Browsing by Author "Tosun, Anil"
Now showing 1 - 5 of 5
- Results Per Page
- Sort Options
Article Genç Erişkinlerde Kor Endurans, El Kavrama Kuvveti ve Reaksiyon Süresi Arasındaki İlişki(2025) Tekın, Demet; Tosun, Anil; Gül, Ezgi; Işıklar, ÇağdaşAmaç: Çalışmanın amacı, genç erişkinlerde kor endurans, el kavrama kuvveti ve reaksiyon süresi arasındaki ilişkiyi incelemektir. Yöntem: Bu kesitsel ve gözlemsel çalışmaya yaş ortalaması 21,07 (1,46) olan 52 lisans öğrencisi dahil edilmiştir. Kor enduransı (McGill'in Kor Endurans Testleri), el kavrama kuvveti (Jamar Hidrolik El Dinamometresi) ve alt ekstremite reaksiyon süresi (OptoGait cihazı) değerlendirilmiştir. Bulgular: Sol-sağ gövde lateral kor enduransı testi ile sağ (sırasıyla; r=0,51; r=0,47; p<0,001) ve sol el kavrama kuvveti (sırasıyla; r=0,52; r=0,51; p<0,001) arasında orta düzeyde, pozitif bir korelasyon bulundu. Sol-sağ gövde lateral kor enduransı testi ile sağ alt ekstremite reaksiyon süresi (sırasıyla; r=-0,38; p=0,005; r=-0,39; p=0,004) arasında zayıf, negatif bir korelasyon bulundu. Sol ve sağ el kavrama kuvveti ile sağ alt ekstremite reaksiyon süresi arasında da zayıf, negatif bir korelasyon vardı (sırasıyla; r=-0,32; p=0,02; r=-0,37; p=0,006). Ayrıca, sağ dominant bacağa sahip katılımcılarda, sağ alt ekstremite reaksiyon süresi ile sağ el kavrama kuvveti arasında orta düzeyde, negatif bir korelasyon (r=-0,40; p=0,01) ve sol ve sağ gövde lateral kor enduransı testi ile zayıf, negatif bir korelasyon (sırasıyla; r=-0,35; p=0,03; r=-0,33; p=0,04) bulundu. Sonuç: Bu çalışmanın bulguları, kor enduransı, el kavrama kuvveti ve reaksiyon süresi arasında bir ilişki olduğunu göstermektedir ve bu alanda çalışan profesyoneller için değerli bir kaynak sağlayabilir. Bu parametreler arasındaki ilişki, yaralanma, rehabilitasyon süreci ve sporda performans artışı gibi konularda gerekli egzersizlerin planlanmasında faydalı olabilir.Article Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinde Kahoot Sınav Yönteminin Sınav Kaygısı Üzerindeki Etkisinin Değerlendirilmesi(2023) Tekın, Demet; Eroglu, Nermın; Yorulmaz, Hatice; Tosun, AnilSınava giren öğrencilerin başarılarını etkileyen durumlardan biri sınav kaygısıdır. Bu sorunu ortadan kaldırmak amacıyla birçok çalışma yapılmış; özellikle de son dönemlerde teknolojinin etkisi araştırılmıştır. Ancak net bir sonuca ulaşılamamıştır. Bu nedenle araştırmada, teknoloji içerikli Kahoot ve klasik sınav yöntemlerinin, sınav kaygısı üzerinde herhangi bir farklılık oluşturup oluşturmadığını ortaya koymak amaçlanmıştır. Çalışma karşılaştırmalı, deneysel bir çalışma olup ön-son test yöntemi uygulanmıştır. Araştırmanın örneklemini, Fenerbahçe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde ortak ders alan 1. sınıfta eğitim gören 78 öğrenci oluşturmuştur. Yaş ortalamaları 20,12 ± 1.62 olan 18-31 yaş arasındaki öğrenciler rastgele sayılar tablosu kullanılarak iki gruba (Kahoot Grubu - KG; n: 38 / Klasik Sınav Grubu - KSG; n: 40) ayrılmıştır. Her iki gruba da 20 sorudan oluşan 30 dakikalık bir sınav uygulanmıştır. Sınav öncesi verilerin elde edilmesinde öğrenci bilgi formu ve sınav kaygısı ölçeği kullanılmıştır. Ön-son test yönteminin kullanıldığı çalışmada, sınav sonrası ölçekler yinelenmiştir ve sınavın öğrenciler