır (p = 0,001; Adjusted R2: 0,154). Sonuç: Genç kadınlarda doğru genital hijyen davranışlarının menstrüasyona karşı olumlu tutumun gelişmesinde etkili olduğu bulunmuştur. Kadınlarda doğru genital hijyen davranışlarının; menarş sonrası menstrüasyona karşı olumlu tutum geliştirilmesini ve genel sağlığın korunmasını olumlu yönde etki edeceği düşünülmektedir.
  • Article
    Kadınların Menstrual Döneme İlişkin Kültürel İnanış ve Uygulamalarının Belirlenmesi
    (2025) Kaydirak, Meltem Mecdi; Dağlar, Özge Şiir; Altıntaş, Eslem
    Giriş: Menstrüasyon sağlığı, kadınların genel sağlığı içinde temel bir unsur olup, fiziksel, zihinsel, sosyal ve yaşamsal alanlarında önemli etkiler yaratmaktadır. Amaç: Bu çalışmada, kadınların menstrual döneme ilişkin kültürel inanış ve uygulamalarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tipte yapılan çalışma 528 kadın ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri araştırmacılar tarafından literatür doğrultusunda oluşturulan soru formu kullanılarak Google anket aracılığı ile Temmuz-Eylül 2022 tarihleri arasında toplanmıştır. Veriler, SPSS 24.0 paket programında tanımlayıcı istatistikler ve ki kare testi kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Katılımcıların ortalama 24,92±6,62 yaşında olduğu, %79,4’ünün üniversite düzeyinde eğitim gördüğü saptandı. Kadınların %98,7’sinin hijyenik ürün olarak pedi tercih ettikleri görülmüş fakat %68’i ped alırken zorlandığını ve %40,7’si pedlerin pahalı olduğu ve bu yüzden almakta maddi güçlük çektiğini belirtmiştir. Ayrıca kadınların ped alırken kaliteden ziyade bütçelerine en uygun olan pedleri tercih ettikleri belirlendi. Katılımcıların menstrüasyon günlerini sırasıyla; “regli oldum”, “hasta oldum”, “anavatan kan ağlıyor”, “halam geldi” ve “kirlendim” şeklinde ifadeleri kullanarak tanımladıkları saptandı. Ayrıca %55,5’inin dini vecibeleri yerine getirmediği, %50,8’inin cinsel ilişkiye girmediği, %28,4’ünün mezarlık ziyareti yapmadığı, %20,5’inin kıl tüy almadığı ve %10,4’ünün tırnak kesmediği belirlendi. 18-24 yaş arasındaki genç kadınların menstrual dönemlerini daha olumlu ifadelerle tanımladıkları, menstrual döngüleri ile ilgili anneleri ve eş/erkek arkadaşlarıyla daha rahat konuşabildikleri belirlendi. Sonuç: Araştırma sonucunda kadınların menstrual dönemde en yaygın kültürel inanışlarının “dini vecibeler yerine getirilmez” ve “cinsel ilişkiye girilmez” olduğu görülmüştür. Kadınların sağlık durumunu ve sosyal yaşamını olumsuz yönde etkileyebilen tabuları azaltmak için her yaştaki kadınlara menstrual döneme ilişkin eğitim ve danışmanlık yapılmasının faydalı olacağı düşünülmektedir.