üzerinde yarattığı kaygı düzeyleri belirlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre, her iki grup arasında da hem akademik başarı hem de sınav kaygısı açısından anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. İki grup arasında bir farklılık olmamasına karşın; kullanımı kolay, eğlenceli ve motive edici özelliğinden dolayı Kahoot uygulaması öğrencilerin eğitim ve değerlendirme sürecinde önerilebilir. Ayrıca sınav sonuçlarının kısa sürede raporlanmasının akademisyenler için önemli bir avantaj sağlayacağına inanıyoruz.Article Multipl Skleroz Öz Yönetim Ölçeğinin Türk Toplumuna Uyarlanması: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması(2025) Tosun, Anil; Eroglu, NermınGiriş: Multipl Skleroz (MS), fiziksel ve psikolojik hasara neden olan ve oldukça değişken prognoza sahip kronik, otoimmün bir hastalıktır. Bireylerin fiziksel olarak bağımlı hale gelmesine neden olan semptom tedavisi dışında öz bakım becerilerinin geliştirilmesi oldukça önemlidir. Amaç: Araştırma Multipl Skleroz Öz Yönetim Ölçeği (MS-ÖYÖ) Türk toplumuna uyarlanması amacıyla metodolojik olarak planlandı ve uygulandı. Yöntemler: Araştırma, Temmuz 2019-Mayıs 2020 tarihleri arasında bir üniversite hastanesinin nöroloji kliniğine başvuran multipl sklerozlu bireylerle gerçekleştirilmiştir. MSSM-R’nin geçerlik ve güvenirliği 169 katılımcı ile test edilmiştir. Yapı geçerliliği doğrulayıcı faktör analizi (AMOS) ile incelenmiş, test–tekrar test güvenilirliği eşleştirilmiş örneklem t-testleri ve Pearson korelasyon analizi ile değerlendirilmiş ve iç tutarlılık Cronbach’s alpha ile belirlenmiştir. Ayrıca madde analizleri de yapılmıştır. Bulgular: MS-ÖYÖ geçerliği dil geçerliği, yapı geçerliği (DFA) ve kapsam geçerliği ile değerlendirilmiştir. Güvenirliğinde iç tutarlılık analizi (Cronbach’s Alpha) .88 oldukça yüksek bulunmuştur, madde toplam korelasyonu incelenmiş ve herhangi bir maddenin ölçekten çıkarılmamasına karar verilmiştir ve zamana karşı değişmezliğin değerlendirilmesi için test tekrar test güvenilirliği için 30 hastaya iki hafta ara ile ölçek tekrar uygulanmıştır. Sonuç: Multipl Sklerozlu bireylerin öz yönetimlerinin değerlendirmesi amacıyla Türk toplumuna uyarlanan MS-ÖYÖ geçerli ve güvenilir bir araçtır.”Türkçeye uyarlanan MSSM-R, geçerli ve güvenilir bir araç olup, multipl sklerozlu bireylerin öz-yönetim müdahalelerini desteklemek için hem klinik uygulamada hem de araştırmalarda kullanılabilir.Article Evaluating the Styles of Coping With Stress of Individuals With Multiple Sclerosis During the Covid - 19 Pandemic(Marmara Univ, inst Health Sciences, 2022) Eroglu, Nermin; Tosun, AnilObjective: Multiple sclerosis (MS)is among the most influential environmental factors. Quarantine days during Covid-19 outbreak can cause conditions such as anxiety, isolation stress, financial and long-term economic stress, including health concerns.The descriptive study was planned and applied with the aim of examining the impacts of Covid-19 pandemic on the styles of coping with stress of individuals with multiple sclerosis. Methods: The study was carried out on 246 volunteer individuals during April2020-May2020 following the approval of the Turkey MS Association and the briefing provided to the individuals.The data were acquired via Personal Information Form and The Styles of Coping with Stress Scale. Results: The mean age of individuals with MS was 39.41 +/- 9.06 years. Statistically significant increase was found in the sub-dimensions of optimistic and helpless approach with gender, submissive approach with marital status, helpless and submissive approach with education status, helpless, submissive and seeking social support sub-dimensions with working status (p<0.0, p<0.05). Conclusion: It was determined that individuals with MS use the helpless approach and submissive approach most frequently in coping with stress during the Covid-19 pandemic.It was determined that those living with their families mostly use the optimistic approach and selfconfident approach.It is thought that MS associations will be effective in coping with stress in reducing symptoms and social and physical support through informative meetings, home visits, psychotherapies, yoga and organized trainings.Article Determination of Post-Earthquake Trauma Level and Investigation of the Relationship with Physical Activity Status(Turkish Physiotherapy Association, 2025) Tosun, Anil; Yılmaz, Nergis; Luque, Demet Tekın De Las PenasAmaç: Çalışmanın amacı; 06 Şubat 2023’te meydana gelen Pazarcık-Elbistan merkezli depremler sebebiyle kişilerde oluşan travma düzeyinin, kişinin fiziksel aktivite durumu ile ilişkisini incelemektir. Aynı zamanda, kişilerde deprem sonrası ağrı varlığının sorgulanması ve bu durumun travma düzeyi ile ilişkisini ortaya koymaktır. Yöntem: Veriler çevrimiçi olarak Google formları aracılığıyla toplandı, 18-65 yaş arası 388 gönüllü katılımcı (299 kadın, 89 erkek) çalışmaya dahil edildi. Katılımcıların genel özelliklerini belirlemek için “Sosyodemografik Bilgi Formu”, travma düzeyini değerlendirmek için “Deprem Sonrası Travma Düzeyini Belirleme Ölçeği” (DSTDBÖ) ve fiziksel aktivite durumlarını belirlemek için “Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi Kısa Formu” (IPAQ-KF) kullanıldı. Bulgular: Deprem bölgesinde bulunma durumuna göre DSTDBÖ genel puan ortalamaları arasında anlamlı fark saptandı (p<0,001). Deprem bölgesinde bulunan 126 kişinin DSTDBÖ genel puan ortalaması 57,66±19,87 iken, bölgede bulunmayan 262 kişinin ortalaması 49,00±18,49 olarak bulundu. Spearman korelasyon analiziyle deprem bölgesinde olan ve olmayan bireylerin IPAQ-KF toplam puanları, DSTDBÖ alt faktör ve toplam puanları arasındaki ilişki incelenmiş olup sadece “Bilişsel Yapılandırma” alt faktörü ile IPAQ-KF toplam puanları arasında anlamlı bir ilişkiyi yansıtmayan negatif zayıf ilişki bulundu (deprem bölgesinde olanlar için Spearman korelasyon katsayı değeri =-0,18, p=0,042). Ve deprem sonrası ağrı yaşayan bireylerin DSTDBÖ puanları, ağrı yaşamayanlardan daha yüksek olarak saptandı (p=0,000). Sonuç: Bu çalışma ile deprem sonrası travma düzeyinin, fiziksel aktivite ile negatif ilişki gösterdiği belirlendi. İnaktif bireyler daha yüksek travma düzeylerine sahipken, minimal aktif bireylerde travma düzeyleri daha düşük bulundu. Bu bulgular, deprem sonrası fiziksel aktivitenin artırılmasının travma düzeylerini azaltmada etkili bir strateji olabileceğini göstermektedir. Bu alanda daha fazla araştırma, eğitim ve proje çalışmalarının yapılması gerekmektedir.
